İlahi bakış açısı:
Esmer dışarıda parkta tek başına oynuyordu. Arkadaşları onu yanına almıyordu çünkü ten rengi ve gözleri birbirine zıttı. Ten rengi sanki vücuduna bok sürülmüş gibi kopkoyu gözleri ise sanki hırçın dalgalar gibi masmavidir çocukların gözünde. Lakin Esmerin annesinin gözünde öyle değildi Esmerin teni topraktır onun gözünde tüm stresini alan bir topraktı. Gözleri ise dingin sakin bir denizdi. Esmerin annesi Aysun Hanım Esmer'in diğer çocuklarla oynamasını yasaklamıştı. Esmer parktaki kumlarla oynarken bir çocuk Esmer'in sırtından ittirir ve onun kumlara yüz üstü düşmesini sağlar. Ardından Esmerin sırtına bastırarak yüzünü ve vücudunu tamamen kuma gömmüştü. Kumdaki taşlar Esmerin tenine batıyor tenini bir bıçak gibi kesiyordu. Esmerin yaşı ve kanı kumlara düşüyor ve kumları ıslatıyordu lakin kimse ağlama sesini duymuyordu
Tam o anda Esmerin annesi Aysun Hanım geldi. Heemn gökahnın sırtına ayağıyla basan çocuğu ittirdi. Çocuk sertçe yere düştüğünde Esmerin annesi Esneir kucağına aldı ve göğsüne yasladı. O çocuklara bağırıp çağırdı. Ardından eve giderek Esmerin yaralarına pansuman yapmaya başladı. Esmer bacaklarını sallarken konuştu
Anne... Ben kız mıyım?
Olur mu öyle şey oğlum? Erkeksin sen
Ama gözleri mavi olanlar kız oluyormuş... Hem bak... Senin gözlerinde masmavi....
Aysun Hanım duraksadı
Kim söyledi bunu sana?
Parktaki çocuklar.. Erkek adam kumda oynamazmış... Öyle dediler...
Aysun Hanım derin bir nefes verdi
Öyle bir şey yok Esmerim... Sen istediğinle oyna...
Esmer duraksadı
Anne?
Efendim annem.
Ben artık maviden nefret ediyorum...
GÜNÜMÜZ:
Hissettiğim acıyla gözlerimi karaladığım anda burnuma küf ve kanın o ağır metalik kokusu doldu. Zihnim çok bulanıktı. Etrafıma baktığımda gri boyalı bir yerde olduğumu gördüm. Tahminime göre bir depoydu. Kalkmaya çalıştığımda bacaklarımda ve ellerimde bir ip olduğunu gördüm.
Lanet olsun! Sosyal medyada karşıma çıkan o ipten kurtulma videolarını izlemeliydim! Olduğum yerde çırpınmaya başladığım anda üzerime bir gölge düştü. 1.99'luk bir gölge. Başımı kaldırdığımda karşımda Esmeri gördüm
S-seni pislik! Sen kaçırdın beni! Iyyy! Ne kadar iğrenç bir yere getirdin beni! Zenginsin sen be! Depo mu kaldı!
Esmer kıkırdadı. Lanet olsun! Çok güzel gülüyordu. Eli sertçe çenemi kavradı ve yüzüne bakmamı sağladı
Tanıştığımızı sanmıyorum hanımefendi... Ben Göktuğ... Pek beni tanıyormuş benzemiyorsun... Eğer tanısaydın... Bana pislik diyen o dilini nasıl temizleyeceğim iyi bilirdin...
Sertçe yutkunduğunda odayı - artık her en zıkkımsa- benim yutkunma sesim kapladı. Kahretsin... Bu Esmer değil miydi?
N-nasıl yani... S-sen esmer değil misin?
Sence? Eğer adım Esmer olsaydı emin ol söylerdim...
Yüzünü iyice yüzüme yaklaştırdı. Lanet olsun! Çok güzel kokuyordu! Farkında olmadan kokusunu içime çektim. Sanki ciğerlerin tamamını onun kokusuna bulamak istiyormuş gibi içime çekmiştim kokusunu bu hareketimi fark edince duraksadı. Ve güldü
Ne o? Çok mu hoşuna gitti kokum?
Benimle ne yapıcaksın? Nedne kaçırdın beni? Ve nasıl kaçırdın?
Offf çok soru soruyorsun güzellik! Ben her şeyi aklımda tutan bir insan değilim... Tek tek söyle
Bu kafayla naısl insan kaçırdıysan...
Diye mırıldandığımda yanağımda deirn bir acı hissederek kafam sağ omzuma düştü. Tokat atmıştı ban pislik. Çenemi sertçe tuttu ve başımı kendisine döndürdü
O güzel dilini temizlememi mi istiyorsun güzellik? Çünkü benim yöntemlerim çok farklıdır...
Sertçe yutkunduğumda gözleri incecik boynumda dolandı
K-kimsin sen?
Ben mi? Ay güzelim... Her fotoğrafına kalp atıyorum atıyorum aslında... Tanıman gerekirdi... Oysa siz kadınlar her saniye başı beğenilerine bakmaz mısınız?...
Göktuğun bacak arasına bağlı olan iki ayağımla tekme attığımda acıyla inleyerek geriye iki adım attı. Ve sadistçe gülümsedi
Vav... Bu... Ohooo... Bu çok iyiydi...
Seni pislik! Sapık!
Göktuğ nefes nefese yanıma yaklaşatı
Haksızlık ediyorsun güzelim... Sapık değilim... Sadece...
Çenemi kavradı. Ardından dudaklarını kulağıma yaklaştırdı
Sadece... Sana bağımlıyım... Tenine...
Elleri kollarımda gezmeye başladı
Kokuna...
Kokumu derince içine çekti.
Saçlarına...
Bir eliyle saçalrını okşadı
Her zerrene bağlıyım... Hiç fark etmedin mi? O kerem salağının olmadığı günler... Camını kapatmana rağmen sabahları açık uyanırdın... Kim giriyor zannediyordun güzelim... Yanına kıvrılıp o.... O güzel kokunu içime çekmek... O kadar iyiydi ki...
Duyduklarımla boğazım kurudu. Kahretsin... Kerem arkadaşlarında kalmaya gittiğinde sabahları odamdaki pencere açık uyanıyordum! Belki gece uyku mahmuruyken açmışımdır diye şüphelenmiyordum! Lanet olsun!
Benden ne istiyorsun pislik herif! Bıraksana beni!
Göktuğ sapıkça gülümsedi ve gözleri her zerremde dolaştı
Seni istiyorum güzelim... Her zerrenin bana ait olmasını istiyorum...
Çenemi sertçe sıktı. Ardındna tam beni öpecekken depoyu silah sesleri doldurdu. Göktuğ tam gözleirni aralayacakken acıyla inledi. Ve göğsünden kanlar akmaya başlayınca çığlık attım. Göktuğ üstüme düşmüştü. Çığlıklarım hıçkırıklara dönüştü. Tam o anda karşımda Esmeri gördüm. Merak etmeyin... Gerçek Esmerdi.
Mavi... İyi misin?
S-sen... Gerçek Esmer misin?
Esmer kahkaha attı
Evet... Gerçek esmerim...
Sana nasıl inanayım?
İnanmak veya inanmamak sana kalmış. Eğer inanırsan... Bu depodan çıkarsın. Eğer inanmıyorum dersen...
Elimdeki silahın namlusuyla Göktuğu işaret etti
Bu pis sapıkla baş başa kalırsın... Seçim senin...
Hızlıca konuştum
Sana inanmayanı öldürsünler!
Ağlamaklı bir sesle konuştum
Çıkar beni burdan...
Esmer bu halime kıkırdayarak karşılık verdi ve arkama geçerek elimin iplerini çözdğ. Ve önümde diz çökerek ayaklarımda ipide çözdü. Ardındna ayağa kalkarak elini bana uzattı. Yabaşça elimi elinin üstüne koydum ve ayağa kalktım
Nasıl buldun beni?
Valla... Baya güzel buldum...
O anlamda değil salak! Konumu nasıl buldun?
Esmer aydınlanmış gibi bir ses çıkardı
Heh sen onu diyorsun... O basit işti canım... Elim kolum uzundur benimde
Yavaşça göz kırptı
Bir şey yaptı mı bu sapık sana?
Yok.. Sadece tokat attı...
Esmerin gözleri şaşkınlıkla açıldı. Ardından yanaklarıma baktığında hangisine tokat attığını anlamaya çalışıyordu. Sol yanağım daha kızarıktı. Bunu fark edince kaşlarını çattı ve elini sol yanağıma koydu. Ardındna bir şeyler mırıldandı
Bir şey mi dedin
Yoo. Hiç bir şey demedim. Hadi yürü de çıkalım. Abartılacak bir şeyin yok ayrıca. Abartma o kadar.
Gözlerimi devirerek yürüdüm.
Nasıl kaçırdı beni? Sende yanımdaydın?
Bayılmış beni pezevenk.. Yanımda çalışıyordu bu... Hainmiş... Gelmeden önce içtiğim kahveye bayıltıcı koymuş... Bayıldığımdada seni bayılmış ve kaçırmış...
Vay be... Benim aklıma gelmezdi bu plan...
İnanır mısın... Yeğenimin bile aklına gelebilecek ve daha da güzelini yapabileceği bir plan
Senin yeğenin çok zekiyse ben ne yapabilirim?
Esmer kıkırdadı
Her türlü kendini haklı mı çıkarırsın sen
Çoğu zaman... Eee sen beni nereye kaçırıyorsun?
İşe başlaman için evime kaçırıyorum Mavi.
Ama bne işe yarın başlayacaktım!
Ohooo biz konuşalı bir gün geçti. Bugün işe başlama gerek senin
Ama ben izin hakkımı kullanmak istiyorum! kaçırıldım ben! Ölebilirdim!
Ama ölmedin!
Ama ölebilirdim
Mavi sus yoksa seni ben öldürücem.
Sustum...
Uslu bir çocuk gibi Esmerin yanında yürümeye başladım.. Lakin... Ben ve susmak... Asla aynı cümlede kurtulamadı.
Esmer? ...
Hı?
Sizin ev zengin evi mi?
Bilmem... Gidince öğrenirsin...
O da ne kadar saçmaladığımın farkındaydı. Lakin susmayı veya sessizliği sevmiyordum
Esmer?
Hı?
Yeğeninin sence beni öldürür mü?
Bilmem... Bunu ona sormaya ne dersin?
Esmer?
Ne Mavi ne!
Ama sen bana böyle bağırırsan ben konuşamam ki!
Allah kahretsin sustum tamam!
Bişey demeyecektim...
Allah kahretmesin ya! Ömür törpüsüsün resmen!
Arabaya bindiğimizde o sürücü koltuğana oturdu. Bense onun yanındaki prenses koltuğuna oturdum. Ardından sormadan telefonumu arabaya bağladım ve son ses müzik açtım. Billie Eilish 'wildflower' diyecekti.
*Things fall apart and time breaks your heart
I wasn't there, but I know
She was your girl, you showed her the world
You fell out of love, and you both let go
She was cryin' on my shoulder
All I could do was hold her
Only made us closer until July
And I know that you love me
You don't need to remind me
I should put it all behind me, shouldn't I?
But I see her in the back of my mind
All the time
Like a fever, like I'm burning alive
Like a sign
Did I cross the line?"
Şarkıya eşlik etmeye başladığımda Esmer tek eliyle kulağını tıkadı.
Kulaklarımın iyiliği için lütfen sus!
Abartma! Sesim o kadar da kötü değil!
Evet sesin o kadarda kötü değil çünkü "o" kadardan daha kötü!
Kalbim kırılmış bir şekilde kollarımı göğsümde buluşturdum. Ardından sırtımı sertçe koltuğun derisine bıraktım ve başımı cama çevirdim
Sesi daha güzle bir bakıcı bul o zaman!
Yeğenim benim ağzıma sıçar... Harbi sıçar lan... Boklu bezlerini bne gece uyurken bana yedirir... Düşüncesi bile iğrenç...
Eve vardığımızda kocaman bir malikane görmeyi bende beklemiyordum. Ağzım beş karış açılmış şekilde malikaneye baktım
E siz baya zenginsiniz!
Sana zengin değilim demedim.
Ama zenginim de demedin?
Ve sen bundan fakir olduğumu mu Anladın?
Başka ne anlamam gerekiyordu ki?
Koşturarak malikaneye girdiğimde karşımda Esmerin yeğenini görmeyi beklemiyordum. Aslında sonu bekliyorduö. Lakin asıl beklemediğim şey yeğeninin takım elbise giymiş olmasıydı. Saçalrını eliyle taradı ve karşımda dikildi.
Güzelim? Hoşgeldin... Aşkıma karşılık vereceğini biliyordum.
Asıl oyun şimdi başlıyorum işte...
Selammmmm. Biliyorum hem çok kısa hemde çok geç attığım bir bölüm oldu... Gerçekten çok özür dilerim... Zaten açıklama yaptığım bir bölüm atmıştım. Lakin ben o açıklamayı attıktan sonra yine bölüm atamadım uzun süre.. Gerçekten çok özür dilerim.. Arka planda yeni bir kurgu oluşturmaya çalışıyorum ve emin olun iki kurguyu birdne yönetmeye çalışmak beni çok zorladı. Umarım anlayışla karşılarsınız. Dediğim gibi ikinci bir kurgu üzerinde çalışıyoeum. Bundna dolayı karakterlerin adını yanlış yazdıysam affola. Aynı şekilde beyazım hatalarım varsada affola... Boş olduğum zamanlar bölüm yazmaya çalışacağım. Lütfen yorum yazıp oylamayı ve eğer beğendiyseniz arkadaşlarınıza önermeyi unutmayınnn kendimi influencer gibi hissettim ama neyse. Bir sonraki bölümde görüşmek üzereeeeee