Bugünkü son dersime girmiştim ve ben heyecandan hiçbir şey dinleyememiştim. Fakat şu an hiç umurumda değildi. Sonrasında arkadaşımdan notları alırdım.
"Çıkabilirsiniz." Hocanın sesini duyduğum gibi ayağa kalkmıştım. Alelacele toparlanıp dışarı çıktım.
Siyah büyük bir araba, tahminimce Range Rover, okulun önünde bekliyordu. Daha sonrasında bu arabanın okulda konuşulacağına ve onlarca dedikodu çıkacağına adım kadar emindim. İnsanlar başkaları hakkında konuşmayı ve başkalarının hayatları ile ilgili yorum yapmayı severdi.
Çağrı'nın olduğunu düşündüğüm arabaya doğru ilerledim.
"Merhaba Berk Bey, ben Çağrı Bey'in şoförüyüm. Sizi almak için görevlendirildim. Çağrı Bey gideceğimiz yerde sizi bekliyor." Ve o mükemmel arabanın kapısını açtı.
Bekletmemek amacıyla hızlıca arabaya bindim. Heyecandan avuç içim terlemeye başlamıştı.
Sessizce yolu izliyordum. Ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yoktu. Nasıl bir anlaşma yapacağımızı da bilmiyordum. Büyük ihtimalle adının kirlenmemesi için gizlilik sözleşmesi imzalayabilirdim. Adının gay olan bir sugar daddy olarak yayılmasını isteyeceğini sanmıyorum.
Düşünsenize magazinlerde şöyle bir haber 'ünlü iş adamı Çağrı Riva bir gay! Hem de 21 yaşındaki gencin sugar daddy'si.' Sıkıntıdan sacmasapan şeyler düşünmeye başlamıştım.
Ben bunları düşünürken geldiğimizi bile fark etmemiştim. Büyük ihtimalle onuncu kez adımı seslenen şoför bey, sinirlenmişti.
"Berk Bey geldik." Sesinden tırsmadım desem yalan olurdu. Fakat bunu takmayacak kadar heyecanlı ve mutluydum. Kapımı açan şoföre teşekkür edip büyük bir villanın güvenlikle dolu kapısına giriş yaptım.
Kapının önüne geldiğimde kalp atışlarımı boğazımda hissediyordum. Daha fazla beklersem şuraya Feriha gibi bayılacaktım. Ancak ilk tanışmadan rezil olamazdım.
Kapıyı çaldığım gibi açılmıştı. Bir hizmetli karşılamıştı beni.
"Hoş geldiniz Berk Bey." Bu yaşıma kadar bey/hanım diyen taraf ben olduğumdan her şey çok tuhaf geliyordu. Ancak buna bir an önce alışmalıydım. Teşekkür edip içeri girdim.
"Çağrı Bey çalışma odasında sizi bekliyor. Size eşlik edeyim." Gülümseyerek orta yaşlarda olan kadını takip ettim. Tabii arkasında bana ters ters bakan kızı biraz geç fark etmiştim.
Çalışma odasının önüne geldiğimizde kadın gülümseyerek tekrar aşağıya inmişti. Şu an Magazinlerde adını çokça duyduğum Çağrı Riva içerideydi. Derin bir nefes alıp kapıyı tıklattım.
"Gel." Ses yakışıklılığı denen şey gerçekten vardı ve bu adamın sesi yakışıklıydı. Kendisi de öyle.
İçeri girip kapıyı kapattım.
"Merhaba. Hoş geldin, otursana."
Kucağına mı?
İçimdeki ses gerçekten terbiyesiz bir şey olmuştu.
"Hoş buldum." Koltuğa oturup onu izlemeye başladım.
"Öncelikle aramızda bir gizlilik sözleşmesi imzalayacağız, sonrasındada başka bir sözleşme yani daha çok bir anlaşma yapacağız."
"Peki. Nasıl bir anlaşma olacak?"
"Benim evimde yaşamanı istiyorum. Tüm ihtiyaçlarını ben karşılayacağım tabii sende benim ihtiyaçlarımı karşılayacaksın. İlk önce 2 yıllık bir anlaşma yapacağız, eğer anlaşırsak ve sen de istersen anlaşmayı uzatırız." Diye kısa bir konuşma yaptık. Benim için pek sıkıntı yoktu. Okulumu bitirsem yeterdi.
"Tamamdır." Başka biriyle aynı evde nasıl yaşayacağımı bilmiyordum. Gerçi ev büyüktü, kendi odamın bile evimden daha rahat hissettireceğine emindim. Yalnız kalabileceğim, kafa dinleyebileceğim çok vaktim olacaktı. Fakat yine de gergin hissediyordum.
Gizlilik sözleşmesini imzalandığımda önüme diğer sözleşmeyi koydu.
"Seni rahatsız eden bir madde olursa söyle." Cevap vermemiş sadece onaylamak amacıyla kafa sallamıştım.
Tuhaf bir madde yoktu. Tüm masraflarımı o karşılayacak ve ne istersem alacaktı. Zengin ve yakışıklı bir adamdı hâlâ neden beni seçtiğini anlayamasam bile sorgulamak istemiyordum. Bazı maddeleri okumayı es geçip kağıdı imzalamıştım. Kalemi ve kağıdı ona verip arkamı yaslandım.
"Bir iki hafta içinde buraya taşınmış olursun, benim odamın yanındaki oda senin olacak ki seni istediğim zaman rahatça çağırayım." Yanaklarımın kızardığını hissetmiştim. Gerildiğimi belli etmeden kısa bir yanıtla konuşmayı bitirdim.
"Peki." Babacık.

