Herkese Selammm 🤩🥰
Nasılsınızzz?
Birinci bölüme hoş geldiniz!Çokça heyecan ve inanılmaz bir gerginlikle geldim buralara.Bu yollar hem çok yeni,hem de çok tanıdık...
Umarım karakterlerimle birlikte, sizlerin de takdiriyle bu yolun üstesinden gelirizzzz çok heyecanlıyım.
Okumak ve benimle olmak isteyenlere şimdiden bolca teşekkürlerr.Siz burada var olup bana destek oldukça bende var olmaya devam edeceğim💙🙏🏻
Olumlu,olumsuz bütün düşüncelerinizi, yorumlarınız ve oylarınızı yıldızlarınıızıı bekliyorum.Satır arası yorumları da unutmamak lazımm.Yorumlarınızı,beğenilerinizi ve düşüncelerinizi görmek beni çok mutlu ediyor,güç veriyor ilham oluyor yazmaya teşvik ediyor beni.Ne kadar çok beğeni,yorum o kadar hızlı gelen bir bölüm demek unutmayalım.Şimdiden hatam varsa affola.İyi okumlarrr😘💮
Sağlıkla,mutlulukla,huzurla kal güzel okuyucu💙🥰
Sizi seviyorum 💙🤍💋
Buraya okumaya başladığınız tarihi bekliyorumm
Bölüm Yayın Tarihi / Saati : 31.07.2024 / 17:48
_________
Bursa Atatürk Mesleki Ve Teknik Kız Anadolu Lisesi.Yeni bir hayata açılan yeni bir kapı.Ortaokul müdür yardımcım bu okulu önerdiğinde kıyametleri koparmıştım. ''Hocam yapmayın etmeyin! Gözünüzü seveyim.Beni tanıyorsunuz,karma sisteme alıştım.Ben kız meslekte yapamam!''desem de dinlemedi.Bakışları ile susturdu ve nasihatlarını sıralamaya başladı.''Kendinde diyorsun kızım beni tanıyorsunuz diye.Seni tanımasam sana o okulu tavsiye eder miydim? Gediz,Zeynep ve Aysu hocalarına da git,yine sana o liseyi önerecekler.Çünkü seni yakından tanıyoruz,senin yeteneklerini,karakterini biliyoruz,senin nasıl ortamlarda yapabileceğiniz biliyoruz.Sende bizi yakından tanıyorsun.Senin kötülüğünü isteyecek son kişiyim şu okulda bunu sende gayet iyi biliyorsun.Beni saydın geldin,iyi ettin,hoş geldin.Bende diyeceğimi dedim sana ama yine de sen bilirsin.Ben sana burada bir öğretmenin değil de bir abin olarak diyorum senin için iyi olacak.Ama bu senin hayatın ben daha fazla karışmak istemiyorum.''dedi ve ellerini önünde birleştirip anneme doğru döndü.Tam ağzını açmış anneme bir şey söyleyecekken lafını böldüm''Tamam hocam!Düşüneceğim,araştıracağım okulu.Sonra size dönüş yapacağım.Beni düşündüğünüzde biliyorum.Teşekkürler ayriyeten de. Hakkınız üzerimde çok büyük.Biz kalksak iyi olacak.İyi günler hocam.''deyip çıkmıştım odasından.Şimdi ne mi yapıyorum tükürdüğümü yalıyorum.O kadar atar yap çık odadan ve 7 sıradaki tercihin tutsun.Nerede adalet?Veya varda ben mi göremiyorum.Tamam,tercih ettiğim bütün okulları araştırdım hiçbirini sallayarak veya istemeyerek yazmadım bana uygun olan okulları seçip yazmıştım,bu okulun çıkacağı aklımın ucundan bile geçmiyordu ki.Hakkımda hay...Cahit abinin bana seslenmesi ile iç dünyamdan kopup kendime geldim.
''Efendim abi''
''Sanırım şurada ki kız sana sesleniyor Nazlı.''Kimseyi tanımadığım bir okulda bana kim seslenebilirdi ki?Cahit abimin gösterdiği tarafa baktığımda Gizem'in el sallayarak bana doğru geldiğini gördüm.Gizem?O da nereden çıkmıştı ki?Üzerindeki formaya bakılırsa oda bu okuldaydı.Cahit abi gittikten sonra koluna girip destek alabileceğim biri.Buna sevinmiştim işte!Cahit abimin kolundan destek alarak ağırlığımı fazla ona vermemeye çalışarak ayağa kalktım ve Cahit abiye ufak bir tebessüm gönderip Gizem'e döndüm.
''Ah Nazlı! Çok şükür tanıdığım biri çıktı.''diyerek ceylan gibi seke seke yanıma geldi ve boynuma sarıldı.Gizem'in sarılmasının hemen arından sendeledim.Cahit abinin koluna asıldım ve Cahit abi beni arkamızdaki banka tekrar oturttu.
''Nazlı bilmeden bir şey mi yaptım çok özür dilerim.Naz-naz-nazlı iyi misin?''deyip yanımdaki boş yere oturdu.Hoş geldin telaşlanınca kekeleyen Gizem hoş geldin.
''İyiyim Gizem sakin ol lütfen.İyiyim biraz ayakta durmakta sıkıntı çekiyorum o kadar''deyip tebessüm ettim.Cahit abime dönüp
''Abi gitmeden bana bir şişe su alabilir misin?''İçten bir gülümseme ile kafasını salladı ve kantine doğru yürümeye başladı.
''Ee Gizem bayadır görüşemiyoruz, nasılsın?Senin ne işin var bu okulda?Bildiğim kadarıyla sen başka bir bölüm istiyordun.Ve bu okulda da yoktu sanırım''
''Evet doğru söylüyorsun bu okulda yok ama biz buraya taşındık o yüzden burayı yazmak zorunda kaldım.Ama bu okulda da bana yatkın bir iki bölüm var bakalım.Ee sen neler yapıyorsun ?''Cümlesini bitirir bitirmez derin bir nefes aldı.Klasik Gizem işte...
''İyim ben de çok şükür.İstediğin bir bölüm yoksa neden yazdın ki?Sonuçta okuyacağın alan ilerde senin mesleğin olacak.Buraya taşındın diye illa burayı yazmak zorunda değildin ki.''Gizem derin bir nefes aldı ve sesli bir şekilde o nefesi geri verdi.Suratına acılı ve zoraki bir gülümseme yerleştirdi.
''Evin içini az çok biliyorsun.Daha sonra detaylı anlatırım sana daha uygun bir ortamda.''Demek ki durum hala aynıydı.Nasıl dayanıyorlar bilmiyorum.Zoraki bir gülüş yerleştirdim suratıma.
''Biliyorum biliyorum.Ne zaman istersen tabi.''Bir süre sesiz kaldık. Keyfi kaçmıştı,konuyu değiştirmek amaçlı...
''Ee Gizem sen hangi sınıfa düşmüşsün?''Gözlerindeki ışık birden geri geldi ve heyecanla ''9/G'ye düşmüşüm.G diye sınıf mı olur Allah aşkına C veya D de biter bu ne böyle''dedi sinirli bir şekilde...
Bütün sene tek kalmayacaktım.İçten bir gülümseme ile cevap verdim.''İlk bende o sınıfa düştüğümde öyle bir tepki vermiştim alışırız zamanla.''Gizem ufakta olsa bir sevinç çığlığı attı.
''Ay inanmıyorum bu aynı okula düşmemizden daha iyi.Bunu duyduğuma çok sevindim Naz..''Cümlesini tamamlamadan Cahit abi elinde 3 şişe su ile geldi.
''Al kızım biri çantanda yedekte durur.Buyur kızım sende.''diyerek üçüncü şişeyi Gizem'e uzattı.Gizem alıp almama arasında kaldı.Utana sıkıla şişeyi aldı.
''Teşekkür ederim''
''Lafı bile olmaz kızım.''Diyerek o meşhur yüzünden silinmeyen gülüşünü bahşetti.
''Abi sağ ol.Sen istersen git...''
''Ne demek git? İstemiyor musun yoksa beni? Arkadaşını görünce sattın bakıyorum...''Yine yanlış anlaşıldım iyi mi!
''Abi öyle demek istemediğimi biliyorsun.Hem Gizem de geldi.Onun koluna girip çıkarım sınıfa.Bu saate daha fazla bekleme diye dedim.''Şefkatle saçlarımı okşadı ve ''Biliyorum kızım öyle demek istemediğini.İçeri girin öyle giderim ben.Çıkışta da gelir alırım.Çok ayakta da kalma yüklenme üzerine,bahçeye falan da çıkmamaya gayret et kısaca zora kalmadıkça ayakta durma kızım.Biliyorsun doktorların dediklerini'' Nasihatlar nasihatlar.Bir gün beni öldüreceksiniz ama bakalım ne zaman.''Tamam abi biliyorum tamam.''deyip gözlerimi devirdim ve Cahit abinin ellerini saçlarımın arasına daldırması bir oldu.''Hele laflara bak şu cimcimenin.''
''Ya abi yapma şöyle ya saçlarımı bozuyorsun'' Hesap sorarcasına imalı imalı kaşlarını kaldırdı.
''Hayırdır?''Ağzım beş karış açıldı
''Ne hayırdır abi ? Anlayamadım?''
Kaşlarını çatarak''Kime bu süs? Bozulsa ne olacak acaba?Kız mesleğe başlıyorsun yani büyütülecek bir şey de yok ki ortada.''
Ağzım açık kaldı ve küçük bir ha kaçtı.''Ha. Abi kız meslek konusu canımı yakıyor yapma.Ve kimseye süslendiğim yok.Saçlarımı biliyorsun işte.''gözlerimi çizmeli kedi gibi yapıp Cahit abinin gözünün içine bakmaya başladım''Biliyorum biliyorum..''deyip kolumu sıvazladı ve içten bir gülüşünü daha yolladı. Tam ağzımı açtım bir şey diyecekken beden öğretmeni sandığım hoca herkes sıraya diye duyuru yaptı.Ayağa kalkmadan çantamı sırtıma taktım.Cahit abi kolunu bana doğru uzattı hiç bekletmeden koluna girdim ve sıraya doğru ilerledik.9/G yazan kağıdın önüne geldiğimizde durduk. Cahit abi kolundan çıkmadan başımı öptü sadece benim duyacağım bir şekilde kulağıma doğru fısıltı ile konuştu ''Güzel kızım benim.Her şey gönlünce olsun.Ben her zaman her an yanındayım hiç unutma.Aynı şekilde annen de öyle.Hadi bakalım şimdi derse.''
''Biliyorum abi sen demesen de hiç unutmayacağım bir şey.Sağ ol ''dedim ve sarıldım.Sarılmamızı bölen ketum bedencinin sesi oldu.''Lütfen velilerimizi arkaya alalım.''Anlaşılan bu hocadan çekeceğimiz var.
''Ben arkaya gideyim kızım sen sınıfa.Çıkışta yine o bankta olacağım ben.''
''Görüşürüz abi''dedim ve kolundan çıktım.Ve kafamı arkaya doğru çevirdim ve yuh sözcüğü dudaklarımın arasından kaçtı.
''Ne oldu Nazlı?''
''Arkamıza bir ordu dolusu kız gelmiş Gizem daha ne''Arkasına dönüp baktı ve aynı tepkiyi verip önüne döndü.Gizem'in koluna girdim.İstiklal Marşımızı okuduk,müdürümüz konuştu,konuştu,konuştu ve konuştu...Bir an hiç susmayacak sandım ama hele şükür 30 dakikanın sonunda susmuş ve bize yani 9 sınıflara hayırlı bir 4 sene geçirmelerini,genel olarak da güzel bir sene güzel bir dönem geçirmemizi iletmişti ve susmuştu.Daha sonra yine o ketum bedenci velilerin artık eve gitmelerini rica etti.Ve Gizem'in kolunda yavaş yavaş sınıfa doğru çıkıyorduk.Çok şükür yukarıda değildi sınıfımız 1 kattaydı. 9/G yazısını gördüğümüz sınıfa doğru ilerledik.Bizim arkamızdan da sınıfın geri kalanı.Tavuk ve civcivleri gibi peşimizden içeriye geçtiler.
Bu düşünceme Gizem'in duyabileceği şekilde sesli gülmüş olacağım ki döndü ne oldu dercesine kafasını salladı.Sadece gülmek ile yetinip cam kenarına doğru yürümeye başladım ve peşimden Gizem'i de sürüklemiş oldum.Arkadan ikinci sıraya camdan tarafa oturdum.Gizem de hemen yanıma oturdu.Sanırım sınıfta sadece Gizem ve ben tanışıyorduk.Diğer herkes birbirinden izin isteyerek,utana sıkıla sıraları doldurdular.Herkes yanındaki ile konuşup kaynaşmaya başladı.
Biz ise Gizem'le sus pus oturuyorduk ya da Gizem konuşuyordu ben cevap vermiyordum odak noktam sürekli içeri girip çıkan kıza takılmıştı.Biri babası olmalıydı diğer adam kimdi hiçbir fikrim yoktu.Fazlası ile dikkat çekiyordu.Yerine oturuyor 5 dakika geçemeden saçlarını savurarak tekrar dışarı çıkıyordu.Veliler gönderilmişti bu kızın velilerinin özelliği neydi ki?
Kız o kadar havalı duruyor ki velileri de aynı şekilde.Kızın elinde tahminin ettiğim üzere iPhone 12,ayağında Nikenın ben orjinalim diye bağıran ayakkabıları,üzerinde ise okul forması yoktu.Kumral saçları bel hizasına kadar dalgalar eşliğinde iniyordu.Beyaz teni gün ışığının tenine değmesiyle porselen gibi parlıyordu.Farklı ama güzel bir havası vardı.Millet bizim gibi salak mı da okul forması ile gelecek.
Bu sima bana hiç yabancı gelmiyordu.Daha önce nerede görmüş olabilirdim ki?Kız velilerine el sallayarak içeri girdi.Hemen ardından sınıfa 1,60 boylarında,hafif ayva göbekli,omuz hizasında biten kumral saçları ile sempatik bir kadın içeri girdi.Hoca olduğunu tahmin ettiğim kadın sınıfa gülümseyerek''Okulumuza hoş geldiniz kızlar.''Herkes bir ağızdan hoş bulduk diyerek ayağa kalktığı için sınıfta bir uğultu oluştu.Hoca sınıfın susmasını beklerken öğretmen masasına doğru ilerledi çantasını masaya bıraktı.Elleri ile oturmamızı işaret etti.''Otura bilirsiniz arkadaşlar''
Yine hep birlikte hareket ettiğimizden dolayı ufak çaplı bir uğultu tekrar oluştu.''Ben Şebnem EROĞLU.Bu sene sınıf öğretmeninizim hem de tarih.Haftanın 3 saati birlikteyiz.Bir sıkıntınız olduğu zaman bana geleceksiniz.Umarım bir sıkıntı yaşamayız ve dönemi güzel kapatırız.İlk derslerinizde ders işlenmez sanmıyorum,tanışma fasıllı olur.1 ders sonra kitaplarınızı almaya gideceğiz.''dedi ve bir süre sesiz sınıfı izledi.Herkes pür dikkat hocayı dinliyordu.
Ben ise havalı simayı nerede gördüğümü düşünüyordum.Siması çok tanıdık geliyordu.Belki de yolda yanından geçerken görmüştüm.Sadece geçip gitsem bu kadar hatırlamazdım.Hoca tekrar konuşmaya başlayınca tekrar ona döndüm. ''Bizde tanışalım artık yavaştan başlayalım.Malum 38 kişiyiz anca bitter.''Tam havalı simanın önünde durmuştu.Sıraya tırnaklarıyla vurarak''Hadi kızım müdür yardımcısı Ahmet hocanın odasının önünden sınıf defterini alıp gel'' Havalı sima saygı ile başını aşağı yukarı sallayıp'' Tamam hocam ''diyerek sınıftan çıktı. Herkes yanındaki arkadaşı ile fısır fısır konuşuyordu.Hoca sınıfı göz hapsine aldı.O sırada Gizem kolumu dürtü.''Dünyadan Nazlı'ya dünyadan Nazlı'ya! Burada mısın? ''
''Buradayım buradayım.Dalmışım.''Gizem tebessüm ederek konuşmaya başladı tekrar.
''Belli oluyor kaç saattir sana sesleniyorum duymuyorsun.''
''Dalmışım kusura bakma.''O sırada içeriye havalı sima sınıf defteri ile içeri girdi.
''Buyurun hocam''Hoca tebessüm ederek sınıf defterini aldı ve ''Teşekkürler kızım'' tebessüm ederek başını salladı ve yerine geçti.Hoca yoklamayı alıyordu.Listenin ortalarındaydım.Hoca defteri doldurduktan sonra masanın önüne geçti kalçasını masaya dayayarak konuşmaya başladı.''Ders programınız defterin arasında kızlar.Dileyen yazsın dileyen de fotoğrafını çeksin çıkışta.Derslerinize eksiksiz gelmeye çalışın.''Orta sıradan bir kız parmak kaldırdı.''Hocam bir şey sorabilir miyim?''
''Tabi ki de sorabilirsin tatlım''
''Devamsızlık hakkında bilgi verir misiniz acaba?''
''Devamsızlık hakkınız özürsüz devamsızlık 10 gün,özürlü devamsızlık hakkı ise 20 gün toplamda 30 gününüz var.Bunu değerlendirmek size kalmış!Eğer raporsuz 30 günü geçerseniz sınıfta kalıyorsunuz bunu sakın ama sakın unutmayın!''
''Teşekkürler hocam''diyerek yerine oturdu.
''Ben çok konuştum.Birazda siz konuşun,sizi tanıyalım bakalım;kimsiniz,nerelisiniz,kaç kardeşsiniz ve yaz tatiliniz nasıl geçti.''Bizim sırayı göstererek ''Bu taraftan başlayalım bakalım.''
Allah aşkına niye hep benim olduğum taraftan başlamak zorunda bu tanışma fasılları!Kendini anlatırken herkesin bana bakmasından nefret ediyorum.Birde yazın ne yaptığımız çıktı.Sanki ana sınıfıyız.El mahkum kalkacağım.Derin bir of çekip sıranın bana gelmesini bekledim.Sıra Gizem'e gelmişti bile Gizem kendini anlatıp yerine oturdu.Sıradan destek yavaşça ayağa kalktım.Sıraya dayanınca hocanın kaşları çatıldı.
''Hocam öncelikle sıraya dayandığım için özür dilerim.Ayağım daha dün alçıdan çıktı o yüzden bir yerden destek almadan ayakta duramıyorum.''Ben açıklama yapınca hocanın kaşları birden gevşedi.
''Oturarak konuş istersen''
''Yok destek alınca durabiliyorum hocam''Hoca peki sen bilirsin der gibi kollarını indirdi.
''Ben NAZLI ÖZDEMİR, 14 yaşındayım Bursalıyım, 4 yaşında bir kız kardeşim var.Yaz tatilimin yarısını Antalya'da,yarısını da Muğla da geçirdim.'' Hoca teşekkür ederek oturmamı işaret etti.Herkes tek tek kendini anlatıyordu havalı simaya gelince ayağa kalktı hoca saatine baktı ve havalı simaya bakarak oturmasını işaret etti. '' Birinci dersimiz bitti şimdi sesiz bir şekilde sırayla ders kitaplarımızı almaya gideceğiz.'' Dedi sonra bana doğru dönerek
''Nazlı senin kitaplarını nöbetçi öğrenci getirsin sen otur istersen?''
''Yok hocam gelip kendim alırım kimseye zahmet vermek istemem hem,alıştırmam lazım kaç aydır alçıdaydı zaten o yüzden teşekkürler''Hoca içten bir şekilde gülümsedi.'' Peki sen öyle diyorsan öyle olsun bakalım,ama fazla yüklenme üzerine.Bir arkadaşın sana destek olsun o zaman.Kim yardımcı olmak ister arkadaşınıza?''Kimse benim gibi birine yardım etmek istemez.Hele ki havalı sima hiç istemez.Ben o kızla bırak yardımlaşmayı,merhaba merhabalık bir arkadaşlık bile kuramam.O kız daha çok deli dolu,sosyal neşeli birine benziyor ben ise boş ver gitsin.
Hocanın lafını bitirmesi ile havalı simanın parmak kaldırması bir oldu.Allah'ım kıza havalı sima dedim kız bana yardım etmek için parmak kaldırdı.Ben kıza neler neler dedim kız ne yaptı!Şaşkınlık ve telaşla cevap verdim ''Hocam Gizem var o yardım ediyor bana kimseye daha fazla yük olmak istemem teşekkürler'' Havalı sima hocanın konuşmasına izin vermeden konuştu. ''Yük olur mu canım.İki kişi destek olursa daha rahat yürürsün hem kitaplarımız da olacak daha iyi olur iki kişi,değil mi hocam?''
''Evet arkadaşın doğru söylüyor Nazlı.Hadi bakalım!Çok ses çıkartmadan konferans salonuna gidiyoruz''Diyerek çantasını aldı ve sınıfta hocanın arkasından çıktı.Havalı sima gülerek bize bakıyordu.Gizem'in koluna girerek havalı simanın yanına yürüdük.Kız bana yardım ediyor ben ona hala havalı sima diyorum.Allah'ım sen günah yazma Rabbim.Havalı sima bana elini uzattı.
''Merhaba bu arada ben Yağmur tanışamadık malum.Bu arada geçmiş olsun.''
''Teşekkürler Yağmur,tanıştığıma memnum oldum.''
''Bende memnun oldum.Hadi gidelim de Şebo kızmasın.''dediği şeye üçümüz de gülmeye başladık.Yavaşça Yağmur'un da koluna girerek konferans salonuna doğru yürüdük.Konferansa geldiğimizde bizim sınıfın sırası vardı.Hoca bizi görünce bizi sıranın önüne aldı imzaları atıp konferans salonundan çıktık.Gizem'le,Yağmur benim kitaplarımı da kendi aralarında bölüşüp sessizce sınıfa doğru gidiyorduk.Arkamızda 2 kişi bağırarak konuşuyorlardı.Sonra muhabbetin benim hakkımda olduğunu anladık.
Çakma sarışın''Topal ayıları niye bu okula alırlar aklım alınmıyor ki.Topalsa veterinere götürün,topal olmasını da geçtim ayı sonuçta hayvanat bahçesinde olması lazım burada işin ne ki! Müdür Yardımcısı Ahmet hocaya gidip şikayet etmek lazım!''duyduğum şeyler ile birden suratım düştü.Derin bir nefes alıp kızları çekmeye başladım.
''Boş verin daha ilk günden adımız çıkmasın.Hadi gidelim.'' Yağmur sinirli sinirli suratıma baktı.''Ne demek boş ver?Sana onca şey söyledi ve boş ver mi?Nazlı saçmaladığının fark..'' Yağmur'un sözü arkadan''Çakma Sarı''diyerek bağıran kızın lafıyla bölündü. Kız 1,57, 1,58 boylarındaydı,siyah saçları kalçalarına kadar uzanıyordu.Minyon bir tipti.Kibar birine benziyordu.Ve kendinden beklenmeyecek bir ses tonuyla tekrar bağırdı.Bahçede 5-10 kişi vardı.Herkes durmuş bizi izliyordu.İlk dakikadan okulla rezil olduk.İyi mi ?!
Yağmur ve Gizem donmuş bir şekilde kızı izliyordu.Ve ilk günden benim yüzümden olay çıkacaktı ve disipline gidecektik.Tanımadığım insanların başı benim yüzümden yanacaktı.Kız tekrar bağırınca irkildim''Kime diyorum ben ya!''diye çakma sarışının yanına koşarak önüne geçti.''Kime sesleniyorum ben kaç saattir acaba ?''
Çakma sarışın''Bana mı dedin?''dedi kendini gösterip.
Kız yumruklarını sıkıp''Bahçede senden başka çakma sarışın mı var?Yok!O yüzden sana dedim.Sen kim oluyorsun ki!?Sana bu hakkı kim verdi de kıza bunları diyorsun!?Asıl şikayet edilecek biri varsa o da sensin!Diyeceğim de senin aklın almaz ki!Olmayan bir şeye zorlamak zor olur!Kimseyle böyle konuşmaya hakkın yok senin!Ayağını denk al!Şimdi sessizce sınıfına yürü başıma bela olma!''Çakma sarışın tam ağzını açıp laf söyleyecekti ki kız lafları ağzına tıktı.
''Boş yapma boş yapma!Dükkanın önünü kapatmayın!Al şu çakma sarıyı da sınıfına götür yardakçısı hadi hadi!''Yanındaki kız morarmış çakma sarıyı içeri doğru sürükledi.İçeri girene kadar kızın arkasından baktı.Çakma sarı ayağını vurarak içeri girdi.Samimi şekilde gülerek,bize doğru yürüdü.
Yağmur'la,Gizem kendine geldi.Gizem hemen bana döndü.Telaşlı bir şekilde ''Nazlı iyi misin? Titriyorsun.Nazlı.'' Gizem diyene kadar titrediğimin farkında bile değildim.Sahiden titriyordum.''Yok yok iyim''O sırada kız yanımıza ulaşmıştı.
''İyi olduğuna emin misin?Rengin atmış.''
''Yok iyim.Bu ara da teşekkürler''
Yağmur elini uzatarak ''Merhaba ben Yağmur,bunlarda Gizem ve Nazlı ''diyerek bizi gösterdi.
''Tanıştığıma memnum oldum ben de Leyla.Teşekküre gerekte yok. Hadlerini bilip,nerde,nasıl konuşacaklarını bilmeleri gerekiyor.İlkokul değil ki burası!''Eğer çakma sarı Ahmet hocaya giderse topluca ilk günden disipline gideceğiz.Ve bana söylenen bir sözle 3 kızında başı benim yüzümden yanacak. Arkadan Şebnem hocanın bize seslenmesi ile ona doğru döndük.
''Kızlar bir sorun mu var? Sınıfa niye çıkmadınız?''hadi buyur buradan yak.Tam cevap verecekken Yağmur söze girdi'' Nazlı yorulmuş da dinleniyorduk hocam '' Hoca tebessüm edip ''Hadi bakalım o zaman sınıflarınıza'' diyerek bahçedeki kızları da uyardı.Senkronize olmuş bir şekilde kafalarımızı sallayarak hocayı onayladık.Hoca öğretmen girişine doğru yürüyerek içeriye girdi.Bizde birlikte sınıflara çıktık.
Sınıfa girmeden önce ''Leyla,tekrar teşekkür ederim.Gerçekten hiç gerek yoktu.İlk günden başını beni yüzümden belaya sokacaktın.Ben alıştım duymamazlıktan gelip yoluma devam ediyorum.''Leyla ve Yağmur'un aynı anda kaşları çatıldı,aynı kelimeler ve aynı volümde dudaklarından döküldü. ''Ne demek alıştım?Duymamazlıktan geliyorum!?''Gel de uzun uzun açıklama yap şimdi.Bu konuyu tanımadığım insanlara niye açıyorsam.Dilimi eşek arısı soksaydı da demeseydim.
Ah kurtarıcım Şebnem hoca koridorun sonunda bir güneş gibi belirmişti.''Bir ara anlatırım.Şebnem hoca geliyor.Hem zaten ayağım acımaya başladı otursam iyi olacak.'' Hocanın yaklaşması ile Leyla sonra görüşürüz diyerek karşıdaki sınıfa doğru gitti.Bizde yerlerimize oturduk.Hoca tekrar sınıf defterini doldurdu . Yağmur'un sırasının önünde durdu.''Tekrar duvar dibinden başlayalım.Tanışma faslımızı bu ders bitirelim.Haftaya derse başlarız. 50-60 sayfalık çizgili defter alırsanız yeterli olacaktır.Başlayalım bakalım''Yaklaşık bir 14-15 kişi kalmıştı. Aklımın bir köşesinde hala Yağmur'u nereden tanıdığım vardı,bir köşesinde ise uyumak.Bünye hala tatil kafasında olunca dün bütün gece blog da takılmıştım. İlk dersten uyuyup tembel öğrenci imajına kaptırmamak lazımdı.O yüzden ilk önce verilen kitapları çantama yerleştirdim.Daha sonra ne olur ne olmaz diye çantama koyduğum defteri çıkartım.İlk önce hocanın dediğini not ettim daha sonra da kendimce bir şeyler karalamaya başladım.Son olarak 18 Eylül 2023 #MaviLotus yazıp sayfayı kopardım.Rastgele defterin arasına koydum.Son biri kişi kalmıştı oda Yağmur'du.Defteri kapatıp Yağmur'u dinlemeye başladım.
''Yağmur SOYKAN.14 yaşındayım.4 kardeşiz.5 Yaşında bir kız kardeşim var.12 ve 2 yaşında da erkek kardeşim var.Tatilimi de Antalya'da yaptım.''
Hoca tebessüm ederek ''Hepinizle tanıştığıma memnun oldum kızlar.'' Zil çalmıştı,sınıf birden ayaklandı hocanın konuştuğunu görünce tekrar oturdular. ''Bir sorunuz olursa bana gelmeniz yeterli.Haftaya görüşmek üzere kendinize iyi bakın.'' dedi çantasını alıp sınıftan çıktı.Hocanın çıkmasını fırsat bilen sınıf hemen hemen çıkmıştı.Yağmur bize sesleniyordu ''Kızlar biz kantine iniyoruz daha sonra da bahçeye çıkacağız gelin sizde.''Tek olsaydı bir ihtimaldi ama tek değil.''Sağ ol Yağmur ama ben gelmeyeceğim.Ama gelirse Gizem gelsin.''Gizem'in de pek inesi yok gibi duruyordu.
''Çok sağ ol ama bende inmeyeceğim.''
''Peki o zaman görüşürüz''diyerek sınıftan çıktılar.
Sınıfta Gizem ve benden başka kimse yoktu.Ve zil çalmadan tuvalete gitsem iyi olacaktı.Gizem de sırada mayışmak üzereydi ama gitmem lazımdı. Uyku güzel bir nimet ama seni uyandırmak zorundayım. ''Gizem''demek ki Gizem de ilk günden uykucu profili çizmek istemiyordu.
''Hı''
''Gizem kalksan da çıksam ben.Sonra devam etsen uykuna olur mu?''Gizem ayağa kalktı sıradan çekilip kolunu uzattı.
''Hadi gidelim''
''Yok Gizem ben giderim.Yan taraf zaten sen beş dakika kestir.''Hiç itiraz etmeden omuzlarını sen bilirsin gibi devirdi.Ben sınıftan çıkıp yavaş yavaş tuvalete girdim.Allah'tan boştu da birde sıra beklemeyecektim.İşimi halledip ellerimi yıkadım.Saçlarımı düzeltip dışarı çıktım.Çıkmamla biri ile çarpışmam bir oldu.Kapının kolundan destek almasam yeri boylamıştım.Biri karşımda carlamaya başladı.
''Önüne baksana be.''Yavaşça kapının önünden çekildim.Suratıma dikkatlice baktı.Bu sabahki çakma sarışındı.Suratı tiksinir gibi bir hal aldı ''Yine mi sen?Sabah yetmedi şimdi de burada mı?Bela mısın sen topal ayı?''İçimden sabır çekiyordum peygamber sabrı hem de.
''Üstüme çıkan sensin ben değil.''dedim kısık bir sesle.Sanki dediğimi duymuş gibi kaşları çatıldı.''Ne dedin duyamadım!?''Lakin sakin olmam gerek.''İçeri gir ki dışarı çıkabileyim.''Sinirle içeri girdi.''Şuan işim acil seninle uğraşıp vaktimi harcayamam.Bir daha karşıma çıkma!''deyip kapıyı suratıma kapattı.İçimden söylene söylene sınıfa girdim.Gizem uyanmış sırada oturuyordu.Beni görünce ayaklandı. Sırama oturdum.Gizem bana döndü.
''Bu suratının hali ne?''
''Ne var suratımın halinde?''
''Pimi çekilmiş bomba gibisin.Ne oldu?''
''Yok bir şey iyim.Ders programını aldın mı sen?''
''Şimdi yazdım deftere''
''Veririmsin fotoğrafını çekeyim.''
Sayfayı açıp önüme koydu.Fotoğrafını çektim.Zilin çalmasına 2-3 dakika vardı.O sırada kurcalasam bir şey olmazdı.İnterneti açmam ile mesaj yığınları dökülmeye başladı.Hepsi de tek bir insandandı,marulcumdandı hepsi de.İlk günden patlıyordu ve bana sarmak istemişti.Hem de bütün sosyal medya platformlarından.Ama internetim kapalı olduğu için saramamıştı.Mesajlar çift tik olduğunu görünce tekrar mesaj yağdırmaya başladı.İlk attığı mesajları es geçerek en son attıklarına cevap verdim.
-Neredesin kızım sen?
-Tek başıma patladım burada!
-Sen beni yalnız bırakıp nereye gidersin!?
- Öldün mü kızım NEREDESİN!
+ 1- Buradayım, burada.2-Yaşıyorum maalesef!3- Seni keyfimden bırakmadım her halde!
4- Patla istersen çatla.Ben senin gibi 10'cu sınıf mıyım?Değilim! Daha çömez olduğumdan telefonu elime alma cesaretini gösteremedim ve bazı şeyler oldu ondan da almadım biraz elime.
-Ah yavrum sen daha 9.cu sınıfsın demi djgmsjsjgjogm Çaylak seniiii djggjogm
-Ve ne oldu hemen anlat !?
+Eve geçince anlatırım şimdi zil çaldı.Öptüm hadi görüşürüz :*
Cevap vermesine fırsat vermeden internetti kapatmıştım.Şimdi Allah bilir anlatmadım diye nasıl saydırıyor.Telefonu kapatmamla zilin çalması bir oldu.Günde toplam 8 saat dersimiz vardı.4-5 derste fizik öğretmenimiz ile ufak çaplı bir tanışma faslı yaşadık.Toplasan 15 dakika etmezdi dersin geri kalanında bizi serbest bırakmıştı.Herkes birbiri ile kaynaşma derdinde iken ben kitap okumuştum.6 derste edebiyat hocamız ile tanışmıştık.Onunla da kısa bir tanışma faslımız olmuştu.Daha sonra edebiyata,romana,şiire,deneme yazıları ile ilgilenenlerle konuştu.Haliyle ben edebiyat dersi başladığı zaman kitabı ve defteri sıranın altına koymuştum.Biraz Yağmur'la konuşmuşlardı.Hoca çarşamba günü görüşmek üzere veda edip çıktı.Son 2 saatimiz kalmıştı.Sonunda gün bitmek üzereydi.Son içeri girme zili çaldığında sınıf iyice birbiri ile kaynaşmıştı.Herkes fısır fısır konuşuyordu.Sanırım son saatimiz beden dersiydi.Spor salonuna gitmemiz gerekmiyor muydu?İçeriye sabah ki anons yapan beden öğretmeni girdi.Bu kadında çok agresif ve disiplinli bir tip vardı.Bu da demek oluyordu ki çekeceğimiz vardı.Hoca sınıfa girince hepimiz ayağa kalktık.'' Oturabilirsiniz.''Kısa ve netti. Hoca masaya doğru ilerledi ve masaya yaslanarak konuşmaya başladı.
''Okulumuza hoş geldiniz kızlar.Hepimiz için güzel bir yıl diliyorum..Bu ilk dersimiz olduğunundan dolayı sınıftayız diğer derslerimiz spor salonunda geçecektir.Eşofman konusuna gelir isek; Gri tişört,Siyah eşofman altı ile gelinecektir.Farklı renkler ile derse gelinir veya okul forması ile derse gelinirse derse alınmayacak tribünde oturacaksınız.Kılık kıyafetiniz her hafta kontrol edilecek ve listeye not edilecek.Alınan notlar birinci performans notunuz olarak girilecektir.Bir önemli nokta daha.Kışın haliyle botlarlalar geleceksiniz ama her pazartesi spor çantanızda spor ayakkabılarınız olacak.Aksi taktirde sahaya inmeniz yasak.''Hoca ciddi ifadesini bozmadan diyeceğini demişti.Sınıfı inceliyordu.
''Sizin soracağınız bir şey var mı kızlar?''Az önce car car konuşan sınıfa ne olmuştu?Hoca o kadar ciddiydi ki sınıftan çıt çıkmıyordu.
En sonunda biri titrek bir şekilde parmağını kaldırdı.Hoca buyur dercesine ellerini indirdi kaldırdı. ''Şey hocam,biz üzerimizi nerede değiştireceğiz?''Heh en mükemmel soruydu işte!Bir insanın suratında bir mimik mi değişmez ya!Hiç mi gülmez?Hep mi ciddidir?!
''Güzel bir soru!Bunu söylemeyi unutum.Spor salonunda 2 adet soyunma odası vardır.''Kız teşekkür ederek yerine oturdu.''Zil çaldığı gibi çıkıp spor salonuna gelin ki derse yok yazılmayın!Derse giriş zilinden 5 dakika sonra sahada boy sırasına göre yoklama alınır eğer orada yok iseniz son ders yok yazılır ve yarım gününüz gider bunu da unutmayın aklınızda bulunsun!''Herkes senkronize bir şekilde kafasını salmaya başladı.Hayır anlamadığım şey niye herkes anlaşmış gibi aynı anda hareket ediyor!Ya da benden habersiz mi anlaştılar!İlk dakikadan dışlanmış hissediyorum iyi mi!?
''Kızlar sessizce sınıfta durun zil çaldığı zaman çıkabilirsiniz.Benim spor salonunda birkaç işim var haftaya dediklerimi unutmadan gelin!Haftaya görüşürüz!''diyerek sınıftan çıktı.Hocanın çıkmasını fırsat bilip kimisi konuşmaya başladı,kimisi telefonları ile oynamaya başladı.Hocanın çıkması ile gizem kafasını sıraya koydu.
''Zil çalınca beni uyandırırsın olur mu?''Olur dercesine kafamı saladım.Gizemin uyuması iyi olmuştu.Kimse ile konuşacak değildim. Şimdi internetti açıp internette gezineyim desem marul rahat bırakmayacaktı!O yüzden öyle bir hata yapmadım.İnternetti kapatınca normal mesajdan saldırmıştı psikopat!Ne olacak!Çıkıs ziline yaklaşık 40 -45 dakika vardı.Çantamın yanındaki küçük gözden kulaklıklarımı çıkarıp taktım.Bahçeyi izlemeye başladım!Camdan Diğer okulun bahçesi ve birkaç sınıf gözüküyordu.Boş kaldığım zaman yaptığım şeyi yapmaya başladım.Acaba şuan ne yapıyordu?Neredeydi,hangi liseyi tercih ettmişti?8 sene önce görmüştüm onu.O da beni düşünüyor muydu acaba?
Öndeki kızını sırayı hayvan gibi ittirmesi ile zilin çalmış olduğunu anlamış oldu?Kızın suratına'Hayvan gibi şey yapıyorsun!'diye bağırmak vardı ama işte.Gizem'i dürtüm hı gibi bir ses çıkartı.Tekrar dürtüm anne 5 dakika daha dedi en sonunda sert şekilde silkeleyince kendine geldi.
''Kızım dün kaçta yattın?!''Gizem uyanana kadar sınıfta kimse kalmadı!
''02.00 gibi falan''
''Ben yattım 04.00- 04.30'da bu kadar uyuklamadım be kızım!''Oflayarak çantasını topladı. ''Arkadaşa oflanmaz!'' He sen çok biliyorsun der gibi bir bakış attı.Telefonumu cebime koyup kulaklıkları ayarladım.Çantada yer olmadığı için defteri elime aldım.
''Hadi çıkalım artık.İlk günden okulda kalmaya niyetim yok!''
''Ben meraklısıyım sanki!''Gizem'in koluna girdim.Yavaş yavaş aşağıya indik.Bahçede velilere dair bir iz yoktu.Demek ki içeri alınmamışlardı.Bütün okul bahçedeydi.Kimisi dışarı çıkmak için 3.Dünya savaşı veriyordu,kimiside cimlere oturmuş muhabbet ediyordu.Gizemle kenara çekilip savaşın bitmesini bekliyorduk.Tektük insan kaldığında Gizem'le kapını önüne çıktık.Diğer okulundarımz çıkış saatiydi sanırım.Kapının önü ana baba günü gibiydi.Erkekler kızlar birbirine karışmıştı.Etrafı kolaçan ettiğimde görünürde Cahit abinin arabası yoktu.Gizem'e baktığımda telaşlı görünüyordu.
''Gizem ne oldu?''
''Nazlı benim eve gitmem lazım da acilen.Tek bıraksam sorun olur mu?''Birden bire ne olmuştu ki?
''Olmaz olmaz sen git.''
''Tamam o zaman yarın sabah görüşürüz''dedi ve koşarak ilerdeki sokağa girdi.Arkamdaki duvara sırtımı dayadım ve beklemeye başladım.Şarkı birden durdu ve telefon titremeye başladı.Arayan Cahit abiydi.
''Efendim abi''
''Kızım 15-20 dakikaya geliyorum ben.Otur bankta bekle.Trafik vardı Demirtaş'ın orada biraz.''
''Yok abi ben çıktım.Okulun önündeyim ben''
''Okulun önünde oturacak yer yoktu!''
''Abi biraz fazla abartmıyor musun Allah aşkına?!''
''Neyi abartıyormuşum Nazlı Hanım?''
''Şu mevzuyu işte.''
''Nazlı!''
''Ya tamam tamam sustum.Bir şey demedim.''
''Ah Nazlı ah!Aynı annen gibisin!Diyorsunuz,diyorsunuz sonra ben bir şey demedim.Dermisiniz canım hiç!''Cahit abinin bizi taklit etmesiyle kahkaha attım.
''Abi ya!Yok canım sende.Ayıp ayıp annem duymasın bu dediğini!''
''Duyarsa fena bozuşuruz Nazlı Hanım!''
''Tamam tamam BİR ŞEY DEMEDİM!''deyip tekrar gülmeye başladım.
''Kapat Nazlı kapat!''Cahit abinin telefonu yüzüme kapatması ile hala sırıtıyordum.Şarkıyı başa sarıp etrafı incelemeye başladım.Yandaki okulla bizim okulun adı aynıydı.Sadece kız,erkek olarak ayrılmıştı.Daha önce fark etmemiştim.Şarkı yine yarıda kesildi.Bu sefer arayan maruldu.
''Efendim canımcımmm!''
''Ooo Nazlı Hanım!''
''Efendim''
''Sesiniz pek neşeli geliyor!'
''Ne oldu be!?''
''İlk günden buldun yakışıklı birini tabi.Pabuçum dama atıldı demi!?''
''Ha!Oda nerden çıktı şimdi?''
''Yaparsın sen!''
Yaparsın sen mi!?Birden neşeli halim soldu.
''Manyak mısın acaba!?Diyeceğim garip bir soru olacak manyaksın çünkü!Ben yaparım değil mi!?Kaşarım ya ben yaparım!O potansiyel o ışık var zaten bende!Yaparım ben!''
''Öyle demek istemedim.''
''Allah razı olsun gözünde öyle bir profil çizmişim baksana!''
''Vallahi öyle demek istemedim!''
''Ben anladım ne demek istediğini teşekkürler!''
''Konuştukça batacağım değil mi?Sen rahat konuşabildiğine göre okuldan çıktın.Evde de değilsin galiba.Zeliş sultanda yok ortalarda.Oh oh bayadır konuşamıyoruz zaten iyi oldu.''
''Aynen dediğin gibi kimse yok yanımda.Ne konuşacağız!?''
''Kıza bak istediğimiz zaman konuşamıyoruz da!''
''Konuşacak bir şey mi vardı?!''
''Nasıl konuşacak bir şey mi vardı?!Sinirlerimi zıplattın yine!''
''Delinin zoruna bak!Bundan sonra ağzımı açarsam iki olsun!''diyerek telefonu suratına kapatım.Tekrar tekrar aradı açmadım.Açmayınca mesajları yağdırmaya başladı.Hiç birine cevap vermeyip şarkıyı tekrar açtım.Okulun çevresinde tek tük insan kalmıştı.Telefonu kapatmanın üzerine 5 dakika geçmedi Cahit abinin arabası köşeden gözüktü.Kulaklıkları çıkarıp cebime koydum.Cahit abi arabayı karşı kaldırımın önüne park etti.Çantamı ve defteri düzeltip yavaş yavaş yanına gitmeye başladım.Yarı yolda yetişip koluna girmemi sağladı.
Arabanın yanına vardığımızda çantamı alıp arka koltuğa koydu.Bende öne oturup defteri torpidoya koydum.Emniyet kemerimi takmıştım ki Cahit abi arabaya bindi.
''Ee ilk günün nasıl geçti bakalım?''
''Normal geçti, nasıl geçsin ki?''
''Suratın sirke satıyor da bir şey oldu sandım.''
''Yok yok bir şey olmadı.Klasik tanışma fasılları,kitapları verdiler falan işte.''
''Öyle olsun yedim say bu seferlik bakalım.''
''Aman abi boş ver.Sen işteydin niye çıktın ki.Ben otobüsle geçerdim eve.''?
''Bu ayakla!?''
''Ne varmış ayağımda?Duyanda koptu sanacak!''
''Daha dün çıktı alçıdan nazlı farkında mısın bilmiyorum?Ayakta zor duruyorsun!Rapor yazayım dedi doktor istemedin!''
''Offlayıp deyip gözlerimi devirdim.''Bende biliyorum daha dün çıktığını abi!Yavaş yavaş basmam lazım ki alışayım.Her dakika sen,annem veya başkası olmayacak ki yanımda.''
''Ama doktorun dediklerini de duydun Nazlı!Birden yüklenme dedi.Sende birden yükleniyorsun ayağına.Yapma!Azıcık daha geç gitseydik hastaneye ameliyat olacaktın, belki de ayağından olacaktın!''
''Biliyorum biliyorum..''diyerek gözlerimi devirdim ve omuzlarımı bıkkınlıkla indirim.
''Ay Nazlı!Bir şey demiyorum tamam!''
Birden kahkaha atmaya başladım.
''Ne gülüyorsun kız deli!?''
''Dinime söven Müslüman olsa bari abi!''
''Ben az önce 'bir şey demiyorum tamam' dedim demi?''
''Aynen öyle dedin abi.Nede olsa üzüm üzüme baka baka kararır derler.''
''Küçük hanıma bak sen, büyümüşte bana laf yetiştiriyor.İn bakalım geldik.''
Eğer Cahit abiyle yolculuk ediyor iseniz yolun ve zamanın nasıl geçtiğini anlayamazdınız.Cahit abi arabayı garaja park etmişti.Çantayı arka koltuktan alıp centilmen şekilde eğilip elini uzattı nazikçe elini tutup asansöre bindik.En üst kata gelince indik.Zile bastık ve Güneşin çığlıkları ve ayak sesleri geldi.Kapının açılmasıyla Güneşin babasının bacaklarına sarılması bir oldu.
''Yavaş kızım.Kolumda ablan var.İçeri geçelim doya doya hasret giderirsin.''
''Hoş geldin abla.''deyip bu sefer benim bacaklarıma sarıldı.Annemin kapıya gelmesiyle Güneş bizi bıraktı.
''Hoş geldiniz.Güneş rahat bırak da içeriye girsinler kızım!''
Güneş'in çekilmesiyle sonunda içeriye girebilmiştik.Tam odama doğru çıkıyordum ki annem seslendi.''Üzerini değiştir de yemek yiyelim sofra hazır.''
''Tamam anne.''
Korkuluklardan destek alarak odama çıktım.Kendimi girer girmez yatağa attım.Otomatik olarak WiFi bağlanınca bildirimler dökülmeye başlamıştı.Çok oylanamazdım kurt gibi açtım.Hemen kalkıp üzerimi değişitirdim.Aşağıya inecektim ki telefonumun melodisi odayı doldurdu.Yatağa doğru gidip telefonu aldım.Oturup telefonu açtım.Donuk bir şekilde konuşmaya başladım.
''Efendim.''
''Neredesin sen!?''
''Buradayım.''
''O telefon niye benim suratıma kapandı!?''
''Cevabını vermiştim Furkan.''
''Adımla seslendi nasıl ağrıma gitti, nasıl kırgınım..Artık Marulum demiyordu,sevmiyordu anladım..Adımla seslendi,nasıl kalbime indi,nasıl üzgünüm..Günlerce yüzme gülmüyordu,demiyordu canımsın...''
Kendimi gülmemek için zor tutuyordum.Ama ciddi olmak zorundayım.
''Bir şey mi diyecektin?''
''Bir şey anlatacaktın ya onu şey edelim konuşalım diyecektim.''Sesi süt dökmüş kedi gibi geliyordu.
''Boş ver!''
''Ne demek boş ver!?Saçmalama Nazlı şaka yaptım.Öyle demek istemedim gerçekten.''
''Boş ver işte.''
''Nazlı özür dilerim!''
Tam cevap verecekken Güneş pat diye odaya daldı.
''Abla!Hadi yemek yiyeceğiz seni bekliyoruz.Kurt gibi acıktım hadi hadi!''diyerek boşta olan elimi çekiştirmeye başladı.''Tamam ablacım geliyorum.''diyerek ayağa kalktım.''Benim kapatmam lazım.''
''Kapat bakalım kapat.Afiyet ol..'dedi ve telefonu suratına kapattım.Telefonu eşofmanımın cebine koydum.Güneşin elini tutup ''Hadi gidelim bıcırık bende kurt gibi açıp ve her an seni yiyebilirim!''
Güneş elimi bırakıp merdivenlerden koşarak inmeye başladı.
''Abla kurt beni yiyecek kurtar beni babiş!''
''Güneş koşma düşeceksin şimdi!Koşma ablacım!''diye bağırdım ama kime demiştim ki!Çoktan Cahit abinin bacaklarına dolanmıştı.Bir dakikalık merdivenleri üç dakika iniyordum.Bir an önce iyileşmesin sağ ayak bir an önce..Annem elinde salata ile balkona çıkıyordu.''İndin mi kızım?''
İçimden yok anne hala yukarıdayım demek geçse de''İndim anne.''dedim ve balkona çıktım.Cahit abi Güneş'i sandalyesine yerleştiriyodu.Benim de masaya oturmamla annem servis yapmaya başladı.Bir yandan da konuşuyordu.
''Nasıl geçti lise hayatında ilk günün?''Cahit abi söze atıldı
''Ben söyleyeyim normal geçmiştir.Nasıl geçsin ki?''
''Aynen öyle geçti anne.Kitapları aldık,tanışma fasılları..Tanışma faslından sonra boş geçen saatler.Bla bla bla...''
''Büyünce bende ablam gibi olacağım!''Herkesin odak noktası birden heyecanlanarak konuşmaya başlayan Güneş'e çevrildi.
''Nasıl yani babacığım?''
''Bir sürü kitabım olacak,derslerimi hep iyi getireceğim!''
''Aferin benim kızıma ''
''Baba!''
''Efendim kızım''
''Bana da bir sürü kitap alacak mısın?Benimde öyle kitaplıklarım olacak mı?''Gülerek Güneş'i izliyordum.
''Alırım tabi kızım!Yeter ki oku!''
''Teşekkür ederim babacığım''
''İstersen yemekten sonra gidip alabiliriz.Şimdiden başlamak lazım değil mi Zeliş?''
''Tabi tabi şimdiden başlamak lazım!''
Yediğim lokma boğazımda kaldı.Öksürmeye başladım.Annem birden ayaklandı bir yandan su içirmeye çalışıyor bir yandan da sırtıma vuruyordu.Cahit abi annemin elinden bardağı sertçe çekip aldı.
''ALLAH aşkına ne yapıyorsun Zeliş!''
''Boğazında kaldı Cahit görmüyor musun!?''
''Görüyorum Zeliş görüyorum!Ya su içir yada sırtına vur!İkisi birden yapılır mı!?Öldüreceksin kızı!''
Az daha konuşmazsam kavga edeceklelerdi.
''İyiyim ben sakin olun!''Annem emin olmak istercesine suratımı avuçladı.
''İyisin eminsin demi yavrum?''
''İyiyim anne iyiyim''
''Cahit abi''
''Efendim kızım.''
''Sen az önce bensiz kitapçıya gitme planı mı yaptın?Yoksa ben mi yanlış duydum?''
Güneş'le göz göze geldiler.Güneş yüzünü kapatarak
''Eyvah yakalandık baba!''
''Hem de çok fena yakalandık kızım!''
''Vay be!Bu günleri de görmekte varmış!Vay be!''diyerek tabağımla oynamaya başladım.Trip atmaya çalışıyordum kendimce.
''Yok canım sende!Yanlış duymuşsun sen.''
''Ben duyacağımı duydum valla.''Cahit abi ciddi olduğumu düşündü ve yok canımlara devam etti.''Ben doydum.''diyerek sandalyemi ittirerek kalktım.Cahit abi hemen söze girdi.
''Kızım daha bir şey yemedin ki.''
''Yok yok duyduklarım bana yetti.Anne dolapta soda var mıydı?''
''Var da,sodayı ne yapacaksın kızım?''
''Bu duyduklarımı hazmetmem lazım anne!''dedim ve çizmeli kedi moduna girip hepsine baktım.
''İlahı Nazlı''dedi annem.Mutfağa doğru ilerlemeye başladım.Cahit abi ciddi ciddi inanmıştı dediklerime.Arkamdan konuşuyorlardı.
Dolaptan sodayı alıp balkon kapısına dayanarak.''Afiyet olsun size''dedim ve soda şişesini Cahit abiye doğru kaldırdım.Cahit abinin suratı şaşırmış,üzgün ifade arasında gidip geliyordu.Birden kahkaha atarak gülmeye başladım.Annem suratıma acır bir şekilde bakıp''Kız kafayı yedi Cahit iyi mi?''
Derin bir nefes alıp''İyiyim iyi.Şaka yaptım.Siz gidin baba kız vakit geçirin.''deyip tebessüm ettim.
''Olur mu öyle şey kızım.Sen de benim kızımsın.Duyamış olayım.Sende gel.''
Tek kaşımı kaldırıp ''Biliyorum abi biliyorum..Ama bu ayakla pek fazla gezmeyeyim ha değil mi?!''
''Zeliş farkında mısın?Bu kız altan altan bize imalı laflar sokmaya başladı!''
''Farkındayım Cahit farkındayım.'' İkisi de kötü kötü bakışlarını üzerime yolluyorlardı.
''Şaka bir yana abi,ben gideyim az uzanayım.Yoruldum bu gün.''
''Tamam kızım tamam yat.Yatmadan önce kremini sür istersen.''
''Tamam abi sürerim..Şey abi uzundur beklediğimiz seri gelmiş mi?Erdal abiye sorar mısın?''
''Sorarım tabi kızım''
''Sen sor geldiyse ben yarın uğrar alırım ondan.''
''Çok konuşma Nazlı yürü git yat!''
''Peki peki bir şey demedim!''deyip göz kırptım.Ben öyle deyince Cahit abi işaret parmağını bana doğru salladı.''Seni var ya Nazlı!''
''Neyse ben gidiyorum''Onları balkonda bırakıp odama çıktım.Cebimden telefonu komodinin üzerine bırakıp banyoya gittim.Kremi ayağıma sürüp sargı bezini ayağıma sardım.Sağ ayağıma yüklenmemeye çalışarak yatağa gittim.Ayağımın altına koyduğum yastığı ayarlayıp yattım.Telefonu elime aldım.Marul bir sürü mesaj atmıştı.WhatsApp'a girip mesajına cevap vermeden çıktım.Biraz sosyal medyada dolaştım,blog da en son attığım postun altına gelen yorumlara cevap veriyordum gerisi karanlık...
BÖLÜM SONU...
DEVAM EDECEK.