İçeriğe geç

MAVİ GERÇEK AİLEM

Bölüm 2 · 10 dk okuma

MAVİ GERÇEK AİLEM

Bölüm 2

BÖLÜM-1

Merhabalar ilk bölümüyle karşınızdayız. İyi okumalar.

Suratıma su atılmasıyla uyandım. "Yeter! ama enişte bak." "Kız serinledin işte." Kafamı sağa sola sallayarak "bak seni var ya aynısı san." "YETER HADİ KAHVALTI HAZIR ÇABUK GELİN." aşağıdan bağırdı ablam "dua et ablam çağırdı yoksa sen bitmiştin."

Gülerek yanağımı öptü. " "Hadi sen çabuk hazırlan! ablamı daha fazla kızdırmayalım." Kafa sağladım o da odadan çıktı.

Bende yataktan kalktım ve makyaj masasındaki staj dosya'yı alarak sesli okumaya başladım. "Ben MAVİ ACAR 20 Yaşındayım. Mimarlık fakültesi üçüncü sınıf öğrencisidir. İngilizce çok iyidir ve bir çok dil öğrenmeyi seviyorum. Annem ve babam biz daha küçükken vefat etmiştir.

Ablam söylediğine göre bizi istememişler. Küçüklükten beri ablamla birimize bakıyoruz. Birde Emir abim var onda eniştem ablamla evliler.

İlgi alanlarım şarkı söylemek. Dans Etmek Çizim yapmak." Dosya'yı kapatarak hazırlanmaya başladım.

Hazırlanarak odadan çıktım ve hızlıca merdivenlerden indim. Ablam yanına giderek yanağını öptüm. "Günaydın Dünyanın en güzel ablası." Kollarımı dolayarak "Günaydın şapşal korkuttun beni." Gülümserek "ama çok tatlısın." "Karımı bırak artık." Arkadan gelen ses "sus be ilk ben vardım."

Tam konuşacakken ablam "tamam daha fazla kavga etmeyin hadi her şey hazır oturun!." Dediklerini yaparak oturduk. "Çok güzelsiniz Mavi hanım." Eniştem "sizde çok yakışıklısınız." Kahvaltı ederek "kaçta çıkacaksın bebeğim?."

Bana bakarak "abla konuştuğumda hoca şey dedi dosyanı verirsin bakarlar sonra seni ararlar dedi Bir iki saat sürebilir bilmiyorum ben sana haber veririm zaten."

"Tamam aşkım." böylece üçümüzde sessizce kahvaltımızı yaptık. "Abla biz çıkıyoruz." bana gelerek "Dikkat edin olur mu bebeğim?." olanlardan habersizce " tamam abla merak etme." sarılarak ayakkabımı giydim.

Emir Abimle birlikte evden çıktık. "geliyor senin ki." dedi "MAVİ bekle diyen kişiye döndüğümde Burak olduğunu gördüm. Manyak koşma bir şey olacak." kime diyorsam Koşa kişi benim çocukluk arkadaşımdı bizi Burak'ın ailesi bakmıştı.

"yüz kere söyledim sana koşma diye." yanıma geldiğinde nefes nefeseydi "kız seni çok özledim gel bakayım benim miniğim işe mi giriyormuş."

sarılarak "Galiba bakalım sen dersin mi var?." kafasını sağladı. "Evet aşkım abim bırakacak seni görünce geldim." gülümsedim. Sarıldık ve arabaya binerek gitmeye başladık.

"Unutmadım sabah yaptıklarını eve geldiğimde yapacaklarıma hazır ol bence." gülerek "ben hazırım prenses." güldüm. Araba durduğunda kocaman KARAHAN holding baktım. "gel bakalım sarışın."

sarıldı bende kollarımı doladım. "heyecan yapma sen en iyisini yapacağını biliyorum." kafa sağlayarak araban indim ve gitmeye başladım..

İçeri girdiğimde Danışmaya giderek "MAVİ ACAR olmalısınız. kafa sağladım SARP Bey sizi bekliyor. Yirmi sekiz kat sizi asistanı karşılayacak." "teşekkür ederim." "rica ederim canım." asansöre binerek yukarı çıkmaya başladım...

İneceğim katta durdu bende indim. "MAVİ ACAR." "Benim." "Sarp Bey sizi bekliyor." kapıyı tıklatarak "GEL." içeri girdim. orta yaşlı bir adam Sarp Bey olmalı ayağa kalktı "Mavi Acar değil mi?." Gülümserek "evet benim."

"Staj dosya 'nı okudum ve çok etkilendim burslu olmana rağmen şu ilk senin olmasına rağmen birincilikle bitirmişsin İngilizce seviyen mülakata girdiğin de ki herkese etkilemen çizim yeteneğin o yüzden şirketin ortaklarıyla seni burada çalışmana karar verdik." Gülümsedim.

"Teşekkür ederim Sarp bey bana verdiğiniz şansı en iyi şekilde kullanacağım'a söz veriyorum."

"Böyle yetenekli bir kızın sözünü tutacağına eminim şu anlık kimle çalışacağına birkaç gün sonra karar vereceğim." "Tamam." "Pazartesi gelip başlayabilirsin." El sıkıştıktan sonra odadan çıktım.

Asansöre binerek şirketten çıktım ve Ablama haber verdim. Ve taksi'ye bindim.

✨✨

Eve geldiğimde Ablamlar yoktu ikisinde işleri olduğu için bende üstümü değiştirdim. Mutfağa girerek hafif sandviç yaparak bahçedeki masaya oturdum. Çizim yapmaya başladım..

Kapı çaldığında kalkarak kapıyı açtım. "Hoş geldiniz." "Hoş bulduk bebeğim." İçeri girdiklerinde "aç mısınız?." Emir abim"yok sarışın." "Üstümüzü değiştirip geliyoruz." Kafa sağladım.

Bende kağıtları alarak çekmeceye koydum. Akşam yemeğini hazırladık oturduğumuz'da tam başlayacak'ken Ablam 'ın telefonu çaldı "kim." Emir abim telefona bakarak "bilinmeyen numara." Açtı "Alo."dedi "Evet benim."

dinledi "siz ne saçmalıyorsunuz?." Merak etmeye başladık. Ablam bana bakarak "Tamam Geliriz." Telefonu kapattı.

Ablama bakıyorduk. "Noldu Eylül kim aradı?." Gözleri dolmuştu "Abla noldu kim aradı." "Bebeğim, abla noldu söyle hastaneden aradılar. Doğdun gün bir bebek daha doğmuş bebeklerin karıştığını düşünüyorlarmış diğer aile yarın bize DNA testi için çağırıyorlar."dedi.

"Ne diyorsun abla sen." Kafam'ın durduğunu düşünüyordum. Gözlerimden yaşlar akmaya başladı ablam beni kendine çekti. "Bana bak sakin ol DNA testi umrumda dahi değil sen benim kız kardeşimsin ben büyüdüğüm kız tanıyorum tamam mı sakın ağlamak Yok."dedi. Sıkı sarıldım.

"Abla biliyorum ama korkuyorum." Yavaşca çekildi. "Korkma bebeğim mis kokulum biz varız." Saçlarımı öperek "Yeter ağlamayın daha hiç birşey belli değil ve eğer,doğruysa bile kan bağı olmasına gerek yok civcivim ağlama boncuklarını akıttın." "Emir abin doğru söylüyor gözlerimi silerek. Hadi yemeğini ye." Kafa sağladım.

Ama asla kafam oradaydı nasıl böyle bir şey oluyordu ki ve karıştırma olduysa yirmi yıl sonra mı akıllarına gelmişti ve nasıl olmuştu? Yemeği bitirince etrafı topladık. Odaya çıktım telefonla Burak'ı aradım.

"Alo miniğim nasıl geçti?." "İyiydi pazartesi başlıyorum senin ders nasıldı?." "İyiydi de senin senin neden öyle bir şey mi oldu?." "Her şeyi hemen anlıyorsun." "Ben çocukluk arkadaşım'ı tanıyorum."

Baştan sona anlattım. "Bu Hastane nasıl becermiş karıştırmayı eğer öyle bir şey varsa." "Bilmiyorum Burak kafam çok karışık." "Niye olacakmış seni Ablandan ayıracak halleri yok miniğim kafanda kurma." "Seni çok seviyorum Burak." "Bende minik hadi uyu iyi geceler." "Sanada Aşkım." Telefonu kapattım..

Telefonu şarj aleti taktım ve üstümü değiştirdim.

Yatağa yatıyorken kapı çaldığında"Ablam gel." İçeri girdi. "Hep anlıyorsun geldiğimi." Buruk gülümsedim. "Sen benim ablamsın ben seni tanıyorum." Yanıma yatarak koluna aldı beni "seni çok seviyorum küçük kızım."dedi "bende seni çok seviyorum ablam." Diyerek uykuya dalmıştık.

✨✨

Sabah kalktığımızda hüzün vardı sanki kafamı oyalamaya çalışıyordum. Kahvaltı yaptıktan sonra hazırlanmaya başladık, korkuyordum ama belli edemiyordum.

Odadan çıktım ve merdivenlerden indim. Hepimiz hazırdık. "Gidelim mi." Emir abi kafa sağladık ve arabaya bindik. Gitmeye başlamıştık. Ben gerginim olduğumu biliyordum hastanede ne olacağını, bilmeden kısa bir vakitte gelmiştik..

İçeri girince Emir abi danışmadan öğrendi dördüncü kat sol ilk oda olduğunu söyledi. Asansöre bindik ve tuşa bastı ablam elimi tutuyordu elim titriyordu. Durdu bizde indik odanın kapısına geldik ablam bana baktı kafa sağladım ve Kapıyı çaldı içeri girdik.

Çok kalabalıktı demek ki Mavi bunlar olmalı karışan aile dikkatli şekilde bakıyorlardı ablamın ortasına oturdum.

Elimi tuttu "Öncelikle Hoş geldiniz neden burda olduğunuzu biliyorsunuz. Ben hem Hastane hemde kendi adıma özür diliyorum." "Sizin özür diliyor olmanız yirmi yılı geri getirmeyecek o yüzden işinizi yapın!." adama bak cool Emir abimle göz göze geldiğimde gülmek üzere olduğunu gördüm.

"Peki Agâh Bey öncelikle Mavi ve Açelya Hanımdan kan alınacak sonra siz ve Eylül Hanımdan."

"Bakın Doktor bey eğer gerçekten karışma durumu varsa hem sizi hemde yirmi yıl önce olan bu hastanedeki tüm doktorları mahkemeye vericeğime emin olun." Ablam "emin olun Eylül hanım ben de sizinle aynı fikirdeyim."Agâh Bey

Önce bizim kanlar'ımız alındı Sonrada ablam ve Agâh Bey'in kanını aldılar.

Üç saat sonra çıkacakmış. Karşı tarafa baktığımda Agâh Bey'in yanındaki karısına baktığımda birbirimizi çok benziyorduk. Diğerlerine baktığımda onlarda beni süzüyorlardı.

"Bakma öyle kız sanki döveceklermiş gibi bakmıyorlar mı?." Emir abim sessizce ona bakarak gülümsedim. " O biraz sıkar yalnız." Güldü. " Doğru burada karateye giden bir kız varken zor değil mi." Kafa sağladım. Kendine çekti bende omzuna uzandım ve gözlerimi kapattım.

Ben gözlerimi kapattığımda mesela karşımda oturan kadının bana gözleri yaşlı bir şekilde baktığını görmedim mesela Agâh Bey'in içinin geçerek baktığını da görmemiştim Hele ki karşımdaki kızın hüzünle baktığını da görmedim bunlar olurken Ben sadece gözlerimi kapatmıştım.

Kapının açılmasıyla gözlerimi açtım ve Emir abimin omzundan kaldırdım. Ablamda gelmişti. Doktor konuşmaya başladı. "Evet sonuçlar geldi." "Kısa kes Doktor." Adam suratı kıpkırmızı oldu. "

"Sonuçları açtı ve sonuçlara göre Agâh Yıldırım ve Mavi Acar'dan alınan 99.99 uyuşmaktadır. Eylül Acar ve Açelya Yıldırım'dan alınan 99.99 uyuşmaktadır."

Dün beklediğimiz gibi olmuştu ablamın bana döndüğünü hissettim. Bende ona döndüm. Buruk bir gülümseme vardı Kaşlarını kaldırdı bu demek ki dik dur ağlama demekti.

"Bu sorumsuzluğun bedelini ödeyeceksiniz!." Agâh Bey'in yanındaki Uzun boylu Adam "Gel dışarı çıkalım."Ablam kafa sağladım. "Siz çıkın ben geliyorum." Emir abim'kafa sağladık ve karşı tarafa bakmadan dışarı çıktık.

Lavaboya girdik ve ablam bana sarıldı. "Üzülme kan bağı hiç önemli değil." "Biliyorum, yüzümü boyuna gömerken kız sana çok sana benziyor abla resmen karşımda sen vardın."

Kafamı ona doğru bakarken. "Fark ettim sende gerçek Annene çok benziyorsun, seni alamazlar bu senin kararın ama onları tanı ablacığım olur mu ön yargılı davranma."

"Sende Açelya'yı tanı sende ön yargılı davranma nasıl bana ablalık yaptın beni büyüttün aynı o şekilde ona da ablalık yap olur mu."

"Düşünceli bebeğim benim Senin yerin hep farklı bunu bil tamam mı hadi çıkalım artık." Biz çıktığımızda bizi duvarda arkasında dinleyen kişiyi görmemiştik.

Hastane odasının kapısına geldiğimizde hepsinin dışarıda olduğunu gördük. Önce bana sonrada ablam'a döndü. "Hastanenin karşısında kafe var orda konuşsak." Agâh Bey "Olur gidelim." Ablam

Kimseye bakmadan ablamın koluna girdim birlikte yürümeye başladık sanki içimde buruk bir heyecan vardı kafeye geldiğimizde ablamla Emir abimin ortasını oturdum.

Siparişleri verince Agâh Bey konuşmaya başladı."Biliyorum iki aile içinde çok zor."

"Öyle bakın Agâh Bey konuşma tarzınızdan Maviyi görmek ve tanımak istediğinizi anladım tabi görebilirsiniz."

"Çok teşekkür ederim kızım." Agâh Bey'in yanındaki karısı"rica ederim aynı şekilde ben de Açelya ile konuşmak tanışmak istiyorum o da benim kardeşim." Ablam

"Tabi ki dediklerinin hepsi aynı sizin için de geçerli, şöyle anlaşabiliriz bence haftanın 5 günü bizde hafta sonları mavi size kalır." Agâh Bey

Ablam bana baktı ben de kafamı sallayınca. Agâh Bey'e döndü "olur aynı şekilde açelya'da hafta sonları size kalır." Off Açelya bana bakarak"biraz konuşalım mı." Sessizce "olur." İkimiz de birlikte masadan kalktık.

Teras vardı bizde oraya gittik ve "çok garip değil mi?." Açelya "öyle 20 yıl sonra kim böyle bu şeyi hayal eder ki." "Ablan sana çok değer veriyor." Gülümsemeyle.

"öyle söyleme o da seninle ablan ve senin de ailen seni çok seviyor gözlerinde gördüm." "Gerçekten mavi öyle mi düşünüyorsun." Gülümsedim.

"Öyle Açelya seni seviyorlar ve senin kırılmanı asla istemiyorlar bunu dışarıdaki başka biri olsa bunu görürdü zaten."

"Bana dediklerinin hepsi senin için de geçerli annem sana bakarken içi gidiyor onu çok benziyorsun."

Gülerek "biliyor musun sen de benim ablamın kopyası gibi bir şeysin de ona çok benziyorsun." Gülümserek dedim.

"Senin gibi bir kızla bu şekilde tanımak istemezdim."dedi "ben de." "Biliyor musun ben onları çok üzüyordum ta ki karıştırma olayını öğrenene kadar o kadar pişman oldum ki."dedi

Dediklerini üzülmüştüm hayat ne yaşamamız gerektiğini önceden söylemiyordu ne yazık ki o da buna ders olmuştu..

"hayatta herkes hata yapar Açelya ve hayat bize önceden ne yaşamamız gerektiğini söylemiyor,bu da bize bir ders olmuş olsun sen şu an öğrendin mesela ailenin ne demek olduğunu."

"Öyle." Arkamızdan "içeri gelin!." Doktorla konuşan Adam bana bakarak son bir kez bakarak içeri girdi.

"Şey Açelya bu kim?." Gülerek"bu en büyük abimiz Ateş!."

En büyük derken"en büyük derken kaç tane abi var ki?." Yüz ifadem'e bakarak "Mavi Ateş abi'yi saymazsak 4 tane daha var abi Bir tane de erkek kardeşimiz var."

"Anneniz ne kadar çocuk doğurmuş hatta o kadar çocuk doğurmuş ki kadına benzemiyor."

"Ben de bazen şaşırıyorum, şey benim annem ve babam yok mu?." "Açelya aslında bunu sana ablam söylemeliydi annemiz ve babamız ben daha küçükken vefat etmiş.

Ben sadece otururken arabada kafeden çıktığımda bana hüzünle bakan bir anneyi görmedim. Ateş olduğunu öğrendiğim adamın bana hüzünle baktığını da görmedim. Ben bunları olurken sadece kafamın karışıklığıyla uğraşıyordum.

Ablamlar el sıkıştıktan sonra arabaya bindiler ve biz de gitmeye başladık.

✨✨

Eve geldiğimizde hepimizde bir sessizlik vardı hepimizin içinde başka şeyler oluyordu mesela benim hiç böyle hayal etmemiştim, yıllar sonra annemi babamın farklı insanlar olduğunu ben alışmıştım aslında beni istemeyen bir anne Baba olduğuna sen çok garip hissediyorum nasıl bir hata ile insan karıştırılır.

Peki Açelya çok şanslı onu seven ve ailesi olmuş bu da iyi bir şey onu sevmeyen bir annesi babası olmasını hiç istemez de o da bu da iyi bir şey.

Of Mavi onlar da bir şey yaşarsan ablam var onun yanına geleceksin hem sen mavisin kızım yapamadın hiçbir şey olmadı bu hayatta gene kendi ayaklarının üstünde durursun şimdi güçlü ol ablanın yanında dur.

Kapı çaldığında ablam içeri girdi. "Meleğim diyerek yanıma yattı. İyi misin?." "İyiyim abla."

"Gözlerinden anlıyorum iyi olup olmadığını gerçekten iyi misin onu söyle." Göğsüne yatarak"biliyor musun Açelya çok şanslı anne babası gerçekten onu severek büyütmüş."

"Fark ettim ama başka bir şey daha fark ettim. Ne diye baktım gerçek annen Leyla hanım sana o kadar güzel bakıyordu ki ve sanki sana sarılsa hiç bırakmayacak gibiydi hele sen çantanı alıp çıktığında ki o bakışı."

Gözlerimin dolduğunda "bir şey soracağım eğer ki ben orada alışamazsam yanına gelebilirim değil mi?."

Ellerini yüzüme koyarak "bana bak sen benim kız kardeşimsin eğer bir şey olursa direkt zaten bana geleceksin anladın mı hem benim meleğimsin ben seni hiç bırakabilir miyim." Gözlerinden yaşlar düşerek. "Ağlama abla." Gözlerini sildikten sonra"sen de ağlama meleğim hadi uyuyalım yorgunluğumuzu atalım değil mi sonra da uyandığımızda Emir abinle biraz uğraş." Gülerek"tabi ki."

Ben ablamın sıcak göğsünde uyurken ablam benim saçlarımı okşayarak öpüyordu...

TARİH: 01/05/24

MERHABALAR İLK BÖLÜMÜN SONUNA GELDİK. OY VERMEYİ YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN..

Bölüm sonu

3 yorum