İçeriğe geç

Mavi Duvar

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Mavi Duvar

Bölüm 1

Ayperi

Yıl 2010

Manisa

Ağustos aylarının son günleri...

Ağustos ayının son günlerinin tadını çıkarıyordu Ayperi , her zaman ki gibi sabah erkenden uyanmış annesi dışarda çamaşır asarken yanına ilişivermişti , tatlı tatlı konuşur annesini güldürürdü, Ayperi öyle bir çocuktu kendisini herkese sevdirir sonra da ilgi isterdi...

Ayperi küçüktü henüz 8 yaşında küçücük bir kız çocuğu, herkese güvenir herkesin sevgiyi hak ettiğini düşünüyordu,ona göre; çiçekler böcekler,kuşlar gökyüzü ve bulutlar sevmek içindi tabi bunun dışında gördüğü tüm insanların da buna dahil ederdi , çocuk aklı işte ne denilirdi ki ...

Annesinin ona sürekli" yabancılarla konuşma , tanımadığın kimsenin yanına gitme " uyarılarını dikkate almayan Ayperi bu sözler üzerine de kızardı , küçük Ayperi henüz bu sözlerin neden söylendiğini anlayacak kadar bilinçli değildi

O herkesi oyun arkadaşı sanırdı.

Yanılacaktı ,

Ağlayarak öğrenecekti...

Saat on iki buçuk sularını gösterirken , Ayperi öğle yemeğini yedikten sonra annesinden izin alıp dışarı koşturdu, aslında gitmek istediği yer belliydi ,oyun oynamak istediği kişide...

Koştura koştura vardı istediği yere

Fakat olağan dışı şeyler vardı her gün geldiği evde.

Evin önünde büyük bir kamyon vardı ve o kamyona yüklenen eşyalar , etrafa bakındı telaşlı bir anne ve sinirli bir baba ile karşılaştı, sonra biraz ötede kenara çekilmiş etrafa boş boş bakan bir çift mavi gözler ile karşılaştı

Hemen yanına koşturdu ve merak ettiği soruyu sordu Alparslan'a

"Neden bütün eşyalarınız dışarıda, yoksa bir yere mi gidiyorsunuz ? "

Küçük Ayperi bunun olmamasını istiyordu çünkü en sevdiği arkadaşı ve en sevdiği bir çift mavi gözden uzaklaşacak olmak onun için korkunç bir kabus gibi olacaktı.

"Yine mi geldin sen , ne işin var burda!"

Ayperi alışıktı onun bu hallerine , her zaman suratsız ,gülmeyen bir çocuktu Alparslan bu yüzden tek arkadaşı Ayperi'ydi aslında.

"Geldim ,oyun oynarız , hatta en sevdiğin futbolu bile oynarız diye seni çağırmaya geldim , hadi kalk gidelim."

Ayperi , sorduğu soruların olumlu cevaplanmasını çok istiyordu fakat beklediği gibi olmayacaktı her gün inat edip götürdüğü Alparslan bugün tüm çabalara rağmen onunla gelmeyecekti bu istemediğinden değildi mecbur kaldığındandı.

Alparslan her zaman sessiz içine kapanık bir çocuktu , Ayperi gelip onunla oynar onu güldürmeye çalışırdı,Ayperi yanına gelmese onunla oynayacak hiç arkadaşı da olmayacaktı.

"Artık beraber oynayamayız , seninle top falan da oynayamam , biz gidiyoruz burdan çok uzaklara."

İşte bu hiç beklemediği cevap karşısında hüngür hüngür ağlayabilirdi küçük kız fakat tuttu kendini , niye gideceklerdi uzaklara , arkadaşı ondan niye ayrılacaktı merak ediyordu.

"Çok mu uzağa gideceksiniz , bir daha yanına gelemeyecek miyim ?"

"Gelemezsin çünkü bizim artık başka evimiz var uzaklarda, sende evine git oyun falan yok artık "

Alparslan bunları söylerken içten içe üzülüyordu fakat burda durup onunla vedalaşmak kabul etmese de onun içinde çok zordu tek arkadaşı küçük masum bir kız çocuğuydu fakat üzülmesini de istemiyordu

"Bana böyle davranma , gitmeyeceğim işte sen ne dersen de burdayım ben ."

Sinirlendi Alparslan küçük kızın bu dediğine," gitsindi işte"diyordu içinden

O kabul etmese de çok bağlanmıştı Ayperi'ye ve biliyordu bir daha görüşmeyeceklerini...

Kendisi ayperiden dört yaş büyük bir çocuktu fakat Ayperi'ye sürekli ufaklık diye hitap eder onu sinir etmekten hoşlanırdı ,içine kapanık bir çocuk olmak , çoğu duyguyu bastırmakla oluyordu , Alparslan öyle bir çocuktu,mutlu olmayı bile çok görürlerdi küçücük çocuğa bu yüzden az güler az konuşurdu, sadece Ayperi yanındayken daha çok konuştuğunu fark ederdi bu onun için farklı ve güzel duygulardı ,ayperinin saf ve çocuksu hallerini bazen herkesten korumak isterdi ,

Ayperi sadece onunla oynasın ve ona gülsün diye bazen Ayperi'yi uyardığı bile oluyordu.

Her şey toplanmış veda vakti gelmişti, Ayperi hiç ummadığı bir yerden çok kırılıp,ağlayacaktı bugün ve bu onun için bir dönüm noktası olacaktı.

Annesi Alparslan'a seslendiğinde sessizce ayağa kalktı küçük çocuk ve Ayperi'ye döndü, Ayperi ağlıyordu ve kolundan sıkı sıkı tutuyordu ondan uzaklaşması diye.

İçten içe çok üzüldü küçük çocuk , bu dünyada tek sevdiği insan belki de bu küçük ufaklıktı bir daha dönüp bakmadı, ağladığını görmek onu üzdü, belli etmedim..

"Kolumu bırak ufaklık, annem çağırıyor artık gitmemiz gerek."

"Lütfen gitme , hem ben anneme söylerim bizim evde sana bir oda versin istediğin zaman kal , biz seninle daha top oynayacaktık , bana söz verdin yarın yanına geleceğim diye , sözünü tutmayacak mısın? "

Hüngür hüngür ağladı küçük Ayperi , kolunu da sıkı sıkı tutuyordu, onu ikna edersem gitmez diye düşünüyordu fakat artık her şey için çok geçti vakit onlar için daralmıştı ve ayrılık vakti gelmişti.

"Sözümü tutamadım işte, belki başka zaman tekrar oyun oynarız ama ne zaman bilemiyorum ufaklık."

Kolunu çekti küçük Ayperi'den ve arkasına bakmadan yürüdü kendisini bekleyen annesi ve babasının yanına , arkasında bıraktığı küçük kızın hıçkırık seslerini duyuyordu çok üzüldü öyle ağladığı için fakat ne yapabilirdi ki , elinden hiçbir şey gelmiyordu

Sevdiği tek insandan ayrılmak onu da yıkmıştı

Gitmeden döndü arkasına, küçük kızı öyle ağlayarak görmek kalbinde sızıya sebep oldu , ufaklığı ağlıyordu ama o birşey yapamıyordu, el salladı ona fakat ayperi hiçbir tepki vermedi

Durdu

Durdu

Koşup sarıldı Alparslan'a

"Lütfen gitme " diye ağladı , ağladı...

Fakat bir faydası olmadı.

Alparslan küçük bir öpücük bıraktı yaş gelen gözüne , arkasına bakmadan bindi arabaya ve uzaklaşmaya başladılar

Küçük Ayperi eski neşesine veda etti ,mavi bir duvarin önünde ve bir daha oynamak isteyemeyeceği ,elinde duran topa...

İlk bölüm bitti

Çok heyecanlı ve hevesli yazdım umarım çok sevilen bir kitap olur

Keyifli okumalar

Desteklerinizi beklerim💬

Sağlıcakla kalın

Bölüme emojimiz🟦

Ayperi ?

Alparslan ?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.