İçeriğe geç

Mavi Ay "Kralın Gözü"

Bölüm 1 · 10 dk okuma

Mavi Ay "Kralın Gözü"

Bölüm 1

Giriş Bölümü

Zaman aktı geçti. Güneş battı, gökyüzü kararmaya başladı. Ay yavaşça göğe doğru yükselirken Kraliçe Luna, ayın gelişini karşıladı. Başını eğerek ona olan saygısını gösterdi. Ay onun dostuydu, Ay onun gücüydü, Ay onundu. Başını kaldırıp yavaşça gülümsedi. Zamanı geliyor, o ana doğru ilerliyordu. Bu gece yeni güçlerine kavuşacak, daha da güçlü olacaktı dahası sevdiği adamla nihayet evlilik yemini edecekti. Arkasını dönüp balkondan çıktı. İçeriye girdiğinde ilk gördüğü şey büyük, görkemli tahtıydı. Sert ve güçlü adımlar atarak tahtına doğru ilerledi. O sırada odanın kapısı açıldı ve dört asker taşıdıkları camdan kutu ile içeriye girdi. Askerlerin getirdikleri cam kutuda Luna'nın tacı vardı. Her yıl ayın ilk dolunay şeklini aldığı zamanda gücünü yeniler ve bunun şerefine kendisini taçlandırırdı. Bu sayede hem halka gücünü gösterir hem de gücünü alabilirdi aksi takdirde taç olmadan ayın bahşettiği güce dokunamazdı.

Askerler merdivenlerden çıkarak cam kutuyu tahtın yanına yerleştirdiler. Luna'nın başını sallamasıyla askerlerden en rütbeli olanı kutunun camını kaldırıp yere koydu ve geri çekildi. Kraliçe el hareketiyle askerleri yanından gönderip tacına yaklaştı. Taca bakınca göze ilk çarpan üzerindeki büyük hilaldi. Hilali tutan ince elmas işlemeleri, hilal kadar olmasa da büyük lacivert yakutlar ayakta tutuyordu. Onları da bir tutan kalın gümüşün üzerinde de zümrüt işleme vardı. Parmaklarını, sanki kırılacakmış gibi tacın üzerinde nazikçe gezdirdi. Bu taç onun gücüne erişim kapısıydı.

"Kraliçem."

Duyduğu sesle arkasını dönüp kendisine doğru gelen en güvendiği askerine baktı. "Risus."

Risus onun önünde eğilip kocaman gülümsedi. "Majesteleri yine çok görkemli görünüyorsunuz. Emin olunuz ki Yaratan sizi oluştururken başka hiçbir şeye bu kadar özenmemiştir."

"Sözlerin en az benim kadar etkileyici ancak bunları eşimden duymak isterim."

"Ah tabi ki efendim. Müstakbel eşiniz birazda gelir. Siz hiç merak etmeyiniz."

"O gelene kadar git son hazırlıkları yap."

"Emredersiniz majesteleri.", önünde saygıyla eğilip kraliçeyi odada yalnız başına bıraktı. Luna tahtına oturup başını yukarıya kaldırdı ve ayın gökyüzüne yerleştiğini izledi. Yakında bulutlar ayın önünden çekilecek, ay dolunay halini gösterecekti hem de mavi renkte. Muhtemelen nikahtan sonraya yeni güçlerine kavuşacaktı. Taht odasının kapısının açılmasıyla bakışlarını indirdi.

"Ueno."

"Sevgilim!", hızlı adımlarla merdivenlerden çıkıp Luna'nın yanına vardı. Elini kaldırıp öne doğru uzatınca o da yüzünü öne doğru uzatıp müstakbel eşinin yüzünü okşamasına izin verdi. Ueno'nun kalın parmaklarının yanağında gezmesiyle kraliçe memnuniyetle gözlerini kapattı.

"Bu gece nihayet aşkımızı mühürleyeceğiz sevgilim."

"Emrinize amadeyim kraliçem.", anında kapıların açılmasıyla Ueno geri çekildi. Luna kaşlarını çatarak sırayla, gelen askerlere, halka, evlilik birliğini sağlayacak büyücüye ve yardımcılarına baktı. Bu anı bozduklarından dolayı onları mahvedebilirdi ancak sakin kalmayı tercih etti. ne de olsa bugün onun en mutlu günüydü. Büyücünün, yardımcıları ile yanlarına gelmesiyle Luna birkaç adım öne atıp kollarını yukarıya kaldırdı.

"Bugün burada her yıl olduğu gibi dolunayın gelişini, güçlerimin yenilenişini kutlamak için toplandık. Bu yılın farkı Komutan Ueno'nun sizin kralınız, benim ise eşim olacağıdır.", halkın tepkisini beklerken karşılaştığı sessizlikten dolayı sinirle Risus'a kısa bir bakış attı. Risus aldığı emirle askerlere işaret yaptı ve askerler ellerini kılıçlarının kabzasına koyarak ortamda tehditkâr bir hava oluşturdular. İnsanlar korkarak ellerinden geldiğince canlı bir şekilde Luna'yı alkışladılar. Hepsi çok yorgundu, eve dönmek veya artık zamanları geçen ölümü tatmak istiyorlardı. Kraliçe Luna'nın onlara yaptıkları büyünün bozulması için yıllardır dua ediyorlardı ancak bir türlü karşılığını alamamışlardı.

Bugüne kadar.

Kraliçe Luna alkışlar eşliğinde tahtına geri oturduğu gibi Ueno yavaşça Luna'nın tacını aldı ve nazik bir şekilde sevgilisinin başına yerleştirip alnını öptü. Ellerini saçlarından yanaklarına, yanaklarından da ellerine doğru kayıp ellerini sımsıkı tuttu. Şimdi tam sırasıydı. Büyücü onlara evlilik yeminini ettirecek ve kıyamet gününe kadar aralarında bir bağ olacaktı. Birkaç adım öne çıkıp tüm salonun dikkatini üzerine çekmek için uzun olan asasını üç kere yere vurdu. Taht odasında yankı yapan sesle tüm dikkatler yaşlı büyücüye çevrildi.

"Majesteleri buraya toplanma nedenimizi açıkladığına göre direkt konuya girebileceğime umut ediyorum. Öyle değil mi efendim?", Kraliçe'den onayı alır almaz sözlerine devam etti. "Güzel. Evlilik kutsal bir bağdır. İki kişinin hayat boyu ruhen ve bedenen bağlanmasıdır. Bu nedenle siz iki aşığı yedi yemini etmeye davet ediyorum. Majesteleri, damat ile ikinizin eşit olduğunu göstermek adına sizi ayağa kalkmaya davet edebilir miyim?"

"Tabi.", Ueno'nun yardımıyla ayağa kalkan Kraliçe, herkesin görebileceği şekilde sevgilisinin ellerini bırakmadan tam karşısına geçti.

"Teşekkür ederim efendim. Tüm gecenin hükümdarı, Yaratan'ın Ay'ını korumakla görevlendirdiği güçlü kadın, ay gücünün şu anki sahibi Kraliçe Luna, yedi yemini dürüst bir şekilde cevaplayacağınızı söyleyebilir misiniz?"

"Evet."

Büyücü, Ueno'ya döndü. "Kraliçe'nin koruyucusu ve sevgilisi, Ay Hanedanlığının güçlü askeri Komutan Ueno, yedi yemini dürüst bir şekilde cevaplayacağınızı söyleyebilir misiniz?"

"Elbette."

"Peki. Gece'nin kraliçesi Luna ve Komutan Ueno, evliliğinizde kibrinizi koruyup, kendinizi eşinizden üstün görmeyeceğinize yemin eder misiniz?"

"Yemin ediyorum."

"Ediyorum."

"Evliliğinizde açgözlü olmayacağınıza, mal, mülk her konuda eşinize paylaşımcı olacağınıza yemin eder misiniz?"

"Yemin ediyorum."

"Ediyorum."

"Evliliğiniz sırasında öfkeniz arttığında kendinizi kontrol altına alıp birbirinizin kalbini kırmayacağına dair yemin eder misiniz?"

"Yemin ediyorum."

"Ediyorum."

"Evliliğiniz sırasında tembellik etmeyeceğinize, evliliğiniz, birbiriniz ve geleceğiniz için çalışacağınıza yemin eder misiniz?

"Ediyorum.", bu sefer ilk cevap veren Ueno oldu. Kraliçe ise cevap vermedi hatta Ueno'nun ellerini bırakıp geri çekildi. Şu an dikkati taht odasında sol köşede dikilen kişinin üzerindeydi. Halk ve taht katındakilerin hepsi Luna'nın odaklandığı yere döndü. Duvarın yanında gülümseyerek taht katındakileri izleyen kişiyi tanıyanlar çoktan korkup birkaç adım geri atmıştı bile. Kraliçe kaşlarını çatıp ellerini yumruk yaptı.

"Senin ne işin var burada? Nasıl girdin içeriye?!", bağırışı taht odasının duvarlarında yankılandı. İnsanların korkuları daha da artmıştı. Duvarın yakınında duran adamın gülüşü büyüdü. Birkaç adım öne attığı an o tarafta bulunan insanlar geriye doğru gittiler. Bu adamda normal olmayan bir soğuk vardı. Yıllar önce unutulan bir şeyin ağırlığını taşıyordu. Buradaki insanlar şu an bunu düşünüyorlardı onun hakkında.

'O adam bir 'şey' gibi soğuktu.'

'O adam bir 'şey' gibi beyazdı.'

O adam bakışlarını Luna'ya dikti. Daha önce hiç kimse Kraliçe'ye böyle dik başlı ve korkusuzca bakmamıştı. İnsanlar şu an şaşkın ve korku içindeydiler. Sonunda adam konuşmuştu. Sesi insanlara normal geldi ancak hissettikleri şey adamın sesinin çok sessiz olduğuydu.

"Eğitimdeyken sana kimse öğretmedi mi? Ölümden kaçamazsın Luna! Azrail Efendi'den gelen bu gücümü ondan ve Yaratan'dan başka kimse engelleyemez!", insanlara dönüp sesini yükselterek kendini tanıttı. "Ey insanlar! Ben Azrail Efendi'nin baş askeri, birçoğunuzun unuttuğu ama benim birazdan hatırlatacağım olan ölümün elçisi, Thanatos. Benden korkmayınız sevgili insanlar çünkü benim de sizlerinki gibi olan ve bir kadına ithaf ettiğim bir kalbim var. Buraya sizlerden alınan yaşam sonunu geri vermek için gönderildim. Zamanı geçenler birazdan Yaratan'ın size bahşettiği sona ulaşacaklar.", Thanatos, Luna'ya döndü.

"Önce senin sıran. Tacını oraya bırakıp buradan defolup gitmeni öneriyorum aksi takdirde olanlardan ben sorumlu olmayacağım."

"Asla! Ay bana ait, bu insanlar, bu saray hepsi bana ait! Ben Kraliçe Luna...", cümlesi taht odasının kapısının iki kanadının da açılmasıyla yarıda kaldı. İçeriye gelen adam ağır botlarıyla adımlar atarak odanın ortasına geldi. Luna'nın göz bebekleri o anda büyüdü. Korktuğu başına gelmişti. Devir teslim zamanıydı. Sertçe yutkunarak baştan aşağıya gelen adamı inceledi. Mavi gözleri keskin bir kılıç gibi sert ve parlaktı. Çehresi de gözlerinden geri kalmayacak şekilde güzel ve sert görünüyordu. Kıyafetleri bir savaşçı kıyafetiydi ancak daha özenle hazırlanmıştı. Tıpkı güçlü bir liderin giyebileceği türdendi. Kraliçe kendine gelmek için gözlerini sıkıca kapatıp geri açtı. Bu onun kurallarına yanlıştı. Kendisi Ay'ın sahibiydi ve tüm herkes ona itaat etmek zorundaydı, yeni kralda dahil. Bu işi usullere göre halletmek en doğrusuydu. Kendisi kurallara pek uymazdı ancak bildiği bir kural varsa da o da başka elçilerin görevdeki ve göreve geçecek elçiye karışma yasağı olduğuydu.

"Tahtımı mı istiyorsun?", diye bağırdı yeni gelen elçiye. "O zaman gel de al!", gözleri tamamen gece karası renginde parladı, beyazlıklar bile kaybolmuştu. Çatık kaşlarının altında bu gözler korkutucu görünüyordu. Elleri de aynı renkte parladı ve kraliçe savaş naraları atarak olduğu yerden atlayıp gücüyle yeni elçiye ateş etti. Yeni elçide buna kayıtsız gelmeyerek kollarını çapraz yapıp oluşturduğu kalkanla gücün kendine ulaşmasını engelledi. Sonunda çapraz yaptığı kollarını hızla iki yana açarak Luna'nın gücünü ona geri püskürtüp onu merdivenlere doğru geriye uçmasına sebep oldu. Kraliçe merdivenlerde yuvarlanarak en son basamağa düştüğünde gözlerini açtığı gibi yeni elçinin kendisine yakıcı gücüyle ateş ettiğini gördü ancak karşılık veremeden gücün altında ezildi. Ayağa kalkamıyor ya da güce karşı koyamıyordu. Üstelik gördüğü şey de onu şaşırtmıştı.

"Onun aurası ve gücünün rengi mavi bu nasıl mümkün olabilir?", diye düşündü. Bugüne kadar bütün ay elçilerinin aurası ve gücü gecenin karanlığı renginde olmuştu. Bazense direkt ayın rengi griydi ama asla mavi renk aurası olan olmamıştı. Yani bu demek ki...

Ueno ve askerler ona yardım etmek için harekete kalkışsalar da büyücü buna engel oldu. Ortada liderlerin savaşı vardı ve kurallar gereği buna kimse engel olmamalıydı. Yeni elçinin durmasıyla beklenmedik bir hızla yeni elçiyi gücüyle duvara püskürttü. Elçi büyük kapıya çarpıp yere düştü. Kraliçe Luna ayağa kalkıp ona ilerledi. Yeni elçi bir hamle yapmaya kalktığında gücüyle onu vurup tekrardan yere düşmesini sağladı. Umursamıyormuş gibi bakarak gülümsedi. "Beni yenmek için daha çok çalışmalısın."

"Henüz tanışmadık.", başı eğik olan elçinin kısık sesle söylediği şeyi anlamayan Luna'nın tek kaşını kaldırmasına sebep oldu.

"Ne dedin?"

"Benimle daha tanışmadın.", başını kaldırıp gözlerini Luna'nın görmesini sağladı. Kraliçe gördüğü şeyle korkuyla olduğu yerde kalınca yeni elçi kendini tanıttı. "Ben gecenin yeni kölesi, Yaratan'ın askeri, ayın ışığını parlatan, ay gücünü taşıyacak olan, mavi ay gücünü taşıyan ilk ve tek ay elçisi Kral Orion'um.", cümlesini bitirir bitirmez gözlerindeki mavi parlamaya yavaşça geçip gözleri normale döndü ancak birkaç saniye sonra irisleri hareketlendi ve mavinin en güzel tonunda parlamaya başladı. İrisleri bir dairenin içinde hapsolmuş yılan gibi dönüp duruyordu. Kraliçe Luna koşarak geriye gitti ve başını kaldırıp pencereye baktı. Ay dolunay şeklini almıştı ancak normal renginde değildi.

Ay maviydi.

Normalinden daha parlak bir maviydi.

Hem de olması gereken zamanından daha da erkendi.

Eğitiminin hiçbir yerinde atalarının dahi aya mavi renk verdiğini duymamıştı. Hüküm sürdüğünde de hiçbir şekilde ayın rengini değiştirememişti. Bu imkansızdı! İmkansız olmalıydı! Şimdi bu güç yeni elçiye mi verilmişti? Vücudu titredi. Bakışlarını Orion'a çevirirken bile gözlerinin ağırlığını hissetti. Orion çoktan ayağa kalkmış ona doğru bakıyordu. Başını hafifçe eğdi ve bağırarak ellerindeki güçle Luna'yı tahtına kadar geriye püskürttü. Taht katında olanlar oradan kaçarken Risus hızla Ueno'nun yanına gelip onu kolundan tuttuğu gibi odadan çıkardı. Kraliçe Luna titreyen eliyle tahtına tutundu ve ayağa kalkıp Orion'a baktı. Bacaklarının kendisini daha fazla taşıyamayacağını anlayınca son gücüyle tahtına oturdu. Orion zırhının altından bir taş çıkardı. Taşı Luna'ya doğrultup birkaç büyü fısıldadı. Sözleri damarlarındaki kanın hareketlenmesini sağladı. Taş tuttuğu elinin damarları parladı ve anında taş parlayarak ışık püskürttü. Çıkan ışık Luna'ya doğru vuruldu. Ayaklarından başlayarak diğer herkese yavaş, kendisine hızlı gelecek şekilde taşlaşmaya başladı. Kraliçe hızla bir şeyler fısıldayarak gözlerini kapatıp ağzını açık bıraktı. Güç, tacına kadar çıkınca tacı parçalandı, parçaları da yere düştü. Birkaç saniye içinde tamamen taşa dönüşmüştü.

Orion taşı indirip cebine geri koydu ve Thanatos'a döndü. Ölüm elçisi onaylar bir şekilde başını sallayarak yanına geldi. İnsanlara dönerek onlara seslendi. "Birazdan atlılar gelecek ve zamanı dolanları alıp götürecek. Sizler için doğal olmayan bir durum oldu ancak artık hepsi geçti. Korkmayın! Atlılar gelmeden yaşayanlarla vedalaşın!", sözleri bittiği gibi sisler taht odasını kapladı. Yaşayan insanlar bir şey göremese de zamanı dolanlar, bir hastalıktan dolayı ölmesi gerekenler, yaralanıpta ölemeyenler ve Orion ile Thanatos atlıların gelişini izledi. Atlılar zamanı dolanların yanına gitmeden önce Thanatos'un önünde eğildiler. Orion ilk defa atlıları gördüğünden onları iyice inceledi. Kendilerinin ve atlarının derisi yoktu, sadece kemikten ibarettiler. Bir de atlıların saçları vardı ve vahşi batı tarzında birer kovboy gibi giyinmişlerdi. Hepsi kemikten olsa da büyük görünüyorlardı. Zamanı dolanlar atlılarla gidince sisler kayboldu, sisler kaybolunca da Orion geride kalan insanlara döndü.

"Ey insanlar! Beni dikkatli dinleyin. Evlerinize geri dönün, olanlardan kimseye bahsetmeyin ve asla geri dönmeyin. Kâbusunuz sona ermiştir.", geride kalan insanların neredeyse hepsi mutluluktan ağlayarak yeni elçiye sonsuz minnetlerini gösterdiler. O sırada elçilerin yanına askerler geldi. Askerler yeni elçinin önünde diz çökerken Risus ve Ueno'dan sonra en rütbeli olan Axel başını kaldırıp krala baktı.

"Majestelerinden ilk emrini bekliyoruz.", Orion birkaç saniye düşünüp komutana doğru eğildi.

"Gidin bu insanları evlerine bırakın. Hem de hemen!", askerler başlarını sallayarak emri kabul ettiklerini gösterip ayağa kalktılar. İnsanlar ile saraydan çıkarken Orion hepsini saygıyla selamlayıp gidişlerini izledi. Thanatos ve Orion yalnız kalınca Ölüm Elçisi, Ay Elçisine kaşları çatılı bir şekilde baktı. "Luna'yı tahtında taşa çevirmemen gerekiyordu. Taht bir elçinin gücünü simgeler. Büyük hata yaptın Orion. Umarım bu hata sana çok pahalıya mal olmaz."

Ölüm Elçisi başka bir şey söylemeden taht odasının kapısından çıkıp ortadan kayboldu. Orion tek başına kalınca bakışlarını tahta taşlaşmış bir vaziyette oturan Luna'ya çevirdi. Her ne olursa olsun bu durumun kötü bir yola açmasına izin vermeyecekti. Kendisi Mavi Ay'ın elçisiydi ve artık yeni bir devrin başlama zamanıydı.

Artık yeni bir Ay elçimiz var!

Kral Orion.

Mavi Ay

gücüne sahip tek elçi.

~•~•~•~•~•~•~•~•~

BÖLÜM SONU

~•~•~•~•~•~•~•~•~

Yazım yanlışı varsa lütfen kusura bakmayın.

Bölüm sonu

11 yorum

  • Tüm gün sohbet edecek arkadaşlar veya kitaplarınıza daha çok okunma, karşılıklı destek ve oy mu arıyorsunuz? O zaman sizi 4k üyeli "YZR İmperial Legion" Discord serverimize bekleriz. Yazarlara destek, 7/24 sesli & yazılı aktif chat, oyun, toplu müzik temelli serverimize dahil olmak için Google'de "YZR İmperial Legion" aratarak Disboard'dan girmeniz yeterlidir. Bu projemiz aslında yazarlara destek içindir ama bunu reklam gibi görüp rahatsız olursanız haber etmeniz yeterlidir. İyi günler.🌸 ✨**Ek Özellikler** * Sohbet, role play, dizi sohbet, toplu sesli chat & müzik, native'lerle dil pratik * Kitaplarınızı karşılıklı okutma veya oylatma sistemi * Oyunlar (LoL, CS-2, Valorant, Minecraft, Gartic, Among Us, Mafya, Vampir Köylü, Köstebek, Doğruluk-Cesaret, Çekilişler) * Code & yazılımcılara destek sistemi, AI botlar, kitap ve resim botları * Davet linki süresiz, istediğiniz zaman katılabilirsiniz!🔗 https://discord.gg/SJtpHRWMFF - süresiz link🖇️

  • https://discord.com/invite/M2PUn4GY2q Merhaba🌺3600+ üyeoli yazar ve okur topluluğu adına buradayım. Sizi Discord'ta sohbet eğlence,oyun,dil sohbet (Native Ingilizlerle), kitap, vote, AI resim/sohbet botları temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli, tüm gün aktif sunucumuza davet ediyorum.Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarlar ve okurların içinde sizi de görmeye mutlu oluruz.Sunucumuz keşfedilmemiş ve gelişmekte olan yazar ve okurlardan oluşuyor.Haftanın 5 günü sırayla bir yazarın kitabının 3 bölümü okunur yorumlanır,sunucuda isteğe bağlı iki tur var; "eleştiri ve destek"turları,eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve iyi olduğunu söylüyoruz.Destek turu ise fazla vakti olmayan,sınavlara hazırlanan üyelerimiz içindir.Bu turda okuma zorunlu değildir ve görevleri fazla zaman almayan görevlerdir Etkileşimi az olan yazarlar için en iyi koşulları oluşturmaya çalışıyoruz.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor,bu yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz.Sunucuda etkinlikler hazırlıyoruz.Bundan başka sunucumuzda 🏆Ayın Yazarı🏆 yarışmasıda geçirilmekte ve kazanana yorum vote ödülleri verilmektedir. Ilave bilgi için yazabilirsiniz Gruptan da bahsedeyim.Şu an 3600+ üyeye sahip her daim aktif. Sunucumuzda 13 yaşından 50 yaşına kadar her yaştan yazar ve misafir üye var. Her gün sosyalleşme etkinlikleri yapıyoruz.Bunlar role play, tiyatro gibi etkinlikler.Oyun kanallarımızda ise üyelerle lol, valorant, mafya,vampir köylü,cinayet çözme, gartic, among us gibi oyunlar da oynuyoruz.Eğlence için owo,satranç,kelime türetmece,adam asmaca gibi oyunlar da var.Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor, sesli sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için burada yukarıdaki linktedi boşlukları bırakmadan oluşturup kopyalayın.Sonra discorda, Instagram'da ya da burada yoruma atın ve üzerine tıklayarak dahil olun. Anlamazsanız bana sorun.Bu linkin süresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayarabilirsiniz.

  • https://discord.com/invite/M2PUn4GY2q Merhaba🌺3600+ üyeoli yazar ve okur topluluğu adına buradayım. Sizi Discord'ta sohbet eğlence,oyun,dil sohbet (Native Ingilizlerle), kitap, vote, AI resim/sohbet botları temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli, tüm gün aktif sunucumuza davet ediyorum.Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarlar ve okurların içinde sizi de görmeye mutlu oluruz.Sunucumuz keşfedilmemiş ve gelişmekte olan yazar ve okurlardan oluşuyor.Haftanın 5 günü sırayla bir yazarın kitabının 3 bölümü okunur yorumlanır,sunucuda isteğe bağlı iki tur var; "eleştiri ve destek"turları,eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve iyi olduğunu söylüyoruz.Destek turu ise fazla vakti olmayan,sınavlara hazırlanan üyelerimiz içindir.Bu turda okuma zorunlu değildir ve görevleri fazla zaman almayan görevlerdir Etkileşimi az olan yazarlar için en iyi koşulları oluşturmaya çalışıyoruz.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor,bu yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz.Sunucuda etkinlikler hazırlıyoruz.Bundan başka sunucumuzda 🏆Ayın Yazarı🏆 yarışmasıda geçirilmekte ve kazanana yorum vote ödülleri verilmektedir. Ilave bilgi için yazabilirsiniz Gruptan da bahsedeyim.Şu an 3600+ üyeye sahip her daim aktif. Sunucumuzda 13 yaşından 50 yaşına kadar her yaştan yazar ve misafir üye var. Her gün sosyalleşme etkinlikleri yapıyoruz.Bunlar role play, tiyatro gibi etkinlikler.Oyun kanallarımızda ise üyelerle lol, valorant, mafya,vampir köylü,cinayet çözme, gartic, among us gibi oyunlar da oynuyoruz.Eğlence için owo,satranç,kelime türetmece,adam asmaca gibi oyunlar da var.Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor, sesli sohbet ediyoruz. Sunucumuza girmek için burada yukarıdaki linktedi boşlukları bırakmadan oluşturup kopyalayın.Sonra discorda, Instagram'da ya da burada yoruma atın ve üzerine tıklayarak dahil olun. Anlamazsanız bana sorun.Bu linkin süresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayarabilirsiniz.

  • Çok güzel yazmışsın başarılarının devamını dilerim benim eserimi YILDIZLAR GEÇİDİ ni okuyup beğenir misin

  • Bunu bir övgü olarak algıla çünkü öyle, çok sevdiğim yazar P. C. Cast in kitaplarını anımsattı bana ve bu benim çok hoşuma gitti

  • Şunu demek istiyorum ki eserini okudum ellerine sağlık çok güçlü bir betimlemen var olayları okurken insanı içine çekiyor metinler, örneğin thanatos un geldiği yer onun o soğukluğu ilgimi uyandırdı gerçekten devamını merakla bekliyorım

    1Yanıt