Günaydın sevgili çiçekler, her zaman güzel parlayan güneş ve bonjour babacım
"Günaydın güzel kızım, bahçeden güzel çilekler topladım tıpkı senin gibi"
"Babacım, utandırıyorsun beni."
Hayatımız genellikle sabah bitki,sebze ve meyve topladıktan sonra kahvaltımızı hazırlamayla başlar ardından kasabanın merkezinde küçük bir kütüphaneye gidip istediğimiz kitabı alıp denizin yanı başında oturur ve okuruz.
Basit geçen sıradan hayatımız oldukça düzende ve yolundaydı. Bu hayatı gerçekten seviyordum sakin ve oldukça rahatlatıcı o yaşam. Düşündüğüm ve dert ettiğim hiçbir şeyin olmaması bir o kadar mutlu etse de gene de hayatımda bir boşluktaydım. Sessiz ve derin bir boşlukta.
Kahvaltıyı hazırlamak için küçük mutfağıma girdim. Birkaç yumurta kırdım ve biraz çay yaptım. Ellerimle masayı iyice toparladım ve temizledim.
"Babaa, kahvaltı hazır"
Yaşlı babam ağır ağır yürürken gözlerimin içine bakar ve gülümserdi. İşte o zaman içimi ısıtıcak bir çaya bile ihtiyaç duymazdım. Tamamıyla babama bağlıydım. Annemi hiç tanımamıştım ben doğarken ölmüştü. Onu tanımayı ne kadar çok isterdim bir bilseniz. Babam hep ona benzediğimi söyler ve eğer anneni görmek istiyorsan aynadaki yansımana bak o her zaman içimizde derdi. Ben de babamın dediği gibi yapardım. Aynaları çok severdim odamda bir sürü ayna vardı. Aynanın bana güzellik ve iyi hatıralar getireceğine inanırdım. Çokta yanılmamışım
Kahvaltımız bittikten sonra üstümüzü giyindik. Ve favori mekanımız olan "Pearl Kütüphanesi" ne uğradık.
Kitap seçmek oldukça zor bir işti çünkü bu kütüphanenin hepsini bitirmiştim. Ama en beğendiklerimi hep sona saklardım. Benim için bir ödül gibi olurdu.
Kütüphaneden aldığımız kitaplarla evimize doğru yürürken sokağın başında oyuncaklarını satan bir kızla karşılaştık. Küçük tahta bir sehpa kurmuştu kısa sokağın başına. Üstünde de bir sürü bez bebekler vardı.
"Merhaba,ne kadara satıyorsun acaba?" diye sordum
"5 fransız frangı" dedi.
Cebimden 5 frang çıkarttım ve küçük kıza verdim. Küçük sarışın bez bebeğimi de böylece almış oldum. Çok tatlı bir bebekti saçları yandan örgü şeklinde ayrılmış. Gözleri siyah bir boncuktan,elbisesi ise gerçek kumaşlardan yapılmıştı.
Kıza teşekkür ettikten sonra kısa sokağın sonuna yani deniz kenarındaki evimize ulaşmıştık.
Babama ve kendime mutfakta çay hazırlarken gördüğüm şeyle donakaldım