İçeriğe geç

Masumlar Kenti

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Masumlar Kenti

Bölüm 3

3. Bölüm | Tanışma |

Monami kendini hazır hissediyordu. Diğer aile üyeleri de aynı şekilde. Büyük bir orkestra getirmişlerdi onun sesi ile halkın önüne çıktılar. Önce selamladılar ve babası konuşmaya başladı. Kısaca bugünün öneminden ve kızının onu çok gururlandırdığını anlatıyordu . Konuşması bittiğinde sıra Monamiye gelmişti. Monami “Sevgili halkım bugün benim için büyük bir önem arz ediyor. Sizinde huzurunuzda artık prenses olacağım. Yönetimde benimde söz hakkım olacak ve söz veriyorum ki ülkemizi daha iyi yerlere getirmek için çabalayacağım.” dedi. Ardından o yüksek senfoni tekrardan başladı ve annesi Senasia ilk tacını takdim etti. Bütün halk alkışlıyordu bir sevinç havası vardı. Monami’nin aklına hazırlanırken gördüğü o çocuk geldi. Halkın arasında gözünü gezdirdi ve tekrardan göz göze geldiler. Çocuğun yüz ifadesi çok çaresiz görünüyordu. Monami içten içe üzüldü ve kendine bir söz verdi. “İlk işim bu çocuğun mutsuzluğunu gidermek.” dedi. Tören son bulmuştu , halk yavaş yavaş dağılıyor onlara ikram edilen atıştırmalıklardan yiyorlardı. Alema ve Pednos Monami’nin yüzündeki ifadeyi görünce yanına gittiler.Alema konuşmaya başladı “Abla neden bu kadar mutsuzsun bir sorun mu var?” dedi. Monami “Bugün benim ennn mutlu günüm nasıl mutsuz olabilirim ki.” dedi bir sevinç havasıyla. Alema ve Pednos onaylar gibi yapıp oradan ayrıldılar. Yarın Monami Numon Kentini ziyarete gidecekti. Bu onun ilk göreviydi. O sıkı kıyafetini çıkardı ve onun için hazırlanan yeni yıkanmış kıyafetlerden giydi. Annesi odasına girdi ve onunla ne kadar gurur duyduğunu bir kez daha dile getirdi. Monami geç olmadan yanında götüreceği kıyafetleri hazırlamaya başladı. Bir türlü düşünemiyordu aklında o çocuk vardı. Neyseki en yakın arkadaşı Katia kapıyı tıklatarak odaya girdi. Monamiyle Katia 8 yıldır çok yakın arkadaşlardı. Birbirlerinin her zaman yanındaydılar. Monami kıyafet seçmek için yardım istedi. Katia’nın modayı çok iyi takip ettiğini biliyordu. Katia yine en güzel kombinleri yapmıştı onun için. Ardından biraz sohbet ettiler ve Katia çok geç olmadan ayrıldı. Monami Katiaya’ya o çocuktan bahsetmemişti öncelikle kendisinin tanışması gerektiğini düşünüyordu. Bir süre sonra uyudu. Sabah kalktığında saatin çok erken olduğunu farketti. Normalde tekrardan uyurdu ama bugün Kent ziyareti olduğunu hatırladı ve şimdiden giyinmeye başladı. Ona göre saat çok erkendi ama aşağı kata indiğinde kahvaltı için aslında herkesin onu beklediğini gördü. Biraz daha dikkatli baktığında dün gördüğü çocuğu da masada babasının yanında otururken gördü şoka uğramıştı. Hala idrak edemiyordu. Yanlış gördüğünü düşündü. Yerine oturdu. Ama oydu bütün gece aklından çıkmayan o çocuk karşısında oturuyordu. Babası konuşmaya başladı. “Bugünkü kent ziyaretinde sana Prens Betrin eşlik edecek. Kendisi Numon Kentinin prensi .” Konuşmasını bitirmişti. Monami Betrin’i incelemeye başladı yakından bakınca saçları çok daha güzel görünüyordu gözleri ışıldıyordu. Ona daldığını farketti ve hemen kendini toparladı. Büyük bir mucizeydi sanki ,birlikte Kent ziyareti yapacaklardı. Heyecandan kalbi çok hızlı atıyordu. Böyle bir şey aklının ucundan bile geçmezdi. Kibar kibar yemeğini yedi ve kalkmak için izin istedi. Dans ederek odasına çıktı uzun zamandır kendini bu kadar enerjik hissetmemişti. Aklında bir sürü senaryo kurmuştu bunları hayal ederken bile nasıl mutluydu birde birlikte yolculuk yapacaklardı. Daha fazla tanıması gerekiyordu. Aşağıdan bir ses duydu tanımadığı bir ses. “Hazır mısın prenses?” diyordu. Bu sesin Betrin’e ait olduğunu düşündü ve mutlu bir sesle “Hazırım” dedi. Kapıyı açtı karşısında eşyalarını almak için gelen, yeni işe alınan adam vardı. O an adeta yıkıldı. Aşağı ağır ağır bir prenses gibi yürüdü. Artık prensesti ağırlığını koyması gerekiyordu. Eşyaları yerleştirildi ve arabanın kapısı onun için açıldı. İçeride Betrin’i gördü yüzünde samimi bir ifade vardı. Yanına oturdu. Betrin samimi bir şekilde “Merhaba prenses.” dedi. Monami’nin kalbi hızla atıyordu. Monami de “Merhaba “ dedi. Betrin tekrardan söz aldı “Babanın da dediği gibi sana ben eşlik edeceğim belki beni hatırlıyorsundur.” dedi. Tabikide hatırlıyordu ondan hiç gözünü alamamıştı. Monami “Seni törende görmüştüm ama mutsuz gözüküyordun. Bir sorun mu var acaba?” dedi. Betrin “ Ha sen onu diyorsun , biraz üzgündüm açıkçası sana Prens Dami eşlik edecekti son anda değişti ve ben geldim. “ sesindeki mutluluk belli oluyordu. Monami içten içe çok mutlu olmuştu ama dışarıdan sadece sırıtmasını belli ediyordu. Bunun üzerine Betrin de sırıtmıştı ve bir süre konuşmadan yolculuğa devam ettiler. Ardından Monami’nin uykusu geldi kendini uyumamak için bir süre tuttu ama daha sonrasında uyuya kaldı başı Betrin’in omuzuna düştü. Betrin şaşırmıştı Monamiyi izlemeye başladı Monami gerçekten çok güzel bir kız diye aklından geçirmeye başladı. O da uyuya kalmıştı. Yolculukları birlikte uyuyarak geçti. Şöförün seslenmesiyle ikiside bir anda uyandılar. Monami’nin yüzü kızardı hemen toparlandı. Tam tersi Betrin sırıtıyordu. Aklına bir anda küçüklüğü geldi Monami hatırlamıyordu ama Betrin hala o zamanları özlemle anıyordu. Etrafa dalgın dalgın bakmaya başladı. Şöförün ikinci seslenişiyle kendine geldi ve arabadan indi. Numon Kentine gelmişlerdi Monami şaşkınlığa uğramıştı. Yaşadığı şehirde herkes mutluydu burada ise insanlar sefil bir hayat sürüyorlardı. Betrin’e döndü ve “ Ben böyle bir yer beklemiyordum bizim kentten çok farklı .” dedi kendini tutamayarak. Betrin kırgın bir ifadeyle ona baktı ardından “ Buraya gelmenin asıl amacı bu kente umut olman .” dedi. Monami şaşırmıştı. Kendini bir an çok büyük birisi gibi gördü. “Elimden geleni yapacağım.” dedi. Monamiyi halk gerçektende büyük bir umutla bekliyordu. Onun için bissürü yiyecek ve içecek halk tarafından hazırlanmıştı. Monami bu hazırlığı görünce çok sevindi halkın şikayetlerini dinlemeye başladı. Çoğu kişi parasızlıktan,kendilerini güvende hissetmediklerinden bahsediyordu. Monami onlar adına çok üzüldü ve Betrin’in yanına gitti. Betrin korku dolu ve endişeli gözlerle ona bakıyordu.Anlatmaya başladı “Monami hemen Masum Kent’e döneceksin.” dedi sert bir ifadeyle. Monami şaşkınlığa uğradı “Neden dönüyorum anlatır mısın? Ben buraya kaçmak için değil sorunları çözmek için geldim.” dedi. Betrin daha sinirli bir şrkilde “Monami ısrar etme dönmen gerekiyor.” dedi. Monami “ Dönmem için önce anlatman gerekir.” diye yineledi. Betrin artık pes etti ve anlatmaya başladı “ Monami kısa süredir tanışıyoruz ama ben sana tahmin ettiğinden daha fazla değer veriyorum. Kentimize bu akşam saldırı düzenleneceği haberini aldım sen burada durmaya devam edersen sana da zarar gelecek ve bunun olmasını istemiyorum. “ içinden uzun zamandır tanışıyoruz aslında bunları demek beni çok üzüyor dedi. Monami “Nasıl bir saldırı olacağını anlatır mısın? Ayrıca sende benim için çok önemlisin sen burada olacaksan bende yanındayım itiraz istemiyorum.” dedi. Betrin “ Kentimizi ayakta tutan 5 tane temel var. Onları yıkacaklar. Onlar giderse bu şehir yok olur. Daha öncesinde saldırmışlardı ama zarar alsakta tamir ettik. Bu sefer daha büyük bir orduyla saldırı gerçekleşecek. “ dedi. Monami “Peki bu temeller tam olarak nerede?” diye sordu. Betrin “Büyük kulenin altında 2 tane var ,müzenin altında 1 tane geri kalan 2 tane ise bu sarayın altında. “ dedi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.