İçeriğe geç

Masumiyetin Sonu

Bölüm 2 · 18 dk okuma

Masumiyetin Sonu

Bölüm 2

1. Bölüm Karşılaşma

Elime bir ok aldım ve şişenin tam ortasına isabet ettim. Abim eliyle alkış çalarak yanıma geldi "aferin artık güzel atışlar atıyorsun." Sırıtarak ona döndüm "ben herzaman güzel atışlar atıyordum zaten abicim." Abim sırıtarak yanıma geldi "biraz dinlen istersen güzelim yorulmuşsundur şimdi." Kafamı tamam anlamında sallayıp odama gittim. Kafamı yastığa koydum ve gözlerimi kapattım. İçerden bir ses duydum ve bu benim sıçramama sebep oldu. Ayaklarımı yere koydum ve ayağa kalktım. Sesin nerden geldiğini anlamamıştım. Sonra tekrardan ses geldi ve elime sert bir nesne alıp oda'dan çıktım. Ses abimin odasından gelmişti. Kapıyı açıp kafamı içeriye uzattım, ve abim yatağa oturmuş ağlıyordu ve etraf dağınıktı. Anlam veremediğim bir şekilde içeri girip abime baktım "a-abi noldu buraya böyle?" Abim konuşmadı ve ağlamaya devam etti. Abimin önüne diz çöktüm "abi noldu iyimisin söylemek ister misin?" Abim kafasını kaldırıp bana baktı çok fazla ağlamıştı sanırım, gözleri kıpkırmızıydı bana bakarak. "Ben artık dayanamıyorum adel." Ona bakmaya devam ediyordum. "Neye dayanamıyorsun abi. Abim bana bakarak kaşlarını kaldırdı. "Hayatta yaşamaya dayanamıyorum ben annem ve babam olmadan yapamıyorum." Ayağı kalkıp abime sarıldım "Şşş tamam ağlama." Abimde bana sarılarak "Adel ben sanada bakamıyorum yapamıyorum." Geri çekildim "O nasıl söz abicim." Geri çekilip "Kalk hadi, banyoya git ben buraları toparlıyacam." Abim kafasını tamam anlamında sallayıp banyoya gitti. Bende buraları toplayıp yemek yapmaya indim. Yemeği yapıp sofrayı kurmuştum abimde aşağıya inip yanıma oturdu. "Eline sağlık yemekler çok güzel olmuş." Hafif sırıtarak abime baktım. "Sen iste ben her zaman yaparım." Abimde hafif sırıtarak bana baktı ve sonra ciddi haline geri döndü. Yemeği yedikten sonra ben sofrayı toplayıp antremanıma geri döndüm. Abimde telefonunda birisiyle konuşuyordu. Ben atremanı yaptıktan sonra abimin yanına geldim. "Abi kiminle konuşuyorsun?" Abim cevap vermedi. Abimin telefonla konuşması bitince bana döndü. "Yarın iş bakmaya gideceğim sen istersen yarın İnci'nin yanına git." Abime bakıp. "Tamam o zaman ben yarın İnci'nin yanına giderim." Abim sırıtarak odasına çıktı. Bende ardından odama çıktım ve telefonu alıp İnci ile mesajlaştım. "Kanka uyudunmu?" "Yok uyumadım kanka" "Kanka abim yarın iş bulamaya gidecekmiş abim "istersen İnci'nin yanına git" dedi bende "tamam" dedim yarın müsaitmisin yanına gelebilir miyim." "Olur kanka gel zaten Ayberk'de yarın bize gelcek hep birlikte vakit geçirip eğleniriz" "Tamam kanka o zaman yarın görüşürüz" "Görüşürüz" Telefonu kapatıp yatağıma uzandım. Sabah abimin kaldırmasıyla uyandım. "Noldu abi sabah sabah." "İşe gideceğim dedim ya hadi kalk sana yemek hazırladım mutfakta duruyor yersin sonrada gidersin İnci'nin yanına." Kafamı tamam anlamında salladım, sonra abim başıma öpücük kondurup odadan çıktı. Banyoya gidip yüzümü yıkadıktan sonra aşağıya indim. Yemeğimi yedim ve odama gidip hazırlandım. Üstüme beyaz crop giyindim altıma siyah şort etek giyinip evden çıktım. İnci'nin evi çok uzak değildi bir kaç adım yürüme mesafesiydi. Biraz yürüdükten sonra İnci'nin evine varmıştım. İnci kapıyı açınca direkt bana sarıldı bende karşılık verdim. " Hoşgeldin canım kankam." Gülümsedim ve ona döndüm. "Kanka biraz daha sıkarsan boğula bilirim." Hemen geri çekilip özür diledi ve içeriye geçtik. " Eee daha gelmemiş Ayberk." İnci bana dönüp. "Az önce buradaydı nerde şimdi?" Birisi arkamızdan gelip "böööğgg" yerimizden sıçradık ve arkamıza baktık. Arkamıza baktığımızda Ayberk gülüyordu. Koluna vurup "Napıyorsun yaa ödümüz koptu." Ayberk gülüp bana sarıldı bende karşılık verdim. " Hoşgeldin Adel görüşmeyeli uzun zaman olmuş. İtiraf ediyim özlemişim seni." Geri çekilip. "Bende seni özledim." Salona geçip koltuğa oturduk ve sohbet etmeye başladık. "Eee nasılsın Adel napıyorsun iş bulabildi mi." Kafamı hayır anlamında salladım. "Hayır henüz bulamadım üniversiteyi bitirdim ve iş arıyorum 23 yaşıma gireceğim zaten o zaman bir şirkete girip çalışacağım." Ayberk bana baktı. "Bizim çalıştığımız şirkettin CEO'su asistan arıyor istersen orda çalışabilirsin." İnci bana bakıp. "Harika olur hem birlikte çalışmış oluruz ne dersin Adel?" Kafamı İnci'ye çevirip. "Harika olur o zaman doğum gününden sonra ben sizin şirkete gelirim İnci'yle beraber." Ayberk bana bakıp. "Birlikte demek istedin herhalde dimi Adel?" Kafamı ona çevirip. "Evet öyle demek istemiştim ağzımdan kaçtı yanlışlıkla." Ayberk sırıtarak arkasına yaşlandı. "Neyse ne yapıyoruz şimdi?" dedim. İnci bana bakarak. "Havuzda yüzelimmi?" Ayberk ikimize bakıp. "Olur bana uyar zaten hava sıcak." bende İnci'ye dönüp. "İyide benim mayom yokki." İnci bana bakarak. "Allah aşkına kanka ben sana veririm yaa dert ettiğin şeye bak." İnci'ye bakıp. "Tamam olur o zaman." Dedim. İnci ayağa kalkarak Ayberk'de baktı "Sen zaten yanında getirmiştim o yüzden seni sıkıntı etmiyeceğim." Ayberk ve ben ayağı kalktık. Ben ve İnci İnci'nin odasına gittik. İnci bana mayolarından birisini uzattı. "Bu olurmu?" Dedi, bende. "Tamam bu olur bana." Dedim. Banyoya gidip üstüme giyindim tam oturmuştu mayo. Banyodan çıkıp İnci'nin yanına geldim o mayosunu giyinmişti çoktan beni bekliyordu. Yanına geldiğimde beni ilk önce süzdü sonra bende onu süzdüm, bana bakıp. "Çok yakışmış ve tam oturmuş." Ona bakıp. "Seninki de çok güzelmiş." Mavi sırtı açık önü kapalı bir mayo giyinmişti. "Neyse aşağı inelim Ayberk beklemekten ağaç olmuştur şimdi." Aşağı indiğimizde Ayberk ikimizide süzdü ve sonra "Nerde kaldınız beklemekten ağaç oldum." dedi. Bizde yanına gelip. "Konuşma hadi yürü havuza girelim." Dedim ve havuzun başına geldik Ayberk tam havuza atlıyacakken ben gelip arkasından onu itip havuza düşmesini sağladım. Ayberk arkamdan bana küfür savuruyordu. Sonra Ayberk havuzdan çıkıp yanıma geldi ve beni kucağına aldı. "Ayberk hayır yapma." Ayberk beni dinlemedi ve beni havuza attı. Bende onun arkasında küfür savurdum.İnci'de Ayberk'in arkasından sinsice yaklaşarak onu havuza itti. Ben ve İnci gülüyorduk. İnci ve ben güldükçe Ayberk bize küfür ediyordu. Havuzda yüzeli iki buçuk saat geçmişti ve telefonum çaldı. Havuzdan çıkıp kurulandım ve telefonumu aldım. Arayan kişi gizli numaradan aramıştı "Alo, kimsiniz?" "Merhaba Adel seninle ........ Restoranında buluşmamız lazım." "A-adımı nereden biliyorsunuz?" Telefonu yüzüme kapatmıştı ne olduğunu anlamaya çalıştım ve İnci ile Ayberk'in yanına gittim. "Arkadaşlar benim acil işim çıktı gitmem gerek." İnci ve Ayberk bana baktı. "Ne işi Adel yanında gelmemizi istermisin?" Ayberk' baktım. "Gerek yok hemen gidip gelicem zaten." İnci ile Ayberk tamam dedi ve ben yukarı çıkıp üstümü değiştirip evden çıktım. Telefondaki adamın dediği restorana geldim. Herhangi bir masaya oturdum ve beklemeye başladım. Yarım saat sonra yanıma birisi geldi.maske takıyordu ve tuhaf giyinmişti. "Merhaba Adel." Ona baktım. " Adımı nerden biliyorsunuz ve beni niçin buraya çağırdınız?" Adam maskesini çıkartınca gözlerim fal taşı gibi açıldı. "Umut?" Dedim ve bana baktı. "Süprizzzz." Gözlerim dolmuştu ağlamak üzereydim çünkü Umut benim kaybolan kuzenim di. Ayağa kalktım ve Umut'a sarıldım, Umut'da bana karşılık verdi. Geri çekildim ve gözümden bir damla yaş aktı. Umut eli ile yüzümü sildi. "U-umut sen kaybolmamış mıydın?" Umut kafasını iki tarafa salladı. "Hayır ne kaybolması ben evden kaçtım." Gözlerine baktım. "İyi ama neden neden kaçtım bizi çok korkuttun." Sağ elimle onun omzuna vurdum ve tekrar sarıldım. " Sana birşey oldu diye çok korktum ben." Umut'da karşılık verdi. "Ama artık yanındayım tamam mı ağlama lütfen." Geri çekilip "Söz ver." Umut sırıtarak "Tamam söz." Dedi. Masaya oturup onun elini tuttum. "Niye evden kaçtın bizi çok telaşla dırdın. Bu zamana kadar neredeydin?" Umut elini benim elimin üstüne koydu. "Babam ve annem beni evlendirmeye çalıştı bende kaçtım." Yanağımdan bir yaş aktı. "N-ne nasıl nasıl evlendirmeye çalıştı?" Gözlerime bakarak. "Para için beni evlendirmeye çalıştı." Gözlerim dolmuştu tekrardan. "Kemal ve Nurcan abla bunu gerçekten yaptımı?" Umut kafasını evet anlamında salladı. Ben şoka uğramıştım çünkü Kemal ve Nurcan abladan böyle birşey beklememiştim. "Pekiya o gece bize gelseydin bizde kalırdın en azından." Umut bana bakarak "Yapamazdım çünkü annem ve babam sizin evinizde gelirdi." Onun gözlerine baktım ve "Pekiya bunca zamandır neredeydin?" Gözlerime bakarak sırıttı "Merak etme çok güzel bir yerde kaldım." Anlamaz gözlerle ona baktım. "Peki tamam sorgulamıyacam ama benim şimdi kalkmam gerek istersen sende benimle gel." Kafasını tamam anlamında salladı ve birlikte İnci'nin evine gittik. Kapıyı çaldığımda kapıyı Ayberk açtı. Umut'u görünce şaşırdı ve ona sarıldı. "Umut senin burda ne işin var?" Umut'da karşılık verdi. "Beni gördüğüne sevinmedin herhalde." Dedi. Ayberk geri çekilip Umut'da baktı. "Sevinmesem niye sarılıyım ya." Umut'u omzuna yavaşça vurdu ve içeri geçtik. İnci Umut'u görünce şaşırdı ve oda ona sarıldı. "Neredeydin lan sen seni çok merak ettik." Umut'da ona karşılık verdi ve İnci geri çekildi. "Sen bu zamana kadar neredeydin ya." İnci Umut'u omzuna vurara söyledi. İçeri geçip koltuğa oturduk Ayberk ile İnci havuzdan yeni çıkmış gibiydiler. Ayberk'in üstünde birşey yoktu İnci'nin üstünde ise altında mayo vardı üstüne uzun dantelli bir yelek giyinmişti. "Ee anlat bakalım bunca zamandır neredeydin?" Dedi Ayberk Umut'un bacağına vurarak. "Vallaha hiç sorma annem ile babam beni evlendirmeye çalıştı zorla bende evden kaçtım." İnci ve Ayberk şok olmuştu. "N-ne nasıl Kemal ve Nurcan yani annenle baban seni zorlamı evlendirmeye kalkıştı." Dedi İnci. Umut kafasını yukarı aşağı salladı ve Ayberk ile İnci birbirine baktı. "Neyse ne boş verin ya siz napıyorsunuz ne işle uğraşıyorsunuz?" Hepimiz Umuta baktık. "Benim henüz işim yok ama haftaya doğum günüm ve 19 yaşıma gireceğim o zaman bir işe girecem ." Dedim. Ayberk bana bakarak "İnci ile benim çalıştığımız şirkette çalışacak artık Adel." Ayberk'e bakarak "Evet doğum günümüm ertesi günü oraya gideceğim iş başvurusu için." Umut İnci'ye baktı. "İnci sen çok değişmişsin önceden utangaç birisiydin şimdi ise utangaçlıktan çıkmışsın ve çok güzel olmuşsun." İnci Umut'u bakarak "Teşekkür ederim sende çok yakışıklı birisi olmuşsun." Ben hepsine bakarak "Ayy sıkıldım ben hadi biraz dışarı çıkıp gezinelim." Herkes tamam diyip dışarı çıkmıştık. Ormanlık alana girmiştik ve orada yürüyorduk. "Burası çok karanlık ben korkmaya başladım." Dedi İnci. Ben onun koluna girip yürümeye devam ettik. Çalıkların arasından ses gelmişti İnci o panikle Ayberk'in kucağına atladı. Umut ben ve Ayberk İnci'nin haline gülüyorduk. Ayberk ve İnci birbirine baktı. ''İnci ne yapıyorsun.'' ben İnci'ye gülerek bakıyordum. İnci hala inmemişti, İnci bana bakarak "Hiç bakma bana öyle ben korkuyorum." Ona bakıp güldüm. Sonra Umut'da dönüp "Neredeyiz biz şuan?" Umut etrafına sonra bana baktı "Bilmiyorum ki güzelim." Sonra Ayberk hepimize baktı ve "Ne demek bilmiyorum?" Ben Umut'a döndüm "Umut şaka yapmıyorsun değilmi?" Umut bana baktı "Hayır bilmiyorum." İnci Ayberk'in kucağından inip "Nasıl yani biz şimdi kaybolduk mu?" Ben kafamı evet anlamında salladım. İnci bir an düşücek gibi oldu, ama Ayberk onu hemen tutup bir yere oturttu ve bizde yanına geldik. "İyimisin İnci?" İnci kafasını evet anlamında salladı. "Evet iyiyim ama ben biran önce eve gitmek istiyorum." Ben Umut'a baktım. "Ne yapıcaz Umut?" Umut bana baktı. "Ben biraz dolaşıyım telefon çeken bir yer olursa Doğan'ı ararım.'' kafamı tamam anlamında salladım ve Umut ayağa kalktı. Umut yukarıya doğru gidiyordu ben İnci'ye tekrer döndüm "Merak etme burdan sağ salim gidecez." İnci Umut'un gitti yöne bakarak "İnşallah dediğin gibi olur Adel.'' elini Ayberk'in omzuna atarak "İnşallah." Yarım saat sonra Umut geldi yüzü gülüyordu. Umut yanımıza geldiğinde hepimiz ayağı kalktık. "Umut noldu abimi arayabildin mi?" Kafasını evet anlamında salladı. "Merak etme abini az önce aradım ve yanımıza geliyormuş." İnci'ye bir rahatlık düştü ve Umut'a sarıldı. "Teşekkürler Umut." Umut İnci'ye karşılık verdi. "Rica ederim.'' Bir saat sonra abim yanımıza geldi. Ben hemen ayağı kalktım ve abime sarıldım. "Oh şükürler olsun sonunda burdan gidebileceğim." Abimde bana karşılık verdi. "Sizin burda ne işiniz var Allah aşkına." Geri çekildim. "Yürüyüşe çıkmıştık." Abim elini kafama koyarak. "Bundan ders çıkartırsınız artık." Abim elini kafamdan çekerek Umut'un yanına yürüdü. Tokalaşıp sarıldılar "Hoşgeldin Umut." Geri çekilmeden "Hoşbuldum hoşbuldum." Abim geri çekilerek elini Umut'un omzuna attı. "Nerelerdeydin sen bunca zamandır?" Umut gülümseyerek "hiç sorma yaş basıma neler geldi neler, annem ile babam beni zorla evlendirmeye çalıştı bende kaçtım." Abim gözlerini kocaman açtı. "Nasıl yani Nurcan ile Kemal amca seni zorla evlendirmeye mi çalıştı?" Umut kafasını evet anlamında salladı. Abim şok olmuştu "Nasıl olur böyle şey yaa aklım almıyor. Kemal amcayı geçtim Nurcan abla nasıl izin verdi böyle şeye?" Umut elini abimin omzuna attı " Boş ver yaa takma kafana." Abim Umut'a bakıp kafasını salladı. ''İyi tamam hadi eve gidelim artık." Hepimiz tamam dedik ve eve gittik. Abim ben Umut bizim eve gittik Ayberk ve İnci kendi evlerine gitmişti. Eve gidince direkt abim ve Umut'a iyi geceler diyip odama çekildim. Uyandığımda burnuma anlam veremediğim bir koku geliyordu ayağa kalktığımda direkt banyoya gidip yüzümü yıkadım ve aşağı indim. Umut ve Abim çoktan uyanmıştı. Abim yemek yapıyordu, Umut abime yardım ediyordu. "Günaydın güzelim." Dedi abim. "Günaydın fıstık." İkisine bakarak "Günaydın günaydında siz bu saatte uyanır mıydınız?" Abim ve Umut biririne bakarak sırıttı "Bugün erken kalkalım dedik sen sofraya geç biz şunları alıp geliyoruz." Tamam dedikten sonra sofraya geçtim. "mmm neler yapmışsınız siz böyle yaa. Abi artık sabah kahvaltısını sen hazırlıyorsun tamamı." Abim eline birşeyler alıp yerine oturdu Umut'da karşıma oturdu. "Bugün misafirimiz var diye öyle yaptım." Dedi Umut'a sırıtarak bakarak. Kaşlarımı çatıp abime baktım. "Ne yaa.birazda sen yap sabah kahvaltılarını. Abim sırıtarak bana baktı. "Tamam tamam yaparım." Abime dönüp sırıttım. "Eee abicim iş bulabildin mi?" Abim bana bakarak. "Evet buldum bir restoranda garson olarak çalışacam." Abime bakıp gülümsedim. "Senin adına sevindim bende bir iş buldum doğum günümden sonra iş başvurusu için oraya gideceğim zaten 2 gün kaldı doğum günüme." Abim ve Umut bana bakarak gülümsedi. "Bende bir iş bulup çalışacağım ve ayrı bir eve taşınacağım." Dedi Umut. Ben Umut'a kaşlarımı çatıp baktım. "Bizim evdede kalabilirsin." Dedim sınırlı bir şekilde. Umut bana bakarak. "Size yük olmak istemem." Dedi abim Umut'a bakarak "O nasıl söz sen bize yük olmuyorsunki, istediğin kadar bizde kalabilirsin." "Evet bizde istediğin kadar kalabilirsin." Umut bize bakarak "Teşekkür ederim 1 yıl kadar kaldıktan sonra giderim kendime ev tutarım." Başımla onayladıktan sonra yemeğimi yemeye döndüm.Yemeği yedikten sonra sofrayı toplayıp antreman yapmaya döndüm. Umut misafir odasında kendi telefonuyla oynuyordu abimle bende dışarı çıkmıştık. Bugün yeni bir şey öğrenecektir abimden. "Abi bugün ne öğreticeksin bana?" Abim gülümseyerek bana baktı. "Silah kullanmayı öğreniceksin kardeşim." Şaşkınlıkla ona döndüm. "Nasıl yani silah mı kullanıcam?" Abim başıyla onayladı. "Evet silah kullanıcaksın yoksa korktunmu?" Ona baktım "Tabikide hayır ama şaşırdım." Abim eline bir kutu aldı ve içini açtı. İçinde silah vardı ve içinden çıkarıp bana uzattı. Bende silahı elime aldım. "Bu bana babamdan kalma buna artık gözün gibi bakarsın." Silahı inceledim. "Bu nasıl kullanılıyor bilmiyorum ki.'' Silahı incelemeye devam ettim. Abim parmağını silahın bir yerine doğru uzattı. "Bak bu yer silahı sıkmak için kullanılıyor. Hedef aldığın bir yere doğru tutarak buraya basarsın." Başımla onayladım ve yanlışlıkla bir yere bastım. "Ay noldu ya, bu bölme de ne?" Abim yanlışlıkla açtığım yeri kapattı. "Burası mermilerin konulduğu yer, ve böyle açılıyor." Eline aldı ve nasıl açılıp, nasıl mermi konulduğunu gösterdi. "Al bunu ordaki şişeye sık bakalım." Kafamla onayladım ve alıp sıkmaya başladım. Silahı sıktığımda ateş etmedi ne olduğunu anlamadım. Abime dönüp "Abi bu ateş etmiyor herhalde bozuk." Abim sırıttı ve parmağını silahın bir yerine doğru uzattı. "Çünkü tetiği çekmedin, çek ondan sonra sık." Tetiği çektim ve şişeye doğru sıktım. İlk atışın başarısızdı, ikinci atışımda şişeyi sıyırdı. Akşama kadar silah antrenmanımı yaptım. Abim sıkılıp gitmişti ben hala devam ediyordum. Birkaç atış yaptıktan sonra sandalyeye oturdum. Umut'da o sırada yanıma geldi. "İyi atışlar yapıyorsun aferin." Umut'un geldiği yere baktım. "Sağol da sen ne zaman geldin." Umut tebessüm etti ve elimdeki silahı aldı. "Abin gittiğinden beri seni izliyorum." Kafamla onayladım. "Eee Aras napıyor." Dedi Umut. Yüzümdeki gülümseme bir anda gidi verdi. "Aras ben en son onu görmeye gittiğimde yetimhanede yoktu sanırım onu evlatlık aldılar." Umut'un da yüzündeki gülümseme gittik ve önüne döndü. "Bu soruyu sorduğum için özür dilerim." Dedi. Bende önüme döndüm "Sorun değil nerden bile bilirdin ki." Umut elindeki silahı bırakmadan ayağa kalktı ve şişenin olduğu yere gitti. "Ne yapıyorsun?" Dedim Umut bana bakmadan "Dertlerimi bu şişeyle paylaşıyorum." Silahı doğrultup şişeye ateş etti. Yüzümde hafif tebessüm oluştu ve ayağı kalkıp Umut'un yanına gittim. "O zaman bende biraz bu şişeyle dertlerimi paylaşıyım." Umut'un elinden silahı aldım ve şişenin tam ortasına isabet ettim. "Aras gideli ne kadar oldu?" Şişeye birkere daha ateş ettim. "Üç buçuk ay oldu ve onu o kadar çok özlüyorum ki anlatamam." Umut elimden silahı aldı ve şişeye sıktı. "Bende Aras'la görüşmek isterdim ama nasip değilmiş." Şişeye birkere daha sıktı. "Ben Aras'tan hoşlanmaya başlamıştım biliyormusun. Aras gitmeden önce hergün abime diyordum, Aras'ın yanına gidelim hatta onu evlatlık alalım diye ama abim her seferinde hayır diyordu. Haftada 5 kez onu görmeye gidiyordum ama şimdi gidemiyorum artık.'' elinden silahı aldım ''Neyse boşver hadi içeri geçip yemek yiyelim.'' silahı abimin verdiği kutunun içine koyup içeriye doğru yürüdüm. içeri yürürken Umut'un telefonu çaldı. Umut'a doğru döndüm ''Sen gelmiyor musun?'' Umu5 telefonu açmadan bana doğru döndü. '' Sen git ben birazdan gelirim.'' dedi. Bende kutuyu alıp içeriye geçtim. Yemeği hazırlayıp sofrayı kurmaya başladım. Abim kendi odasındaydı, Umut ise bahçede telefonla konuşuyordu. Sofrayı kurduktan sonra telefonumu bahçede unuttuğumu fark ettim. Bahçeye çıkıp telefonumu aramaya başladım. Masanın üstündeydi, Umut arkasını dönmüş telefonla konuşmaya devam ediyor. Ne konuştuklarını merak ettiğim için kulak misafiri oldum. ''Patron Aras burada da yok ne yapıyım acaba başka bir şehire yada başka ülkeye gitmiş olabilir mi?'' duyduklarıma şok olmuştum. Umut buraya Aras için gelmişti, iyi ama neden?. Umut neden buraya Aras'ı aramak için geldi. O zaman bize söylediği her şey yalan. ''Peki patron ben bunun kimliğini bir şekilde bulup sana haber vericem.'' Umut telefonu kapattığı an ben oradan kaçtım. Hiç bir şeyden haberim yokmuş gibi davranmaya devam ettim. Umut masaya doğru ilerledi ve sandalyeyi çekip oturdu. ''Doğan nerde?'' elime bir şeyler alıp sofraya sermeye başladım. '' Odasında birazdan çağırırım.'' Umut kafasını salladı bana bakmadan. Bende Umut'un tam karşısına geçtim ve sandalyemi çekip oturdum. '' Abi hadi gel sofra hazır.'' Abim telefonunu alıp yanımıza geldi, masanın en baş köşesine oturdu. Umut kaşığını tabağının yanına koydu ve bize baktı. ''Size bir şey söylemem lazım.'' Abim ve ben Umut'a doğru döndük. ''Benim iş için birkaç günlüğüne şehir dışına çıkmam gerek.'' Abim bir şey diyecekken ben hemen sözüne atıldım. ''Nereye gideceksin?'' ''Antalya'ya gideceğim.'' kafamı sallayarak yemeğimi yemeye döndüm. Abim Umut'a doğru döndü. ''Ne işiymiş bu?'' Umut abime baktı. ''Bazı evlerin tasarımı ve yapıları için gitmem gerekiyor.'' Abim kafasını sallayarak yemeğini yemeye döndü. Ben yemeğimi yerken İnci'ye mesaj attım. ''kanka yarın iş görüşmesi için senin evine gelicem haberin olsun.'' İnci tamam dedi ve telefonu kapattım. Yemeğimi yedikten sonra odama çıktım. Banyoya girdim ve duş aldım. Pijamalarımı giyinip dişlerimi fırçaladım. Yatağa doğru yürüdüm ve yatağa uzandım.

Sabah uyandığımda telefonu elime aldım. Saat 6:10 geçiyordu. Ayağı kalkıp üstümü değiştirdim ve dişlerimi fırçalayıp aşağı indim. Yemeğimi yiyip masaya bir not bıraktım ve evden çıktım. İnci'nin evine doğru yürüdüm. Evinin önüne geldiğimde kapıyı çaldım. açan kişi Ayberk'ti. ''Ayberk burda ne işin var senin?'' dedim. ''Hanımefendinin hazırlanmasını bekliyorum işe gidicezya ondan burda bekliyorum.'' kafamı salladım. ''Kapıda mı bekliyecez beni içeriye almıyacak mısın?'' Ayberk kapıdan çekildi. İçeriye girdim ve koltuğa oturdum. Telefonu elime aldım ve telefonda dolaştım. İnci sonunda aşağı inebilmişti. Üstüne siyah astarlı bir crop giyinmişti altına da siyah şort giyinmişti. İnci'yi görünce Ayberk ve ben ayağı kalktık. Ayberk İnci'nin yanına doğru yürüdü. ''Sonunda gelebildin ağaç oldum resmen.'' İnci gülümsedi ''Merak etme yarın daha erken gelmen gerekicek.'' İnci beni görünce yanıma doğru yürüdü. ''Günaydın ve doğum günün kutlu olsun canım.'' gülümsedim ''Teşekkür ederim.'' dedim ve geri çekildim. Ayberk bize doğru döndü. ''Senin bugün doğum günün mü?'' kafamı evet anlamında salladım. Ayberk gülümseyerek yanıma geldi ve bana sarıldı. Bende ona karşılık verdim. ''İyiki doğdun Adel.'' geri çekildi ama elleri omzumdaydı. Ellerimi onun elinin üstüne koydum. ''Thank you.'' İnci telefonu eline aldı. ''Biraz daha burda durursak işe geç kalıcaz hadi.'' Ayberk İnciye döndü ''Aynen hadi gidelim.'' dedi ve evden çıktık. Ayberk'in arabasıyla gidecektik. Arabanına geldik ve arabaya bindik. Şirkete doğru giderken telefonum çaldı. Arayan kişi abimdi, telefonu açınca abimin sesinin sinirli olduğunu duydum. ''Alo, efendim abi.'' ''Adel hangi cehennemdesin sen?'' biraz yüksek sesle söylemişti. ''Masaya bıraktığım notu okumadın galiba?'' ''Evet okumadım ve şimdi nerdesin?'' sesi biraz yumuşamıştı. ''İş görüşmesine gidiyom yarını bekleyemedim.'' ''Hmm tamam. Ayberk ve İnci yanında dimi?'' normal konuşuyordu fazla sesi çıkmıyordu. ''Evet yanımdalar.'' ''Hmm tamam o zaman çok geç kalma.'' ''Tamam, görüşürüz.'' telefonu kapatıp cebime koydum. İnci bana döndü. ''Abin mi?'' kafamı evet anlamında salladım.

Şirketin önüne geldiğimizde girişin önünde bir kalabalık vardı. Arabadan indiğimizde İnci'nin sinirlendiğini fark ettim ona doğru döndüm. ''Noldu bir sıkıntımı var?'' İnci kafasını hayır anlamında salladı. ''Hadi gelin içeri girelim.'' tam bir şey diyecektim ki yanımızdan ayrıldı. Ayberk'e doğru döndüm. ''Nesi var bunun?'' Ayberk bana döndü. ''Habercilerden nefret ederde ondan.'' kafamı anladım anlamında salladım. Sonra İnci'nin arkasından yürüdük. Bizi gören korumalar hemen yanımıza gelip kalabalıktan içeri geçebilmemiz için yol açtı. Girişten içeri girdiğimizde karşımızda lobi vardı. İçeriye doğru yürürken İnci duraksadı ve Ayberk'e doğru döndü. ''Ayberk sen istersen odana gidip imzalanması gereken dosyaları bana at. Bende işimi halledince bazı Almanca'ya çevirilmesi gereken dosyalar var onları atayım sana tamam mı?'' Ayberk kafasını salladı ve asansöre doğru gidip asansöre bindi. İnci bana doğru döndü ''İlk önce lobiye gidip Aras beyin müsait olup olmadığını öğrenicez. Sonra iş başvurusu için geldiğini söyleyip Aras beyin yanına gidicez tamam mı?'' kafamı tamam anlamında salladım ve lobiye doğru yürüdük. İnci lobideki kadına baktı. ''Günaydın Şelale.'' Şelale denen kadın hemen ayağı kalktı. ''Günaydın İnci hanım buyrun nasıl yardımcı olabilirim size.'' İnci bana doğru döndü ve lobideki kadına geri döndü ''Biz Aras beyin müsait olup olmadığını öğrenmek için geldik.'' Kadın kafasını sallayıp yerine oturdu. ''Tabi hemen bakıyorum efendim.'' kadın bilgisayara baktıktan sonra bize baktı. ''İnci hanım şuanda Aras bey müsait. Gideceğinizden haber vereyim mi?'' İnci bana baktı. ''Şelale bu benim arkadaşım Adel. Kendisi Aras beyin yanında asistan olabilmek için geldi. Siz Aras beyi arayabilir misiniz?'' Kadın kafasını tamam anlamında salladı. ''Tabi ben hemen arıyorum.'' Kadın telefondan Aras beyi arayıp konuştu. Telefonu kapatınca bize doğru döndü kadın. ''Efendim size ilk önce şu kabul formu vereceğim.'' Kadın bana formu uzattı bende aldım. ''Efendim bu formu doldurup bana vermeniz gerekiyor bana, sonra ben bu formu Aras beye ileteceğim.'' kafamı tamam anlamında salladım. ''Tamam ben bunu doldurup getireceğim size.'' kadın gülümsedi ''Tamamdır efendim iyi günler.'' dedi kadın. İnci bana doğru döndü. ''Hadi gel benim odama gidelim orda daha iyi doldurursun.'' ''Tamam hadi gidelim.'' Asansörün oraya doğru ilerledik ve asansöre bindik. Asansör açılınca asansörden indik ve İnci'nin odasına doğru yürüdük. Kapıyı açıp içeriye girdik . "Ondan güzelmiş senmi tasarladım?" İnci gülümsedi ve masasına doğru yürüdü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.