Yavaş yavaş adım sesleri kulağımda çınladı dizlerimi kendime çekmiş başımıda dizlerime koymuş soğuk betonun verdiği rahatsızlıkla bir köşeye geçmiş korku içinde titriyordum
"sıra bendemi"
Hayır, hayır, yine mi?
Geliyor Mu o kadın
Kafamdaki onca ses bedenimi ele geçirirken onun adım sesleri de yaklaşıyordu bu odada kaçacak hiç yerim yoktu ki benim, bi ışık bile yoktu.
tavana sadece 2 santim yaklaşık olan avucum kadar pencereden gelen loş bi ışık vardı bu sayede güneşin yavaş yavaş battığınıda anlıya biliyordum
Gözlerime alışan o karanlık ve seslere olan o hassasiyetim sayesinde o kadının içeri girmek üzere oldüğunu anlaya biliyordum derken zaten kapı sert bı şekilde açıldı elinde zincir olan o pislik bana bakıyordu hayır diye geçirdim içimden bana bunu yapmayacak değilmi
"Hayır"
"Lütfen anne gel artık"
"Anne nerdesin"
"Çok soğuk anne üşüyorum"
İçimden gecirdiğim onca acı haykırış'ın hiç birini dumazdı ki ailem
Kafamı kaldırıp bana doğru gelen o kadını gördüm kolumdan tutup
Kalk ayağa diye bağırıyordu
“kalk dedim sana”
“Bırak beni bırak” diye çıkıştım
Sürüklüyerek getirdiği odada benimle beraber birkaç çocuk daha vardı yaptikları tek şey ağlamak olan bu çocuk lar benim aksime rahibeye seslerini dahi yükseltmez konuşurken korkularından rahibenin yüzune bile bakamazlardı.
Beni getirdiği odaya beni sanki bir pislikmişim gibi bıraktiktan sonra elindeki zinciri, kilitlemek amacıyla kapıya doladı sonra bana döndü “bu gün benim dediğim şeyleri ciddiye almamak ne demekmiş göreceksiniz! sizin yüzünüzden herkez baş kaldırır oldu.”
yüzümüze öfkeyle birlikte ağzından çıkan bu sözler beni hiç korkutmazdı hiçbir zaman
İlk önce senden başlayacağım Küçük fahişe diyerek bana baktı ve kenarda duran o her zaman ki sopasını alarak bana vurmaya başladı ilk önce bacaklarıma doğru gelen sopa artık belimede değiyordu o bana vurmaya devam ederken içeri iki adam daha girdi ve diğer çocukları tek tek götürmeye başladılar ben o an artık sabrımın sonuna geldiğimi hissediyordum sürekli iki güne bir bunları yaşamak bu çocuk halime artık fazlasiyla yük oluyordu artık her vurduğunda daha fazla çığlık atıyordum belki çığlıklarım dan rahatsız olursa giderdi ama o ben daha fazla çıglık attıkca o bana daha sert vuruyordu en sonunda “yeter” diye bağırdığimda kafama elindeki odunla vurdu çok ta sert olmayan bi şekilde, bayılmam onun işine gelmezdi
Evet yeter bencede bu günlük cezanı çektin diyerek belini doğruttu, şimdi diyer arkadaşların rahat yataklarında uyusun ama sen üç gün burda kalıcaksin diyip arkasını döndü eli kapıya uzandıgında içimdeki öfkeyle bağırdım
Клянусь, что когда я в будущем вырасту, я буду очень плохим человеком и приду и отомщу тебе, и да, когда придет это время, ты поймешь мой рост по моей тени, грязная монахиня.
(And İçerim ki ileride büyüdüğüm zaman çok kötü biri olacağım gelip senden intikamımı alacağım ve evet o zaman geldiğinde sen gelişimi gölgemden anlıyacaksın pis rahibe)
Söylediklerimi anlamamış olması hoşuna gitmemiş olucakki bana donüp öfke saçan o gözleriyle ne dedin sen hemen telaffuz et diye bağırdı bende bu sefer yüzüne karşı hiç düsünmeden söyledim aklımdakileri,
Dedimki gir gün gelip senden intikamımi alacağim pis rahibe ve evet ben buna ant icerim ve daha fazla bağırdım
"Ant icerim"
"Ant icerim"
"Ant icerim"
Söylediklerimle üzerime yürüyen rahibe elindeki sopayı alarak kafama bu sefer daha güc
lü bı şekilde vurdu…
Ve evet bu sefer bayılmıştım.