İçeriğe geç

Masum bir sır

Bölüm 7 · 3 dk okuma

Masum bir sır

Bölüm 7

travmatik harika gece

2 yıl önce, 8. sınıfta olduğum dönem, okuldan eve dönüyordum.O zamanlar okul tâ akşam sekizde bittiği için sokak karanlıktı.Siyah saçlarım rüzgarda sallanıyordu ve o zamanlar şimdiki olduğundan daha uzundu.Onları liseye geçince bana biraz zorluk çıkardıkları için kesmiştim.

Gelelim asıl olaya, hayatımdaki en travmatize olan, ama aynı zamanda en harika akşama.Saat sekiz olsa bile, gece erken gelmişti ve sokağı sadece sokak lambaları ve bir kaç evin ışıları aydınlatıyordu.Arabalar o sokaktan genelde geçmezdi ama ben kestirme olduğu için o gün onu kullanmıştım.bunu hayatıma ne gibi bir etkisi olacağınıda hiç düşünmemiştim.Normal bir şekilde yürüyecektim.

Tam karanlık bir sokaka aralığının içinden geçerken "Hey bebeğim," dedi bir anda biri arkamı döndüğümde, o karanlık sokak aralığının içinden bir çift göz gördüm.Gözler ise, benden yaşça büyük olan, üstünde atlet ve pantolonundan başka birşey olmayan ve sarhoş olduğu her halinden belli olan duvara sırtını yaslamış bir adama aitti.Ve gözlerinde hiçte iyi niyet yoktu "Bu saatte tek başına ne yapıyorsun?"

"Anlamadım?" dedim tek kaşımı kaldırırak.

Adam aniden kolumdan çekti "Gel buraya." ve sonra beni sertçe duvara itti.

"Hey!Ne yapıyorsun sen!Bırak beni!" diye bağırdım ama aniden eliyle ağızımı kapattı.

"Şşş.Sakin ola bebeğim.Burada biz bizeyiz" yüzündeki pis sırırtış her çırpınmamada dahada büyüyordu.

Artık korkudan göz yaşlarım akmak üzereydi.Ama içimde aynı anda bir nefret vardı.Bu adama işi bittiğinde nasıl öldürsem diye düşünüyordum.Eh, sonuçta ben bir suikastçi ailesinin kalan son üyesiydim.Ve bana bulaşanlara ne yapacağımı biliyordum.

Ama maalesef yanımda şuan herhangi bir aletim yoktu.bu yüzden bende sertçe adama tekme attım.Adam hafifçe sendeledi ve sonra daha çok sırıttı "Bak, düşlü ha.Daha iyi oldu bak şimdi.Hadi buna hızlıca girişelim bebeğim!"

Ve üstüme atladı.Debelendim haykırmak istedim ama yapamadım pis pis sırıtarak "Hdi önce aşağılardan başlayım ha?"

Ve dudakları boynuma doğru ilerlediğinde aniden durdu.Onu ittiğimde, gözleri fal taşı gibi açılmışptı.Beyat atletini ise kıpkırmızı kanlar ile bir bıçak delmişti.Adam son anda yere yığıldı.Ve arkasında karanlık bir süliet belirdi.Uzun siyah dağınık saçları, ve baştan aşağı, deliler hastanesinden kaçtığını belli eden bir deli gömleği.O an ki korkum biraz daha yükselmişti.Derken yerde adamın şişelerinden birini gördüm ve hemen elime aldım.

Silüet ise, muhtemlen benim yaşlarımda genç bir oğlana aitti.Oğlan adamın cesedinin yanına diz çöktü ve bir parçayı kesmeye başladı.Sonra o parçayı bıçağı ile aldı.

"Geri çekil!" diye bağırdım şişeyi ona doğrultarak "Yoksa bu gördüğün şeyi senin kafanda pat-"

"Yemek?"

"Yemek mi?"

Ve ben daha ne olduğunu anlamadan o bana uzattığı parçayı tek hamlede ağızına götürüp sanki lezzetili bir peynirli makarna gibi yuttu.

Bekle, o az önce insan eti mi yedi?!!

Sonra bir parçayı daha alıp tekrar bana uzattı.Bende elimi kaldırıp Şey sağol, ben tokum."

O'da omuz silkip yemeğine devam etti.

Önüne diz çöküp bir kafamı yana eğdim.

O'da yaptığım bu hareketi görünce benimle aynı yönde kafasını eğdi.Ki bunu yaparken, ağıına bir lokma daha götürmeyi ihmal etmedi.

"Tuhafsın..." dedim.Çünkü o sırada başka bir şey demek aklıma gelmedi.Ama nedense içimde bir şey hissetmiştim "Şey...Benim adım Lila."

Bana önce öylece baktı.sonra tatlı ama aynı zamanda korkutucu olan bir gülümseme ile "Lili?"

Gülümsedim.Normalde birinin ismimi yanlış söylemesinden nefret ederdim.Ama şuan nedense bu hoşuma gitmişti "Şey, evet istersen onu da diye bilirsin."

"Lili..." dedi sanki isim hoşuna gitmiş dedi.

"Senin adın ne?" diye sorduğumda kanlı bıçağı çenesine götürüp yukarda bir noktaya naktı.ve sanki adını hatırlamaya çalışır gibi homurdandı.

"Pekiala..." dedim iç çekerek.

Bir süre daha öyle sesizce durduk.Sonunda öldürdüğü adamın kalbini söküp bana uzattı ve sanki yüzünün hepsini kaplıyormuş gibi sırıttı "Sana."

Bir an öyle durdum.Bu çok garip ve tuhaftı.Vede paranoyak.Gülümsedim ve kalbi elime aldım "Şey, bu çok tatlı." benim samimi gülümsemem onuda neşelendirdi.

Pekiala biraz paranoyak olabilirim.Ama hadi ama, sizde biri size bir kalp uzatsa hoşunuza gitmez mi?Sonuç olarak bu bir tür "Kalbim sana ait." meteforu gibibir şey.Pekiala tabiki istemezsininz hatta mideniz bulanır.Ama ben bir suikastçiyim, ve her zaman insanların organlarını görüyorum ve onlara dokunuyorum.O yüzden benim için normaldi.

Ve o gün, hayatımın anlamı olan küçük şeyim ile tanıştım.Ona bu adı vermemşn sebebi, benden biraz kısa olması, gülüşlerinin korkutucu olduğu kadar tarlı olması ve aynı zamanda küçük bir çocuk gibi hissettirmesiydi.ve şimdi ise, sevgilimi görmek için oranın önündeydim, Dr.Nicole Ruh ve Sinir Hastalıkları hastanesi...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.