İçeriğe geç

Masum bir sır

Bölüm 5 · 3 dk okuma

Masum bir sır

Bölüm 5

en iyi olmak

Kısa bir uçuşun ardından, pekte yüksek ama bir göktelen gibi olmayan bir binanın üstünde indik.

Gülmseyerek rahat bir iç çektim "Voh!Vay be, ramak kalmıştı ha.Şimdi bir bakalım..." cebimden her zaman kurbanlarımızı yazdığım ufak not defterimi çıkarıdım ve açıp içindeki kişileri inceledim "Sıradaki kurban..."

"Sıradaki mi?" dedi Lila sert bir tavırla "Ne sıradaki si?Orada yakalanabilirdik farkındamısın!Hapsi boyluyorduk."

Göz devirdim.Lanet olası her şeyin kötü tarafından bakmak zorunda mıydı?Ona döndüm "Evet ama yakalanmadık" dedim ellerimi belime yerleştirerek.Ağızını açtığında lafını kestim "Rahat olsana biraz.Yakalanmadık ve bu iyi bir şey değil mi. yani yaptığımız şeye devam edebiliriz."

her kelimemi doğal bir sakinlikle söylememem rağmen o her bir kelimemde yemyeşil olan gözleri daha açıyor ve gözlerindeki öfke çoğalıyordu.Neden böyle yapıyor ki?Az önce belkide hayattaki en normal şeyi söyledim.Daha doğrusu, hayatımda normalleştirdiğim bir şeyi...Ama ne fark eder ki!Sonuç olarak bu bizim için normaldi.Yada öyle sayılırdı.

"Sen delirmişsin!" dedi Lila öfkeli sesiyle "Sürekli en iyi olmak zorunda değiliz!" zorundaydık... "Ama sen en iyi olmayı kafaya takmışsın!En iyi olmaktan başka bir şey düşünmüyorsun!" sen ne anlarsın ki... "Düşündüğün tek şey o lanet tepe!"

"SEN NE ANLARSIN Kİ!BEN HAYATIM BOYUNCA BABAMIN SÖZLERİNİ HAKLI ÇIKARMAK İÇİN UĞRAŞTIM!eN İYİ ÖĞRENCİSİN DEDİ!EN İYİ EVLATSIN DEDİ!EN İYİ İNSANSIN DEDİ!HEP EN İYİ OLDUĞUMU SÖYLEDİ!AMA BEN SADECE APTAL BİR EMBESİLDİM!!!!!"

Sözlerim bittiğinde, içimde rahatlamadansa boşluk vardı.Sanki yuttuğu her şeyi çıkarmış bir kara delik gibiydim.Konuşurken öfkeden göz yaşlarım çıkmıştı.Lila ve Kiyara ise susmuştu.İkisininde gözlerinde şaşkınlık hakimdi.Lila ne diyeceğini bilemiyormul gibiydi.

Yere çöktüm, istemesemde, göz yaşlarım benim iznim olmadan çıkmıştı.Hıçkırıklarım yavaşça soğuk havaya uyumlu şekilde buhar oldu. "Şimdi söylesene...Eğer en iyi olmazsam, nasıl onu haklı çıkarıcağım..."

Evet, tabiki işler bu noktaya gelicekti...Arkadaşlarımdan uzun süre asıl amacın temelini saklayamazdım...

Babam kötü bir insan değildi.Beni asla yargılamazdı.Sadece "En iyisin derdi.Pek çok açıdan birbirimize benzerdik.Sarı saçlarımız, mavi gözlerimiz olsun, narin gülümsememiz olsun, dış görünüş olarak hep aynı görünürdük.Ama bir fark vardı.Ben başarısızın tekiydim.Ne güzel not, ne güzel çizimler nede sosyal ortam.Babamdaysa hepsi tamtersi harikaydı.Bazen kendi kendime evlatlık olduğumu düşünürdüm.Arkadaşlarım sürekli "Baban hartika bir adam.Sen niye bu kadar beceriksizsin?Evlatlık mısın yoksa?" derdi hep.O yüzden hep durmadan düşünürdüm, onun gibi kusursuz bir adam, nasıl olurda benim gibi becereksiz bir kızın babası olabilirdi?Bu düşünce beni paramparça ederdi.

O günü hatırlamak istemesemde, maalesef çok net hatırlıyordum.7 yıl önce saat gece 10'du.Babamla Jeep'in arkasında oturuyorduk, benim sınav notlaımı inceliyordu.Notlarım her zaman ki gibiydi, 50-60.Bazıları daha düşük.

Babam kağıtları inceledikten sonra "Evet bunlar pekte iyi notlar değil maalesef." dedi hafif hayal kırıklığı ile.Benim asık olan küçük suratımı görünce gülümsedin "Ama sorun değil, kendini geliştirebileceğine inanıyorum.Sen en iyi öğrencisin."

Yere baktım "Baba, anlamıyorum, neden berbat olduğumda en iyisin diyorsun.Ama ben hayatında görebileceğin en berbat şeyim.Senin yapabildiklerinin hiç birini yapamıyorum.Notlarım berbat, resimlerim berbat, çevikliğim ise tam bir fiyasko.Bazen...Senin kızın olmadığımı düşünüyorum."

Babam beni sesizce dinledi, sonrada gülümseyip elini yanağıma koydu "Sen benim her zaman biricik kızım olucaksın.Ve haklısın, belki şuan en iyi değilsin ama, günün birinde, beni haklı çıkaracak ve en iyi olucaksın ve o zaman geldiğinde, seninle hiç olmadığım kadar gurur duyucağım.Buna bütün kalbimle inanıyorum."

Tabi minik gözlerimin dolmasına en gel olamayıp gülümsedim.Ama tam o anda şöför bağırdı "DİKKAT EDİN!"

sonrasında ise byük bir ışık...sonrasında ise alev, gözlerimi açtığımda gördüğüm buydu "Baba?" dedim zorlukla ve bama döndüğümde... "BABAM!" ki, bağırmam faydesızdı, çünkü artık beni duyamazdı...

O günden sonra, her şeyi ciddiye aldım.En iyi olmak için her şeyi yaptım.Ama ciddiye aldığım bu şey, takıntım haline geldi.9. sınıfta ise, o kadar takıntılıydım ki, işin sonunda pis işlere başvurmam gerekti.

Sözlerim bittiğinde, çimdeki boşluk dahada büyüdü ve göz yaşlarım artık bir şelale gibiydi.

Lila bana doğru yaklaştı.Bir süre durduktan sonra, sarıldı...Sıkıca, samimi şekilde. "Özür dilerim" dedi beni sakinleştirmek istercesine "Senin için bu kadar önemliyse, bunu ecele kadar yürütebilirim..."

Kiyara'da asarılmaya katıldı "Bende öyle.Artık diğer gözümde körr olsa bile arkandayım.Bu işe beraber başladıysak beraber bitiririz."

O an içimdeki boşluk yok oldu, yerine büyük bir rahatlama çöktü.

Gülümseuyerek göz yaşlarımı serbest bıraktım "Teşekkür ederim kızlar..."

Belki, biraz klişe olucak, ama eğer bu hayatta kimseniz yoksa, ama ne olursa olsun yanınızda olan arkadaşlarınız varsa, hayat enerjiniz bir dünyayı çevreleyebilir, yada kocaman bir galaksiyi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.