Son üç ay, şaşırıtıcı derecede sakindi.Rütinimiz değişmemişti.Yine birilerini öldürüyorduk ve artık daha dikkatliydik.Ama Amelia'dan hiç ses seda yoktu.Vaz mı geçti, yoksa doğru anımı kolluyor bilmiyorum, ama yinedee her zamankinden daha dikkatliyiz.
o gece yine okuldaydık, zavallı kıız bağırıyordu "Hayır!Hayır lütfen!Yapma-" ve Kiyara tam kalbine geçirdi.
Kızın bedeni, yerde cansız şekilde yatarken Kiyara hafif yorgun bir şekilde "Bu da bitti." dedi.
Sonra Lila bana baktı "Tiara, lütfen bu yaptığımız son cinayet olsun."
Cevap veremedim.Çünkü ne "tamam" diyebilirdim, neden "hayır" demeye yüzüm vardı.Onun zaten bu işte asla gönlü olmadığınıbiliyordum ama yapmam lazımdı.Hatta lazım bile değildi, buna zorundaydım.Hiç olmadığı kadar.Aksi taktirde...Onu nasıl halı çıkarabilirdim ki...
aniden Kiyara'nın suratı kaskatı kesildi ve tam ne olduğunu soracakken, aniden "Hey kızlar!Gülümseyin." dedi tanıdık bir ses.Arkamızı döndüğümdeyse Siyahlar içinde bir kapüşonlu giyen Amelia ile göz göze geldik.Yüzünde kendinden emin kibirli bir gülümseme, elinde ise herşey kayıt aldığını gösteren bir telefon.
Lila sinirli bir şekilde öne doğru adım attı "Senin burada ne işi-"
Amelia buz gibi bir sesle elini kaldırdı "Yaklaşma,Polis az sonra yolda." sonra tekrar o lkibirli gülümsemesini takındı "Yaptığınız herşeyi bu bebeğe kaydettim."
Sonra Kiyara hızlı bir hareketle elindeki kandan ölmüş bıçağı telefona fırlattı.Telefon bıçağın etkisiyle ortadan Rengoku gibi delinmişti ve kanlanmıştı.