İçeriğe geç

Masum bir sır

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Masum bir sır

Bölüm 1

Herşeyden önce

Aslında…Her şey daha ilk başta başladı, 9. Sınıfta.O zamanlar, okulda yeniydik.

Lise…tuhaf bir yer.eğer övünecek bir kısmınız, övünecek bir parçanız yoksa, burası sizin için bir cehennemden farksızdı.Bütün güçlü, süslü, erkeklere kafayı takmış kızlar sizinle uğraşırdı.Sadece kızlar değil, erkeklerde.

ben her zaman üstündüm.Çocukluğumdan beri en iyi notları alırdım.Herkesin “Ah çeşke o olsam…” dediği kız bendim işte.

Lisedede, aynen böyle olucaktı.Elimden geldiğince mükemmel.benim gibi iki dost daha buldum, Kiyara ve Lila.

Lila soğukkanlı ve ciddi.Bu işe bulaşmayı hiç istemiyordu ama başka çaresine yoktu.

Kiyara ise utangaçttı, korkaktı, ama cinayet işlerken bambaşka oluyordu.Tam bir canavar.Ve tabiki en ustamız oydu.

herşey, bir kızı öldürmemizle başladı.O gidince, dikkatler bize çevrildi.Ve bu hoşuma gitti.Ve sonra, herşey ciddi bir hal aldı.biz ustaydık, her konudan, öldürmek, saklamak, kanıtları temizlemek.Eskiden elimizin korktuğu bu iş, en sonunda yemek yapmak kadar kolay olan bir iş oldu.pişman mıyım, hayır.peki en iyi miyiz, hiç olmadığı kadar.

tıpkı istediğin gibi…

Baba…

sıradan bir geceydi.Okuldaydık, gece vakti.Neden mi?Tabiki cinayetlerimiz için.Hani, ‘Yandere simülatör’ diye bir oyun var ya, bizim okul onun tıpatıp aynısıydı.Formalardan tut, okulun mimarisine kadar.Bazen o oyun için bizim okulu mu referans aldılar diye düşünürüm.Ama tabi, bunun şimdilik konumuzla alakası yok.

O gece okulda cinayet yapıyorduk çünkü o kadar salak bir müdürümüz varki okula kamera taktırmadı.Ya dediğim gibi salağın teki ya da inanılmaz ciddi bir cimriliği var.

O yüzden, cinayetleri genelde orada işlerdik.Kurbanlarımızıda, ya oraya kaçırırdık, yada gelmelerini sağlardık.

O gece, kurbanın parçalarını testere ile ayırıyordum.Bir katil olarak, en iyi edindiğim tecrübe kesinlikle kurbanı öldürdükten sonra parçalara ayırmak.Çünkü o zaman çöp poşetine koymak daha kolay olurdu ve dışardan bakanlar hiçbirşeyden şüphelenmezdi.

Lila bu sırada Kiyara’nın gözü ile ilgileniyordu.Çünkü bu günkü Kurban hazırlıklı gelmişti ve elindeki makas ile Kiyara’nın gözünü oymuştu.Ama Kiyara onu öldürmeyi yinede başarmıştı.

Kiyara inledi “Lila…Acıyor.” Seni oldukça ağlamaklı çıkıyordu.Eh normal, eğer biri benim gözümü makas ile oysaydı bende öyle hissederdim.

Lila “Peki şimdi bitecek….ve….Bitti.”

Kiyara telefonunun ekranından pembe küçük göz bandına bakarken “Nasıl?” Diye sordu Lila.

Kiyas zorda olsa gülümsedi “Daha iyi.”

”oh sonunda bitti.” Dedim terimi silerek “Var ya, parçalamak kesinlikle daha kolay.”

Lila bana baktı “Daha ne kadar devam ediceğiz Tiara.Eninde sonunda anlayacaklar.” Sesi oldukça ciddiydi.

Rahat bir şekilde “Rahat ol, bu işi geçen yıldan beri yapıyoruz, ve bir kere bile şüphelenmediler.Hemde herşeyi okulda yapmamıza rağmen “ hafifçe güldüm “Hadi şimdi yardım edinde şunu arkadaki çöp öğütücüye götürelim.”

Arkadaki çöp öğütücü güçlü bir ateşten oluşurdu.bu yüzden kurbanların bedenlerini her zaman oralara atarız.Ne koku, ne görüntü, sadece duman.

Poşetleri öğütücünün kor ateşlerine attığımızda, Kiyara endişe ile sordu “Ya…Anlarlarsa Tiara.”

“hiç endişelenme,” dedim sakince.Gözlerimi ateşten ayırmadım “En tepede olduğumuz sürece, bu masum sır her zaman aramızda, kalıcak.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.