Kulağımda kulaklık, üzerimde bol siyah bir sweat ve bol mavi kot pantalonum vardı. Her gün yaptığım gibi yürüyerek okula gidiyordum. Okula adımımı atmamla başımdan aşağı bir kova buzlu su dökülmesi bir olmuştu. Duruşumu bozmayarak ifadesiz bir suratla yedek kıyafet almak için koridordaki dolabıma gittim. Çantamdan anahtarını aldım ve tam dolabı açacakken okulun popüler çocuğu Arın beni omuzumdan itti ve yere düştüm.
"Hey ezik. Baksana bana bir konuda yardım etmelisin."
"Hayır."
"Bu bir soru değildi aptal! Matematik ödevimi yapmanı istiyorum."
"Yapmazsam?"
Cebinden bir bıçak çıkardı ve bana doğru yürümeye başladı. Yavaşça yanıma yanaşırken buz kesilmiştim. Çenemi tuttu ve ağzımın iki kenarına birer çizik attı. Yara çok derindi ağzımda yangın çıkmıştı sanki. O yara asla kapanmadı ve her gün daha çok kanadı.
Lise başlamıştı ve herkes Naz'ı maskeli biliyordu. Kimse onun gerçek yüzünü görmemişti. Lisede seviliyordu ama aşırı bir arkadaş çevresi yoktu. Tek bir arkadaşı vardı, Melisa.