Ben: lan!!! benim evimmi daha öndeydi!!!
A: omen torrem
Ben: biri kapımı zorluyor
A: kaçsana mal
Ben: nereye kaçiyim?!
A: dışarıya -_-
Bem: lan salak kapımı zorluyor diyorum üstünden atlayıp mı kaçıcam
A: salak cam diye birşey var
Ben: kat diye birşey var
A: Adamın elinde öl ozaman
Ben: sonunda kapıyı açabildi
Ben: planımı deniycem
A: golay gelsin
o sırada yaklaşan katil
katilin ayak seslerini duyuyordum. Şuan yatağımın altındaydım, katile bakmak için kafamı biraz çıkaracaktım, demire çarptım
"A!"
Katil sesin geldiği tarafa geliyordu. Hemen ayağımdan yakalayıp beni çekti. Aklıma planım gelmişti.
"Yamete kudasai!"
katil sadece gözlerimin içine bakıyordu.
"Ne diyon?"
"Japonca bilmiyonmu?"
"Hayır."
"Peki anlamını söyliyimmi?"
"Hayır."
"Lütfen dur, demek."
"Korkacağına benle muhabbet ediyon."
"İlk başlatan sendin."
"Neyse boşver."
katil bıçağı çıkarıp boğazıma dayadı.
"Iyy! Bıçak donundan çıktı. Git mutfağımdan yenisin al."
"Salak! Cepten çıktı."
"Donunda cep mi var?"
"Salak salak konuşma!"
"Niye maske takıyorsun?"
"Çok yakışıklıyımdır o yüzden."
"Bana yüzünü göstersene."
"Bak bak! Hoppaaaa!"
Bana nah çekmişti. Katil biraz daha yaklaşıyordu. Hemen maskesini çıkardım. Biraz da korkmaya başladım. Çok ciddii ve sinirli bakışları vardı.
"Şey... Çok yakışıklıymışsın..."
"Evet çok yakışıklıyım..."
"Tamam ya sakin ol."
katil bıçağı biraz daha boğazıma dayadı.
"Dur! Dur!"
"Ne?"
"Şehadet getirebilirmiyim?"
Katil derin nefes aldı...
"Katil olmaz olaydım."
"İnsanları öldürmekte amacın neydi ki?"
"Senin gibilere Allah akıl fikir versin."
Katil gidiyordu.
"Dur, maskeni unuttun."
"Maskede senin olsun."
"Teşekkürler, arkadaşımı öldürmek için işe yarar"
"Sanada kolay gelsin, bıçakta senin olsun."
"Donundan çıkan bıçağı almam."
"Donumdan falan çıkmadı!"
"Tamam tamam..."
Katil gitmişti...