İçeriğe geç

Masanın Altında 12 Üzüm

Bölüm 4 · 6 dk okuma

Masanın Altında 12 Üzüm

Bölüm 4

4. Bölüm (Beni sevdiğini sanmıştım!)

Film izlemek için aşağı indiğimde Belinay'ın yukarı çıktığını gördüm. Hemen o nu durdurup olan biteni anlattım.

-Nasıl yani şimdi senin konuştuğun çocuk yani Arda ile Ecrin'nin konuştuğu çocuk Aras kardeşmiymiş?

Oha şaka yapıyorsun nasıl ya. Ve ayrıca Arda seni zaten okulda görüp sevmeye başlamış. Doğru anladım değil mi?

-Evet. Her şeyi doğru anladın. Ama Arda bizim okuldaysa ben yada sen yada Berra Almila Nida filan nasıl görmedik?

-Eee çocuk basketbolla ilgileniyorum demiş. Basketbol sahası arka bahçede belki de ondan görmemişizdir. Voleybol sahası ön tarafta çünkü bence ondandır. Hem sen kafana takma nasıl olsa yarın okulda görüşürsünüz. Hadi gel senin için Spiderman izleyeceğiz.

-Ayy ciddi misin? Ya canım arkadaşlarım ya iyiki varsınız!

-Sende sende iyi ki varsın bebişim. Yanlız bir şey diyeceğim. Ecrin'e Arda ve Aras'ın kardeş olduklarını söyleyecek miyiz?

-Bence söylemeyelim kendi öğrenince alacağı yüz ifadesini çok merak ediyorum.

-Ayyy bendeee.

...

-Her Spiderman izlediğimde ayrı bir mutlu oluyorum yaa.

-Mevsim senin bu Spiderman sevdan nolucak acaba? Ayy düşünsenize Arda sırf Spiderman'ı çok seviyorsun diye seni kıskanırmış.

-Ayy Nida ya abart daha çocukla yeni konuşuyoruz hem ayrıca pek kıskanç birine benzemiyor.

-Nerden biliyorsun Mevsim çocukla kıskanç olup olmayacağını anlayacak kadar vakit mi geçirdin?

-Aaa hadi ama Ecrin hem anlarım ben altıncı hissim kuvvetlidir. Hahahaaa

-Ayy Mevsim beni mi taklit ediyorsun çok ayıp. Hahhaaa

-Taklit mi? Ecrin Mevsim neyden bahsediyorsunuz?

-Ayy Berra size anlatmamıştık dimii! Ecrin Aras hakkında komik ve seksi olduğunu söylemişti bende çocuğu tanıyacak kadar vakit mi geçirdin demiştim sonra o da altıncı hissim kuvvetlidir demişti olay bu.

-Hahaaaahaa

...

-Bir hafta sonu tekrar gelinde pijama partisi yapalım.

-Ayy geliriz umarım bebişim hadi öpüyoruz seni kocaman.

-Bende bende yarın okulda görüşürüz. Ecrin senlede konuşuruz.

-Tamam canım hadi bay bay.

-Bayyy

Kapıyı kapattığımda evi ne kadar dağıttığımızı fark ettiğimde ilk olarak ne yapacağımı bilemedim. Annem zaten işten yorgun gelecekti. Daha fazla yorulmasını istemediğim için ilk önce yediğimiz abur cuburların çöplerini büyük bir çöp poşetine doldurdum. Ardından tüm salonu süpürgeyle süpürmeye başladım. Hemen sonra masanın üzerindeki pislikleri ve tozları aldıktan sonra elime telefonumu aldım. Arda'dan bir sürü mesaj gelmişti. Ve yedi arama. Neden hep yedi kere arıyordu beni anlamıyordum. Mesaj kutuma girmeden hemen Arda'yı aradım. Aradığım gibi hemen açtı. Sesi endişeli geliyordu.

Mevsim kaç kere aradım seni neden açmadın bir sürüde mesaj attım. Çok korktum kızım. İyi misin?

İyiyim Arda sorun yok telaşlanmana gerek yok. Hem ayrıca neden beni her aradığında yedi kere arıyorsun.

Sence şuan bunu konuşmanın zamanı mı? Hem belki sonra anlatırım. Sen bana evinin konumunu yollasana.

Arda şaka filan mı yapıyorsun evime mı geleceksin?

Ayy ne var bunda Mevsim seni bir yere götürücem.

İyi peki madem yolluyorum ama çok oyalanmayalım orada annem eve gelirse birde beni göremezse endişelenir.

Tamam kızım çok oyalanmayız ya sen konumu yolla geliyorum ben.

Tamam bekliyorum. Bay bayy

Bay bayy!

*Konum gönderildi.*

A:Hemen geliyorummm!!!

M:Bekliyorummm!!!

*2 DAKİKA SONRA*

Kapının çaldığını duydum. Hemen kapıya koştum ve kapıyı açtım. Karşımda Arda vardı ve elinde iki tane kask tutuyordu. Giydiği siyah deri ceketi ve siyah kargo pantalonu çok yakışmıştı. Ve beyaz renkte tişörtü de vardı. Beni biraz beklemesini söyledim ve içeri girebileceğini de belirtim. Ardından o ayakkabılarını çıkartırken bende yukarı odama doğru çıkıyordum. Üstümde pijamalarım olduğu için üstümü değiştirmeye gelmiştim. Arda'ya ayak uydurmak için üstüme beyaz bir crop gitmiştim. Altımada siyah bir İspanyol paça kot giymiştim. Ve dolabından çıkardığım deri ceketimide elime alıp aşağı indim.

O nu yani Arda'yı mutfakta buzdolabının önünde gördüm. Sanırım buzdolabının üstündeki bebeklik fotoğraflarıma bakıyordu. Bir anda sanki arkasında olduğumu hissetmiş gibi arkasını döndü. Ve beni gördüğü gibi gözlerinin içi parladı. Sonra beni baştan aşağı süzdü ve onun giydiği şeylere benzer giyindiğimi görünce küçük bir tebessüm ettiğini görünce bende minik bir gülümsemedim değil. Ardından hiç duymak bile istemediğim o soryu sordu.

-Mevsim burda hep annenle olan fotoğrafların var yani neden hiç babanla fotoğrafın yok?

-Şey aslında annemle babam ben dokuz yaşındayken boşandılar. Babamda şuan iş için yurtdışında. O yüzden hiç fotoğrafımız yok.

Bunu dediğimde biraz üzülmüştüm yıllar önce olan biten bir şey olsada ben de herkes gibi mutlu bir aileyle büyümek isterdim. Benim üzüldüğümü görünce hemen konuyu değiştirmek adına beni elimden tutup ayakkabılığın önüne getirdi ve ayakkabılarımın nerede olduğunu sordu. Bende cevap olarak dolabı açtım ve benim ayakkabılarımın olduğu kısmı gösterdim. Ardında kendi ayakkabısı gibi beyaz bir ayakkabımı çıkardı ve giymem için ayaklarımın önüne bıraktı.

-Giyemiyeceksen ben giydiriyim mi ayakkabını?

-Hahaaaahaa Arda saçmalama bebek miyim ben?

-Öyle boş bakmaya devam edersen bebek olduğunu düşünmeye devam ederim haberin olsun. Hem sen demiyor muydun çok oyalanmayalım diye daha evden çıkamadık.

-Off tamam ya!

Ayakkabımı giydikten sonra anahtarını kapının arkasından alıp ceketimin cebine koydum ve Arda'nın verdiği kaskı kafama taktım.

-Sanırım biraz klostrofobik bir kask hıh ne dersin Arda?

-Yani ben alışığım eğer nefes alamıyorsan kaskın önündeki cami yukarı kaldır öyle hava alabilirsin.

Dediği gibi kaskın önündeki cami havaya kaldırdığımda daha rahat nefes alıp vermeye başladım. Rahatlamıştım.

-Ee hazırsanız Mevsim hanım sizi şöyle alalım lütfen.

-Pekala Arda bey ne tarafa oturayım?

-İstediğiniz yere Mevsim hanım.

-Peki ben sizin arkanıza geçeyim o zaman Arda bey.

-Hay hay efendim.

-Hahha lütfen ciddi konuşmayalım. Zaten ciddi durabilen biri değilim.

-Merak etme belli oluyor.

Önce Arda motora bindi ve bana nasıl bineceğimi ve ayağımı nereye koyacağımı gösterdi. Bende dediği şeyleri harfien uyguladım ve rahat bir pozisyon aldım.

-Bence ellerini belime dolasan iyi olur çünkü baya hızlı motor sürerim haberin olsun.

-Pekalaaa.

Dediği gibi ellerimi beline doladım ve sıkıca o na tutundum. Ardından Arda dediği gibi bir anda hızlanınca hem kaskın önündeki cam tekrar kapandı hemde ben korkudan gözlerimi kapadım. Bir beş dakika sonra manzarası çok güzel bir piknik alanına geldik. Saat neredeyse akşam sekiz olmasına rağmen hem çok fazla insan vardı hemde çok güzel bir manzarası vardı.

-Burası da ne böyle ilk defa geliyorum.

-Peki beğendin mi?

-Hemde çook.

-Bizim için bir yer hazırladım görmek ister misin?

-Çok isterimm.

-Tamam o zaman gözlerini kapatmam gerekecek.

-Aaa pekii.

Dediği gibi elleriyle gözlerimi kapattı ve bir yandanda beni gideceğimiz yere doğru yönlendiriyordu. Geldiğimizde ellerini gözlerimden çekti ve gördüğüm şeyle resmen şok oldum. Her yer ışıklarla kaplanmıştı ve yere kocaman bir piknik örtüsü seriliydi. Örtünün üstünde ise büyük bir sepet vardı. Piknik örtüsünün üstüne oturduğumuz da sepetin içinden bir sürü abur cubur pasta ve meyve suyu çıkmıştı. Meyve suyu ananaslıydı. Ve en sevdiğim meyve suyuydu. Nasıl biliyorudu bunu. Neyse bugün bunları sorgulamak yok diye geçirdim içimden. Bir yarım saat boyunca bir şeyler yiyip içerek sohebt ediyorduk. Takip annem beni arayana kadar.

Anne tamam gelicem biraz daha dursam.

Mevsim hayır kızım lütfen bak saat kaç oldu gel artık.

Peki anne bay bay.

-Ne diyor annen?

-Saat geç olduğu için gelmemi istiyor.

-Pekii o zaman ben seni bırakayım evine.

-Burası ne olacak?

-Ben geri gelir toplarım.

-Ya Arda sanada mahçup oldum hem beni getirip götürüyorsun hemde burları topluyorsun.

-Ya Mevsim hiç sorun değil. Hem hadi artık annen daha fazla senin için meraklanmasın.

-Peki.

...

-Arda tekrardan her şey için çok teşekkür ederim yarın okulda görüşürüzz.

-Görüşürüzz.

...

-Anne yeter artık okula geç kalıcam.

-Ay Mevsim bir şeyler yesen ne olacak? Hem sen spor okulundasın sağlıklı beslenmen gerekiyor.

-Tamam annecim ben şimdi bir fırına uğrarım ordan poğaça börek filan alırım tamam mı hadi bay bayy.

Annemin cevabını bile duymadan kapıyı kapattım. Eğer annemle konuşmaya devam edip birde kahvaltı yapsaydım. Okula iyice geç kalırdım. Okuldan eve yürüyerek gidip geliyordum. Kış ayları hariçti ama bu gün hava günlük güneşlik di. Ocağın ikisinde olmamıza rağmen.

...

Okulun kapısını açıp içeri girdim. Koridorun karşısında Arda vardı. Okulda o nu ilk defa görüyordum. Arda'nın olduğu yere doğru yürümeye başladım. Elinde telefonu olduğu için o na doğru yürüdüğünü fark etmiyordu. Fakat sonra yanına bir kadın geldi. Çok ama çok güzel bir kadın. Sonra Arda'nın yanağına ufak bir öpücük kondurdu ve ona kocaman sarıldı. Sarıldıklarında Arda da onun yanağından öptü.

Koşar adımlarla Arda ve o kızın yanı

na gittim.

-Mevsim?

-Arda?

-Bak yanlış anladın açıklamama izin ver lütfen.

-Beni sevdiğini sanmıştım!

Dedikten sonra bir yandan ağlarken bir yandanda üst kata sınıfıma çıktım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.