İçeriğe geç

MASAL GİBİ

Bölüm 8 · 7 dk okuma

MASAL GİBİ

Bölüm 8

"Kimse var mı?"

~~

MERT

Masal' a iyi geceler diledikten sonra uyuyacaktım ki aşağıdan bardak kırma sesleri geliyordu.

Geldi yine dedim kendi kendime. Hayatımı mahveden adam geldi.. sürekli ağrılarımdan dolayı uyuyamamın sebebi geldi.. her gece aynı saate beni döven adam geldi.. geldi yine, ayak sesleri beynime işlemişti.

Tüm basamaklari çıktı işte şimdi kapıyı açıp içeri girecek ve ben 18 yaşında olan bu çocuk en az 50 yaşında olan babam olacak o adamdan yine dayak yiyecektim sebepsiz yere.. o içtiği için lanet olası sarhoş olduğu için her gece ben dayak yiyorum.

Bir insan neden sebepsiz yere dayak yer ki? Onun yumruklarına, tokatlarına, tekmelerine maruz kalıyorum her gece.. ama sesimi asla çıkaramıyorum, kendimi kurtaramıyorum, gücüm yetmiyor..

Girdi içeri elinde odun vardı, ben korkuyordum.. yatağımda uyumuş numarası yapıyordum, belki bir ihtimal bir yerim acımadan uyurdum.. ama nafile yorganımı üstümden kaldırdı, kolumdan tuttu, beni yere attı.. dizlerim artık acıyı hissetmiyordu..

O gece yine acı içinde uyumak zorunda kalacaktım, tabi uyuyabilirsem..

Saat 6.00 olunca yatağımdan kalkıp aynanın karşısına geçtim gözlerimin altı mor olmuş, dudağım patlamış, saçlarım darmadağın ama hâlâ ayaktaydım.. gülümsemeye çalıştım.. nasıldım gülünce.. unutmuştum artık gülünce nasıl göründüğümü..

Aynanın karşısından çıkıp banyoya gittim duş aldım, giyinip, çantamı alıp odamdan çıktım.. o evde miydi.. sessizce indim aşağı ses yoktu evden çıkıp sahile doğru yürüdüm. Okul saati gelinceye kadar burada temiz hava almak iyi gelirdi.. telefonumu aldım Masalla olan mesajlara baktım en son "sanada tavşan çocuk" diye yazmıştı.. tavşan mı ben tavşana mı benziyorum diye aklımdan geçirirken güldüğümü fark ettim..

Keşke Masal, keşke seninle daha güzel tanışabilseydik.. keşke senin için böyle deli çarpan kalbime söz geçirebilseydim.. ben ona aşık olmuştum.. nasıl ya nasıl olurda bana vuran bir kıza aşık olurum.. neden bu kalbim onu seçti.. ilk tanışmada beni yere atıp üstüme çıkıp beni döven, ona sürpriz yapmak isterken yine dayak yiyen ben ona nasıl aşık oldum..

Saat 6:50 olmuştu okula doğru yürüdüm ve vardım sınıfa geçip yerime oturdum gelmesini bekledim.. ders başladı hoca bile geldi ama o hâlâ gelmemişti.. hoca ders anlatmaya başlarken kapı çaldı ve içeri girdi. Onu görünce gülümsedim. Geldi sırasına oturdu ve ben sadece sevdiğim kıza bakıyordum.. kulağına yaklaşıp "Günaydın prenses" dedim. Şaşırdı, çok tatlıydı.

Bir şey demedi peki tamam dedim, dersin bitmesini bekledim.. zil çaldı tam söyleyecektim ki arkadaşıyla çıktı sınıftan. Bende kalkmadım ve onu bekledim..

Bir kaç dakika sonra sınıfa girdi ve sınıfta sadece biz vardık. Ona yaklaşıp ellerini tutup

"Seni seviyorum prenses" dedim, şaşırmıştı böyle bir şey beklemiyordu..

"Ne!" Dedi, her zamanki şaşırmasıydı bu. Alışmıştım artık böyle tatlı şaşırmasına

"Seni seviyorum" dedim

"Sus" dedi bana, sadece sus dedi

"Susamam Masal" dedim

"Susman lazım, bunları duymak istemiyorum" dedi bana, beni döven bir kızın beni sevmesini beklemiyordum, sadece kalbimdekileri aktarmak istemiştim..

Ellerimi bıraktı.. arkasını dönüp gitti.. beni sevmiyordu..

Kalakaldım orda.. hiçbir şey yapamadım.. 'gitme' bile diyemedim.. güçsüzüm ben.. hiçbir işe yaramayan sadece dayak yiyen pislik herifin tekiyim..

Zil çaldı herkes sınıfa girdi bende yerime oturdum onu bekledim..

Geldi, oturdu.. bana bakmıyordu..

"Masal" dedim cevap vermedi

"Benimle konuşmayacak mısın?" Dedim belki cevap verir diye düşündüm

"Konuşmak istemiyorum" dedi. Sadece bunu dedi

"Peki" dedim zorlamak istemedim

Son derse kadar ne ben konuştum ne de o konuşmuştu..

Eşyalarımı topladım zil çalınca eve gitmek yerine biraz yürürüm diye düşündüm kendi kendime.. zil çaldı..

Kalktım dışarı çıktım.. yavaş yavaş sahile doğru yürüdüm. Simit ve çay ikilisini çok severdim, aldım yedim içtim ve saate baktığımda geç olmuştu okul 5 te bitiyordu ve saat 7 ydi

Eve doğru yürüdüm.. aklımda tek bir soru 'evdemiydi' umarım evde değildir.. umarım asla eve asla gelmez.. umarım bu akşam uyuyabilirim..

MASAL

"Susman lazım bunları duymak istemiyorum" dedim ve ellerini bırakıp ordan uzaklaştım. Tuvalete gittim neyse ki kimse yoktu, orda kendime gelmeye çalıştım elimi yüzümü yıkadım. Az önce olanları hazmetmeye çalışıyordum. Nasıl ya nasıl olurda beni sevebilir aklım almıyor, bu mümkün değil ki, biz kavgalıyız beni sevemez.. bana aşık olamaz, olamaz işte.. Sevme beni Mert, sevme..

Tuvalletten çıkıp sınıfa girdim, o sınıftaydı oturuyordu bende oturdum ama bakmadım, bakamadım yüzüne.. ben ona karşı bir şey hissetmiyordum ki..

1.ders, 2.ders, işleye işleye son derse girmiştik, ne ben ne de o konuşmuştu gün boyunca. Yan yana oturuyorduk ama sanki çok uzaktık..

"Masal telefonunu verir misin? Instagrama giricem de benim telefon evde kaldı. Valla hemen verecem" diyen Doruk' a dönüp

"Tamam buraya gel vereyim 2 dakika gir hemen ver hoca her an gelebilir" dedim

"Oy güzel arkadaşım benim tamam hemen verecem hoca gelmeden verecem" diyip arkama geçti sıranın arkasında telefonla uğraşıyordu bende defterime resim çiziyordum birkaç dakika sonra

"Geçin yerlerinize hadi arkadaşlar, herkes yerine" diye hoca girdi sınıfa arkama baktım Doruk yok, sırasına baktım çoktan oturmuştu. Sessiz bir şekilde

"Telefon nerde?" Diye sordum

"Çantana attım panikle, çıkış yapamadım sen yaparsın artık"

"Tamam ben evde hallederim burda yapamam"

"Tamam" diyince önüme döndüm ve son dersimizi işliyorduk

"Evet, konuyu anlamayan oldu mu?"

"Hayır" dedik sınıfça

"İyi iyi gelişme var sizde, toparlanabilirsiniz" dedi ve zil çaldı.. eşyalarımı topladım ve eve gittim

"Hoşgeldin kızım"

"Hoşbuldum anne, yemek var mı, çok açım"

"Var tabi olmaz olur mu? Sen elini yüzünü yıka kıyafetini değiştirip mutfağa gel, sen gelene kadar hazır olur"

"Tamam annecim, hemen geliyorum" diyip odama koştum çantamı sandalyeme koyup rahat kıyafetlerimi alıp banyoya koştum, giyindikten sonra elimi yüzümü yıkadım ve çıktım. Mutfağa indim annem çoktan hazırlamıştı yemeği. Anneme öpücük verip

"Teşekkür ederim annecim" diyip kurt gibi acıkan ben, yemeğe bodoslama daldım. Doya doya yemiştim yemeğimi, annemle birlikte bulaşıkları halledip

"Annecim odama çıkıp geliyorum geldiğimde beraber film izleyelim olur mu?"

"Tamam o zaman ben film seçiyorum sen gelene kadar"

"Tamam hemen geliyorum" diyip odama çıktım. Bulaşıkları kaldırırken aklıma Doruk' un instagram hesabının açık kaldığı geldi ve hemen telefonumu alıp çıkmam lazımdı hesaptan. Çantamı aldım içini açtım, aradım taradım bulamadım, telefon yoktu içinde.. Neredeydi bu telefon? Tüm kısımlarına baktım ama yoktu..

Yoksa, yoksa telefon.. hayır hayır olmaz o kadar da değil neden öyle olsun ki diye düşündüm.

Ama yine düşündüm ve olabilirdi evet hatta kesin öyle oldu.. çantalarımız yan yana durduğu için koymuş olabilirdi.

Of Doruk of nasıl olurda benim çantam yerine Mert' in çantasına koyarsın..

Düşündüm düşündüm ne yapabilirim diye düşündüm aklıma hiçbir şey gelmedi, evini bile bilmiyordum ki gidip alayım.

Of Doruk of..

En iyisi Doruk' un evine gitmek

"Anne ben Doruklara gidicem acil bir sorun var da hemen halledip gelecem tamam mı?" Diyip evden çıktım

"Tamam gecikirsen haber ver" dediğini duydum en son. Ordan ayrılıp bisikletime binip Doruklara gittim, zili çaldım Doruk açtı kapıyı

"Masal"

"Doruk doruk acil iş çıktı"

"Noldu, sorun ne? Neden böyle telâşlandın"

"Sen çok akıllı ve zeki olduğun için telefonumu benim çantam yerine Mert' in çantasına koymuşsun"

"Deme, of deme ya"

"Dedim bile hadi hazırlan evine gidecez"

"Ne, yok artık"

"Var artık, onu hatayı yapmadan önce düşünecektin"

"Off peki evini biliyor musun?"

"Sen bilmiyor musun!"

"Hayır!"

"OF DORUK OF"

"Ya tamam sakin ol buluruz, bekle telefonumu alıp çıkalım"

"Tamam bekliyorum çabuk gel" deyip bekledim, 5 dakikada geldi.

"Hadi koş"

"Nereye koş, buldun mu evi"

"Buldum buldum"

"Ne ara buldun be!"

"Bisikletini getirmişsin, arkama bin hızlı gidelim"

"Allah allah yok canım ben sürecem"

"Hadi ama Masal, acelemiz var. Elalemin çocuğu instagramımı karıştırsın istemem, hem dönüşte sen sürersin merak etme"

"Salak sence telefonu açsa senin instagramına mı girer, ayrıca zaten dönüşte ben sürecem" diyip arkasına bindim ve evine geldik

"Neden bu kadar karanlık, kimse yok mu evde" dedi Doruk

"Hayır bak şu odanın ışığı açık"

"Iyi o zaman evdedir, değilse de ailesine söyleriz getirir bize telefonunu"

"Evet öyle yaparız" eve doğru yürüdük, kalbim hızlı atmaya başladı korkudan mıydı, heycandan mıydı,

"Doruk"

"Efendim"

"Kapı neden açık"

"Masal, eve hırsız mı girdi dersin"

"Saçmalama hırsız girse kapıyı açık mı bırakır"

"Kapatır mı?"

"Bilmiyorum" diyince kapıyı açtık ve

"Kimse var mı?" Dedim, ses yoktu. Içeri girdik karanlık bir oda karşıladı bizi her yer karanlıktı

"Duydun mu!" Dedi Doruk

"Neyi" derken çat diye bir ses geldi, bir şey kırılmıştı

"Ses yukarıdan geldi, koş gidip bakalım" dedi Doruk

"Tamam hadi" koşarak merdivenleri çıktık ve ışığı açık bir oda vardı içerden bir şeylerin kırılma sesleri geliyordu. Doruk kapıyı açtı ve..

O an şok oldum..

-

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.