"EVET SAYIN SEYİRCİLER BUGÜN YENİ BİR MASTERCHEF SEZONUYLA KARŞINIZDAYIZ "
Vision olmayan Türkçesiyle giriş yaparken yanında Fury ve Wade bekliyordu.
"Her yıl olduğu gibi 3 eveti alan yarışmacılar 2. Tura geçiyor .Yemeği bitirmek için tam tamına 5 dakikanız var. Eğer bu süre içinde yemeği tamamlayamazsanız Allah rahmet eylesin sizi rezil edip sonrasında kovuyoruz. "
Fury ona öksürdüğünde Vision hala sırıtıyordu. Fury göz devirerek sözü aldığında Vision'ın ağzı açık kalmıştı.
"Şimdi fazla uzatmadan ilk yarışmacımız olan Clint Barton'ı davet ediyorum. "
Ekrandaki görüntü Clint'i gösterdi.
"Evet ben Clint Barton.. 5 dakikalık süreden önce burada küçük bir hazırlık yapıyorum. Öncelikle iyi bir okçuyum. İnsanların kafasını okla uçurmak dışında yemek yemeyi çok seviyorum. Ama bana yemek yapacak kimse olmadığından kendim yapmak zorundayım "
"Masterchefe bedava yemek yemek için geldim. Ödül mödül umurumda değil. Karnım doysun yeter "
Turşuları havalı bir şekilde doğrayan Clint kameraya göz kırptı.
Ekran karardı ve tekrar eski haline döndüğünde clintin yüzünde ciddi bir ifadeyle malzemeleri ile yürüyordu.
Arkadaki dramatik bir müzik ile Clint'in sesi geldi
"Yapıcağım yemekte 3 günlük bir hayat mücadelesi var...umarım istediğim yere ulaşabilirim."
Şefler oturmuş yaklaşık 30 dakikadır Clint'in gelmesini bekliyorlardı. En sonunda Wade dayanamayıp söylenmeye başladı.
"İyiki bir şov yapıcak millete, 5 saattir beyfendinin hazırlanmasını bekliyoruz"
Wade'in cümlesi bittiğinde karşıdaki kapı açıldı ve Clint elinde tekerlekli küçük masası ile tezgaha doğru ilerledi.
Fury : "Adını, soyadını,nerden geldiğini ve yapacağın yemeği söyler misin?"
Clint : "Adım Clint Barton New York'tan geldim bugün yapacağım yemek rus salatası ve turşu kavurma olucak. Parmaklarınızı yiyeceğinize eminim şefim." Dedi büyük bir gururla.
Vision : "Uemeğini 5 dakika içinde yapıcaksın. O zaman hazır mısınız mı!"
Visionın konuşması ile iki şefte gözlerini devirmişti.
Wade : "Doğrusu hazır mısın şefim.."
Vision : "Ay pardon. O zaman hazır mısın!"
Clint uzaklara dramatik bir şekilde baktıktan sonra konuşan şefine kararlı bir şekilde bakıp konuşmaya başladı.
"Hazırım şefim!"
"O zaman süren başladı!"
Clint'in yaşam mücadelesi başlamıştı ama Clint yemek yaparken ekrandaki kızları da tavlamaya çalışıyordu.
"Eee kendisini tanıtsına? "
Vision olmayan Türkçesiyle konuşurken Wade sırıtıyordu. Clint ilk başta anlamasa da sonradan tanıtmaya başladı.
"Ben Clint Barton.. 34 yaşındayım.. 2 çocuğum var..bir tane de karım.. Evimiz çok güzel.. İki katlı falan. 2 banyosu 1 mutfağı var .. Birde turşu depomuz var ... Turşu yemeyi çok seviyorum. Onlar için 13. Dünya savaşını bile çıkartırım.. "
Konuşmanın başında ciddi olsa da ortalarında içine eden Clint hala konuşmaya devam ediyordu.
Sinirden kırmızıya dönen Fury'nin yanında gülmemek için dilini ısıran Wade vardı. Vision hala ciddiyetle onu dinliyordu.
"Seni 13.de durduran ne oldu ? "
Wade ciddiyetini korumaya çalışırken sordu.
"Turşularım bitti. "
Clint tavadaki turşuları tabağa koyarken üzgünce mırıldandı. Turşunun yanında hazırladığı turşulu sosu koyarken azda olsa gülümsedi.
"Peki şu anda yemekte kullandığın turşular nereden geliyor? "
Fury sürenin bitmesini bekliyordu.Wade ise takmadan konuşmaya devam etti.
"Depodan.. Özel koleksiyonum.. Kolay kolay açmam kıymetini bilin. "
Wade kafa salladı.
"Son 10 saniye "
Fury yarışma boyunca ikinci defa falan konuşuyordu. İzleyiciler bile adamın sesine hasret kalmıştı.
"Eller yukarı "
Clint ellerini yukarı kaldırdı. Yemeği bitirmenin verdiği mutluluk yüzüne yansıyordu.
"Buraları topla sonra yemeği servis et. "
***
Clint elindeki tabağı şeflerin önüne koydu ve kameraya ufaktan el salladı.
"Bu yemekte ne yapmak istedin? "
Vision turşu kavurmasından bir çatal alırken sordu.
"Turşu "
Vision ona anlık olarak baktı ama aldırış etmedi .
"Yemekte neler kullandın ? "
Vision doğru dürüst bir cevap alana kadar sormaya devam edecekti.
"Turşu kullandım. Lahana Turşusunun suyu, hıyar turşusu ve domates turşusu."
Wade öksürerek arkasına döndü. Gülmemeye çalışıyordu. Şef olabilmek için çok uğraşmıştı.
"Peki nasıl pişirmek istedin? "
Fury yemeği beğenmişe benziyordu. 2 çatal almıştı. Sosu da zevkle yedi.
"Tur- orta pişmiş "
Fury kafa salladı. Wade yemeği yerken turşudan boğulmak üzereydi...
Nihayet karar zamanı gelmişti. Clint elleriyle oynarken şeflere baktı. İlk önce Wade başladı konuşmaya.
"Yaptığın turşu yemekleri 14.Dünya savaşının başlatmadan bitirdi. Ben evet diyorum. "
Clint şefin cümlesi büyük bir gülümseme ile teşekkür amaçlı başını eğmişti.
Wade'den sonra vision konuşmaya başladı. Hangi dil konuşuyo bilmiyoruz.
"Evet clint gerçekten hayatımda yediğim en turşulu yemekti ama itiraf etmeliyimki lezzetliydi, daha iyilerini başarabileceğini düşünüyorum. Evet diyorum"
Clint etrafında dönerek küçük bir sevinç dansından sonra
"teşekkürler şefim" dedi.
Şimdi ise fury şefteydi. Boğazını tezmizledi ve konuşmaya başladı.
Fury : "ne düşünüyorsun."
Clint : "ne hakkında şefim."
Fury : "sence ben bu yemeği kabul eder miyim?"
Clint o sırada korku ile karşısındaki göz bantlı aşırı ciddi olan şefine bakıyordu
Clint : "şefim kabul ederseniz çok mutlu olurum ama tabi karar sizin.."
Fury tekrar önündeki yemekten çatalı ile bir parça alırken clintin gözünün içine bakıyordu. Asla gözlerini ayırmamıştı.
Herkes bilirki bu programda en tecrübeli ve ciddi kişi fury şeftir.
Fury hala clinte bakarken clint içinden inşallah televizyonda kötü gözükmüyorumdur diye dua ediyordu.
Fury sonunda cevabını vermişti.
"Evet diyorum Clint Barton. Tebrikler."
Fury'nin konuşması ile yüzündeki gergin ifade gitmiş onun yerine gülümseme gelmişti.
"teşekkürler şefim. AMAN ALLAHIM ARTIK BENDE PROFESYONEL BİR AŞCIYI-"
Wade : "hey o kadar ileri gitme turşu sevdalısı"
Tüm herkesin yüzünde bir küçük gülümseme vardı.
Fury : "hadi gelde önlüğünü takalım."
Clint, fury şefin sözü ile koşarak yanında bitmişti. Fury masadaki önlüklerden birini alarak clintin başından geçirmiş ve arkasını bağlamıştı.
Vision : "o zaman clinti bir sonraki turumuzda tekrar görme umudu ile veda ediyoruz!"
Vision şefin konuşması ile 3 şefte alkışlamaya başladı. Clint havalı bir şekilde yürürken salondan çıkmıştı, tabi ekrandaki kızlarada göz kırpmayı unutmamıştı.
***
"Sıradakiyse bir genç yarışmacı.. Peter Benjamin Parker!! "
Kameralar çocuğu gösteriyor..
"Ah şey bu biraz ani oldu.. Selam ben Peter Parker.. Üniversite öğrencisiyim.. "
Peter saçlarını koluyla düzelterek gülümsedi. Yüzünden bile heyecanlı olduğu anlaşılıyordu.
"Bugün size köri soslu tavuk yapacağım.. Tarifim biraz basit ama önemli olan basit bir şeyi bile muazzam yapabilmek değil mi? Ek olarak yanında çikolatalı, kahveli bir muhallebi yapacağım.. "
Peter tavukları küp küp keserek sosa buladı. Üzerini kapatarak dolaba koydu ve tatlısının yarısını halletti.
Peter şeflerin yanına giderken heyecanlıydı. Yüzündeki sırıtışla içeri girdiğinde şefler pür dikkat onu inceliyordu.
"Hay anasını.. "
Wade ağzı açık kalmış şekilde çocuğa bakıyordu. Peter onun ölümsüzlük iksiri olabilir miydi? Wade hızlıca kendisine çeki düzen vererek Peter'a baktı.
"Kuralları biliyorsun "
Fury, konuşacak olan Wade daha ağzını açmadan araya girdi. Peter kafa salladı.
"5 dakikan başlamak o zaman "
Vision gülümseyerek konuştu. Hepsi bu çocuğu sevmiş gibiydi.. Özellikle Wade..
"İlk önce bu güzel şefi tanımak isterim "
Wade yüzündeki yamuk sırıtışla konuştu . Peter tavukları pişirirken gülümsedi.
"Öncelikle İsmim Peter Benjamin Parker. 20 yaşındayım üniversitesi öğrencisiyim. Boş olduğum zamanlarda yemek yapmayı çok seviyorum.. Buraya eğlence olsun diye geldim.. Kimseyle kavga etmek gibi bir niyetim yok "
Peter kendisini açıklarken tavuğun sözünü kenarda hazırlıyordu kremayı da sosun üzerine döktüğünde etrafa güzel kokular yayılmaya başladı.
"Yeteneğiniz kadar isminiz de güzelmiş. "
Wade ona hayran hayran bakarken Peter utanarak güldü.
Fury yavaştan Wade'i arkaya çekmeye başlamıştı.
"Oğlum sen sapık mısın? İlk günden ne bu hal? "
Fury sinirle konuştu.. Bir yandan çocuğun duymaması için uğraşıyordu. Ama Peter'ın gelişmiş duyuları sağ olsun hepsini çoktan duymuştu bile.
" Çocuğun tipe bakarsan anlarsın ne dediğimi güzelim. "
Fury göz devirerek yerine geçtiğinde Wade , Peter'ın önüne gitmeye başladı.
"Çok güzel kokuyor "
Peter samimice gülümsediğinde Wade göz kırparak yerine geçti .
"Son 1 dakika "
Fury bağırdı. Vision kenardan kenardan yemek tıkınıyordu. Clint'in yaptığı yemeği yiyen görev ekibinden ucundan bir şeyler almıştı.
Peter yemeklerini tabaklara koydu. Buz dolabından tatlısını çıkartarak önüne koyduğunda ellerini yukarı kaldırdı.
Peter şeflerin bir şey demesine izin vermeden masayı toplayıp yemek tabaklarını şeflerin önüne koydu.
"Ben evet diyorum"
Wade daha yemeği bile tatmadan konuştu. Sonrasında yemeği tattı.
Wade yemeğin tadına bayılmış gibi hareketler yaparken Vision onu ittirerek yemeği yemeye başladı.
Vision olmayan kaşları yukarı kalktı
"Gerçekten çok lezzetli. Evet diyorum."
Dedi ve tatlıdan bir kaşık daha alıp geri çekildi.
Fury çatalı eline alıp peter'ın gözlerinin içine bakarak yemeye başladı. Her yarışmacı gibi gergin bir şekilde fury şefe bakmaya başladı.
Fury bişey demeden bir lokma daha alıp peçete ile ağzını sildi ve geri çekildi.
Kameralar Peter ile Fury şef arasında gelip gidiyordu.
"Evet diyorum. Tebrikler Peter Parker."
Fury, Peter'a önlüğü fırlatacakken Wade eline aldı ve Peter'ın önüne yürüdü.
"Yarışmanın sonunda daha güzel bir önlük alacaksın "
Dedi Wade sırıtarak. Altında yatan ima fazlasıyla açıktı. Peter'ın birinci olacağını düşünüyordu.
Peter arkasını döndüğünde Wade önlüğü Peter'ın başından geçirdi ve ona temas etmeye dikkat ederek önlüğü bağladı.
"Önlük fazlasıyla yakıştı... "
Wade yamuk bir şekilde sırıttı. Fury, Vision'un kulağına eğildi.
"Kaza yapan arabanın önü bile bu kadar yamulmamıştır "
Vision dediğini anlamamış bir şekilde güldü. Sonrasında ileriye bakıp Fury'nin ne dediğini anlamaya çalıştı.
Wade önlüğü bağladığında istemeyerek geri çekildi ve yerine geçti. Tüm şeflerin yüzünde büyük bir gülümseme vardı.
Vision "Seni bir sonraki turumuzda görmeyi çok istiyoruz hadi şimdi gidebilirsin." Dediğinde 3 şefte alkışlamaya başladı.
Peter teşekkür ederek yüzündeki tatlı gülümseme ile kameraya el salladı ve dışarı çıktı.
***
"Sıradaki yarışmacı Tony Stark!"
Ekranlar Tony'i gösterdi.
"Ben Tony Stark buraya canım sıkıldığı için geldim. Yani hiçbir amacım yok zaten her türlü 1.yim ezikler"
Tony kaşarları keserken kameraya sırıtıyordu.
"Bugün şeflerime sucuklu tost ve kahve yapıcam. Bu size sıradan gelebilir ama benim yaptığım hiçbirşey sıradan değildir canlarım."
Tony elindeki market poşeti ile kapıdan içeri girdiğinde şefler kaşları çatık bir şekilde poşeti tezgaha koyan adama bakıyorlardı.
Vision birşey anlamasada hiç bozmayarak konuşmaya başladı. "Kuralları biliyorsun tam 5 dakka var bu sure içinde yemeğini tamamlıyacaksın."
Tony başını aşağı yukarı hareket ettirdiğinde Wade konuştu.
"O zaman süren başladı. Başarılar."
Tony, Şefin konuşması ile market poşetini eline aldı ve ters çevirip içindeki tüm herşeyi boşalttı.
Şefler şaşkınlık ile kahve paketini açan adama bakıyorlardı.
Fury yavaş adımlar ile yarışmacıya yaklaştı
."Yemeğini yaparkende bize kendinden bahseder misin."
"Aslında hayır derdim ama kabalık olmasın diye bahsediyim. Ben Tony Stark dahi, milyoner, zampara, hayırsever olan diye not alın. Zenginim, arabalarım var param var, burayada canım sıkıldığı için geldim hiçbir amacım yok çünkü her türlü mükemmelim ve 1. Yim. Param var demiş miydim?"
Wade, bu kadar egoya dayanamayıp konuştu
"Evet paran var bu kadar tanıtman yeterli şimdi yemeğine odaklan."
Tony, şefi tınlamadan makinedeki kahvesini kahve bardağına döktüğünde Vision konuştu.
"Son 30 sure!"
Tony gergin bir şekilde ekmeğine (yanık) malzemelerini koymaya çalışıyordu.
Dış ses olan Jarvis ve Friday 10 dan geriye saymaya başlamıştı.
"10!"
"9!"
"8!"
"7!"
"6!"
"Son 5!"
"4!"
"3!"
"2!"
"1!"
"ELLER HAVAYA!!"
Ama Tony ellerini kaldırmak yerine şefleri ve izleyicileri şoka soktu...
Fury kaşları çatık gür bir sesle
"ELENDİN!"
Tony inkar etmeye başladı.
"Hayır! İtiraz ediyorum hiçbirşey yapmadım! Hepiniz bana oynuyorsunuz!!"
Evet, Tony ellerini kaldırmak yerine bitiremediği tabağını hazırlamaya devam ettiği söyleniyordu.
Wade sandalyeden indi
"Hayır bende gördüm elendin!"
"HAYIR ELENMEDİM!"
O sırada ekran karardı. Araya reklamlar girdi.
O sırada ekran başındakiler
Deren ile Zeynep ellerinde çekirdek ve masada kola ile kavga eden şefleri ve Tonyi izliyordu.
Bir anda ekranın kararıp reklamlar girmesi ile Zeynep isyan etti. "HADİ AMA!"
Deren "TAMDA KAVGA EDERLERKEN ARAYA REKLAM SOKMAK NE YA!"
Mutfaktaki kadın bağırarak "BANA BAKIN KESİN SESİNİZİ TÜM MİLLET BİZİ DİNLİYOR"
Deren ve Zeynep isyan etmeyi sonlandırmışlardı çünkü her an dayak yiyebirlerdi.
"Özür dileriz anne."
Reklamlar bitti
Herkesin yüzünde küçük bir gülümseme vardı. Fury konuşmaya başladı. "Evet sayın seyirciler ufak bir sorun çıktı. Tony'nin yemeğini zamanında bitirdiği doğrulandı şimdi yemeğin tadına bakma zamanı."
Fury tezgaha yaklaştı ve tahtadan sert olan tostu eline alıp ısırdı. Çat diye ses gelmesi ile dişinin kırıldığını düşünüyorduk. Ama Fury yüzündeki yapmacık gülümseme ile kahvesinden bir yudum aldı "Gerçekten çok lezzetli bayıldım. Evet diyorum."
Şok
Fury şef düşünmeden evet dedi.
Şok?
Ve gülümseyerek yarışmacının gözüne bakmayarak yemek yedi.
ŞOK!
Fury peçete ile ağzını sildi ve geri çekildi. Vision ilk başta bıçakla yemek istemişti ama bıçak ekmeği kesmeyince eline alıp ısırdı. "Evet diyorum."
O sırada Friday'in sesi yükseldi. "Başka bir yorumunuz yokmu Vision Şef?"
"Hayır başka birşey söylemek istemiyorum. Evet diyorum."
Wade tezgaha yaklaştı ve hiç düşünmeden tostu kahvenin içine bandırıp öyle ısırmıştı. "Harika. Evet diyorum." Ve geri çekildi.
Tüm şefler yapmacık bir gülümseme ile alkışlamaya başladı. "Tebrikler Tony Stark." Dedi Fury ve önlüklerden birini alıp Tony'e fırlattı.
Tony "teşekkürler herkese iyi günler!" Küçük bir el sallaması ile salondan dışarı çıktı.
***