Masada ki çerezlerden ağızıma bir tane kaju atıp, Tony ve Clint'in kavgasını izledim. Beni buraya oturtmuşlardı ve Monopoly oynuyorduk. Başta çok eğlenceli olsa da Tony mızıkçılık yapıyordu. Aslında Clint'in de geriye kalır yanı yoktu, Steve ve Natasha ikisinin kavgasını ayırmaya çalışırken Wade ile ben izliyordum.
Elime aldığım Fındığı Wade'e uzattım. Avucumun içindeki fındıkları alıp ağızına atarken konuştu "Tony zırhını çıkartsa, kavgayı alır" Kaşlarımı çatarak ona döndüm "Kavga etmemeliler, aksine konuşarak anlaşmalılar" Wade alayla bana bakarak sırıttı "Öpüşsünler istersen?" ben kıkırdarken tüm gözler bana dönünce kendimi toparladım.
"Siz kavgaya devam edin yok bişi" Tony ve Clint kavgayı bırakınca herkes yerine oturdu. Bana uzatılan zarı tam atacakken çalan telefonuma baktım siktir annem arıyor. Sıramı Wade'e verip telaşla telefonu açtım "Anneeee, nasılsın? iyi misin gönlümün sultanı?" arkada sesler olduğuna göre gene babaannemdeydi "Nerdesin kız sen? Gene mi arkadaşlarınla buluştun" ekibe bir bakış attım.
"Evet anne, geziyoruz" halamın sesini işittim "Kız zilli yakışıklı erkek var mı bari?" kendisi kırkına merdiven dayasa da hala mart ayındaki kediler gibiydi ve bekardı (Allah rızası için birinizin akrabasını şuna ayarlayak) "Halacım, ben şuan mesgulüm de anneme söyle ben bir süre eve gelmem" Bu sefer babaannem yaygara kopardı "ABOOV BİZİM KIZ KOCAYA KAÇTI" lan bunu nerden çıkarttınız? bu telefon niye hoperlör de amk, telefonu yüzlerine kapatıp bana merakla bakan ekibe sırıttım
"Eh şey, annem aradı da eve gelmeyeceğimi söyleyince bir yaygara koptu ama bişi olmaz, bişi olmaz" bana şaşkınlıkla bakarlarken zarı attım. Piyonu altı adım ilerlettikten sonra sırıtarak Stark Endüstiri yazan yeri satın aldım. Markalı Monopoly oynamak ne zevkliymiş "Banane ya! Stark Endüstiri sahibi benim. benim şirketimi almaya hakkı yok" Tony bir çocuk gibi mızmızlanırken Steve bıkmış olacak ki başka bir şey oynamayı teklif etti.
Saatin gece 2'ye geldiğini görünce uyumak için acıyan gözlerimi ovuşturdum. "Bence biz uyuyalım" ben esnerken yanımdaki Wade'de esnedi. Diğerleri de beni onaylarken el birliğiyle masayı topladık ve birbirimize iyi geceler dileyerek odalarımıza dagıldık.
Odaya girince pijamalarımı giydim ve telefonu şarja takarak yatağa uzandım. Geceleri uyku sorunu yaşıyordum, gece ne kadar geç yatarsam yatayım bir süre uyuyamazdım.
Buraya geliş amacım konusunda diğerlerine güvenmiyordum. Bir süre bu güvensizliği kendime saklayacaktım, sonuçta onlar kahraman, isteseler beni bir hücreye bile tıkabilirler.
Onlara güvenmek istiyorum ama bu Dünya'da hiç kimse çıkarı olmadığı bir şeyi yapmaz. Ek olarak beni başka bir evrenden getirdiler, bana ihtiyaçları var ve kullanacaklar.
Amaçlarına göre ya dost olacaktım ya da düşman. Düşünmeye devam ederken yavaş yavaş gözlerim kapandı ve kendimi uykunun rahat kollarına bıraktım.
✮ ⋆ ˚。𖦹 ⋆。°✩
Sabah kapatmayı unuttuğum alarm sesiyle uyandım. Her sabah erken kalkar ve okula gitmeden biraz antrenman yapardım, bu evrene gelmeden önce en büyük hayalim bordo bere olup Ülkem uğruna canımı vermekti.
Yataktan kalktım ve alarmı kapatarak önce banyodaki işlerimi hallettim. Daha sonra gaza gelmek için asker yeşili kargo pantalon, bordo kısa kollu bir tişört ve Asker yeşili bir ceket giydim.
Telefonumu cebime koyarak Natasha'nın dün gösterdiği antrenman odasına ilerledim. Antrenman salonu boştu, okuduğum fan ficlerde hep Steve veya başka biri burada çalışıyor oluyordu.
Kum torbasına ilerledim ve elime boks eldiveni takarak yumruklamaya başladım. Asker olmak istediğimi duyunca babam bana yararlı bir kaç tane eğitim aldırmıştı.
Bunlardan biri dövüş eğitimiydi, aynı zamanda ingilizce'yi de bu kadar iyi konuşma sebebim babamdı, yumruklarımın şiddeti artarken terlediğimi hissettim ama üstümdeki ceketi çıkartmadım.
Zor şartlarda dövüşüp konfora alışmamaya çalışıyordum. En sonunda yumruklamaktan yorularak eldivenleri çıkartıp kenardaki banklardan birine oturup nefesimi düzene soktum.
Kitabı biraz da sanki o Duru benmişim gibi yazıyorum. Bende Askeriye'ye gideceğim (daha sınava 3 yıl yokmuş gibi davranalım) ee siz gelecekte ne olacaksınız?
