İçeriğe geç

Martılar

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Martılar

Bölüm 2

BU BİR HATA MI

Hayatımın en büyük hatasını bir kadına aşık olarak değil, onun beni sevebileceğine inanarak yaptım.

İnsan bazen bir uçurumdan düşerken değil, düşmeyeceğini sanırken ölür.

Ben bunu geç öğrendim.

Oysa her şey sıradan başlamıştı. Dünyadaki bütün felaketler gibi.

Bir mesaj.

Bir gülüş.

Birkaç saat süren konuşmalar.

Sonra geceler.

Sonra insanın kendinden vazgeçip başka bir insanın sesinde yaşamaya başlaması.

Adı neydi artık bilmiyorum.

Yani biliyorum elbette. İnsan sevdiği kadının adını unutmaz. Ama bazı isimler o kadar acıtır ki insan onları zihninde bile telaffuz etmek istemez.

Bu yüzden ona bir isim vermeyeceğim.

Çünkü bazı kadınlar isim olmaktan çıkar.

Bir şehir olurlar.

Kaybolduğun bir şehir.

Çıkmaya çalıştıkça daha çok içine battığın.

Ben de yıllarca onun sokaklarında dolaştım.

O ise bundan habersizdi.

Belki de insanın başına gelen en büyük trajedi budur.

Birinin hayatının merkezindeyken, onun hayatında dipnot bile olamamak.

O günlerde herkes bana iyi görünüyordu.

Arkadaşlarım, sokaklar, martılar, vapurlar...

Çünkü insan sevildiğini sandığında dünya da onu seviyormuş gibi gelir.

Sonra bir gün gitti.

Aslında gitmedi.

İnsanlar bir anda gitmez.

Önce cümlelerinden çıkarlar.

Sonra günlerinden.

Sonra gelecek planlarından.

En son da hayatından.

Bir sabah uyandım ve onun artık hiçbir yerde olmadığını fark ettim.

Ne telefonumda.

Ne sesimde.

Ne de bana ait sandığım yarınlarda.

İşte o gün anladım.

Aşk dediğimiz şey kavuşmak değilmiş.

Aşk, gittikten sonra bile birinin odanın içinde kaldığını sanmakmış.

Ve bu hikâye...

Bir kadının hikâyesi değil.

Bir adamın, hayaletlerle yaşamayı öğrenmesinin hikâyesi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.