İçeri giren kişi, ödül töreninde gördüğüm savcıydı. Ne alaka diye sorgulamadan edemedim. Sonradan birden aydınlanma yaşadım. "Anne, sana inanamıyorum, savcıya mı verdin beni?" Annem bana gerçekten mi der gibi baktı.Verseydi hiç şaşırmazdım zaten ,onu da yapar beni hapse atardı "Işıl, saçmalamayı bırak!" Annemden gözlerimi ayırarak savcıya döndüm. Mavi gözleriyle bana bakıyordu. En son yaptığım şeyden sonra bu adam beni, umarım hapse atmazdı. "Bu senin abin." dediğinde ikinci defa şok geçirdim. Nasıl olur bu adam mavi gözlüydü, bir kere. Gerçekten takıldığım şeye bakın. "Senden değil, dimi?" diyerek korkuyla sordum. Eğer ondansa, buraya düşüp bayılabilirdim. "Benden olmasa, abin demezdim ki," diyerek konuştu gururla.Gözümü devirdim bu gururu karşısında. Ama haklıydı aslında, çünkü ben de annemden olmayan birini "abi" saymazdım. Ben şaşkınca karşımdaki adama bakarken annemin kocası, yani daha yeni babam olduğunu öğrendiğim adam girdi. "Vay be, muhteşem aile kadrosu diyorsunuz yani" diyerek sırıttım. "Tabii, nasıl buldun?" diyerek sordu Erdem, annemin yeniden gelen kocası, alayla. Bok gibi. "Ben gereksiz buldum açıkçası," diyerek annemin kocasına baktım. Bu adam da sarışın, mavi gözlüydü. Şimdi jetonum düşmüştü, bu savcı babasına benziyordu. O yüzden bu kadar tipsizdi demek. "Neyse, seneler önce başka yaptığınız çocuk yoksa ben gideyim," diyerek kapıya doğru yürürken annem ceketimden tutarak beni geri çekti. "Otur, bizi dinleyeceksin," diyerek sakin tutmaya çalıştığı ses tonuyla konuştu. "Siz," derken tek kaşımı kaldırarak alayla sorduğumda, bana cevap vermeyerek beni koltuğa doğru sürükledi. Oflayarak elini ittim ve koltuğa oturdum. Ben oturunca, annemin kocasıyla oğlu da oturdu. "Size ayıracak on dakikam var, gerisini dinlemem," dediğimde, hepsi bana alayla baktı. "Niye, ne işin var?" dedi eski annem. "Sanane," diyerek aramızdaki küskünlüğü ona hatırlatmaya çalıştım. Umarım gerekli beyin nöronlarına ulaşmıştır diye umuyorum. Sadece göz devirdi, kafamı yukarı kaldırıp bir saniyeliğine neden burada olduğumu sorguladım. "Bence insanların üstlerine bir şey dökmek gibi işleri olabilir." Bakışlarımı savcıya doğru döndürdüm; tek kaşını kaldırıp bana bakıyordu. Beni nasıl gördüğünü soracakken, son anda aklıma savcı olduğu gelince vazgeçtim. Beni bulmasaydı, o zaman şaşırmalıydım zaten. "Evet, benim akıl sorunlarım var çünkü. Bu kadın, annemi gösterdim size söylemedi mi?" diyerek kaşlarımı kaldırdım. "Işıl, şamatayı kes yeter." "Ne, hadi ama artık ne diyeceksen de ben de gideyim." "Maysa'nın cinayette parmağı olduğunu buldum," dediğinde savcı yapmacık bir kahkaha attım. "Biri demişti sanki" anneme döndüm. "Hani psikolojim bozuktu" diyerek sordum. Şu an çığlık atmamak için zor duruyordum. O halde, neden savcı o kızı tutuklamıyordu? "Ben hiçbir zaman senin hayal gördüğünü söylemedim, sadece kanıt toplamak için vakit bekliyordum." "Sessizlik de bir cevaptır aslında ama." Sakin kalmaya çalışıyordum ama beynim eriyormuş gibi hissediyordum. Buraya gelerek hata yapmıştım. Neyse diyerek ayağa kalktım. "Sen kızından şüphe ederken, ben yeterince kanıt topladım, yakında hapse girer zaten." Annemin gözünün içine baktım gözleri dolmuştu. "Işıl, ben seni hiçbir zaman suçlamadım. Sen abini kaybetmiş olabilirsin ama ben de oğlumu kaybettim. Beni de anla." Gözümden yaş aktığını fark edince, hızlıca silip kapıya doğru ilerledim. Dediğim gibi, buraya hiç gelmemeliydim zaten. Psikolojimin daha fazla çökmesini engellemeye çalışıp işime odaklanmaya çalışıyordum.Ama Annem bunu daha da zorlaştırıyordu. Uzun koridoru geçip kapıyı açtım ve dışarı çıktım. Şu an tek istediğim akşama kadar uyumaktı, sonra akşam tekrar iş yapmaktı. Derin bir nefes aldım, gözlerimi kapatıp gözyaşlarımı dizginlemeye çalıştım. Gözlerimi açıp arabama doğru ilerlediğim sırada kolumu tutan kişiyle durdum; bu savcıydı. Ona baktığım sırada, hızlıca elini çekti ve bana hiçbir şey demeden bir şey uzattı. Dikkatli bakınca kartvizit olduğunu gördüm. "Gerek yok." Yalandı, şu an en çok ihtiyacım olan, onların adamı olmayan bir savcıydı. "Gerek var bence," dediğinde boş boş suratına baktım. "Dediğin kanıtlara ihtiyacımız olabilir," dediğinde, elinden kartviziti alıp teşekkür ettikten sonra tıpış tıpış arabama doğru yürüdüm. ----------------------------------------------------- BU BÖLÜMDEEE BİTTİİİİİ Arkadaşlar her bölümde neden ne için var olduğu daha iyi oturacak diye düşünmekteeeyimmm. Yorum ve oyunuzu bekliyorummmm
Bölüm 4
4
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.