Markus uyanmıştı daha doğrusu uyandırılmıştı babası Markus'un okula geç kaldığını ve Anca yattığını söyledi. Markus alışmıştı hızlıca çantasını hazırladı ve okula gitti yolda birkaç grup Markusa karıştı Markus çok üzgündü {Her zamanki gibi} Fakat kimseye fark ettirmemesi gerekiyordu Çünkü arkadaşları ona "Neden üzgünsün?" Diye sorduğunda verebilecek bir cevabı yoktu. Derken sıra arkadaşı dikkatini çekmişti Monica ağlıyordu ona neden ağladığını sorduğunda Monica gülümseyerek "Mutluluktan ağlıyorum! Çıkma teklifi aldım" dedi. Markus biloyordu Monica yalan atıyordu. Markus Monica'nın neler yaşadığını biliyor. Markus sordu "Bana herşeyi anlatabilirsin. Senin sırrın benim sırrım." Monica birisine aşık olduğunu fakat o kişinin onu rezil edeceğini düşündüğü için onun yanına bile gidemediğini söyledi ve kendisini tutamayıp hüngür hüngür ağlamaya başladı Monica Markus'a aşıktı Herkez bir anda Monica'nın başına toplandı ve herkez aynı soruyu sormaya başladı "NEDEN ÜZGÜNSÜN?" Konu Markus'a gelmişti bir kız Markus'a vurup Pis sapık ne yaptın arkadaşıma! Diye bağırmaya başlamıştı Markus anlam veremedi onun bir suçu yoktu. Kimseye birşey söylemedi. Ve sınava girdiler Markus'un sınavları 100'den aşağı olamazdı. Eğer olursa babası onu kırbaçlardı. Markus yine sınavdan 100 aldı akşam eve giderken Monica Markus'un yarasını gördü ve ne olduğunu sordu Markus kafasını çarptığını söyledi Monica gülmeye başladı Oysaki gerçeği bilmiyordu Arkadaşı Markus'a saldırmıştı akşam eve gitti ve babasına sınavdan 100 aldığını açıkladı babası "Ne yapayım? Sanki bana alıyorsun Ayrıca bugün sana yemek yok" dedi Markus nedenini sorduğunda ise "Keyfim öyle istiyor sana mı düştü benim fikirlerim?" Dedi. Markus üzgün bir şekilde odasına gitti aslında intihar edebilirdi fakat onu hayatta tutan birisi vardı... O kişi de Marius'du Maius'un da ailesi Markus'un ailesi gibiydi,Katıydı. Bu iki aşık her gece konuşurlardı. Bu gece de konuştular ve yarın sınavları olmadıklarını ve evden 1 günlüğüne kararlarsa ne olacaklarını merak etmişlerdi anlaşıp plan yaptılar çantaları hazırladılar yemek,şu,aşık, uyku tulumu ve biraz para Ölüler ormanına gideceklerdi ve video çekip eğleneceklerdi. Kim bilebilirdi orada ölümden döneceklerini? Markus uyudu sabah erken kalktı ve çantasını alıp dışarı çıktı Marius gelmişti iki aşık sımsıkı sarıldı ve bir Taksi'ye binip ölüler ormanına gittiler orman girişleri henüz açılmamıştı çünkü bu saatlerde içeride cinler ve Ölü ruhlar gezdiği söylenirdi. Karşıda bir market vardı Kamp için eşyalar satıyordu. Markete girdiler ve Büyük bir çadır aldılar Markus birşey fark etmişti... Satan kişinin bir kızı vardı fakat Gözlükleri tersti küçük kıza doğru yaklaştı ve "Şeker ister misin? İstersen sana bir tane alayım" dedi o sırada Marius gelmişti ve sordu "Kiminle konuşuyorsun?" Evet Markus bir Cin ile iletişime geçmişti satan kişi de de bir terslik vardı... Ayakkabıları tersti Markus hemen parayı ödedi ve Marius ile dışarı attılar kendilerini Ve baktıklarında Marketin kapalı olduğunu gördüler o zaman bu çadırı nasıl almışlardı? İki aşık bu sefer cidden birşeylerin ters gittiğinin farkındaydı. Ölüler ormanı saat 5 civarları açılır ve Orman açıktı içeri girdiler ve kamp yapacakları alanı hazırladılar Marius Markus'a buradan gitmeleri gerektiklerini söyledi Marius Soğuk terler atıyordu Markus nedenini sordu Marius ise "Saat 2! Bu saatte bu orman açılmaz Cinler bizimle uğraşıyor Gitmemiz lazım!" Dedi Markus 5 dakika içinde tüm eşyaları topladılar ve dışarı çıktılar. Ormanın kapıları bir anda Kapandı. İkili çok korkuyordu bir Taksi'ye binip Ölüler ormanından uzaklaştılar. Ve akıllarına bir fikir vardı Okulun çatısına kadar uzanan bir merdiven vardı oradan çıkıp okulun çatısında sabahlayacaklardı Taksiden inip merdivenleri görebilmek için şeytan ile oyun oynamaları gerekiyordu bu okul lanetliydi ve bunu tüm öğrenciler biliyordu bazı öğretmenlerin ayakları ters olduğu bile söyleniyordu Merdiven oyununu oynamaya başladılar Öncelikle oyunu anlatayım;
Oynayan kişi sayısı en az 2 olmalı bu 2 kişinin gözleri bağlanır ve hayali bir merdivenden çıkarken şeytanı çağırma Ritüeli şarkısı söylenir Eğer önlerinde bir engel varsa,gözlerini açarlarsa, Şarkıyı yanlış söylerlerse Cehennemin bilinmeyen katlarında kendi derilerini yüzeceklerdir. Şeytan'a şarkı söylemeleri gerekir eğer söylemezlerse Şeytan onlara çıkabilecekleri bir merdiven vermez. Markus ve Marius Rütüele başladı. Ve her ikiside Başarılı bir şekilde tamamladı. Okulun çatı katında onlara benzer biri daha vardı o kişinin yanına gittiler.
?;Sizde kimsiniz?
Markus Ve Marius kendilerini tanıttı ve onun kim olduğunu ve burada me yaptığını sordular.
Min-Jun;Ben burada kalmak zorundayım. Burası benim kraliyetim uzun süredir buradayim. Bu arada yanımda bir kaç içecek var(içki) içmek ister misiniz? Markus ne içeceği olduğunu anlamıştı Marius biraz masum olduğu için "Meyve suyu mu? Neyli?" Diye sordu Markus bir anda gülme krizine girdi ve Marius'a ne içeceği olduğunu söyledi Marius utanmıştı üç kişi o geceyi çatı katında geçirdiler sabah kalktıklarında Markus ile Marius çıplaktı (merak etmeyin üşümediler üzerlerinde battaniye örtülü) Marius bir anda çığlık atmaya başladı Nasıl böyle birşey yapabilirdi? Dün gece ne olmuştu? Marius'un çığlık atması ile uyanan Markus'un gözleri Fal taşı gibi açılmıştı içinden "Ben babama bunu nasıl açıklicam?" Diye söyleniyordu Yanlarına Min-Jun geldi ve gece onlara vişne suyu verdiğini fakat sakar olup üstlerine döktükleri için yıkayıp kuruttuğunu söyledi kıyafetlerde Vişne suyu izi bile kalmamıştı. Marius elleri titreyerek sordu "Biz neden aynı yataktayız?" Min-Jun gülerek yanıtladı " çünkü 2 yatak vardı sizi tanımıyordum fakat siz birbirinizi tanıyordunuz o yüzden birlikte yatmanızın pek bir sakıncası yoktur diye düşündüm." Marius olanları kabul etmişti fakat Markus'un aklında soru işareti vardı ve sordu"Bunlar olurken biz ne halt yiyorduk? Sen bizim kıyafetlerimizi almışsın,Haberimiz yok
Bizi aynı yatağa yatırmışsın haberimiz yok ?"
Min Jun; Dün gece meyve suyu içmeden önce biraz içki içmiştiniz o yüzden hatırlamamanız normal. Diye yanıtladı Marius şok geçirmişti, Gözleri dolmuştu ilkkez içmişti babasına,Ailesine ne diyecekti? Markus ve Marius alelacele üstlerini giyindiler yemek yiyip Yine merdiven oyununu oynayarak aşağı indiler Marius hayla Korkuyordu ya yalan atıyorsa? Markus bir anda Marius'u kendisine çekip calılığın arkasına saklandılar Marius fısıltı ile "Noluyor?!" Diye sordu Markus "Ailemiz bizi arıyor eğer 1 saniye bile gecikseydim ikimizin de sonu gelmişti." Aileler gitti Markus ve Marius yerlerinden çıktılar ve okullarının karşısındaki Kafeye gittiler. Birşeyler atıştırdılar Markus hesabı ödeyecek Marius ise Taksi bulmaya çalışacaktı Merkus tam Marius'un yanına geldiğinde Aileleri ile göz göze geldiler Aileleri Markus ile Marius'u güzelce dövdü.
Markus;
Babası önce sert bir tokat attı sonra karnına tekme, Saçını çekme, yüzüne yumruk ve karnına yumruk attı.
Marius;
Babası önce Kafasına vurdu sonra göğüs kafesine sert bir tekme attı kollarını cimdikleyip bayılttı.
Derken polis geldi ve bu iki aileyi tutukladı Çocukları yetimhaneye verip mutlu mesut yaşayacaklarını sanıyorsanız okadar umutlanmayın.
Markus;18
Marius;18
Yaşlarındalar o yüzden yetimhaneye gidemezler. Evlerine gidip Tüm parayı aldılar ve kendilerine özel ev, mobilya ve daha nicelerini aldılar aileleri 3 ay hapis almıştı çıktıkları gibi Markus ile Marius'un yanına gittiler. Markus Marius'a artık zamanının geldiğini ve bunu yapacağını söyledi. Evet yaptıda Marius kapının çaldığını duydu Markus eline Bıçağını aldı
Bıçak Şef bıçağıydı hiç kullanılmamışdı fakat kağıdı bile en nazik dokunuşta bile kesebilirdi.
Markus hamlesini yaptı ve her iki aileyide vahşice öldürdü. Cesetleri ne yapacakları hakkında pek bir fikirleri yoktu Yılbaşı yaklaşıyordu Markus'un aklına bir fikir geldi Monica'nın ailesi Et'i fazlaca seviyorlardı neredeyse her gün et yiyorlardı bundan dolayı Markus Cesetlere Et günümü verip Kargo ile Monica'nın evine yolladı kargoyu Monica'nın ailesi açmıştı ve fazlasıyla sevinmişlerdi. Marius ve Markus artık rahattı değil mi? Hayır tabikide okulun çatısındaki çocuk ikisinide lanetlemişti. Markus Artık rahat oldukları için Marius'u öpebileceğini düşündü ve öptü. Markus bir anda kendinden geçti Ölmüştü.
Marius ağlayarak kendisini suçladı ve Ailesinin sonu olan Şef bıçağıyla Kendisini 10 kez bıçakladı ve kendi derisini yüzdü son darbe olarak Markus'u taşıdığı yeri bıça
kladı...
KALBİNİ