İçeriğe geç

Mardi'nin Zalim Ağası Ve Masum Gelini (+18)

Bölüm 3 · 4 dk okuma

Mardi'nin Zalim Ağası Ve Masum Gelini (+18)

Bölüm 3

Terbiyesiz ağa

Seni ağlatmak, kafama kör bir kurşunun isabet etmesi gibi öldürücü ve yıkıcıydı...

***_***

İmam nikahının kıyılmasının ardından, Ateş'in anneİ Leyli hanımın yardımlarıyla merdivenlerden çıkıyorduk. Ben önden ilerleyerek gelinliğin önünü tutarken, Leyli hanım gelinliğin kuyruğunu tutuyordu. Sevecen ve anaç bir kadındı Leyli hanım. Umarım beni sevrdi.

Yukarıya zor bela vardığımızda tahminimce Ateş'in odasının kapısına gelmiştik. Leyli hanım benden önce davranarak kapıyı açıp, girmem de yardımcı oldu. Arkamızdan kapıyı kapattığında ben odayı inceliyordum. Yerde ince, eski kilim modelleri olan bir halı vardı. Koyu yeşil, koyu kahverengi ve siyahında bulunduğu odada -bu güne özel hazırlandığı belli olan- kırmızı yatak örtüsü daha da geriryordu odayı.

Leyli hanım bana yardım ederek yatağa oturttuğunda yüzünde yine o sevecen gülümsemesi vardı. Kına yaptığı, sıcak yumuşacık ellerini, soğuk yanaklarıma yasladığında, anın vermiş olduğu huzurla gözlerimi kapatmak istemiştim. Ancak ben bunu harekete geçirmeden Leyli hanım söze girdi. " Bak kızım, kocanla severek evlenmediğini ve nasıl bir durumda apar topar bilmediğin bir yere getirilmenin ne kadar zor olduğunu çok iyi bilirim. Çünkü ben de bu yollardan geçerek bu konağa hanım ağa oldum." Ağzım şaşkınlıktan ötürü beş karış açılmışken Leyli hanım devam etti. "Bilirim, bu zor olacak amma... Bu gece kocana kadınlık yapman gerek. Töremizi bilirsin, bize bir torun da sen vermelisin. Allah'ıma şükürler olsun 2 tane torunum var. 3'üncü torunum ise Ateş'ten olsun isterim. Merak etmeyesin, öyle namus bekçisi gibi çarşaf isteyecek değilim, ama sen de bu gün kocanın koynuna gireceksin. Ateş ne kadar sinirli ve sert olsada... Erkekleri bilirsin iki cilveye yükselirler." Yüzüm utançtan renk değiştirirken kafamı ellerime indirdim. Leyli hanım elleri ile yüzümü tekrar kaldırdı. "Ben şimdi çıkıyorum. Birazdan da Ateş gelir. O gelmeden önce bu kutudaki geceliği giy, tamam mı güzel kızım." Leyli hanım cevabımı beklemeden odadan çıktığında kucağımda ki kırmızı, dantelli genellikle yalnız başıma kalmıştım.

Bunu nasıl giyeceğim! Ben kiiim bu dantelli gecelik kim!

&"

Ya bu nedir ya? Bu ne biçim bir şeydir ya?!

Gecelik gecelik değilde bildiğin sergi! Her yerim ortadaydı, bir şey giymesemde oldurdu hani. Ateş geldiği zaman, namaz kılacağımız için, dolaba yönelip geceliğimin üstüne namaz elbisemi giyindim.

Ardından banyoya ilerlyerek abdest aldım. Çıktığımda hemen divanın üzerine indirilmiş namazlıkları biri önde biri arkada olacak şekilde konumlandırıp, yatağa oturdum. Geriye kalan Ateş ağanın(!) gelmesini beklemekti.

Peh! Ateşmiş. Ateş olsa cürmün kadar yer yakar be o salak. Gerizekalı.

Ben yumuşak yatakta oturmuş, Ateş'e hakaretler saydırırken odanın kapısı birden pat diye açıldı.

Evet, pat diye...

Sanki az önce hakaret eden ben değilmişim gibi adam içeri adımını atar atmaz korkudan hazır ola geçtim. Evet evet, gerçekten bir asker gibi ellerim iki yanda burnum havada hazır oldaydım. Ateş bana yan gözle bile bakmadan banyoya girdi. O an aklıma gelenle sırıttım.

Varr mı ulan bana yan bakan!

Aptalım yiaağğğğ!

Banyo kapısının açılması ile Ateş ağa tekrar karşımda belirdi. Tekrardan bana bakmadan namazlığın başına geçmesi ile, gözlerimi devirdim.

Pezevenk!

İt!

Ben de kendi namazlığımın başına geçitğimde, namaza başlamıştık.

&"

Namazlarımızı kıldıktan sonra Ateş dolaba yönelmişken, ben de namazlıkları katlayıp tekrar divana üst üste indirdim. Tekrar arkamı dönmemle, Ateşle göz göze geldim, Ateş gibi bakıyordu bana.

"Bu gece ne olacağını çok iyi biliyorsun... Değil mi?" Kafamı utançla aşağı indirip "hım hım", dedim. Ateş'ten kısık bir sırıtış sesi duymamla kafamı tekrar ona kaldırdım. Gözlerime baka baka gömleğinin düğmelerini açıyordu. Kafamı utançla başka yerlere çevirdim. Anaaa ayakkabılık mı varmış burdaaaa! Tamam da kanka ne alaka

" Hayırdır, ne bu utanç rolleri? Hım?"

"Gözümün önünde utanmadan soyunduğun için garip gelmiştir sana utanmam. Değil mi?" Hâlâ ona bakmamakta ısrarcıydım, ama yinede lafımı esirgemem!

"Birazdan bu yatakta yapacaklarımızdan neden utanayım." Kemer sesinin gelmesi ile kalbim hızlanmaya başladı.

"Hem sen bu elbiseyle mi gireceksin koynuma?" Dediği terbiyesiz cümleden sonra başımı hızla ona çevirdim.

O ne lan! Adam karşımda anadan doğmaydı!

"Sen... Sen... Iyyy bu ne!"

Evet, aynen bunları dedim. Yavaş yavaş bana yaklaşması ile geriye doğru adımladım. Gelmeeeğğğğ. Ben geri gittikçe o inadıma daha büyük adımlarla bana yaklaşıyordu. Ben bir adım daha gidecekken o hızlı davranıp bel kıvrımımdan yakalayarak beni kendisine çekti. Şu an tek vücut haline gelmiştik, ve ben onun mahremini bayağı bayağı hissediyordum.

"Kocanı çıplak görüyorsun ve verdiğin tepki bu mu?.. Sultan kız"

Sultan kız?

"Dur ben de senin soyunmana yardın edeyim karıcığım."

"Ha-hayır"

"Şşşş. Gece boyunca böyle çıplak olmaya alışman lazım jinamın(karıcığım)"

Ben daha konuşmadan o ilk önce namaz elbisemin örtüsünü çıkardı. Ardından arkasındaki fermuarı indirip, omuzlarımdan aşağı çektiğinde, dantelli geceliğim ile karşısındaydım. Dantellerin ardından rahatça belli olan göğüslerime kitlendiğinde, kendimi örtecekken buna izin vermeden tabir-i caizse beni yatağa fırlatıp, utanç verici bakışları ile iyice süzdü.

DEVAM EDECEK... 🩵 (inşallah daha uzun bölümler yazacağım)

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.