İçeriğe geç

Manolya

Bölüm 2 · 9 dk okuma

Manolya

Bölüm 2

AŞK HİKAYESİ

"kızım kalk hadi okula geç kalıcaksın ilk günden hadi" yeni bir seneye girmiştik ve yine saat 8de okulda olmam gerekiyor bu okulları kapatamıyormuyuz ya çok saçma öğlende olabilirdi hatta hiç olmayadabilirdi "Manolya tatlım sabah oldu" "anne 5 dakika daha" "ben beklerim ama okul beklemez hadi kalk kızım" zorlada olsa kendimi yataktan çıkardım yüzüme soğuk su çalarak uykumu açtım ve oflayarak üzerimi giyindim

annem mutfaktan "kızım kalk artık yataktan" diye seslendi "kalktım annecim" karşılık verdikten sonra aşağı kahvaltıya indim. Çayın demini almasını bekleyen ve masada oturarak iş için telefonda konuşan babamın yanağından öperek masaya oturdum. Masaya oturmama babamın telefonu kapatması bir oldu "günaydın kızım nasılsın" "sanada günaydın babacım iyiyim" "bugün piyano kursuna gidecek misin?" annem benle babama döndü "ben en başından demiştim bak kursa 1 kere gider 2 kere gider bir dahada gitmez zorla verdi sende Manolya'yı o da istemiyordu" "annecim evet ilklerde istemedim ama artık piyano kursunu çok seviyorum ve gidicem" "bak ben en başından tahmin etmiştim aslında kızımızın çok güzel piyano çalacağını" hem babamla annemi dinleyip hemde hızlıca yemeğimi yiyordum "Manolya yavaş ye" "geç kaldım ben kaçtım" "bekle baban bıraksın" "gerek yok" diye seslendim evden çıkarken. Keşke o gün okula gitmeseydim hepsi benim okula...

Okula vardığımda ders başlamıştı ve ben geç kalmıştım "geç kaldığım için üzgünüm" diyip yerime geçtim Ece'nin yanına oturdum "nasılsın" "iyiyim sen" "bende iyiyim de geç kaldın bugün bir sorunmu var" "yok sorun, sadece uyanamadım" olumlu anlamında kafasını sallayıp "anladım" dedi...

Teneffüs zili çalmıştı Ece ile beraber kantine indik tost ve içecek alıp oturduk. Bugün piyano kursuna gidecekmisin gitmezsen beraber kahve içmeye gidelim" "evet gidicem kursa bugün ama hatırlat bir gün kahve içmeye gidelim."Bir süre sonra yanımıza Duru geldi "nasılsın şekerim" "Duru seninle oyalanacak enerji yok üzerimde git başımdan" "aaaa oldumu ama böyle ya" "oldu çok güzel oldu hadi git başımdan" "gitmiyorum" "ne istiyorsun" "hiiç, ben burdayım siz devam edin" sinirden göz devirdim "haha sen birde bana gözmü deviriyorsun" "kavga çıkarmaya çalışma" dedi Ece o da sinir olmuştu konuşmasından belliydi "ablanın yüzünü hatırlıyormusum? Anlatsana biraz ablanı" benim ablam 20 yaşındayken sevgilisi ile geçirdiği trafik kazasında ölmüştü sevgilisi sınıftaki Derya'nın abisiydi ve o hayatta kalmıştı. Ayağa kalktım ve orayı terk ettim. Kantinden çıkarken zil çalmıştı. Sınıfa girdiğimde arkamdan hoca girdi "oturun bu ders yer değişikliği yapacağım hocalarımızdan çok şikayet var" cümlesini bitirir bitirmez herkez oflamaya başladı "Duru sen Ece ile yer değiştir" Duru ben ve Ece hemen itiraz ettik hocada anlayışlı biri olduğu için kolay oldu "o zaman Manolya Aras'ın yanına geç Duru sende Ece'nin yerine otur" beni erkek topluluğunun ortasına gönderiyordu, zaten en konuşanlar bu erkek topluluğuken burayı dağıtmadı bir kaç kişiyi gönderdi sadece beni de buraya Aras'ın yanına koydu neyse Duru ile yan yana olmaktan iyidir ama Duru aynısını düşünmüyordu ben yerimden memnunken benim yerime itiraz ediyordu "hocam ben Manolya'yı tanıyorum etrafı erkek kaynarken derse adapte olamaz" gayette olabilirdim ve etrafım full erkek değildi kızlarda vardı "birde ona soralım Manolya yerinden memnun musun" Duru'ya döndüm teneffüste beni sinir etmeseydi sevdiği çocuğun yanından kalkmak isteyebilirdim sonra Aras'a dönecekken "lütfen kal" dedi fısıltı şeklindeydi Duru Aras'ın benimle konuştuğunu görünce daha çok sinirlendi "memnunum hocam yerimi değiştirmek istemiyorum" dedim "ama hoc-" Duru yine itiraz edecekken hoca onu susturdu "konu kapandı" demesiyle tenefüs zili çaldı. Aras bana döndü "teşekkür ederim" "rica ederim ama siz sevgili değilmisiniz neden benden böyle bir şey istedin" "değiliz Duru herkezde Aras benim sevgilim demiş ben kendisinden nefret ediyorum zorla yanıma oturdu ayrıca benim sevdiğim var" dedi "anlatsana o da seni seviyormu tabi özel değilse" güldü onu ilk defa gülerken görüyorum kaç yıldır aynı okulda olsak bile ben erkeklerle takılmadığım için sevdikleri sevmedikleri ne var bilmiyorum zaten umrumda da olmuyor ama ilk defa birinin gülüşüne dikkat etmiştim "bilmiyorum sevip sevmediğini ben okulun ilk gününden beri sadece onu seviyorum yani plotonik" dedi "çok güzel biri sesi kokusu adı sevdiği sevmediği herşeyi biliyorum ama o benimkileri bilmiyor" demekki kız benim gibi biriydi erkeklerle takılıyordu "peki ben bu kızı tanıyormuyum yanlış anlama tanıyorsam ve aram iyiyse sana arkadaş tavsiyesi veririm sevip sevmediğini öğrenirim. Merak etme ağzımdan senin onu sevdiğinle ilgili tek kelime kaçırmam" arkadaş tavsiyesi veririm dediğimde yüzü düştü "yanlış bir şey mi söyledim" "hayır seninle ilgili değil" dedi arkadaşları yanımıza geldi Kerem bize baktıktan sonra konuştu "ooo siz çoktan kaynaşmışsınız kanka ben kantine inice sen bir şey istiyormusun" diye sordu "yok sağol" Dedi Aras sonra Kerem bana döndü "yen-" Aras'ın boğaz temizlemesiyle sustu "Manolya sen bir şey istiyormuşsun" "teşekkür ederim ama istemiyorum" dedim bu tenefüs full Aras ve arkadaşlarıyla konuştum "biliyormusunnuz siz derste her güldüğünüzde bunlar ne mal mal gülüyor diye içimden geçiriyordum" bunu dedikten sonra ben ve Aras güldük Aras da güldü çünkü onun derste çıtı bile çıkmazmış "aşk olsun yen- ımm Manolya" cümlesini tamamladıktan sonra Aras'a döndü Aras ona sinirli bakıyordu nedenini anlamamıştım. Zil çaldığında önüme döndüm ve hocayı beklemeye başladım...

Bütün dersler bitmişti. Okuldan çıkmıştım yanımda Ece, Aras, Kerem ve Mert vardı Aras bana döndü "yarın basketbol maçımız var izlemek istermisin" diye sordu "tabikide isterim, hangi sınıflar arasında olacak" dedim merakla "yarın biz ve F şubesi kapışacak değilmi Aras" Mert yanıt verdi bunların arasında bir rekabet olduğu belliydi ama ne için rekabet halindeydiler zaten aynı takımda değillermiydi Ece'nin "kanka" demesiyle ona döndüm "bir şey unutmuyorsun" "neyi" "biraz düşün bulursun" düşünmeye başladım biraz sonra "aaa aklımdan tamamen çıkmış görüşürüz ben kaçtım" dedim arkamdan birinin beni takip ettiğini hissederek arkamı döndüm Aras'ı gördüğümde şok olmuştum "Aras" "nereye gidiyorsun diye seslendim ama duymadın bende seni takip ettim" konuşurken yanıma varmıştı bile "piyano kursuna gidiyorum" "gerçektenmi seni dinlemeyi çok isterim" "tabiki istersen beraber gidelim şimdi" gülümsedi "olur hem evdede kimse yoktu gitseydim sıkılacaktım sıkılmamış olurum" beraber kursa girdik ben hemen piyanonun başına oturdum hoca henüz gelmediği için bir şarkı çalmaya karar verdim "ne çalmamı istersin?" "love story çalabilirmisin" "tabikide çalarım" çalmaya başlamıştım (türkçe söylemedi!) (paragrafın Türkçesi hemen üstünde YouTube den dinlemenizi öneririm Indila-Love story yazarsanız çıkar çok güzel şarkı)

Kırık bir ruhla yaşıyor ama zar zor konuşuyor Dünden kalma bu fotoğrafın önünde bekliyor O, o deli değil, o buna inanıyor, hepsi bu Her yerde onu görüyor, ayakta bekliyor Elinde bir gül ah ondan başka hiçbir şey beklemiyor Etraftaki hiçbir şey mantıklı değil ve hava ağır Bakışları yok, yalnız ve sık sık onunla konuşuyor O, o deli değil, onu seviyor, hepsi bu Her yerde onu görüyor, ayakta bekliyor Elinde bir gülle duruyor, hayır, hayır hiçbir şey onu durduramaz

L'âme en peine, il vit mais parle à peine Il attend devant cette photo d'antan Il, il n'est pas fou, il y croit, c'est tout Il la voit partout, il l'attend debout Une rose à la main, ah, à part elle, il n'attend rien Rien autour n'a de sens et l'air est lourd Le regard absent, il est seul et lui parle souvent Il, il n'est pas fou, il l'aime, c'est tout Il la voit partout, il l'attend debout Debout, une rose à la main, non, non, plus rien ne le retient

Onun aşk hikayesinde Onun aşk hikayesinde Onun aşk hikayesinde Onun aşk hikayesi

Dans sa love story Dans sa love story Dans sa love story Sa love story

Elimi tut, her şeyin yoluna gireceğine söz ver bana Beni sıkı tut, sana yakın, hala hayal kuruyorum Evet evet kalmak istiyorum ama artık nasıl seveceğimi bilmiyorum Çok aptaldım, lütfen dur Dur, ne kadar pişmanım, hayır, bunların hepsini istemedim Zengin olacağım ve sana bütün altınlarımı vereceğim Eğer umurunda değilse seni limanda bekleyeceğim Ve eğer beni görmezden gelirsen, sana hayatımın son nefesini veririm

Prends ma main, promets-moi que tout ira bien Serre-moi fort, près de toi, je rêve encore Oui, oui, je veux rester, mais, je n'sais plus aimer J'ai été trop bête, je t'en prie, arrête Arrête, comme je regrette, non, je ne voulais pas tout ça Je serai riche et je t'offrirai tout mon or Si tu t'en fiches, je t'attendrai sur le port Et si tu m'ignores, je t'offrirai mon dernier souffle de vie

Benim aşk hikayemde Benim aşk hikayemde Benim aşk hikayemde Aşk hikayem

Dans ma love story Dans ma love story Dans ma love story Ma love story

Bir mum geceyi aydınlatabilir Bir gülümseme bütün bir imparatorluğu inşa edebilir Ve sen varsın ve ben varım Ve kimse buna inanmıyor ama aşk bir aptalı kral yapar Ve eğer beni görmezden gelirsen, tekrar tekrar savaşırım

Une bougie peut illuminer la nuit Un sourir peut bâtir tout un empire Et il y a toi, et il y a moi Et personne n'y croit, mais l'amour fait d'un fou un roi Et si tu m'ignores, j'me battrai encore et encore

Bu senin aşk hikayen Bu senin aşk hikayen Bu bir hayat hikayesi Aşk hikayesi

C'est ta love story C'est ta love story C'est l'histoire d'une vie Love story

Sevinç çığlıkları, birkaç gözyaşı, ayrılıyoruz Bu aşk hikayesinde yaşıyoruz Aşk hikayesi, aşk hikayesi Aşk hikayesi, aşk hikayesi Aşk hikayesi, aşk hikayesi Aşk hikayesi, aşk hikayesi Aşk hikayesi, aşk hikayesi

Des cris de joie, quelques larmes, on s'en va On vit dans cette love story Love story, love story Love story, love story Love story, love story Love story, love story Love story, love story

Alkış sesi duymamla kafamı çevirdim Aras gülerek beni alkışlıyordu o sırada içeri başka sınıfı çalıştıran hoca girdi "aferin Manolya çok güzel çaldın ve söyledin bugün senin hocan izinli ama çalışmak istersen burada durabilirsin" "teşekkür ederim hocam birazdan çıkarım size iyi dersler" "tamam görüşürüz Manolya" buradaki hocalarla aram çok iyiydi hele kendi hocamla "sesin çok güzel seni evine bırakmamı istermisin" "teşekkür ederim kendinde istersen" "istersen taksiyle gidelim yani evin yakınsa yürüyerekde gidebiliriz ama yinede sen bilirsin" çok heyecanlı gözüküyordu bu haline güldüm "evim yakın zaten yürüyerek gideriz hadi çıkalım" diyerek çantamı aldım ve beraber beraber çıktık. "yarışmaya katılmayı düşünüyormusun?" "bilmem hiç düşünmedim" "düşünmeni öneririm sesin ve yeteneğin çok güzel" "olabilir aslında, hemde çok güzel olur ben niye önceden düşünmedim" eve çoktan varmıştık "biraz oturmak istermisin" diye sordum annem olsa sormazsam kızardı "yok sana artık rahatsızlık vermiyim zaten Kereme geçecektim" "rahatsızlıkmı ciddi misin" elini ensesine götürerek kaşıdı "yok ben öyle demek istemedim yani...ben ne diyeceğimi bilmiyorum" bu haline daha sonra gülmeye karar verdim "tamam size iyi eğlenceler" "görüşürüz o zaman yarın yani okulda" "görüşürüz" içimde daha önce hissetmediğim bir duygu vardı ne olduğunu anlamadığım bir duyguydu hatta sanki bir his benden hoşlanıyormuydu yoksa bana mı öyle geliyordu bilmiyorum kapıyı kapatmadan önce ona baktım zaten bana bakıyordu. Elimi sallayarak gülümsedim aynısını yaparak karşılık verdi kendimi çok değişik hissediyordum. İçeri geçtiğimde ev boştu o sırada telefonum çaldı

Bölüm sonu

1 yorum