Tanrım, hasta olmaktan nefret ediyorum! Draco zorla ağızıma bir şeyler tıkıştırırken görüşüm bulanıklaşıyordu. İksiri çoktan içmiştim birazdan etki etmesini umarak kafamı cama yasladım "Su verir misin?" dedim kısık bir sesle, Draco etrafına bakındı, suyu bulamayınca ayağa kalktı kompartıman kapısını açacakken bir ses yükseldi, "Al hiç açılmamış" dedi Hermione ve bir şişe suyu bana uzattı tereddüt ederek suyu aldım Draco ise geri yerine oturdu, "Teşekkürler" Harry ve Ron şaşkınca Hermione'ye baktı.
**
Nihayet şu lanet yolculuk bitmişti cüppemi giyindim ve Draco ile beraber Trenden indik.
*
Neden ona suyu verdin ki, Hermione yargılayıcı bir bakışla Rona baktı "Hastaydı" Harry ve Ron yüzünü ekşitti, "Ama o bir Malfoy" dedi Ron önde giden Malfoy ikizlerine bakarak. Draco, Diasy'e sıkıca sarılmıştı kendi aralarında gülüşüyorlardı. Hermione, Ron ve Harry'yi hiç takmadan yürümeye devam etti. "Hem şuan hiçte hastaya benzemiyor" dedi Harry Diasy'e bakarak. "Of Harry, şimdide iyi olduğu için mi suçlayacaksın" dedi Hermione Harrye'e bakarak. "Hayır ama-"
"Ayrıca o kadar kötü bir kız değil, Draco'ya benzemiyor" dedi Harry'nin sözünü kesip. "Pardon da nerden tanıyorsun ki" Ron şüphe ile Hermioe'ye baktı. Hermione göz devirmekten kendini alamadı, "Çünkü Ronald, kütüphanede görüyorum ve birkaç kere konuşmuşluğumuz var!" Ron bu cevaptan tatmin olmadı, "Sadece bir iki konuşmayla mı anlaşılıyor?" Hermione derin bir nefes aldı, "Az çok anlaşılıyor" Ron bu sefer uzatmadan sustu.
**
"İyileştin sanırım"
"Evet bu sefer gerçekten iyileştim baş ağrısı yok bulantı yok ve en önemlisi baş dönmesi yok" dedim gülerek çok iyi hissediyordum şuan, 1. sınıfların binası seçiliyordu bu sene çok fazla hufflepuff vardı yada bana öyle geliyordu Hufflepuff masasına bakınca aklıma Cedric geliyordu onun oradan bana sırıtışı Dumbledore'u dinlemem için işaret yapması gözümün önüne geliyordu. Birlikte o masada oturuşumuz Draco'nun kızgın bakışları ile tabikii, onu çok özlemiştim en yakın arkadaşımı deli gibi özlemiştim. Her şey aklıma onu getiriyordu, yemek yerken bile onunla yemek yiyorduk deyip ağlamaya başlıyordum, delirdiğimin farkındayım. En azından farkındaydım yani bu da bir gelişme. Ravenclaw masasında ki cho gözüme çarptı o da eminim yıkılmıştı, Hufflepuff masasına dikmişti gözlerini. Ondan ne kadar hoşlanmasam da onun için üzülüyordum.
"Eee yazın nasıl geçti Diasy" Mary heyecanla yüzüme bakıyordu eminim anlatacak çok şeyi vardı ama benim dinleyecek halım yoktu, "Iım aynıydı arada terasa falan uğradım işte değişiklik olsun diye"
"Hey ciddileş, bir yerlere gitmediniz mi?" nereye gidebilirdim ki "Gittik babamın arkadaşlarına, iş arkadaşlarının ailesine yani kısaca babamın arkasından kuyruk gibi dolandık heh bide çok önemli bir detay var bir babamın arkadaşının oğlu-"
"Yakışıklı mıydı?" gözündeki o ışık patlamasını gördüm resmen bu nasıl bir erkek sevdası. "Yani yakışıklıydı da tek sorun sapık olasıydı" Mary'nin anında yüzü düştü ama tekrar modunu yükseltti, "Sapık derken?"
"Boş ver sonra anlatırım" asla anlatmayacağım. Tamam deyip diğer masadakilere bakmaya koyuldu. O sırada Draco koluma vurup bir şeyler fısıldadı, "Bu sapık olayı ne" ov Draco'nun yanımda olduğunu tamamen unutmuştum. "Salak bir çocuktu işte gördün sende ondan bahsediyorum" yüzüme sorgulayarak baktı ve önüne döndü. Artık bu lanet gün bitebilir mi?
Tabi ki bitmiyor birde üstüne ikide bir Harry ile göz göze geliyorduk. Bir ara Harry'e gidip Cedric hakkında konuşmak istiyordum, onun gerçeklerini dinlemek istiyordum dinledikten sonra bakanlığın söylediği gibi yalan mı söylediğini yoksa doğru mu söylediğini kendi kafamda tartacağım. Tabi bundan Draco'nun haberi olmayacak yani umarım. "Bahse girerim Harry, Sirius Black'ın yerini biliyordur" dedi Blasie, Draco onu kafasıyla onayladı, "Sonuçta vaftiz babası" dedi konuşmaya katılan Pansy. "Babamlar muhtemelen en kısa zamanda onu yakalarlar" dedi gülümseyerek. Hiç bir şey söylemedim. "Cedric ile ilgili uydurdukları da çok komik" dedi tanımadığım bit Slytherin öğrencisi. "Kapa çeneni!" bana anlamsızca baktı, "Cedricden bahsetme!" bana iğrenerek baktı. "Draco, bu kardeşin iyi değil he haberin olsun" neyse ki ortak salondaki herkes dağılmaya başlamıştı, "Umbridge denen kadını gördünüz mü-" hızlıca masadan kalktım ve kapıya doğru yürüdüm, arkamdan bakışlarını hissediyordum. Ama umurumda değildi.
Slytherin ortak salonun kapısına geldim yaş duvara baktım ve şifreyi söyledim "Safkan" çok aptalca bir şifre. Duvar yana doğru yavaşça açıldı. İçeride çok fazla kişi yoktu hızlıca kızlar yatak hanesine doğru yöneldim. "Diasy bize katılmaz mıydın?" Andre, Amy ve tanımadığım bir erkek şöminenin etrafında konuşuyorlardı. "Biraz yorgunum aslında ama" Aslında bu gurupla pek konuşmuşluğum yoktu, bir yandan yatmak istiyordum ama yanlarına gelmem için pek istekli görünüyorlardı.
"Davetiniz kabul edildi" gülümsediler ve bana yer açtılar, "Iıım sen yeni misin?" dedim tanımadığım çocuğa, "Evet bugün geldim, Andre ile önceden tanışıyorduk. İsmim Drew Canroy" neden robot gibi konuşuyordu, sesi sanki programlanmış gibi hissettiriyordu. "Bende Diasy Malfoy" soy adımı duyduğunda biraz garipsedi. "Malfoylara benzemiyorsun" gülerek saçlarımı gösterdim "Emin misin?"
"Fiziksel olarak değil karakter ve davranış olarak, dışardan sıcak gözüküyorsun"
"Bu bir iltifat mıydı emin olamadım" o gülerken yerdeki bardakları fark ettim, "İçkiyi nasıl soktunuz buraya?" Andre yeni bir bardak çıkardı, "Yeteneklerimizi sorgulama" Amy bardağa bir kadeh boşalttı ve bana uzattı, "Yok ben almayayım"
"Emin misin?"
"Evet, zaten yeni iyileştim baş ağrısı çekmek istemiyorum"
"Tamam sen bilirsin." dedi ve bardağı bıraktı, Neden bana güvenmişlerdi ki şuanda gidip onları şikayet etsem çok kötü şeyler olurdu, neden bana gösterdiler bunu, paranoyaklaşıyor muydudum? Kesinlikle.
sihirli günler dilerim.. trong>