Seungminden
ikimizda odaklanmış bir şekilde iğnelerle yumuşak köpüklere sabitlenmiş yeşil kanatlı kelebeği inceliyorduk.Bu türü bulabilmek için ciddili mahvolmuştuk hem atölyemiz gitmişti hemde günlerce aç kalmıştık
Şimdi sorabilirsiniz neden bir kelebek için bunları yaşadın?
Bunu açıklamak zor ama benim işim bu nadir bulunan kelebekleri alıp şehir merkezine göndererek para kazanıyoruz ki bunu zorunluluktan yapmıyorum isteyerek yapıyorum
Herzaman hayvanlara karşı merakım vardı.Chan sayesinde bu merakımı kullanarak iki yıldır para kazanıyorum fakat şu 4 ay fazla zorlu geçti
Chan kelebeğin kanatlarına zarar vermeden onu paketlemeye başladı
C: Bu sefer alacağımız para yüksek fakat az kesebilirler
S: Neden?
C: Biliyorsun canlı kelebek onların işine yarıyor ama biz ölüsünü bulduk her ihtimale karşı hazırlıklı olmalıyız
Chan paketlemeye bitirerek bana döndü ve gülümseyerek paketi bana uzattı,elinden paketi alıp postalamak için atölyeden çıkıcaktımki kapı o tanıdık ritimle tıklanmaya başladı
Yüzümün düşmesiyle kapı açıldı ve o tanıdık kız içeri girdi
Yuji (Y): Chan oppaa ben geldim!
Koşarak chanın boynuna atladı.İçimde tarif edemediğim bir öfke var bu kıza karşı herşeyine sinir oluyorum hayır yani senden kaç yaş büyük birine o ses tonuyla "oppaa" denirmi birde chanla konuşurken sesini inceltiyor dahada boğasım geliyor
Kız hala sarılırken chan onu omuzlarından tutup kendinden uzaklaştırdı -ki bi zahmet yapsın- zorunlu bir gülümseme sunup benim yanıma geldi ve fısıldayarak konuştu
C: Seung ben götüreyim yalvarırım..
S: Nedenmiş ben götürürüm hem siz ikiniz "başbaşa" kalırsınız
C: Seung hadi lütfen ben götüreyim
S: Chan git ve sana hayranlıkla bakan yuji ile ilgilen ben bırakırım
Arkamı dönüp gidicekken yuji yanımıza gelip bir anda kolumdan tuttu ve beni kendisine döndürerek kulağım ayaklaştı
Y: Şimdiden söyleyeyim su elindeki saçma şeyi bıraktıktan sonra bu döküntü yere gelmeyi düşünme gece kendine kalacak bir yer bul
Konuşurken nefesi kulaklarıma çarptıkça sinirlerim daha çok artıyordu.devam edicektiki dayanamayıp sadece tamam diyerek atölyeden çıktım
O kızın istediği tek şey chandı ve Chan bunu iyi bilmesine rahmen kıza çok nazik davranıyordu.Zoruma giden şey ise beni her seferinde işimle aşağılamaya çalışmasıydı her geldiğinde atölyeye laf edip işimi küçümsüyordu ki yaptıklarımın aynısını chanda yapıyordu
Demek istediğim o kız Channı istiyordu onun kişiliğini sevmiyordu dış görünüşüne ilgi duyuyordu yanındaki duruşunu seviyordu
Yarım saat sonra işimi bitirmiştim ve atölyenin önüne gelmiştim tam girecekken kapının ani bir şekilde açılmasıyla geriye doğru sendeledim
Karşımda kendini ceketiyle kapatmaya çalışan yuji ve sinirden gözü dönmüş bir şekilde onu kolundan tutmuş dışarı sürükleyen Chan vardı. Yuji utanmış bir sekilde yüzünü saklamaya çalışıyordu
Ne oldu bilmiyorum ama yujinin bu hali o kadar hoşuma gitmişti ki önümde bağırarak tartışan ikiliyi daha yeni fark etmiştim
C:Yujin sen cidden aptalın tekisin!
Y:Ya Chan ama be-
C:SUS! hala konuşuyormusun sen git birdaha yanıma gelme!