[mikeyin gözünder]
*salak kazutoranın isteği üzerine Maid cafeye gitmiştik koskoca tomanın liderinin öyle yerlerde ne işi vardı diye sorguladım kendimi*
Kazutora: bak mikey çok seveceksin
“nesini seveceğim amk maid cafede ne işim var benim?”
Kazutora: off susda yürü be
*gözlerimi devirip cafenin önüne geldik içerisi pembe dekorlar ve hizmetçi kıyafetli çalışanlar ile doluydu kazutora beni sürükleyip bir köşeye oturtu ve ardından yanımıza bir garson geldi*
Takemichi: merhabalar ne isterdiniz?
*gözlerimi ona diktim harika bacakları ve kalçasına diktim saçları ve yüzü bir kızdan daha güzeldi sırıttım ve ona doğru yaklaştırıp ona bakarak konuştum*
“hmm bilmem bu güzellik bana ne önermek ister?”
*garson bunu hergün yaşıyormuş gibi gülümsedi*
Takemichi: size ünlü olan şaraplarımızdan verebilirim efendim?
*kazutora ikimize dikdik bakıyordu*
“o zaman ondan alalım iki şişe”
Takemichi: Tabi hemen getiriyorum!
*garson ordan ayrıldığında kazutora alltan ayağıma vurdu ve sırıttı*
Kazutora:gelmek istemeyen beyefendiye bak fink atıyor
“o ağzını kırmadan sus!”
*kazutora ile atışırken uzaktan gelen garsobu gördüm ve hemen İstanbul beyefendisi tavırlarıma geri döndüm*
Takemichi: buyrun efendim!
“ah teşekkürler tatlım”
*onun beline elimi attım ve kendime çektim hafif ve cebimdeki 1000 yeni çıkardım ve masadaki kalemi alarak ona uzattım*
“numaranı alabilir miyim tatlım?”
*garson hafif pembeleşmişti ve kalemi alıp numarasını yazdı ve koşarak uzaklaştı kağıdı alıp baktım ve sırıttım*
“Kazutora bana bu çocuğun kim olduğunu ve geçmişine kadar bul”
*kazutora bir ıslık çaldı ve gülümsedi*
“tabi efendimm”
*ardından şaraplarımızı içip kalktık ve evlere koyulduk*
