Selim babanın ölümünün üstünden 1 hafta geçti. Cenaze işlerini hallettik evin güvenliğini sağlayıp eve geçtik meriç nerdeyse 1haftadır selim babanın çalışma odasından çıkmıyor cenazeden beri onu hiç görmedim bugün ilk defa bu evde yalnızlığı hissettiğim gece gecenin uzunluğunun yükü omuzlarımda uyumaya çalışıyorum gözümü kapatıyorum açıyorum hala gece ne yapacağımı bilemiyorum çalışanları gönderdim kovdum denebilir hatta çünkü artık onlara ihtiyaç yok selim babada yok zaten koskoca evde bi ben bi meriç bide selim babamın gidişinin yükleriyle yalnızlığa kucak açıyorum yataktan kalkıp meriçle karşılaştığımız günkü pijamalarımla selim babanın odasının önünde oturdum istemsizce akan yaşları durdurmaya çalışıyorum durmuyolar napıcam bilemiyorum üstümdeki pijama bana selim babamın ilk hediyesi birlikte bana almıştık aklım selim babayla yaşadığımız onca şeyle dolarken nefes almadığımı meriçin beni sarsıp nefes almam için yalvarırken fark ettiim nası bi saniye ben şuan nefes almıyo muyum
-ilay nefes al ilay kendine gel of aptal kafam seni yalnız bırakmamalıydım ilay özür dilerim tammamı senide kaybedemem ilay şimdi lütfen nefes almaya çalış
ilay Senide kaybedemem mi dedi o kendimi nefes almaya zorlarken işi daha da batırdım öksürükler boğazımı yırtarken meriçin yanımdan kalkıp babamın masasından astım ilacımı alıp ağzıma dayamasıyla kendime geldim şükürler dünya varmış nefes alıyorum meriçin yüzündeki korkunun kaynağı ben miyim
-sen sen of sen beni çok korkuttun gel buraya
Meriçin bu ani sarılması karşısında geçirdiğim ufak çaplı şoka bağlı donmam
-be-ben iyiyim
-astımın varsa neden bana söylemiyosun
-sana neden söylemeliyim
-çünkü artık biz ikimiz bi aileyiz bu saatten sonra ayrılmak yok ölmek yok hasta olmak dahi yok sen ben biz ikimiz bizden çalınan yılların hesabını sorucaz anlaştık mı küçük kaçık
-anlaştık ABİCİM
-abicim deme demedim mi ben sana
Meriç bi anda beni gıdıklamaya başalayınca istemsizce kahkaha atmaya başaladım
-ya yapmasana tamam demicem
-bu arada neden üstünde bu pijama var sencede senin yaşın bunu giymek için fazla küçük değil mi kaçık
-selim babamın ilk hediyesi buydu bana ben selim babaya geldiğimde odamdan hiç çıkmaz kimseyle konuşmaz sadece uyurdum o da bazen başımda beklerdi çünkü o zmnlar babamı annemi yeni kaybetmiştim oda bana bunu almıştı hatta ne demişti biliyomusun ' senin gibi bi prenses nası pamuk prenses olmayı tercih edebilir o çok sıkıcı madem istemiyosun hiç bişey o zmn bu pijamaları giydiğin zmn senin en mutlu olduğun zamnlar olsun bende biliyim söz mü ' bende kafamı sallamıştım o geceden sonra bu pijamayı hep giyer oldum çünkü selim babayla hep mutluydum o o gerçekten mükemmeldi.
-bugün neden giydin peki
-selim babam beni görüyosa ağladığımı üzgün olduğumu canımın acıdığını bilmesin onunda canı yanar yoksa beni mutluymuş gibi görrürse çok mutlu olur gittiği yerde
Ben bunları anlatırken gözümden firar eden sıvıyı durdurmaya gücümün olmadığını fark ettim
-meriç bizi izliyodur dimi bizi görüyodur selim babam bana söz vermişti bi o da beni bırakmıycaktı gitsede bırakmamıştır dimi meriç ben ben napıcam onsuz ben adım atamam bana o öğretti ben ondan görüp yaptım şimdi o yoksa ben nasıl var olabilirim belkide onun yanına gitmeliyim he meriç beni ona götür ölmedi biliyorum meriç ölmedi dimi
-şşş sakin ol artık ben varım önümüze bakıcaz bu bataktan birlikte çıkıcaz
-sen neden geçen sene değilde şimdi geldin
-küçük kaçık çok meraklı bakıyorum
-sen beni az çok tanıyosun geçmişimi biliyosun geleceğimde seninle artık ama ben senin hakkında en ufak bişey bilmiyorum sadece abiiiicim olduğunu biliyorum
-küçük kaçığa bak sen abicimden devam diyosun neyse zamanı gelince anlatıırım şimdi elini yüzünü yıkayalım yemek yiyelim evdeki herkesi gönderdiğin için yemek işini çözmemiz lazım aşağıda seni bekliyorum 5 dkn var
-tamam,dedim
ve meriçin yanından kalkıp odama çıktım lavaboya girip elimi yüzümü yıkadım meriçin yanında kendimi güvende hissetmem biraz daha iyi hissetememe sebep oluyo selim baba gittiğinden beri ilk defa böyle hissettim daha fazlaa düşünürsem tekrar akmaya başlayan gözlerimi durduramam o yüzden hızla aşağı indim meriçin mutfakta buzdolabının önündeki hali selim babaya bu kadar benzemesi gözlerimin dolmasına sebep oldu
-kaçık ağlıyomusun sen
-yok ne ağlaması gözüme toz kaçtı
-yalan da söylermiş kaçık
-bana kaçık demeyi bırakmalısın
-nedenmiş kaçık değil misin
-tamam biraz öyleyim de sürekli söyleme
-tamam tamam kaçık daha dikkatli olurum
-eee ne yiyoruz
-1 haftadır evde kimse alışveriş yapmadığı için dolap boş, Meriç konuşurken kapı çaldı
-kim gecenin bu saatinde
-dur gitme kaçık ben bakarım sen beni burda bekle ışıkları kapat
Meriç belindeki silahı eline alıp kapıya yöneldi ben durur muyum tabiki hayır peşine takıldım
-kaçık ben sana orda dur beni bekle demedim mi
-git sen bekle orda 3 yaşında mıyım ben
-allahım ya napıcaz biz seninle böyle o elindeki ne senin
-bıçakk
-nerden buldun sen onu
-tezgahtan
-bırak şunu bir yerine bişey olucak
Meriçle birlikte kapıya yöneldik meriç kapıyı açarken tezgahın üstünden aldığım bıçakla kapıdaki kişiyi saniyeler içinde yere yatırınca meriçle göz göze geldik
- napıyosun bıraksaydın önce konuşsaydık Meriçin bu sözleriyle hemen altımdaki şahsın üstünden kalktım
-güliz ne işin var burda
-sanada sellaaam kızım napıyorsun ya az daha öldürüyodun beni
-ben ne biliyim kızım haber versene geldiğini
-aradım açmadın mesaj attım dönmedin 1 haftadır bana geri dönmüyorsun öldün sandım bakmaya geldim sana en sevdiğinn pastadan yaptım getirdim biraz moralin düzelsin diye sen beni bıçaklarla silahlarla karşılıyorsun
bi an meriçin gülize silah çektiğini unuttum
-sen niye silah çekiyorsun ya
-sende bıçak çektin
-tamam tamam sorun yok hadi içeri geçelim hava çok soğuk
gülizle mutfağa geçtiğimiz sırada meriçin gittiğini fark ettim
-nereye gidiyosun
-odama
-neden
-sizin konuşacaklarınız vardır
meriç arkasından bakarken dalıp gittiğimi gülizin yükselttiği sesiyle fark ettim
-kızımm sana diyorum
-efendim ne dedin tam duyamadım
-kızım iyi misin noluyo
-iyiyim ya yok bişey
-emin misin
-eminim eminim eee sen napıyosun
-ben iyiyim otelde işler iyice karıştı ama meriç kriz yönetmede gerçekten iyi
-meriç mi
-evet meriç çemberi konrtol altına aldı
-meriç hep evdeydi nası
evt meriçin çalışma odasından çıktığını hiç görmedim gerçekten çemberi nası kontrol altına aldı
-ikinizle mahzen hakkında konuşmalıyız selim güngör artık yok napıcaksınız
-evt artık bi yerden başlamamız lazım önce meriçi bulalım
gülizle birlikte babamın çalışma odasına çıktık kapının önüne geldiğimizde meriçin biriyle konuştuğunu duydum
-çemberi şimdilik kontrol altına aaldım evet ama liderlik koltuğu hala boş ilayla babamın vasiyetini konuşmam lazım
meriiçin konuşmasını dinlerken gülizin ayağıma basıp benimle birlikte çalışma odasına düşmesi bir oldu
-ilay iyimisin özür dilerimm
-ilay kapımı ddinliyosun sen kaçık
-öncelikle ikiniz kalkmama yardım edin
gülizle meriç beni yerden kaldırdı meriç telefonu kappattı evet kapı dinleme mevzunu nası açıklayacaksın bakalım ilay hanıımm
-kapı dinlemiyodum meriç seninle konuşmaya geliyoduk
-evet ne konuşacaksınız
-mahzen hakkında konuşacaktık ama sende onun için benimle konuşacaktın sanırım
-evt babam vasiyet bırakmış avukat cenazede bana vermişti seni bulamamış sanada vasiyet bırakmış babam veremedim bu zamandır kusura bakma
-anladım ne yazıyo vasiyette
meriçin masadan alıp elime uzattığı vasiyete bakakaldım
ilayın VASİYETNAMEsi
prensesim İLAY'A,
Eğer bu mektubu okuyorsan, artık yanında değilim demektir.
Sana yıllarca söylemediğim şeyler oldu. Bazılarını seni korumak için sustum, bazılarını ise zamanı gelmediği için.
Adem seni bana bıraktığında dokuz yaşındaydın. O gün sana bir söz verdim.
Seni Mahzen'e hazırlayacaktım.
Ama şimdi anlıyorum ki seni sadece Mahzen'e değil, benden sonra gelecek hayata hazırlamışım.
Sana hiçbir zaman kolay bir yol vaat etmedim. Çünkü senin kolay olana ihtiyacın olmadığını biliyordum.
İlay, bundan sonra kimseye kendini kanıtlamaya çalışma.
Sen zaten ne olduğunu biliyorsun.
Mahzen'i ayakta tutmak, herkesi kendine bağlamak demek değildir. Kimin yanında duracağını, kimin karşısında duracağını bilmek demektir.
Bir gün benden nefret edersen, bunu da hakkın bil.
Ama bir şeyi unutma:
Mahzen senden önce vardı. Senden sonra da var olacak.
Onu koru ama onun uğruna kendini kaybetme.
Ve eğer bir gün yalnız kaldığını düşünürsen, sana bıraktığım en büyük şeyin Mahzen olmadığını hatırla.
Kendine güvenmeyi öğrettim sana.
Gerisini sen tamamlayacaksın.
mahzeni meriçle birlikte yönetin sizden son isteğim bu
— baban Selim
ek olarakk,,,,,
meriçin VASİYETNAMEsi
MERİÇ'E,
Oğlum,
Bu mektubu sana yazmak, sana söyleyebileceğim son birkaç cümleyi kâğıda bırakmak demek.
Yıllarca benden uzakta kaldın. Belki bana kızdın. Belki neden seni aramadığımı, neden peşinden gelmediğimi düşündün.
Bunun bütün cevabını bu kâğıda sığdıramam.
Ama bilmeni istediğim bir şey var:
Seni hiçbir zaman unutmadım.
Sen geri döndüğünde sana bir baba gibi sarılmaya vaktim olmayabilir.
Belki sana anlatacaklarım yarım kalacak.
Ama sana bir emanet bırakıyorum.
İlay.
Onu korumanı istemiyorum yalnızca.
Onu anlamanı istiyorum.
Çünkü İlay korunmaya muhtaç biri değil. Kendi başına ayakta durabilecek kadar güçlü.
Senin görevin onun önünde durmak değil.
Yanında durmak.
Bir gün yollarınız ayrılırsa onu zorla yanında tutma.
Bir gün sana güvenmezse bunu kendine hakaret sayma.
Ve bir gün Mahzen ile kendi hayatın arasında seçim yapmak zorunda kalırsan, kararını korkuyla verme.
Çünkü Reis olmak, en güçlü olan olmak değildir.
En zor kararı verebildiğin anda kim olduğunu unutmamaktır.
Ben sana Mahzen'i bırakıyorum.
Ama senden istediğim Mahzen'i değil.
İlay'ı yarı yolda bırakmaman.
Gerisini senin aklına bırakıyorum, oğlum.
senden son isteğim mahzeni ilayla birlikte yönetin
— Baban, Selim
meriçin 2. notuu
MERİÇ,
Sana anlatmam gereken bir şey daha var.
Annen neden seni aldı ve neden yıllarca benden uzak tuttu, bunu bilmeye hakkın var.
Annen Mahzen'i öğrendi.
Başta yalnızca benden sakladığım bir şey olduğunu düşündü. Sonra Mahzen'in ne olduğunu, kimlerin içinde olduğunu ve bu işin ne kadar eskiye dayandığını öğrendi.
Korktu.
Seni kaybetmekten korktu
O gün bana tek bir şey söyledi:
"Ben oğlumu bu dünyanın içinde büyütmeyeceğim."
Onu durdurmadım.
Çünkü ilk defa bir annenin gözlerinde Mahzen'den değil, oğlunu kaybetmekten korkan bir kadının çaresizliğini gördüm.
Seni götürmesine izin verdim.
Biliyorum, bunun bedelini yıllarca ödedim.
Sen de ödedin.
Belki bana kızacaksın.
belki beni suçlayacaksın bu dünyanın bi parçası olduğum için
Belki anneni suçlayacaksın
Ama sakın bunu yapma.
O seni benden almak istemedi.
Seni Mahzen'den uzaklaştırmak istedi.
Ve belki de hayatındaki en doğru kararı verdi.
Çünkü o yıllarda Mahzen'in içinde büyüseydin, bugün olduğun adam olmayabilirdin.
Annenin kaçışı bir ihanet değildi, Meriç.
Bir annenin oğlunu kurtarma çabasıydı.
Şimdi neden geri döndüğünü de biliyorum.
Çünkü annen artık yok.
Ve sen sonunda buraya geldin.
Benim yanıma.
Ama sen geldiğinde sana geçmişi anlatmaya vaktim kalmadı.
Bu yüzden bunu yazıyorum
beni affetmesen de olur ama
Anneni affet.
Beni anlamaya çalışma.
Çünkü bazı kararların bir açıklaması vardır ama bir telafisi yoktur.
Sana söyleyebileceğim son şey şu:
Mahzen senden hiçbir şey istemeden önce, sen kendinden ne istediğine karar ver.
— Baban, Selim
bölümlerr hakkındakii fikirlerinii lütfenn belirt eksikleri veya fazlalıklarııı seviliyosunnnnn