İçeriğe geç

Mahperi/Yoonkook

Bölüm 3 · 9 dk okuma

Mahperi/Yoonkook

Bölüm 3

part 3

TANRISAL BAKIŞ AÇISI;

Jungkook sabah 6 gibi kalkmış odadaki işini halledip omegaya bakmıştı. Gece sabaha kadar ağladığını biliyordu. Zaten yüzündende yeterince belli ediyordu. Derin bir nefes alıp odadan çıktı.

Aşşağıda kahvaltı hazırlığı telaşı vardı. Jungkook kahvaltıya yetişeceğini bildiği için konaktan çıkmıştı.

zaten yavaş yavaş konak halkı uyanıyordu. Jungkookun üstüne ilk kalkan bay jeon olmuştu hizmetlilerin telaşesinin üstüne bir telaşe daha ekleyip kahve istedi. Kızının bir hata yaptığının farkındaydı. Ama Bilerek evlendirmeyi seçmişti çünkü kızını öldüremezdi belki alfaya acımazdı ama kızına kıyamazdı. Kızını eliyle koymuş gibi bulurdu ama eğer nikahdan önce bulursa nikahı iptal edip onları ortadan kaldırması gerekirdi.

Yavaş yavaş kahvaltı katına yani ikinci kata iniyordu herkes. Herkes indiğinde iki kişi eksikti. "Jungkook ve omegası nerede?" Hepsi birbirine bakmış haberlerinin olmadığını belli etmişlerdi. Bay jeon aldığı sinirli nefesle eşinin konuşmasını duydu. "Bakıp geleyim"

"Sen dur! senin gitmen uygun olmaz, Jimin veya taemin gitsin" Jimin gitmek istemediğini belli edince Taemin hızlıca yukarı çıkmıştı.

kapıyı tıklattığında ses gelmemişti. Bir kaç kez daha tıklatınca sinir olup girdi içeri. Ama omega yerde uyuyor abisinin yatağı dağınıktı. Banyoda olabileceğini düşündüğü için kapıyı tıklatıp içeri girdi ama banyodada yoktu. Gitmiş demekki diye düşündü. Omegayı kaldırsammı düşünmüştü. yorgana sarılmış uyuyordu. yüzü ağladığı için çok şişmişti. Kötü hissetti. Kendi olsa ne yapardı aynı durumda.Odadan çıkıp aşşağıya indi.

Babası sormadan uzaktan bağırarak konuşmaya başladı. " Abim odada yok omegada uyuyor" Annesi sinirle nefes alıp vermişti. Oğlunun yanına yakıştırmıyordu o omegayı. "Küstah, dün feryat figan koparırken iyiydi şimdi oh paşam".

Bay jeon oflayıp tam deltayı arayacakken kapıdam içeri giren oğluna bakmıştı. Çalışanların elinde bir sürü paketle içeri girmişlerdi. Yukarı çıkan oğlunun karşısına geçti "Bunlar ne?" Jungkook derin bir nefes alıp verdi. "Omegaya, hiç kıyafeti yok burda bir ara kıyafet alana kadar idare eder."

"Birde beyfendiye kıyafet almak için gitmiş." Jungkook annesini kale almadan odasına çıkarken konuştu. "Omegayı uyandırdınızmı?" Annesinin histerik gülüşüyle onu dinledi. "Ne münasebet canıp, beyfendinin keyfi yerinde besbelli. Dünkü şovundan sonra keyfine bakar."

"Sabaha kadar ağlayıp durdu zaten. Yeni uyumuştu." Babası başını salladı. "yinede uyandır kahvaltı hazır gelin" Jungkook kafasını sallayıp hızlıca odaya çıkmıştı. Zaten çalışanlar uyandırmıştı. Yatağa bağdaş kurmuş öylece çalışanlara bakıyordu. "Tamam çıkın, ben hallederim" ellerindeki paketleri bırakıp odadan çıktı. "Bir kaç parça kıyafet var. Birde diş fırçası gibi temizlik malzemesi aldım. Bir kaç gün idare eder sonra kapsamlı bir alış-veriş yaparsın" paketlerin hepsini açmıştı yatağa.

Omega hiç konuşmadan diş fırçasını alıp banyoya girmişti. Başı çok ağrıyordu. Bir kaç kere açıp kapattı dolap kapaklarını daha sonra buldu diş macununu hızlıca dişlerini fırçalamaya başladı. Ama midesi bulandığında güldü. Her zaman dişlerini fırçalarken midesi bulanırdı. Evde kaç kez diş fırçalarken midesi bulanıp kusmuştu. Abisi hep dalga geçerdi bu yüzden onunla. Dişlerini iyice fırçaladığından amin olunca güzelce ağzını duruladı daha sonra yüzünü yıkayıp banyodan çıktı.

Delta eşyaları giysi odasında omegaya açtığı yere yerleştiriyordu kıyafetleri. "Tarzını bilmiyorum o yüzden öyle aldım bir şeyler. Hem evdeki kıyafetlerini aldırırım hemde kendi kafana göre alırsın kıyafetlerini. Ama şimdi hazırlanda aşşağıya inelim. Hem benim kıyafetlerimden de giyinebilirsin hoşuna giderse çekinme yani"

Giysi odasından çıkıp omegayı yalnız bırakmıştı. Yaklaşıp 10 dk sonra omega çıkmıştı odadan. Dün geceki kıyafetleri vardı üstünde. Yutkunmuştu Jungkook. Çünkü omegayla başının dertte olduğunu anlamıştı. Aldığı kıyafetleri giymemişti.

Yattığı yatağı toplamaya başlamıştı. Jungkook derin bir nefes alıp konuştu. "Çalışanlar toplarlar buna gerek yok". Omega deltaya cevap bile vermemişti. Jungkook bir daha uyarmamış omeganın her şeyi nasıl eliyke koymuş gibi yerlerini bulmasına şaşırmıştı. Yatağı dolaba yerleştirmişti. Delta daralmaya başlamıştı. "Bittiyse gidelim, bizi bekliyorlar." odadan ilk jungkook çıkmıştı. Omega daraldığını hissediyordu. Korkuyorduda ama kafası dağılsın diye etrafı incelemeye başlamıştı.

üç katlı bir binaydı üç kat üst üste giderken her biri büyük teraslara sahipti. önünde de etrafa kapalı konağa dahil bir bahçe gibi birşey vardı. Dün orda olanlar aklıma gelince titrek derin bir nefes aldım.

İkinci kata gelmiştik yemek masasına herkes oturmuştu. Masanın başında bay jeon yanında tanımadığım bir kadın onun yanında bay jeonun eşi vardı. Kadının karşısına jungkook oturdu yanını işaret edince bende bayan jeonun karşısına oturdum. yanımda bir erkek omega vardı karşısında da dünkü alfalardan biri vardı.Omeganın yanında da bir omega daha vardı onun karşısındaysa sanırsam beta bir kız vardı. Bir alfa daha vardı gibi hatırlıyodum aman banane.

Bay jeonun afiyet olsun demesiyle herkes yemeğini yemeye başlamışlardı. Utanmıştı omega tabağındaki kahvaltılıkları yemeye. Uykusu aşırı vardı aynı zamanda başı çatlayacak gibi ağrıyordu. Dayanamayıp masaya dirseğini dayayıp elinide başına koydu. Ama bu hareketi karşısındaki kadını sinir etmiş olmalı. "Yemek masasından uyunduğunu bilmiyordum." Omega oflamış elini indirmişti."Küstah! Birde ofluyor. Babasının niye alel acele kaçtığı belli oldu dün. Bende olsam bende kaçardım.

Omega öylece kadının yüzüne bakmış cevap vermeye bile tenezzül etmemişti. Hayır, vermeye cevap bulamadığı için değil nedense ağzını açıpta tek kelime edesi yoktu.Hoş kendi evindeykende çok nadir konuşurdu. burdamı konuşacaktı. "Haeryeon, tatlım bunun gibiler için boşuna sinirlerini bozma. Alışır zamanla aile hayatına" Bay jeonun çaprazında oturan kadın konuşmuştu. Yani bay jeonun kardeşi. bayan jeon ,elinin üstüne koyulan eli tutmuş başını sallamıştı."haklısın"

"Eee bağlama ne zaman olacak?" Omega yine sitres olmuştu. İstemiyordu evlenmek felan. Hem daha önce hiç bağlamanın nasıl yapıldığınıda görmemişti. "Bu gün olacaktı şaman öğleden sonra gelecekti." Titrek bir nefes alıp vermişti omega. Hıçkırık tutacağını anladığı zaman geçsin diye hızlıca ağzına tabaktaki salatalığı atmıştı ama engelleyememişti hıçkırığını. Birden hıçkırınca hepsi ona bakmıştı. Utançla bakışlarını kaçırsa da hıçkırığını durduramıyordu.

Nefesini tutmuştu ama buda kesmemişti hıçkırığını. Çok utanmıştı nefret ediyordu bu huyundan. Ne zaman stres olsa veya sinirlense hıçkırık tutardı onu. Bu özelliğini annesinden almıştı yani abisi öyle demişti. Annesinide ne zaman sinirlense hıçkırık tutarmış.

Ama kimse bir şey dememişti. Tabi hıçkırığınıda durdurabilmiş değildi. Stresten kurtulmaya çalışsada olmuyodu. Utançla dahada sitres oluyordu. elleri titremeye başladığında gözlerini kapatmıştı. Boğazındaki yumrunun geçmesini istiyordu. Ağlamak istediği en son şey bile değildi şu an. "Sanırsın diri diri mezara koyacağız çocu, altı üstü evleneceksin büyütme bu kadar."

Omega sadece hıçkırığını geçirmeye çalışıyodu ama ağzına gelen midesiyle öğürdüğünde Jungkook hızlıca ayağa kalkıp omegayıda kaldırdı. "Gel" ortak lavaboya götürmüştü onu. Klozeti açtığında omega kusmaya çalışıyordu ama midesinde hiç bir şey olmadığı için sadece kasılıp duruyor ağzındanda safra çıkıyordu.

Jungkook aile üyelerinin geleceğini anladığı için kapıyı kilitledi hızlıca. Endişelenmişti hastamı diye düşünsede sitresine vermişti mide bulantısına. Delta her ne kadar saf düşünsede aile üyeleri o kadar yumuşak düşünceli insanlar değildi.

Özellikle hala olan kadın. "Gebemiydi bu omega?" Bağırarak konuştuğu için Deltada duymuştu. Omeganın gebe olmadığını anlayabiliyordu, hamile omega kokusunu alabilirdi ama omega öyle kokmuyordu. Omeganın ağlamaya başladığını fark edince omeganın saçlarını geri taradı. "Tamam, hamile olmadığını biliyorum." Omega elini yüzünü yıkarken titreyen ellerine bakmıştı.

Babası sürekli bu huyundan kendisine eşini hatırşattı için kızardı hep. El titremeleri, hıçkırık tutması hep annesinden geçmişti ona. "İyiysen çok hadi." Önden çıkmıştı. Delta masaya tekrar oturduğunda bayan jeon hemen konuşmaya başlamıştı. "Şimdide aldıkları omega hamilemiymiş diye sokağa adımız çıkacak!" Yoongi cevap vermemişti. Çatalı eline alıp tabağındaki salatalıktan tekrar ağzına atmıştı. Bir nevi onu görmezden gelmek için uğraşıyorduda. Birileriyle tartışmaya girmekten her zaman rahatsız olmuştu.

"Jungkook şaman gelmeden al götür test yaptır! Ben bu ailenin terbiyesizliklerine daha fazla katlanamıyotum. Alfası bitti, şimdide sürtük omegasınımı bize yamamaya çalışıyor bu adam!" Omega elindeki çatalı sıkmış adamı duymazdan gelerek önündeki tabaktan yemek yiyordu. Zaten en iyi yaptığı şeydi. Kurdu Konuşması için ne kadar çırpınsada yoongi çıt çıkartmıyordu.

Sürtük değiliz biz. Neden onlara cevap vermiyorsun! Hamilede değilsin sen!

Omegasını duymazdan gelmek onun için çok kolaydı.

kes sesini aptal! İlk defa hakaret yemiyorsun.

Omegası öylece sinmişti köşeye. Yemek yemesinin amacıda aç olduğu için değil kafasını dağıtmak içindi. "Baba! Hamile felan değil. Olsa kokusundan anlarım" Deltanın sesini duysada umursamamıştı. Hem belki bırakırlar diye umut etmişti. Olmayacağını bile bile. "Çıldırıcam! Birde utanmadan yemek yiyor. Biz kime konuşuyoruz acaba?" Yoongi elindeki çatalı bırakmıştı ama yine cevap vermemişti.

Korku vardı içinde, ama yinede rahattı bay jeon babasına göre daha sakin bir kişiliği vardı.Yada rahat felan değildi. Masadan kaçmamak için zor duruyordu. "Oğlum konuşsana" masadaki herkesin ona bakması onu fazlasıyla germişti. Bayan jeonun sesi tekrsr kulaklarını tırmaladı. "Yapıştır ağzının ortasına bak nasıl şakıyor bülbül gibi!" Omega emşn olmuştu,içlerinde ondan en nefret eden kişi oydu. "Ara şunun babasını konuştuğu görüştüğü biri varmıymış, biliyormuymuş. Biz bununla anlaşamayız elimden kaza çıkıcak şimdi."

Delta yerinden kalkmıştı babasıda peşinden gitmişti. Telefon açıldığında ahizeden adamın sesini duydu. "Alo?" Adamın sitresli sesini duyduğunda hızlıca konuşmaya başladı bay jeon. Oğlunun elinden telefonu alıp. "Omeganın konuşup görüştüğü sevgilisi felan varmı?" Adamın sitresli sesi duydu. "Hayır, bildiğim kadarıyla yok. Gizlice konuştuğu biri varmı bilmiyoru." Bay jeon yaktığı sigarasının külünü döküp konuşmaya başladı.

" Biz bunu konuşturamıyoruz. Ne olcak bu böyle"

"O evdeykende çok konuşmazdı. Çok zorunda kalmadıkça konuşmaz o. Yada sevip alıştığı biri olmadıkça."

"Alsam elime öyle bir konuşurki?"

"Konuşmaz. Denemedimmi sanıyorsunuz. Ondaki inat kimsede yok, ister sövün ister dövün size kalmış ama söyleyeyim konuşmaz. Evde benimlede konuşmazdı ne kadar uğraşsamda olmadı."

"Madem o kadar sessiz biriydi neden pir piskoloğa götürmediniz? Belliki bir sorunu var."

"Gerek görmedim. Artık sizin istediğiniz yaparsınız. İster götürün ister götürmeyin. Ama baştan uyarayım kolay kolay konuşmaz sizinle. Ama belki erkek omega oğlunuz vardı onunla konuşabilir. Erkek omegaları çok sever. Oğlunuz sevdirirse kendini konuşacaktır."

"Taeminle konuşur mu ki?"

"Bırakın konuşmasın daha iyi. Çenesi açıldımmı hiç susmaz. Çocuk gibi hareketler sergiler, zaten zar zor vaz geçirdim hareketlerinden."

"Anladım ben. O zaman iyi günler dilerim, yarın oğlunuzun nikahına gelirsiniz"

Adamın cevap vermesini beklemeden kapattı suratına. Sinirliydide. "Ne iğrenç bir adam. Bu çocuğuda o bu hale getirmiş belliki. Neyse Ben taemin ve jiminle konuşayım yemekten sonra onunla ilgilensinler."

Delta kafasını sallamış, yemek masasına geçmişlerdi. Omega öylece tırnak etleri yoluyordu. Aşırı yolmuştu elini derisinin bayasını almıştı. Gömleğinin bir tarafını kanayan kısma bastırmıştı. Ne zaman sitrese girse tırnak yerdi yada etrafındaki deriyi soyar sonrada acıdığı için kendi kendine kızardı.

"Taemin ve jimin şaman gelene kadar yoongiyide alın odaya çıkın. Belki ihtiyacı olan bir şey vardır." İkiside ayağa kalkarken omegada mecburiyetten ayağa kalkmıştı. "Taemin sen bir gel" Taemin ilk jimine bakmış sonra başını sallayıp babasının yanına gitmişti. "Efendim baba"

"Omegayla konuşmaya çalışın. Babası erkek omegaları sever onlarla konuşur dedi." Taemşn sitres yapmıştı. "Ben ne konuşucam ki onunla" Delta abisinin sesini duyduğunda ona baktı. "Çok gevezesin zaten zorluk çekmezsin" Hepsi güldüğünde Omega kollarını göğsünde birleştirdi. "Çok kötüsün abi. Seninle konuşmayayımda gör"

Delta gülüp yanına çağırmıştı küçük kardeşini.

"Gel buraya, ne alıngansın sen ya. Nolacsk senin bu hallerin?" omega abisinin kucağına oturup göğsüne yaslandı. "Hıh, omegayım ben nazik olun bana"

"Papucumun omegası. Sen şeytana papucunu ters giydirirsin sinsi." Babasının konuşmasıyla ayağa kalktı. "Küseyim sizede görün siz. Neyse zorlu bir görev beni bekler omegayı konuşturmam gerek." kendinden emin sesi sessizleşmiş "nasıl olcak bilmiyorum ama neyse" demiş ve uzaklaşmıştı.

...

Yorumlarınızı beklerimm

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.