Güzel geçen bir günün ardından, güzel bir akşam yemeği geçirmiştik. Anıl ile dertleşmek gerçekten iyi gelmişti.
Salonda oturmuş, televizyon izliyor, bazen de televizyondan alakasız konularla sohbet ediyorduk. Herkes çok mutluydu. Bende huzurluydum fakat içimi yiyip bitiren o endişeyi atamıyordum.
Belki de hiç gerek yoktu bu endişeye ama olmuyordu. Kızlarla birlikte tatlı yapmıştık. Günün ikinci en iyi kısmıydı. Tabaklara koyup getirmişlerdi. Alev yanıma oturmuş tatlısını yemeye başlamıştı.
İşte ya.
Gitti tüm sıkıntı.
Yanımda olunca, gidiyor bütün endişelerim.
🦂
Akrep.
Yine kâbuslarımdaydı. Tek fark, bu sefer yalnız değildim. Diğerleri de buradaydı. Yerde bağlı bir şekilde oturuyorduk. O kadar sıkı bağlanmıştık ki her taraftan kıpırdayamıyorduk.
Her yerim uyuşmuş, karıncalanmıştı. Büyük bir odanın, her köşesine bağlı bir şekilde duruyorduk. Duvarlarda ise akrep desenleri. Önce bir siluet belirdi. Yüzü maskeli. Giydiği tişörtte akrep deseni vardı. Bize baktı ve gitti.
O gittikten saniyeler sonra içeriye akrepler dolmaya başladı. Bir yandan da bir melodi sesi. Hangi birini düşünmeliydim.
Akrepler her bir yana doğru dağılarak üzerlerimize gelmek üzere.
Bir yandan da kaynağını bulmak istediğim o melodi sesi.
Bulunduğum oda yavaştan kaybolurken uzaktan o ses hala devam ediyordu. Gözlerimi açtığım da odada gezdirdim gözlerimi.
Telefonum aradaydı. Ve ses ondan geliyordu. Telefon sustuğun da yataktan kalkmıştım. Kapıdan çıktığım da prize takılı telefonuma gittim. Benimle birlikte Anıl ‘ da uyanmıştı.
Telefonu elime alıp açtığımda ekranda iki defa cevapsız numara ve özel numara yazıyordu.
‘’ Bu kim ki gece gece ‘’ söylendiğim de Anıl yanıma yaklaştı.
‘’ İki defa aramış hem de ‘’ dedi. Anıl. Sesleri duymuş olacaklardı ki diğerleri de kalkmıştı. Olayın şokundan onları düşünmemiş kısık sesle konuşmamıştık.
‘’Ne oldu gece gece ‘’ diye sordu Alp uyku sersemiyle. Cevap vermeme kalmadan mesaj sesi doldurdu odayı.
Ekranı açtığımda gizli numaradan gelmişti.
‘’ Gizli bir numara aramış, şimdide ondan mesaj geldi. ‘’ kısaca açıklama yapmıştım.
Mesaja girdiğim de video atmıştı.
‘’ Video atmış ‘’ dediğim de herkes telefonu görebilecek şekilde yaklaşmıştı. Videoya bastığım da izlemeye başladık.
Şaşkınca telefona bakarken videoda Ayazlar ‘ ın yerde bağlı bir şekilde, yüzleri kan içinde görmeyi beklemiyordum.
Beklemiyorduk.
Videoyu izledikten sonra bir mesaj daha geldi.
‘’ Mahkûm olmaktan kaçtığınız bu yolda buraya, bana mahkûm bir şekilde döneceksiniz. Ya isteyerek, ya da zorla. ‘’
‘ Sizi seven sevgili Akrep ‘
🦂
Ondan kaçarken ona geri dönüyorduk.
Ve buna mecburduk. Biz gitmesek, o bir şekil alacağını açık bir şekilde ifade etmişti. Notun ardından hazırlanmış, yola çıkmıştık.
Yolculuğumuz, sessiz ve sakin geçiyordu. Herkesi derin düşünceler sarmıştı.
‘’ Şaka gibi, onun birkaç tehdidiyle buraya geldik ve onun tehdidiyle de geri dönüyoruz ‘’. Dedi. Ali. Kimseden ses çıkmamıştı.
Alev yine yan tarafımda ki koltukta oturuyordu. Bana baktığını hissetmiştim.
‘’ Peki, oraya gidince ne olacak, ne yapacağız? ‘’ diye sordu Alev. Sadece benim duyabileceğim bir sesle. İç çekip.
‘’ Bilmiyorum. ‘’ diye bildim sadece.
Gerçekten bilmiyordum.
Bir bilinmezliğe doğru yol almıştık.
Biz o bilinmezlikte mahkûm olmaya yol almıştık.
🦂
AYAZ
Gözlerim kapalıydı ama bilincim yavaş yavaş açılıyordu. Gerinmek istedim ama yapamadım. Ellerim başımın üzerinde kelepçeye bağlıydı. Ayaklarım birbirine kelepçelenmişti.
Ve bunlar yetmiyormuş gibi belim iplerle bağlanmıştı. Gözlerimi açmıştım. Etrafa baktığımda Arca, Behir ve Ata ‘ da benimle aynı şekildeydi. Büyük bir odaydık.
Pansiyondaydık adamlar geldiğini hatırlıyorum. Sonrası ise karanlık. Bir adamın karşısına çıkarmışlardı bizi yüzü görünmüyordu maskeliydi. Sonra ben birazcık damarına bastığım için yüzümü birazcık dağıtmıştı. Valla istediği kadar vurabilir yine olsa yine yaparım.
‘’ Sen korkağın tekisin ‘’ diye bağırdım. Karşımdaki maskeli adama.
‘’ Sen yüzünü maskeyle gizleyecek kadar ‘’ ellerimiz karnımızın önünde bağlıydı o yüzden bağlıydı ellerimi kaldırıp parmağımı göstererek sallamaya başladım.
‘’ Sen kimliğini gizleyecek kadar korkak, aciz bir insanın tekisin ‘’ durduğumda maskeli adamın ellerini yumruk yaptığını ve sıktığını gördüm.
İki yanımda beni kollarımda tutan adamlarına kaşlarıyla bir işaret yaptı. Adamlar yanımdan çekildiğin de
Maskeli adam üzerime atlayarak beni yumruklamaya başladı. Yere yığıldığım da üzerime çıkıp vurmaya devam etti.
Üzerimden kalktığın da adamları da beni kaldırmıştı. Maskeli adam arkasını dönüp giderken kanayan burnuma, patlayan kaşım ve dudağıma, acıyan gözüme, arada dönen başıma rağmen konuşmaya devam ettim.
‘’ Akrep! ‘’ diye bağırdığımda durdu ama bana dönmedi.
‘’ Sıkıysa yap bakalım o notlarda yazdığın tehditlerini ‘’ yanında duran adamına bakarak.
‘’ Götürün şunları odaya ‘’ dedi.
Demek ki bizi buraya getiren akrepti. Ben anlayacağımı anlamıştım.
Bu kadar zeki olmak yoruyor beni!
🦂
Gelen ayak sesi ile düşüncelerimden sıyrılmıştım. Kafamı kaldırdığım da gelen kişiyi görebilmiştim.
Geliyordu benim maskeli adamım.
Elinde telefonu vardı. Bana doğru doğrultmuştu. Beni çekiyordu fakat dudağımın kenarı patladığından hem de susuz olduğum için konuşamıyordum. Dudaklarım birbirine yapışmıştı. Her konuşmayı denediğim de acıyordu. Çekme işini halletmiş olacak ki bir şeyler daha yaptıktan sonra telefonu cebine koydu. Gözlerimin içine baktı.
‘’ Bakalım size haber vermeden giden arkadaşların seni ne kadar seviyormuş ‘’ dedi. Arkasını dönüp giderken neden bahsettiğini anlayamamıştım. Kapıya geldiğin de durdu yavaşça arkasını dönerek bana baktı.
‘’ Gerçi seni sevmeseler bile gelmek zorundalar ‘’ dedi ve sırıtarak gitti. Ne dediğini anlamasam da yakın da anlardık.
Diğerleri de yavaş yavaş uyanıyordu. Maskeli adam bir daha gelmemişti. Ne de onun geldiği yönden bir ses seda yoktu.
‘’ Hiç uyanmasaydınız can sıkıntısından ne düşüneceğimi şaşırdım. Duvarı da ki Şu anlam çıkaramadığım desenlerle bakışmak zorunda kaldım. ‘’ dedim. Hepsine bıkkın bir gözle bakarken.
‘’ İyi ya işte değerimizi anlamışsındır ‘’ dedi. Behir gülerek. Ona göz devirdiğimde dışarıdan bir takım sesler geliyordu.
İçeriye gelenlere baktığımda Alaz ve Alevler odaya doluşmuşlardı.

