Giriş
Mahkûmlar çetesi elebaşı ve arkadaşları.
Günahkârlar çetesi elebaşı ve arkadaşları.
Alev ve arkadaşları cezaevinin bahçesinden gardiyanlar ile birlikte içeriye giriyorlardı.
Hepsinin şuan da burada ve aynı anda olmalarının bir sebebi vardı. Bir arada olmalarının vardı bir nedeni ama henüz kendileri bilmiyorlardı.
ALAZ ( Mahkûmlar Çetesi)
Ben Alaz… Sadece Alaz
Mahkûmlar çetesinin elebaşı diğer çete üyelerimle ile birlikte İstanbul ‘ da yaşıyoruz,
Ali, Alp, Anıl dördümüz çocukluk arkadaşıyız. Çeteyi niye kurdunuz ve adı niye bu diye sorabilirsiniz çetenin kurulma amacının bir nedeni yok aslında yani öyle bir şey yapmıyoruz aslında insanlardan para alıyorduk buna siz ne dersiniz bilmem ismimizi geçmişimizin bize yaşattığı şeylerden ötürü koymuştuk.
Bu zamana kadar parasını aldığımız hiçbir kimse olmadı çünkü onlardan para almadan önce geçmişlerini öğreniyor onlarla vuruyorduk bu yüzden bizden korkuyorlardı. Ama bilmiyorlardı ki asıl korkulması gereken biz değil bizim düşmanımız olan bir diğer çeteydi o çetenin yanında melek gibi bir şey dik hatta insanları onlardan elimizden geldiğince korumaya çalışıyorduk.
AYAZ
Ben Ayaz
Günahkârlar çetesinin elebaşıyım…
Ata, Arca, Behir çete üyesi arkadaşlarım ortaokulda tanışmış, arkadaş olmuştuk daha sonrasında uyuşturucu satma, hırsızlık yapma vb. gibi suçlardan dolayı tanınmıştık suçlarımızdan ötürü insanlar bize günahkâr demeye başlamış, öylede yayılmıştı. Her ay bir suç belirliyor, o ay boyunca belirlediğimiz suçu işliyorduk bu ay ise işkence yapmaya karar vermiştik.
Artık bizden daha çok korkacaklardı buda bizim hoşumuza gidiyordu.
Bizim için pek etmese de her şeye burunlarını sokmalarını canımı sıkıyordu.
Mahkûmlar, alt sokağımız da oturuyorlardı
Hem geçmişten küçüklükten beri düşmanlığımız vardı. O zamanlar birbirimize çok sataşsak da sular durulmuştu.
Ya da biz öyle zannediyorduk.
ALEV
Ben Alev 21 yaşındayım arkadaşlarımla İstanbul ‘ da yaşıyorum.
Alin, Alkım, Alya lise den arkadaşlarımdı. Ne kadar çete gibi dolaşsak da aslında değildik ama insanlar öyle zannediyordu. Olmayı da henüz düşünmüyorduk.
Ufak tefek yerlere hırsızlığa gidiyor az bir meblağa da çalıyorduk. O kadar profesyonel olmuştuk ki saniyeler içinde bile yapabiliyorduk bunu. Ama bilmiyorlardı öve öve bitiremediği hırsızlığı elinde patlayacaktı.







