İçeriğe geç

Mafyanın zaafı

Bölüm 6 · 6 dk okuma

Mafyanın zaafı

Bölüm 6

5. Bölüm Oyun Başladı

Utku arkasında korumlarla birlikle Yeni gelen misafirinin yanına gidiyordu. Sag tarafında Arden ve korumaları sol tarafında Oguz ve korumları vardı. Konvoy halinde gidiyorlardı. Antlyada yaşanlar bu görüntüyü yadırgamıyordu ama türistler şaşkınlıkla bakıyorlardı.

Utku misafirinin evini misafiri yerleşir yerleşmez ögrenmişti. Utku Oguz ve Arden üçlüsü liseden beri beraberlerdi. Her şeyi beraber yapıyorlardı. Evleri şirketleri bankaları her şeyleri yanyanaydı.

Üçüde masada üyesiydi. Ama her zaman kardeş gibilerdi. Utku plan yapardı Arden sahada Utkuyla beraber planı gerçekleştirirdi. Oguz arka planda onların gidicegi yerleri açardı.

Üçününde arabası arka arkaya misafirin evinin önünde durmuştu.

Demirden büyük bir kapı vardı. Ve etrafı uzun duvarlarla kapalıydı. Kaleye benziyordu.

" Kimsiniz"

Korumanın söyledigi şeyle üçüde kahkaha atmaya başladı.

" Hayalet geldi diyin anlar patronunuz"

Koruma içeri girdi. Beş dakika sonra diger korumayla beraber kapıları açtılar. Utku Arden ve Oguz içeri girdiler. Arkalarından korumalarda girdikten sonra kapılar kapandı. İçeri girdiklerinde büyük bir bahçe karşılamıştı onları. Bahçenin her yerinde korumlar vardı ve bahçede çınar agaçları vardı. Bahçenin tam ortasında da ev vardı. Evin dışı simsiyahtı ve çatıda balkonda korumalar vardı.

Evin içine girdiklerinde uzun bir koridor karşıladı sag tarafta mutfak kiler ve misafir odası vardı sol tarafta tuvaletler yine bir misafir odası ve yemek odası vardı.

Koridorun sonunda üst kata çıkan ve alt kata inen merdivenler vardı. Korumalar üst kata yönlendirmesiyle üst kata çıktılar. Üst katta bir sürü oda vardı. Sag taraftaki ilk odaya geçtiler. Burası misafirin çalışma odasıydı. İçeri girdikleri zaman tam karşılarında masanın başında oturan arkası dönük adam vardı sag tarafta boydan bir kitaplık vardı. Sol tarafında dolaplar vardı. Masanın tam arkasında cam vardı ve deniz görünüyordu. Oturan adam ayaga kalktı ve arkasını döndü. Kırklı yaşlarda koyu kumral saçlarına yer yer aklar düşmüş bir adam vardı. Üstünde gri takım elbisesi vardı. Uzun boyluydu ve gözleri duygusuz bir şekilde Utku Arden ve Oguza bakıyordu. " Evet beyler bu misafirliginizi neye borçuluyuz" " Hoş geldin demek için geldik. " " Hoş gelip gelmedigim size baglı " Arden gülerek cebinden bir paket çıkardı. Poşetin içinde küçük bir ayıcık vardı. " Bunun için geldik " " Ne demek istiyorsun" " Şöyle açıklayayım sana bunu burda sattırmayız " Oguzun söyledigi sözle adam sinirlenmişti. " Sizene benim yaptıgım işten size hesap mı verecegim " Utku elini masaya vurmuştu. Bu şehirde o illeti sattırmazdı. Birçok insanı zehirlemesine izin vermezdi. " Soracaksın lan ne sana nede diger itlere sattırmayız ve şunu iyi biliyorsunki burası bizim çöplügümüz insanları zehirlemene izin vermeyiz ha illaki satıcam dersen sana bu şehri dar ederim" " Masaya üye olanların birbirlerine zarar vermesi yasak bunu çok iyi biliyorsun bu yüzden hiç birşey yapamazsınız " " Gözümüz karardıgında neler yapabilecegimizi çok iyi biliyorsun" " Bakıyorumda 15 hazirandan sonra baya gelişmişsin " Utku bir anda silahını çıkardı ve kolundan vurdu. " Kes sesini ben sana göstericem 15 haziranı" Adam kolunu tutarak sandalyeye düştü. Dışardaki korumlar bir anda içeri girmişti. Arden ve Oguz Utkuyu korumak için silahlarını çekmişlerdi. Utku Arden ve Oguzun korumalarıda gelince içerisi savaş alanına dönmüştü. Ama Utkular daha kalabalık oldugu için avantaj onlardaydı. " Adamların silahlarını indirmelerini tavsiye ederim " Misafir adamlarına silahlarını indirin işaretini yapmıştı. " Şuan sen avantajlı olabilirsin ama çok sevdigin Alin bunları duyarsa senden daha çok nefret edicektir ve unutma her an 15 yıl önce oldugu gibi Alini uçaga bindirip götürebilirim ve yine elinden hiç birşey gelmez. Ve Alin seni hatırlamadıgı için seve seve benimle gelicektir" Utku bu sözleri duyduktan sonra sinirle duvara itti ve bogazına yapıştı. " Hele bir dene. Senin karşında eski 10 yaşındaki Utku yok. Bunu yapmaya kalktıgın an seni öldürmekten beter ederim. Ölmek için yalvarırsın bana ve Alin beni eninde sonunda hatırlayacak ve o zaman senin gerçek yüzünü ona gösterecegim " Utku misafiririnin bogazını bıraktı. " Gidelim" " Bir daha arkadaşımı tehtit etmeye kalkarsan sen içindeyken burayı patlatırım ayagını denk al ve bunu yaparken kurallar umrumda olmaz " Ardenin dedigi şeyle Oguz güldü. " Ben öyle hır gür sevmem bilirsin benim işim teknolojiyle bu yüzden bilgisayarlarına telefonlarına dikkat et ha aklıllanmazsan bu sefer o sevmedigim yola başvurmak zorunda kalırım haberin olsun" Utku Arden ve Oguz adamlarını topladı ve evden ayrıldılar. Misafir hemen telefonunu aldı ve eski dostunu aradı. " Oo Halil sen beni ararmıydın hayırdır" " Hayır İbrahim hayır. Senin bu oglun beni çıldırttı mahvedicem onu" " Emin ol bende bunu istiyorum. O zaman plana başlıyormuyuz" " Evet başlıyoruz. Artık zamanı geldi. Onlara Halil Soysalanın kim oldugunu gösterecegim ayrıca Oglunla işim bittiginde masadaki eski yerini geri kazanıcaksın" " O zaman yarın görüşürüz" " Görüşürüz" Ve artık oyun başlamıştı ve bu oyunun tek bir kazananı olucaktı. ♥️ Eski mahallemdeydim. Kazanın oldugu yerde kazayı düşünüyordum. Babam düzenli olarak arabanın bakımını yaptırırdı. Ve dosyada frenlerin kesik oldugu yazıyordu. Bu imkansız bir ihtimaldi. Cinayeti işleyip kaza süsü verdiklerine emindim. Bu yol taşlı bir yoldu. Arabamla gelirken zorlanmıştım. Etrafı incelemeye başladım. Sag taraf uçurumdu sol taraf ormandı. Kamera yoktu ama ormanın içinde evler vardı . O evlere dogru ilerlemeye başladım. O gün olanları gören birileri illaki vardır. Evlerin oldugu yere geldigimde sadece bir ev sapasaglamdı. Diger evler yıkık döküktü. Evin kapısını çaldım. Kapıyı yaşlı bir teyze açmıştı. Üstünde uzun kollu bir bluz yelek ve şalvar vardı. " Merhaba" " Merhaba kızım" " Size birkaç soru sormak istiyordum içeri girebilirmiyim" " Tabi buyur geç" İçeri girdigimde küçük bir evdi. Oturma odasına geçtim ve koltuga oturdum. " Birşeyler içermisin kızım" " Yok teşekkür ederim bir soru sorup gidecegim" "Tabi sor" " 2 Şubat 2008 gecesi burda bir kaza olmuş gördünüzmü" " Ben o gün burda degildim." " Peki burda başka birileri varmıydı. " " Sadece burda avlanmaya gelen bir oglan var o burdaydı" " Peki ben bu kişiyi nerde bulabilirim" " Evlerinin yerini bilmem ama şehirde yaşıyor" " Peki tamam teyzecim teşekkür ederim" " Rica ederim yardımcı olabildiysem ne mutlu bana" Teyzenin elini öptüm ve dışarı çıktım. Hemen arabamın oldugu yere gitmeye başladım. O adamı birşekilde bulmam gerekiyordu. Arabamın yanına gelince hemen arabamın sileceklerine sıkıştırılmış bir kagır gördüm. Kagıdı hemen aldım. Okudugum şeyle hemen etrafıma bakmya başladım. Kagıtta " İntikam vakti " yazıyordu. Okudugum şeyle şok olmuştum. O hapisten çıkmıştı. Ve beni bulmuştu. Hemen grubumu aradım. Ve arabaya bindim hızla uzaklştım. " Hiç birşey sormayın beni dinleyin kırmızı alarm o geldi" Hepsi aynı anda " Ne " Demişlerdi. Atanın endişeli sesini duydum. " Nerdesin sen " " Yoldayım eve geçiyorum" " Tamam geliyorum beni bekle" " Hemen bilet alıp geliyorum" " Bende" " Bende" " Gelmenize gerek yok " " Saçmalama senin yanında olacagız tabiki ayrıca bu sefer sana zarar veremeyecek" " Ama Gece " " Gece haklı geliyoruz" Berkin dedigiyle ısrar etme hakkım olmadıgını anladım. " Peki tamam ben size evin konumunu atarım " Hızla eve gidiyordum. Yıllar sonra tekrardan karşılaşıcaktık ve ben eski Alin degildim. Eski mahallem eve yakın oldugu için hemen gelmiştim. Arabamı park ettim ve anahtarımı çıkarıp eve girdim. Odamdan içeri girdigimde aynda kırmızı rujla yazılmış bir yazı gördüm. " Hesap vakti" Gördügüm şeyle dondum kaldım. Telefonum hala açıktı ve bana sesleniyorlardı. Ama ben şoktan konuşamıyordum. Evettt bölüm nasıldı begendiniz mi artık oyun başladı. Bakalım kazanan kim olucak .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.