Alin amcasının evine gitmeden önce planını hazırlamıştı. Amcasının Tolgayla iş yaptıgını ögrendiginden beri amcasına eskisi gibi bir samimiyet besleyemiyordu.
Ama Alinin ailesinin katillerini bulmaya gelirken ve ailesinin katillerini ararken hesap edemedigi bir şey vardı. Aşk
Alin kendisi bunu kendisine itiraf edemesede Utkuya karşı olan duygularının önüne geçememişti. İlk başta anlaşmayla ola yakınlaşmaları zaman ilerledikçe daha samimi bir hale gelmişti. Alin bunu kendisi fark edemesede etrafındakiler farkındaydı.
Alin geçmişinin bir kısmını unutnuştu. Ailesiyle olan anların birkaçını hatırlıyor birkaçını hatırlayamıyordu. Alin 15 haziran günü Tolga tarafından kaçırılmıştı. İki ay bıyunca Tolga tarafından işkence gören Alin kurtarıldıgında vücudunun çogubyerinde yanıklar vardı ve gördügü şiddetten dolayı vücudun da ve kafatasında kırıklar oluşmuştu buda hafıza kaybına sebeb olmuştu.
Ama 15 haziranda tek acı çeken Alin degildi. 15 haziran günü Utku da da izler bırakmıştı. Kalbinde ciddi derecede olmasada hala delik vardı. Bunların sorumlusu en yakınlarıydı.
En agır darbeleri düşmanlar degil sevdiklerimiz vurur çünki bizim en hassas noktamızı kırmızı çizgilerimizi bilirler. Bu yüzden en sevdiklerimizin ve yakınlarımızın darbeleri bizim canımızı daha çok acıtır.
Alin ve Utku onca acının içinde hala aşkı hissedebiliyorlardı. Aşk en tehlikeli duygulardan biridir . Bir insan aşık olduhu zaman mutlu olabilir. Rüyada gibi hissedebilir. Eger böyle hissediyorsa ve dogru kişiyi bulduysa sıkıntı yok . Ama eger yanlış kişiyi bulduysa o rüyalar kabusa döner. Mutluluklar üzüntü hayal kırıklıgı ve nefrete dönüşür.
İşte o zaman en tehlikeli yanıyla karşılışırız. İnsanlar ilk olarak üzüntüyü hisseder bir boşlu olur içlerinde. Sonra o üzüntü nefrete döner. Belkide en tehlikeli kısımda budur. Aşk nefrete döndügü zaman kişi bir zamanlar sevdigi kişiyi artık gözü görmez
Kalpsiz duygusuz ve acımasız birine dönüşür. Kafasında intikam planları kurmaya başlar. Karşısındaki kişinin düşücegi anı bekler ve düştügü an darbeyi vurur.
Kişinin güveni kırılır ve hayal kırıklıgı yaşar. Enerji düşer ve bambaşka birine dönüşür. İşte o zaman aşk denen duygu insanı mahveder. Bu yüzden aşk tehlikeli bir duygudur.
15 Haziran
Utku babasıyla birlikte arabadaydı.
" Nereye gidiyoruz baba"
" Sabret görürsün"
Süleyman masanın en tehlikeli üyelerinden biriydi. Ama masa birşeylerden şüphelenmeye başlamıştı.
Masanın kesin bir kuralı vardı. Masadaki üye diger üyeleri öldüremez.
Süleyman bu kuralı ihlal etmişti. Ve bu kuralı ihlal ettigi anlaşılmasın diye bir kurban veriyordu masaya.
Süleyman Utkuyla birlikte etrafında agaç yada bir bine bile bulunmaya bir yere gelmişlerdi.
Utku ne oldugunu anlayamıyordu. 10 yaşında olmasına ragmen babasının birşeyler çevirdigini anlayabiliyordu ama ne yapmaya çalıştıgını anlayamıyordu.
" Neden geldik buraya baba"
" Yürü az sonra görürsün"
Utkunun içine bir sıkıntı çökmüştü. Ya Aline birşey olmuştu yada az sonra hiç iyi şeyler olmayacaktı.
Utku babasıyla birlikte yürümeye devam etti. Her yeri açık bir alana gelmişlerdi.
Etrafta simsiyah giyinmiş adamlar vardı.
" Hoş geldin Süleyman kurbanın bumu"
" Evet oglum"
" Tamam ellerini ayaklarını baglayın gözlerini de baglayın"
" Ne oluyor baba ne kurbanı "
" Kes sesini"
Adamlar Utkunun ellerini ve ayaklarını bagladılar ve bir sandalyeye oturtmuşlardı.
" Baba ne oluyor"
" Ben cevap vereyim küçük bey. Baban kendisini kanıtlamak için ailesinden birini kurban vermek zorundaydı . Kendisinide seçebilirdi ama seni seçti. Durum bu "
Utkunun gözleri dolmuştu. Gözlerindeki siyah kumaşdan dolayı kimse bunu görmemişti.
" Baba ne olur yapma "
" Kes sesini. Ne zaman yapıyoruz"
" Başlayalım al bakalım"
Utku tetigin çekilme sesini duydu.
" Baba ne olur yapma . Söz veriyorum sözünden çıkmayacagım ne olur yapma"
Süleyman oglunun yalvarışlarını umursamadan silahı Utkunun kalbine hedefledi.
Ve Utkuyu tam kalbinden vurdu. Utku ilk başta kalbindeki acıyı hissetti sonrada gözleri kapandı.
" İş tamam"
" Gidelim o zaman"
Süleyman Utkuyu orda bıraktı ve arabasına dogru yürümeye başladı. Ama hesaba katmadıgı bir kişi vardı. O da masanın asıl kurucusu ve en büyük gücüydü.
Utku ve Alini kurtaran da oydu
♥️
Şimdiki zaman
Alin Soysalan
Biz hala çatışmaya devam ediyorduk. Bunu önceden düşünmüştüm. Amcam bu daveti verdigine göre illaki birşeyler planlıyordur. Sevkiyat bu akşam olabilirdi.
" Alin ne oluyor "
" Amcam Tolgayla iş yapıyor. Bu akşam da sevkiyat yapıcaklar. Davet de kalkan "
" Peki bu çatışma"
" Bunu bilmiyorum burdaki amacım amcamın odasına girip sevkiyatla ilgili birşeyler ögrenmekti ama Geceleri önceden dışarıya yerleştirmiştim ama Arden hesapta yoktu"
" Peki bu plandan benim niye haberim yok"
" Kişisel bir mevzu çünkü"
" Seni ilgilendiren herşey benide ilgilendirir"
Donup kalmıştım. Ne demek istiyordu şuan.
Ben donmuş bir şekilde Utkuya bakarken Utku bir anda beni kolumdan tutarak yanına çekti.
"Ne yapıyorsun"
Burun buruna gelmiştik
" Vurulucaktın"
Geri çekilicekken belimden tuttu ve gitmeme izin vermedi
" Ne yapıyorsun"
Elini yırtmacımın içine soktu.
" Ne yapıyorsun"
Heyecandan kalbim hızlı hızlı atmaya başladı. Elini bacagıma sürterek silahıma dogru çıkardı ve silahımı aldı.
" Silahının mermisi bitti sen ugraşma diye ben veriyim dedim"
Kalbim çok hızlı atıyordu ne oluyorda bana böyle. İnşallah kalbimin sesini duymuyordur
Kulagıma yaklaştı
" Kalp atışlarının sesini hissediyorum esmer güzeli ama şimdi ortam pek uygun degil burdan çıkalım konuşacagız"
Esmer güzelimi ne oluyordu bu adama. Silah sesleri gelmeye devam ederken geri çekildim ve hemen eski yerime geçtim
Silahın emniyet kısmını açtım. Ve ateş etmeye devam ettim. Bana söyledigi kelimeyi sanki daha önce duymuş gibiydim ama hatırlayamıyordum.
" Biz seninle daha önceden tanışıyor olabilirmiyiz"
Bir anda şaşkın bir şekilde bana döndü.
" Ne oldu"
" Sanki bir yerden bu kelimeyi hatırlar gibi oldum da "
" Bilmem düşün bakalım "
" Neyse sen beni koru bende bi Geceyle konuşayım sevkiyatın yerini ögreneyim"
" Çıkma ben hemen Arden veya Oguzla konuşurum "
" Ben hallederim"
" Bir kere de söz dinle ya çıkma bekle"
" Off"
Utku telefonunu çıkardı.
" Alo Oguz bu gece Halil denen şerefsizin sevkiyatı varmı Tolgayla beraber nerdeymiş çabuk ögren"
Telefonu hemen elime aldım
" Oguz konumunu ögrendiginde isimsiz ihbar olarak karakolu ara orda Alper komiser var yardımcı olur bende burdan çıkar çıkmaz gelirim"
" Ama "
" Aması falan yok. Suç suçtur amcam dahi olsa acımam"
" Peki tamam"
Telefonu kapattım ve Utkuya verdim
" Dışarısı biraz daha sakinlediyse bizimkileride alıp oraya geçelim"
" Tamam."
Gece tam olarak görüş açımdaydı. Ona dışarıyı işaret ettim. Gecede bizimkileri çagırdı.
Hem sıkıyor hemde hemde arka kapıdan çıkmaya çalışıyorduk
" Amcam kaçmış"
" Fark ettim sevkiyatın saati yaklaşmış olmalı"
Kafamı salladım. Arka kapıyı açtım ve hemen çıktık.
" Oguz konumu attımı"
" Evet attım sana"
" Tamam"
Telefonumu çıkardım konumu grubumuza attım
" Alper komiser ha kim o"
" Duydun ya işte Utku tanıdık bir komiser Atanın da arkadaşı"
" Ne Alperi bitiyor ne Erhanı biter bune ya"
" Ne diyorsun ya"
" Yok birşey hadi gidelim "
Kendi arabama dogru ilerlerken Utku durdurdu.
" Beraber gidelim"
" Gerek yok "
" Ya inat etme işte ya "
" İyi tamam "
Utkunun arabasına bindik.
" Konum buraya çok uzak sayılmaz yetişebiliriz"
" Polisler yetişebilir mi"
" Alper komiserin hiçbir yere geç kaldıgını görmedim"
Gözlerini devirdi ve gaza daha çok basmaya başladı
" Bakalım benden önce yetişebilecek mi"
" Ne yapıyorsun şuan yarışın sırası mı ya"
" Sen bana bırak ben seni hemen yetişerecegim "
Gerçekten millet deliye hasretti ben akıllıya etrafımda akllı bir insan yoktu kendimde dahil.
" Senin çocuklugun buradamı geçti savcı hanım"
" Evet anılarımın bir kısmını hatırlıyorum"
" Neden hafıza kaybı yaşadın"
" Ee orası bana kalsın "
" Peki "
Bütün ara sokakları kullanıyordu ve hızlı gidiyordu.
" Peki ya sen çocuklugun burada mı geçti"
" Evet ben hep buradaydım"
Kafamı salladım.
" Biraz yavaşla kaza yapıcagız"
" Oraya yetişmemiz lazım Halili biraz tanıyorsam hızlandırmak için herşeyi yapar"
" Sen amcamı nereden tanıyorsun"
" Düşmanım"
" Ne"
" Sen boşver bunları hazır ol yaklaştık"
Kafamı salladım. Çantamdan yedek şarjörlerimi çıkarttım.
" Senin silahın nerede"
Belinden çıkarttı kucagıma bıraktı
" Torpidoda yedek şarjör var"
Torpidodan şarjörü çıkarttım ve taktım.
" Hayal kırıklıgına ugradın mı amcan konusunda"
" Tabiki hemde çok büyük hayal kırıklıgına ugradım amcam benim baba yarım ailem yokken o büyüttü beni "
" Peki ailenin katilini bulabildin mi"
" Bir tane adam var avcıymış ailemin öldügü gün o ormandaymış o avcıyı bulabilirsem ögrenicem ama çok yaklaştım bir tanıdıgım var oglu burda avcılık yapıyor çevreside baya geniş yarın onunla konuşacagım"
" Tamam yardıma ihtiyacın olursa söyle"
" Teşekkür ederim "
Sevkiyatın oldugu yere geldik. Atayı aradım.
" Geldiniz mi Ata "
" Geldik ama Alperler daha gelmedi ama gelirler şimdi"
" Tamam bizde geldik. Alperler gelene kadar dikkatlice izleyin hatta videoya falan da çekin delil olsun. Nöbetçi savcı benim zaten"
" Sen izinli degilmisin"
" Yarın işe başlıyacaktım zaten. "
" İyi peki görüşürüz o zaman "
" Görüşürüz"
Telefonu kapatıp çantama koydum. Utku güldü ve sigarasını içmeye başladı
" Alper hızlı diyordun ne oldu"
" Adamın uçma yetenegi var demedim kısa sürede nasıl gelsin"
" Ben geldim"
" Maşallah sen hiçbir kurala uymadın hız sınırını baya aştın. Komiser adam belirli bir hızla gelicek tabi"
" Savunma bana o adamı ben ondan önce geldimmi geldim ayrıca o gelene kadar sevkiyat bitecek"
" Off tamam kapat artık Alper konusunu"
" Ben kapatsam ne olacak bitmiyorlarki"
" Ya sen niye böyle tepki veriyorsun sanane "
" Bizim seninle bir anlaşmamız var seni korumam gerekiyor"
" Komiser adamdan mı koruyacaksın"
" Benim için herkes bir tehlike "
" Sana diyecek hiçbirşey bulamıyorum"
Emniyet kemerini çıkardı ve bir anda bana yaklaştı.
" Benim sana diyecek birşeylerim var ama"
" Ne"
" Orda kalp atış seslerini hissettim esmer güzeli"
" Yoo normal bir şekilde atıyordu"
" Öylemi bir daha test edelim"
Elini tekrar yırtmacımca sokucakken onu durdurdum.
" Ne yapıyorsun ne için geldigimizi unutma benim kalbim gayet normal atıyordu"
Gülerek geri çekildi
" Tabi tabi öyledir"
" Peki senin kalbin niye hızlı hızlı attı".
" Bunun cevabını burda bu ortamda vermek istemiyorum"
" Neden"
" Çünki hiç hoş bir ortam degil ilerde böyle bir ortamda hatırlamak istemiyorum"
" Peki "
Telefonum çalmaya başladıgında Alperin aradıgını gördüm. Tam açıcakken Utku telefonu elimden aldı.
" Ne yapıyorsun"
Telefonu açtı ve hoparlöre aldı.
" Alin savcım biz ekiple beraber geldik olay yerine"
" Tamam bende şuan olay yerindeyim "
" Başlıyalımmı"
" Sessiz bir şekilde yaklaşacagız Ata komisere de haber verdim. Oda burada"
" Seninkiler de buradamı"
" Tabiki onlarsız olurmu"
" Tamam bu arada benim hanımın selamı var sana bir akşam hepinizi yemege bekliyor"
" Olur geliriz "
Utku şaşkınlıkla telefona bakıyordu. Evli olmasını beklemiyordu büyük ihtimalle"
" Tamam o zaman başlıyoruz. Dedigim gibi sessiz ve acele"
Utkuya döndüm
" Hayalet gibi"
Utku gülümsedi.
" Aman diyim savcım hayalet falan o adamı anmayın zaten gerçekten de hayalet gibi"
Utku gülmeye başladı.
" Tamam yeter bu kadar kapat artık"
Alper telefonu hemen kapatmıştı.
" Sakin ol savcı hanım birşey demedi"
" Görevdeyken böyle şeyleri sevmem".
" Peki hadi o zaman inelim"
" Tamam"
Grubumuza iniyoruz diye mesaj attım.
Önümüzde 10a yakın tır vardı. Bu tırların içinde ne oldugunu bilmiyordum. Sadece Tolga olsa insan falan vardır derdim ama söz konusu amcam olunca birşey diyemiyordum.
Silahlarımızı çıkardık sessizce onlara dogru yaklaşıyorduk. Sag tarafımızda Alper ve ekipler vardı sol tarafımızda da Geceler vardı.
Bu gece içim yanarken dışarıya karşı sanki birşey yokmuş gibi davranmak çok zordu ama alışmıştım. İçim kanarken dışarıya hiçbirşey olmamış gibi davranmaya alışmıştım artık.
Utku sürekli bana bakıyordu.
" Ne oldu niye bana bakıyorsun"
" Şuan aslında çok mutsuz oldugunu ama dışarıya karşı güçlü durmaya çalıştıgını biliyorum. "
" Sen"
" Nerden bildigimi sorma "
Derin bir nefes aldım ve yürümeye devam ettik. Olabildigince sessiz bir şekilde ilerliyorduk.
Amcam ve Tolga en önde adamlarıyla konuşuyorlardı. Havada duronlar uçuyordu ve etraf adamlarla doluydu.
Alper ve Atalara etrafı çevirin diye işaret yaptım. Utku ve Ardeni yanıma aldım.
" Oguzu arayın şu dronları halletsin şuan oldugumuz yer karanlık ama ışıga çıktıgımızda görünürüz bütün plan iptal olur"
" Tamam"
Arden telefonunu çıkafdı ve Oguza mesaj attı.
Benide aynı saniye Gece aradı.
" Efendim Gece"
" Biz yerleştik. Ne zaman başlıyoruz"
" Biz Oguzu aradık şu dronları bir halletsin görünmemeliyiz"
" Tamam"
Telefonu kapattım Utku ve Ardene döndüm
" Hadi gidelim"
İkisi kafasını salladı ve bizde karanlık bir yere oturduk.
" Alin "
" Efendim Arden"
" Gece ne sever"
" Niye napıcaksın"
" Birşehler alıcam kalbini fethetmek için"
" Oglum Geceyi diger kızlarla karıştırma "
" Utku tabiki bu sefer ciddiyim. Zaten Alin uyardı beni"
" Gece kedileri sever kitapları müzik dinlemeyi mavi rengi sever. Çiçek olarak mavi gül sever. "
" Tamam ne alıcagımı buldum teşekkür ederim"
" Rica ederim. Dedigim gibi onu üzersen başına neler gelicegini biliyorsun zaten"
" Tamam tamam"
Havaya baktıgımda dronlar teker teker iniyordu.
" Dronlar iniyor hadi başlayalım"
" Tamam"
Gruba mesaj attım ve Alpere mesaj attım.
Silahımı elime aldım ve yürümeye başladım. Alperler ve Atalar etrafı tutarken bizde iç kısımları temizleyecektik.
" Arden Aline dikkat et"
" Küçük çocuk degilim ben Utku savcıyım"
" Önlem amaçlı"
İçeri kısma girdik.
Utku sol tarafa Arden sag tarafa dogru yürümeye başladı. Bende ortadan yürümeye başladım.
Karşıma çıkan adamın ensesine silahla vurdum. Ses çıkarmadan ilerlemem gerekiyordu. İlerledikçe amcamların yanına yaklaştıgımı fark ettim. Birşeyler konuşuyorlardı
" Alin şimdi orda merakla beni arıyordur"
" Ara söyle birşeyler nasıl olsa ne desen inanıyor"
" Söylerim birşeyler de liderlik konusu kafamı karıştırıyor"
Bir tane tırın arkasına saklandım ve dinlemeye başladım.
" İki tane lider seçilicek o Utkjlar işimizi bozucak "
" Merak etme masada sadece ikimiz lider olabiliriz"
Duyduklarımla şaşırdım kaldım. Amcamda mı masaya üyeydi. Bogazımda sanki taş vardı yutkunamıyordum. Gözlerim doluyordu.
Hayır buna izin veremezdim. Gözyaşlafımı hemen sildim.
" Ailesinin katillerini bulabildimi"
" Hayır ama yaklaştı. Ama bulmasına izin veremem bulursa bütün planlarımız mahvolur o adamı saklamaya devam edecegim. Kim oldugunu ve nerede oldugunu bilmemeli"
" İyide bizim elimizde degilki"
" Kimin elinde"
Cevap vernesine fırsat vermeden arkalarından çıktım.
" O planlarının hepsini unut Halil Soysalan"
İkiside şaşkınlıkla arkasına döndü.
" Alin sen"
" Sus ben sana güvendim baba yarım dedim sen ne yaptın beni arkamdan bıçakladın. Bundan sonra hapishanede yaparsın artık palnlarını"
Yanındaki adamlar bana silah dogrultmuştu ki Gece ve Ata onları bayılttı ve arkadan polis ekipleri geldi
" Alin kızım dinle beni"
" Kızım deme bana kızım deme sen bana ihanet ettin. Çocuklugumu zehir eden bu adamla arkamdan iş çevirdin. Bundan sonra hayatımda seni istemiyorum. Aurıca ne kadar saklarsan sakla o adamı da bulucam ve senin gibi hapise sokucam görüceksin"
Polisler onları ters kelepçe yaparken hala bana yaklaşma derdindeydi
" Kızım bir dinle"
" Yaklaşma bana kızım falanda deme"
Ata Halilin başından tutup egdi
" Bir daha kardeşime yaklaştıgını görmeyecegim duydun mu o Tolga denen itle iş çevirmeden önce düşünecektin"
Gece Atanın yanına geldi
" Kaldır şunun başını"
Ata Gecenin ne yapıcagını anlamış olmalı ki başını kaldırdı.
Gece Halilin yüzüne tükürdü ve tokat attı
" Sen şerefsizin adinin en önde gidesin sen benim en degerlimi kardeşim üzdün bundan sonra sana rahat verirmiyim sence he sen onun güvenini kırdın be sen bırak baba yarısı olmayı adam bile olamassın "
Halil Gecenin bu sözlerinden sonra Gecenin üzerine dogru yürümeye kalktı.
" Ne diyorsun lan sen düzgün konuş benimle hadsiz "
Arden bir anda Gecenin önüne geçti
" Asıl sen düzgün konuşucaksın. Geri bas"
Halil sinirle debelenmeye başladı.Artık dayanmıyordum
" Alper alın şu şerefsizi ve Tolgayı ayrıca tırların içinde ne var bir bakın"
" Emredersiniz savcım"
Halili önden götürdüler Tolgayıda arkasından götürüyorlardı. Tolga yanımda durdu
" Durma devam et"
" Bir dakika bekleyin söylesin ne söyliyecekse"
Tolga sırıtmaya başladı
" Ben sana söylemiştim seni en sevdiklerin vuracak diye ama daha bitmedi sana bu hayatı zindan etmeye devam edecegim"
" Öylemi görücez bakalım "
Tolgayı götürdüler. Giderken hala sırıtmaya devam ediyordu. Tırları açtıklarında içlerinden bir sürü oyuncak ayı çıkmıştı.
" Bana bir bıçak verin"
Aslı hemen elinde bıçakla geldi. Omzuma dokundu.
" Şuan dik durmanın zor oldugunu biliyorum ama eve gidince istedigin şekilde aglayabilirsin biz senin hep yanındayız tamammı"
Arkadan Selim ve Berkde geldi
" Aynen öyle sen yalnız degilsin"
" İstersen seninle kafa dagıtmaya gidebiliriz"
" Çok sagol Berkçim ama bu gece olmaz belki sonra"
" Sen nasıl istersen"
Gece de hemen sarıldı
" Benim birşey dememe gerek yok sanırım"
Gülümsedim ve bende ona sarıldım
" Gerek yok"
Oda gülümsedi ve bana sarıldı. Ata arkadan gekdi ve ikimize birden sarıldı
" Bensiz olmaz"
" Tabiki"
Yan tarafıma baktıgımda Utku gülümseyerek bizi izliyordu.
" Neyse hadi hadi şu oyuncakları açıp bakamam lazım"
İkiside geri çekildi. Elimdeki bıçakla oyuncak ayının arkasını açtım. Pamukların arasına bakarken paket buldum.
Gözlerim sinirle kapandı ve oyuncak ayıyı tırın içine fırlattım ve elimi alnıma koydum
" Alper bunları toplayın ne yapıcagınızı biliyorsunuz bende gidiyorum yarın adliyedeyim birşey olursa gelirsin"
" Tamamdır savcım"
" Ata bu gece eve geç gelebilirim biraz sakinleşmem lazım sakinleşip öyle gelicem"
" Ama Alin"
" Gececim lütfen bu sinirle sizi üzmek istemigorum tamammı güzelim"
Gecenin saçından öptüm
" Eve gidince duşunu al ilaçlarını iç sonra gözin kararıyor ilacını içtikden sonra uyu"
" Ya sen bu haldeyken bile beni nasıl düşünüyorsun ya "
Yanıma gekdi ve sıkıca sarıldı
" Düşünücem tabi eve gelince bakıcam tamammı hadi Ardenle beraber eve dön"
" Niye Ardenle dönüyorum"
" Şimdi bu geceden sonra ne Tolga nede Halil rahat durur özellikle Halil bu yüzden Ardenle git aklım kalmasın"
" Ben kendimi koruyabilirim "
" Biliyorum tabikide bence sende Ardenin sana olan davranışlarını ve bakışlarını fark etmişsindir bu yüzden hadi"
" Ya sen "
" Mutlu olmak seninde hakkın ayrıca o eski sevgili meselesinide duydum bunuda konuşucaz en azından konuş güvenmezsen sevmessen yine uzak durursun"
" Aa sen onu nerden duydun. Neyse tamam dikkatli ol görüşürüz"
" Görüşürüz"
Digerlerinede görüşürüz dedikten sonra silahımı çantama koydum ve yürümeye başladım.
Şuan hayal kırıklıgı mutsuzluk ve diger bütün duyguları bir arada yaşıyordum. Çantamdan kulaklıgımı çıkarttım ve telefondan müzigimi açtım.
Topuklular artık canımı yaksada yürümeye devam ettim. Alışmıştım artık acıya hayal kırıklıgına . Belkide sorun bendeydi güveniyordum. Sorun güvenmiydi yoksa benmiydim bilmiyordum.
Benim acınımı düşmanlarım degil sn çok sevdiklerim yakmıştı. Aldatılmıştım sırtımdan bıçak yemiştim bütünacıları yaşamıştım. Bir süre sonra artık umursamam hissettemem diye düşünmüştüm ama öyle olmamıştı her fırsatta canım daha fazla yanmıştı.
Ben yürümeye devam ederken biri bir anda kolumu tuttu. Yola daldıgım için korkuyla arkamı döndüm.
" Şş sakin benim savcı hanım"
Derim bir nefes aldım ve kulaklıgımı çıkardım
" Ne oldu Utku"
" İyi görünmüyorsun"
" Sıkıntı yok iyiyim"
Bana yaklaştı
" Bana yalan söyleme anlayabiliyorum iyi olmadıgını nereye gidiceksen ben bırakırım ben seni"
Derin bir nefes aldım
" Bende bilmiyorum dolaşıcam öyle "
Bilegimden tuttu
" Gel benimle seni çok güzel bir yere götürecegim"
" Peki"
Bilegimden tuttu ve arabasına dogru yürümeye başladık. Bir an önce yalnız kalmak istiyordum çünkü aglamaya ihtiyacım vardı.
Arabasına gelince arabaya oturduk. Emniyet kemerimi taktım ve kafamı cama yasladım. Oturunca fark etmiştim ayaklarım zonkluyordu. Tüm gece topuklu ayakkabılarla koşturmuştum.
Çantamın içine agrı kesici armı diye bakmıştım ama yoktu.
" Arabadan inince aldırırım agrı kesici "
" Nerden biliyorsun agrı kesiciye ihtiyacım oldugunu"
" Sinirlendin ve mutsuzsun ayrıca tüm gece o topuklu ayakkabılarla koşturdun şuan hem başın hemde ayakların agrıyor degilmi"
Şaşkınlıkla Utkuya baktım
" Sen nereden biliyorsun bunları"
" Ben senin hakkında herşeyi bilirim esmer güzeli"
" Niye bana böyle davranıyorsun yani koruyorsun nazik davranıyorsun sakın anlaşma falan deme artık inanmıyorum niye böyle davranıyorsun söyleyeceksin"
Derin bir nefes aldı
" Seni götürecegim yerde bunları söyleyecegim"
" Peki"
Arabayı sürmeye devam etti. Camı sonuna kadar açtım. Ama Ugku geri kapattı
" Zaten başın agrıyor bide rüzagr çarpmasın"
Derin bir nefes aldım ve başımı salladım.
Yolu izlemeye başladım beni nereye götürdügü hakkında hiçbir fikrim yoktu.
♥️
Utku Öztürk
Alini küçükken gittigimiz parka götürüyordum. Orda oturmak ona iyi gelicekti. Belki birşeyler hatırlardı. Bugün esmer güzeli dedigimde tanıdık geldigini söylemişti. Oraya gitmek belkide hafızasına iyi gelirdi.
Onu böyle görmek beni üzüyordu. Amcasıyla ilgili gerçekleri böyle ögrenmesini istemezdim.
" Ailenin katilini ne yapıcaksın"
" Yerin dibine dahi girse onu bulucam ve cezasını çekmesini saglayacagım"
" Her zaman yanındayım yardıma ihtiyacın olursa söyle"
" Teşekkür ederim ama ben hallederim"
" Amcanlar içerde çok durmaz biliyorsun degilmi "
" Biliyorum "
" İyi görünmüyorsun"
" İyiyim"
Yalan söylüyordu. İyi degildi ama iyi görünmeye çalışıyordu. Çocuklugundada böyleydi. Birşey olsa bile kimseye söylemezdi.
" Sana birşey soracagım"
" Sor savcı hanım"
" Sen bana niye böyle davranıyorsun. Sürekli koruyorsun Atalarla yada başka bir erkekle konuştugumda garip garip bakıyorsun cevap ver artık ayrıca davet yerinde yaptıgın neydi "
" Bunları şimdi gidecegim yerde konuşmak istiyorum"
" Tamam"
Küçükken sürekli geldigimiz parka geldik. Arabayı park etmeden önce korumalardan birine mesaj attım
" Aline 37 numara siyah terlik getirin"
" Tamamdır patron"
Arabayı park ettikden sonra parkın içine girdik. Salkncakların oldugu yere dogru yürümeye başladı. Benden arkasından yürümeye başladım.
Salıncakların oldugu yere gelince salıncaklardan birine oturdu
" Sende otursana"
" Ben sıgmam buraya"
" Birşey olmaz "
Alini kırmak istemedigin için zar zor da olsa oturdum.
" İstersen sonrada konuşabiliriz yani daha iyi oldugunda"
" Hayır şimdi konuşalım"
" Peki. Haklısın bunları sadece anlaşma için yapmadım. Sana olan duygularım anlaşmadan önce bile vardı. Ben seni seviyorum. Seni ilk gördügüm günden beri hemde . Seninle anlaşma yapmamız hatta karşılaşmalarımız bile tesadüf degildi. Ben seni ilk gördügüm andan beri seviyorum. "
Donup kalmıştı. Sadece yüzüme bakıyordu. Tam yeniden konuşacakken arkadan koruma geldi. Ayaga kalktım terlikleri aldım.
Alinin önüne geçtim ve diz çöktüm. Topjklu ayakkabılarını çıkardım kenara koydum. Terlikleri ayagına giydirdim.
" Ayakların artık acımaz. Eger benim sevgimi kabul edersen seni her zaman korurum mutlulugunda da mutsuzlugunda da yanında olurum "
Şaşkın bir şekilde yüzüme bakıyordu. Şaşkınlıktan konuşamamıştı.
Evetttt . Sezon finaline az kaldı. Artık yavaş yavaş parçalar oturuyor. Bir sonraki bölümde görüşmek üzereee.

