İçeriğe geç

Mafyanın Zaafı

Bölüm 2 · 11 dk okuma

Mafyanın Zaafı

Bölüm 2

2. Bölüm

Geçmiş

Utku elindeki hediye paketiyle parkta Alini bekliyordu. Aline hediye almıştı. Bu hediye ikisinin de ortak kullanabileceği bir şeydi. Alinin seveceğine emindi. Çünkü Alin hediyelerini çok severdi.

Utku heyecanla Alini beklerken parkın girişinde Alini gördü.

Üstünde pembe bir elbisesi vardı. Koyu kahve saçları iki yandan örülmüştü . Utku esner güzeli diyordu ona . Utku daha 10 yaşındaydı . Daha hislerinin farkında değildi. Alinle arkadaşlardır ama aralarındaki bağ arkadaşlıktan bile öteydi .

Utku Alini her gördüğün de kalp atışları hızlanıyordu . Alini görmediğinde özlüyordu . Bunları arkadaş oldukları için hissediyor sanıyordu.

Alinde aynıydı sürekli Utkuyla vakit geçirmek istiyordu. Utkuyla görüşmediği zamanlarda onu özlüyordu . Alinde daha sekiz yaşındaydı. Hislerinin farkında değildi. İkisi beraber büyümüşlerdi. Yemeklerini beraber yemiş çogu zaman beraber uyuya kalmışlardı.

Alinin geldiğini gören Utku hediye paketini arkasına sakladı. Alin koşarak yanına geldi.

" Merhaba Utku"

" Merhaba esner güzeli"

" Oyun mu oynayacagız"

" Hayır sana bir sürprizim var"

" Ne ne sürprizi hadi göster hadi hadi"

" Tamam tamam sakin ol kapa gözlerini ve ellerini uzat"

" Tamamm"

Alin gözlerini kapattı. Ve ellerini uzattı. Utku hediyesini Alinin avucunun içine bıraktı.

" Açabilirsin gözlerini"

Alin gözlerini açtığında avucunda duran kolyeyi görünce ilk başta şaşırmıştı. Avcunun ortasında kalp ve kılıç şeklinde iki tane kolye vardı

" Utku bu çok güzel"

" Beğenmene sevindim esmer güzeli dön arkanı takayım"

Utku kalp şeklinde olan kolyeyi eline aldı . Boyu Aline göre uzundu bu yüzden eğilmek zorunda kalmıştı.

Utku kolyeyi taktıktan sonra Alin Utkuya döndü

" Peki bu kılıç ne "

" Oda benim için kılıç kalbin içinden geçiyor ve bütün oluyorlar"

Utku eline kılıç şeklindeki kolyeyi aldı ve kalp şeklindeki kolyeyi içinden geçirdi.

" Utku bu çok güzel"

Utku Aline gülümsedi

" Dön arkanı senin kolyenide ben takıcam ama eğilmem lazım"

" Tamam"

Utku arkasını döndü ve yere çöktü

" Böyle iyimi esmer güzeli"

" Evet "

Alin kolyeyi Utkunun boynuna taktı. Utku tekrar ayaga kalktı.

" Bu kolyeleleri taktığımız sürece ilerde ayrılırsak ve birbirimizi unutursak hatırlayabiliriz birbirimizi"

Alin Utkunun beline sarıldı

" Teşekkür ederim ama biz ilerde ayrılmayacağız ben sen olmadan yapamam ayrıca ayrılsak bile seni unutmam mümkün degil seni unutmayacağım söz veriyorum"

Utkuda Aline sarıldı ve mırıldandı

" İnşallah verdiğin sözü tutarsın esmer güzeli"

Utku ilerde olacak olanları bilmiyordu ama birşeyler hissetmişti. Alinden ayrı kalma fikri onun için çok korkunç bir ihtimaldi.

" Markete gidelim mi Utku birşeyler alırız"

" Tamam gidelim "

İkisi el ele tutuşarak markete dogru ilerlediler. Beraber markete gidip çikolata ve Alin çok sevdiği için çilekli süt almışlardı.

Sonra tekrar parka dönüp aldıkları şeyleri yiyip içmişlerdi. Beraber parkta oynamış vakit getirmişlerdi.

Yorulduklarında evlerine dönmüşlerdi. İkisininde haberi yoktu ama beraber geçirdikleri son çocukluk günleri olmuştu. Ertesi gün Alin ailesiyle birlikte avmye giderken trafik kazası geçirmişti.

Bunu öğrenen Utku önce şok yaşamış sonrada Alinin yanına gitmek istemişti. Ama babası izin vermemişti.

Utku çogu kez kaçmayı denemiştim ama her defasında babasına yakalanmıştı.

En sonunda annesi Alinin Antalyadan gittiğini söylemesiyle kaçma girişimlerini bırakmıştı. Tek ögrenebildigi şey amcasıyla Ankaraya taşındığı olmuştu.

🔥

Günümüz

Alin Soysalan

Amcamın ayarlarını özel uçaktan indim. Valizleri korumalara verdim.

" Hoş geldiniz Alin hanım ilk olarak adliyeye mi gidelim yoksa amcanızın yanına mı"

" İlk olarak amcamın yanına gidelim ordan adliyeye geçeriz "

" Tamam efendim"

Bordo gömleğinin yaralarını düzelttim. Üzerimde bordo gömlek altımda kumaş pantolon vardı. Saçlarımı sıkı bir şekilde at kuyruğu yapmıştım.

Arka koltuğa geçtim. Şoförde geldikten sonra arkamda korumlarla amcamın evine doğru yola çıktık.

Arabada ilerlerken telefonum çalmaya başladı. Siyah kol çantamın içinden telefonumu çıkardım.

Gece arıyordu. Gece benim liseden beri arkadaşım dı liseyi beraber okuyup beraber bitirmiştik. Yeri bende çok ayrıydı. Kan bağımız olmasada kardeş gibiydik.

" Efendim Gece"

" İndin mi uçaktan bebegim"

" İndim canım yoldayım amcama gidiyorum ordan da adliyeye gidecegim"

" Bu gün dinlenseydin "

" Almam gereken dosyalar var çalışmam lazım"

" Tamam nasıl istersen. Amcanı aradın mı"

" Yok daha aramadım az sonra ararım sen nerdesin"

" Amerikadayım "

" Türkiyeye ne zaman geliceksin"

" Bilmiyorum burda biraz işlerim var"

" Bana bak sakın orda başını belaya sokma "

" Ben ve bela aynı cümlede uyumlu bile değil ayrıca ben uzun süredir sakin sakin duruyorum"

" Uzun süredir dediğinde en son buraya geldiğinde kitapçıda adam dövdün"

" Hak etti kitapları fırlatıyordu zarar veriyordu kitaplara hiç de pişman degilim"

" Neyse tamam grubtakiler nerede"

" Berk malı Fransada Ata Antalyada Aslı Ankarada tayin bekliyor kısa sürede çıkar Selim İstanbulda"

" Atanında yanına gidicem ama önce bakmam gereken dosyalar var "

" Tamam o zaman sonra görüşürüz"

" Görüşürüz"

Bir grubumuz vardı. Tahtası eksikler. Grup ismimizi seçerken hepimizin kafadan tahtaları eksik olduğu için zorlanmamıştık.

Onlarlada lisede ikide tanışmıştık. Aslı ve ben üniversiteyi yine Ankarada okumuştuk. Selim ve Berk İzmir'e okumuştu. Ata Antalyada okumuştu Gece ise İstanbulda okumayı tercih etmişti.

Hepimiz üniversiteye giderken bile konuşmaya devam etmiştik. Çok sık olmasada yine buluşmalarımız olmuştu. Birbirimizden kopamamıştık.

Biz amcama dogru giderken yan tarafımızdan konvoy halinde siyah arabalar geçmeye başladı. Dügün vardır diye düşünmüştüm ama arabalar süslenmemişti .

" Ne oluyor "

" Bilmiyoruz Alin hanım "

İllaki çıkardı kokusu. Telefonumu çıkardım ve amcamı aradım

İki üç kere çaldıktan sonra açmıştı

" Efendim Alincim"

" Amca ben uçaktan indim senin evine geliyorum"

" Olmaz"

" Neden bir sorun mu var"

" Yok ne sorun olacak önemli bir toplantım var şirketteyim o yüzden dedim"

" Tamam ben adliyeye gidiyorum ordan sonra Ataya gidicem seninle sonra görüşürüz artık"

" Tamam kızım görüşürüz"

" Adliyeye geçiyoruz"

" Tamam Alin hanım"

🔥

Utku arabasını sürerken arkasında korumalarıyla toplantının olduğu yere gidiyordu. Bu gün yer altı manasıyla toplantısı vardı.

Bu masa en güçlülerin ve zekiler olduğu bir masaydı. Bu masa kolay kolay üye olunmuyordu. Bir bedel ödemen gerekiyordu. Bu masada üyelerin yönettiği sözünün geçtiği yerler vardı.

Utkunun inşaat şirketi vardı. Utku Öztürk ünlü bir iş adamı olarak bilinsede masanın en tehlikeli üyelerinden biriydi.

Bu masanın varlığından şüpheleniyorlardı ama ne yapılan suçlar nede masa ortaya çıkamıyordu.

Utku arabasını kullanırken sağ kolu aramaya başladı.

" Efendim Kenan"

" Abi yeni savcı geldi"

" E Tamam banane bundan"

" Masayla ilgili dosya o savcıya geçmiş ve bu diğerlerine benzemiyor . Baya sert acıması yok. Ankaradan gelmiş işindede baya iyi"

Utku sıkıntılı bir şekilde nefes verdi.

" Tamam araştırın . Toplantıdan sonra bakacagım"

" Tamam"

Telefonu kapattı. Arabasını hızla sürmeye devam etti. Utku masaya kolay gelmemişti. Masaya katılmak için herşeyi yapmıştı. Ve bunu yapmasının tek bir amacı vardı o da intikam .

İçindeki intikam isteği ona herşeyi yaptırabilirdi ve yaptıda . Bütün planı hazırdı.

Yanından hızla son ses Ankara havası çalan bir araba geçti. Arabanın sahibinin kim olduğunu biliyordu. Arden Akdağ

Utkunun en yakın arkadaşıydı eğlence mekanları vardı. Ankaralıydı ve bunu her şekilde belli ediyordu.

Delinin tekiydi. Her yerde enerjisini belli ederdi. Diğerleri gibi sürekli somurtmazdı sürekli gülümserdi.

Utku sürekli sert ve ifadesiz dururken Arden sürekli gülümserdi ama masadaki herkes bu hallerine aldanmayıp damarına basılmaması gerektiğini bilirdi. Ne kadar eğlenceli ve güler yüzlü biri gibi gözüksede tehlikeli biriydi.

Utku arkada Oğuzun arabasını gördü. Bir anda Ardenin müziği kesilmişti. Utku hafifçe sırıttı. Oğuz Ardenin müzik sistemini hackleyip müziği kapatmıştı.

Oguz da masanın üyelerinden biriydi . Oda en yakın arkadaşıydı. Oğuzun teknoloji şirketi vardı aynı zamanda bir hacker dı. İşinde uzmandı Utku ve Ardenin şirketlerinden evlerindeki bütün kamera ve kapıların sistemlerini kontrol ediyordu. Oğuzun yönettiği sistemleri hacklemek çok zordu.

Arden ses sistemini bir daha açmadı. Utku Ardenin Oguza sövdügünden emindi. Oguz grubun beyniydi mantıklı düşünür kalbini değil aklını dinlerdi.

Konvoy halinde şehirden uzakta bir yapıya gelmişlerdi. Kapıdaki görevliler kapıyı açtıktan sonra Utku ve diğerleri içeriye girdi.

Arabalardan indikten sonra bütün üyeler sadece sağ kollarını alıp içeriye girdiler.

Utku siyam bir gömlek siyah kumaş pantolon ve siyah bir ayakkabı giymişti. Tek giydiği renk siyahtı.

Utkunun uzun ve heybetli bir yapısı vardı. Uzun boydaydı ve simsiyah saçları vardı. Gözleri kahverengiydi ama koyu değildi. Güneş ışığı vurduğunda elaya dönüyordu. Etraf simsiyah arabalarla ve korumalarla doluydu.

Utku arkadaşlarıyla beraber içeri girdi. Üçününde lakabı vardı.

Hayalet,Kabus ve Gölge

Yer altında herkes üçünü bu isimlerle anıyorlardı.

Utkuların gerçek isimlerini sadece masadakiler bilirdi. Bu yüzden hayalet gölge ve kabus olarak biliniyorlardı.

Utkular içeri girdiğinde herkes masada oturuyordu.

Utkularda kendi yerine geçti.

" Buraya neden toplandık "

" Üstlerden bilgi geldi artık lider seçmenin zamanı geldi"

Utkunun beklediği an gelmişti. Yıllardır bu anı bekliyordu. Artık zamanı gelmişti. Mezarcı;

" Lideri nasıl seçecegiz"

" Bölgesinde kim daha iyi iş yaparsa ve kim işleri daha sorunsuz ilerletebilirse o lider olacak. Lider seçilecek kişi yapılan sevkiyatları ve güzergahları yönetecek ve masada o ne isterse o olacak bunun için süre belli ama sizin bilmenize gerek yok zamanı geldiğinde üstler lideri belirleyecek"

" Burda en deneyimli olan benim en eski olanda "

" O yüzden bırak bu işleri gençler halletsin sen yaşlandın artık "

Hayaletin dediği şeyle Gölge bir anda kahkaha atmaya başladı

" Hayalete kesinlikle katılıyorum sen artık yaşlandın"

" Kesin lan sesinizi "

" Tamam sakin ben gidiyorum sizin konuşacağımız şeyler varsa konuşun"

Sözcü gittikten sonra Mezarcı Gölgeye döndü

" Benim bölgedeki müşteriler neden senin barlarına gitmeye başladı. Ve geçen gün neden mekanlarımdan biri kurşunlandı Gölge "

Gölge sırıtmaya başladı

" Sen benim mekanımda benim çalışan kadın işçilerimi rahatsız ediyorsun ben yapınca mı zoruna gitti. Mezarcı artık benim bölgedeki kuralları herkes bilir ve ona göre hareket eder kurallara uymayan cezasını çeker"

Mezarcı sinirle yerine oturdu.

" Bunun bedeli ağır olucak "

" Beklerim ama sende adımlarına dikkat et bilirsin gölgeler her zaman ensemizdedir her adamımız her konuştuğumuzda da dibimizde dedirler ama biz ne kadar yakalamaya çalışırsak çalışalım yakalayamayız ve önleyemeyiz"

" Görecegiz"

Masadaki herkes birbirlerine lakabıyla seslendirdi.

" Kasap çıkıyor yakında"

Kasap öldürdüğü kişileri et gibi doğramayı sevdiği için bu lakabı almıştı.

" Yıllardır içerde nasıl çıkabildi"

" Bilmiyorum kansız çıkıyor işte"

" Kansızın demek istediği şu birileri yardım mı etti yoksa kaçarak mi çıkıcak "

" Bilmiyorum dedim ya kabus çıkınca öğrenirsiniz neyse benim gitmem gerekiyor benim için çok değerli biri bekliyor beni "

" Seni bekleyen kişi ya senin gibidir yada onu masummuşsun gibi yapıp kandırmışsındır "

" Bu kısımlar seni ilgilendirmez gölge "

" Artık senin attığın her adımda dibinde olacağım benden ve ondan çaldığın yıllarımızın hesabını tutuyorum unuttun mu"

Mezarcı güldü

" Ha o mu kaç yıl oldu 15 mi "

" 20 yıl oldu"

" Oo baya olmuş neyse sende vazgeç artık çocukmusun sen"

" Ben kolay kolay vazgeçmem "

" O zaman karşılaşacağın tepkiye hazır ol"

" Ne demek istiyorsun sen"

" Anlarsın"

Mezarcı sırıtarak çıkmıştı. Utku isteseydi şu zaman kadar karşısına çıkardı ama bir planı vardı . Beklediği gün gelmişti artık Ankaraya gidip onun karşısına çıkabilirdi.

Herkes ayaklandı ve dışarı çıkmaya başladılar. Arden ve Oguz Utkunun yanına geldi.

" Ne demek istedi o "

" Bilmiyorum ama çözeceğim en yakın zamanda Ankaraya gidecegim"

" Emin misin"

" Evet onu çok özledim"

" Tek gitme bizde gelelim"

" Evet bizde gelelim"

" Gerek yok ben tek başıma giderim"

" Tamam sen bilirsin"

" Lan Oguz şu müzik sistemini aç yolda sıkıcı sıkıcı gidemem"

" Müziği çok açıyorsun kulağımızın içine ettin"

" Ne varmış lam müziğimde mis gibi Ankara havası beğenmiyorsan kulagını tıka bana niye karışıyorsun"

" Lan tıkasam ne olucak sesi o kadar çok ki duymama imkanımız yok "

" Abartıyorsun"

" Tamam susun artık hadi gidelim"

" Ses sistemini aç"

" Tamam yürü açıyorum"

İkisi didişmeye devam ederken Utku arabasına dogru ilerledi. Tam arabasına binicekken sağ kolu Kenan yanına geldi.

" İstediğiniz gibi yeni savcının bilgileri"

" Tamam"

Utku dosyayı aldı ve arka koltuğa koydu. Sürücü koltuğuna da kendisi geçti. Arkasında korumalarıyla beraber evine doğru yola çıktı

🔥

Utku Öztürk

Arabamla hızla şehir içine ilerliyordum. Aklıma mezarcının dedikleri takılmıştı nasıl bir tepki görebilirim ki. Alinde beni özlemiştir buna emindim. Takmamaya çalışıp arabamı sürmeye devam ettim.

Ben arabamı sürerken Ülkü aramaya başladı.

" Efendim abicim"

" Nerdesin abi"

" Geliyorum abicim birşey mi oldu"

" Ha yok olmadı gelirken çikolata alırmısın dicektim"

" Kapıdaki korumalara söyleseydin"

" Ama ben senin almanı istiyorum"

" Çikolata sana kurban olsun tamam gelirken alırım"

" Teşekkür ederim abicim görüşürüz"

" Görüşürüz "

Telefonu kapattıktan sonra hızla sürmeye devam ettim . Ülküyü annem ve ben büyütmüştük. Babamız vardı ama bizim için yoktu. Ben ona hem abi hemde baba olmuştum. Bu yüzden onun üzülmesini yada kırılmasını istemiyordum.

Ülkü veterinerdi. Eskiden beri hayvanları ve hayvanlarla ilgilenmeyi çok seviyordu. Ona özel bir klinik açmıştım çalışırken daha rahat olsun diye.

Şehir içine yaklaşmaya başladığımda hızımı biraz daha düşürdüm. Burda bütün kurallara uyan saygın bir iş adamı rolünü oynamam gerekiyordu.

Arabamı orta hızda sürmeye devam ederken sevdiğim ve sürekli çiçek aldığım çiçekçiye girdim. Artık burda çalışanlar ne alacağımı ezberlemişti. Bir buket papatya ve bir buket beyaz lale. Annem papatyayı Ülkü beyaz laleleri severdi.

İçeri girdiğimde bütün çalışanlar hemen etrafıma toplandı.

" Hoş geldiniz Utku bey"

" Hoş buldum her zamanki gibi hazırlayın"

" Tamamdır efendim"

Onlar buketi hazırlamaya gittiğinde bende dışarıya sigara içmeye çıktım.

Annemle Ülküyü mutlu etmek için onlara sık sık çiçek alırdım. İkisi benim için çok önemli ve kıymetlidir. Sigaramı içmeye devam ederken bir anda kalbimde agrı hissetmeye başladım.

İlacımı içmeyi unutmuştum. Kalbimi tutmaya başladım. Beni gören Kenan hemen yanıma geldi.

" İyimisiniz Utku bey"

" İlacımı getirirmisin"

" Hemen Utku bey"

Kenan ilacımı almaya giderken bende dayanamadım ve kenarlardaki sandalyelerden birine oturdum. Ağrım çoğalmaya başlamıştı. Kalbimi daha sıkı tutmaya başladım. Derin derin nefes almaya çalışıyordum.

Bir anda topuk tıkırtısi duymaya başladım ve önümde onu gördüm. Bir anda zaman durmuştu sanki. Ve bir anda önüme geldi.

" İyimisiniz beyefendi"

Evett bölümümüz bu kadardı yeni bölümde görüşmek üzeree.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.