Tüm elbiselerimi yatağa yığıp akşam için elbise seçmeye çalışıyordum. Hayatımda hiç bir şirketin böyle bir organizasyonuna katılmamıştım. Şık bir şeyler giymem gerektiğini düşündüğüm için geçenlerde aldığım ama giymeye uygun bir yer bulamadığım elbisemi elime alıp bir göz gezdirdim. Bu olur gibi duruyordu.
Seçtiği elbise;

Altına da siyah topluklularımı seçip kenara ayırdım. Zaten çok durmayacağım için sade bir makyaj yapıp saçlarımı açık bıraktım.
Akşam 6'ya yaklaştığında telefonuma mesaj geldi.
Araf: Araba gelmek üzeredir, hazır mısın?
Lara: Evet aşağıya ineceğim şimdi
Araf: Tamam.
Telefonu bırakıp son kez bir aynaya bakıp aşağıya indim. Annemler evde olmadığı için açıklama yapmamıştım ve onlar gelene kadar evde olmam gerekiyordu.
Lüks siyah araba sokağa girdiğinde Araf'ın arabası olduğunu anlayınca elimi kaldırdım. Arabaya bindikten sonra 2 tane takım elbiseli adam görünce biraz gerildim. Kendi aralarında konuşmaya başlayınca onları dinlemeye başladım.
1: Araf Bey'in dediği adam ne uğraştırıcı çıktı amınakoyayım, bir rahat durmadı ki işini halledelim.
2: Yapacak bir şey yok, emir büyük yerden. Hallettin ama değil mi?
1: Hallettim, bildirdim Araf Bey'e zaten.
Hemen söze atıldım. "Neyi hallettiniz?" Şöför koltuğundaki adam cevap verdi. "Lan ben sizi unuttum, Lara Hanım kusura bakmayın." "Adımı nerden biliyorsun sen?"
"Sizinle telefonda konuşmuştuk hatırlarsanız." "Aa sen koruma 3 müsün?" Yanındaki adam gülmeye başladı. "Gülme lan, komik mi? Evet Lara Hanım, benim. Araf Bey benden istedi sizi almamı." Başımı sallayıp yola baktım.
Şirketin önüne geldiğimizde korumlardan biri kapımı açınca teşekkür edip indim. "Siz girişe girin biz hemen geliyoruz Lara Hanım." "Tamam ben bekliyorum girişte."
Girişe doğru yaklaştığımda iki tane güvenlik gelenlere isim sorup listeye göre içeri alıyorlardı. İstemeden fazla yakın durunca güvenlik bana da kim olduğumu sordu. Cevap vereceğim sırada belimdeki el ile irkilip sağıma baktım. "Hanımefendi benimle." Lacivert takım elbiseli bir adam belimden tutmuştu. "Tabii Mert Bey, buyrun efendim hoş geldiniz." Kafasını sallayıp beni de tutarak içeri geçtik. Belimdeki elinden kurtulup ona doğru döndüm.
"Teşekkür ederim ama gerek yoktu." "Önemli değil çok şaşkın göründüğün için yardım etmek istedim. Sizin gibi güzel bir hanımefendinin buraya tek gelmesi çok şaşırtıcı, eşlik etmek isterim sizin için de uygunsa." "Yani aslında fazla durmayacağım ama neden olmasın?"
Kolunu uzatınca koluna girip herkesin olduğu yere ilerledik. Kürside biri konuşma yapıyordu. Kim olduğuna baktığımda siyah ve oldukça şık duran takımla Araf Barlas Karahanlıydı. Herkese teşekkür ediyor ve gururla bir konuşma yapıyordu. Gözleri etraftaki insanlar üzerinde gezinirken bana baktı. Hemen yanıma bakınca konuşmasında bir duraksama oldu ama sonra devam etti.
"Lara?" Koluma dokunan el ile o tarafa baktım. "Siz kimsiniz?" "Cem ben, konuşmuştuk." "Aa evet hatırladım." "Bir dakika gelir misin?" "Tabii." Mert'e bakıp hemen geliyorum dedim ve Cem ile uzaklaştım.
"Sen tanıyor musun yanındakini?" "Mert'i mi? Evet yani hayır kapıda tanıştık." "Çok tekin biri değil dikkat et."
O sırada Araf bana doğru geliyordu. Elini cebine sokup kolyemi çıkartıp bana verdi. "Al kolyen. Gidebilirsin." Ben cevap veremeden Mert geldi. "Araf, konuşamadık tebrik ederim." Sesinde alaycı bir ton vardı. "Sağ ol Mert, darısı senin başına." bunların arasında kesinlikle bir soğuk savaş vardı. Mert belimi tutup, "Canım, dans edelim mi? Şarkı çok güzel." dedi. Cem bana kaş göz işareti yapınca "Ya aslında eve gitmem gerek çok geç kalamam." dedim. Mert, "Bir dans ile geç kalmazsın ki güzelim, hem ben bırakırım eve seni." "Gerek yok." Dedi Araf konuşmamızı bölüp. "Ben aldırdım ben bırakırım." "Ben giderim gerek yok kimsenin bırakmasına." Diyince Araf bana döndü. Bakışlarından korkmadım desem yalan olur. Mert elimi tutup dans pistine sürükleyince ne olduğunu anlamadan kendimi Mert ile dans ederken buldum.
Kulağıma yaklaşıp fısıldadı. "Baya iyi çıkıştın Araf'a hayran kaldım doğrusu." "Aslında çıkışmadım sadece eve kendim gidebileceğimi söyledim." Etrafa bakınca Araf'ın bize baktığını gördüm. Gözleri sadece Mert'in belimdeki elleriydi. Anlık refleksle ellerini itip lavaboya gideceğimi söyledim. Çalışanlardan birine sorup lavaboya girdim. Aynaya baktığımda kıpkırmızı olmuştum. Neyin içine düştüm ben böyle düşünüp durdum. Şimdi kimseye görünmeden eve gitmekti hedefim.
Kapıyı açıp çıkarken kapıda Araf'ın beklediğini gördüm. Beni içeri itip kapıyı arkamızdan kapattı. Bir anda bağırmaya başladı. "Ne yaptığını sanıyorsun sen?" "Noluyor ya naptım ben?" "Gidip düşmanımla sarmaş dolaş dans ediyorsun hemde benim şirketimde, hangi hakla?" "Araf sen kafayı yedin herhalde, düşmanınsa ne işi var burda?"
"Şirketin ne kadar iyi durumda olduğunu görmesi için çağırdım ve olması gerekeni resmen engelleyip adamı ayarttın." Ona doğru ilerleyip yüzüne tokat attım. "Benimle düzgün konuş." Üzerime doğru ilerleyince geri ilerliyordum belindeki silahı gördüm. Gözlerim dolmaya başlayınca duvara çarptım. Dibimdeydi. "Ağlayacak mısın?" "Uzaklaşır mısın?" "Hayır, asıl korkman kişi ben değil Mert."
"En azından kibar davranıyor bana." Gözlerimin içine bakıp geri adım attı. "Aşağıya in arabada bekliyorlar seni eve git." "Gerek yok, ben giderim." Diyip kapıyı çarpıp çıktım. Hızla merdivenlerden inip aşağıya indim. Etrafa göz gezdirsem de bir tane taksi yoktu. Beni arabayla alan koruma 3 bana seslendi. "Lara Hanım burdayız." Onları görmezden gelip ilerledim.
Nerde olduğumu ve nasıl gideceğimi bilmiyordum sadece yürüyordum. Yanıma araba yaklaşıp camını açtı. "Lara, arabaya bin." Kim olduğuna baktığımda Araf'ı gördüm. "Binmeyeceğim, rahatsız etmeyi bırakır mısın?" "Kızım biliyor musun nasıl gideceğini? Başına bir şey gelir." "Sana ne? Gelirse gelsin sana ne?" "Tamam bak özür dilerim. Öyle demek istememiştim." "Kesin öyle demek istememişsindir." "Sinirlendim Lara. Benim misafirime Mert'in bu kadar yakın olması sinirlendirdi."
"O zaman böyle söyleseydin." "Özür diledik işte bin şu arabaya." Havanın karanlığına ve yolun uzunluğuna daha da dayanamayarak bindim. Eve geldiğimizde durdu. "Teşekkürler bıraktığın için." "Rica ederim, hadi gir eve."
Arabadan inip eve doğru ilerledim. Eve girene kadar beklemesi beni şaşırttı. Eve girip hemen camdan dışarı baktım. Resmen beni bekleyip gitti.
Neyse ki annemler hala gelmemişti. Çantamdan kolyemi çıkartıp boynuma taktım. Bir fotoğraf çekip instagramımda paylaştım.

@laraislove: my lucky🤍
mertceyhan ve diğer 216 kişi beğendi.
@uzayis: güzellik
@cereniko: canımmmm💖
@tugbamıne: boynundaki kolye olayım
Beğenenlere baktığımda Mert'i görmüştüm. Ne ara buldu hesabımı mı?