İçeriğe geç

MAFYANIN ESİRİ

Bölüm 3 · 5 dk okuma

MAFYANIN ESİRİ

Bölüm 3

3 BÖLÜM

İşe gitmek için hızla evden çıktım. Bugün İlk iş günümdü, hem çok stresliydim hemde de heyecan doluydum. Hemen bir taksiye atlayıp Karahanlı Holdingin yolunu tuttum. Kapıdan içeri girdigimde, genç kız yanıma geldi. Kendini tanıtıp, baran Bey'in onu gönderdiğini ve bana işi nasıl yapacağımı anlatmak için geldiğini söyledi.

Daha sonra beni şirkette kısa bir gezmeye çıkartı, tüm önemli yerleri dolaşıp durdu. Ardından masamı gösterdi ve yapmam gereken işleri detaylıca anlattı. Sonrasından ise kendi işine dönmek üzere yanımdan ayrıldı. Masam ise tam baran karahanlının odasının karşısındaydı.

İşe başlayacakken, bir kadın bana dikatlice bakıp baran Bey'in odasına doğru yürümeye başladı. Camlar filmle kaplı olduğu için içeride ne olup bittiğini göremedim. "Boş ver," deyip önüme dönüp işimin başıma döndüm. Tam o sırada masadaki iş telefonu çaldı. Avizeyi kaldirdigimda baran Bey'in kararlı ve soğuk sesi kulağıma işitti.

O esnada "Odama sade bir kahve getir." Dedi.

Sonra hiçbir şey demeden telefonu kapattı. Şaşkınlıkla telefona baktım. Ben onun asistanı değildim ki sadece bu şirkette çalışanıyım.

Sade bir kahve yapıp baran Bey'in odasının kapısına gelip kapıyı çaldım.

"Gel," dediğini duyunca hemen içeri girdim. Baran bey koltukta oturmuş, ve önündeki dosyalara göz gezdirip duruyordu. Bende kahveyi masasının üzerine bıraktım.

"Buyurun kahveniz," dedim. Yüzümü bakıp durdu."tamam, çıkabilirsin," dedi ve hemen tekrar dosyalara döndü.

Sesizce odadan çıkıp masama geri oturdum. Bir kaç dakika sonra, telefonum bir kez daha çalmaya başladı. Ahizeyi kaldırmaya başladım. Yine tabiki baran karahanliydi.

"Bana geçen yılın dosyasını getir,"dedi. "Hangi dosya olduğunu söyleseniz, ona göre geyirsem?" Diye sordum. "Hangisini getirirsen getir, fark etmez," dedi ve ondan sonra telefonu yüzüme kapattı.

Şaşkın bir şekilde elimdeki telefonu bırakıp ayağa kalktım. Baran Bey'in ne düşündüğünü yada benden ne gibi şeyler beklediğini anlamıyorum....

3 SAAT SONRA

Baran Bey'in odasından çıkıp masama doğru gelip oturdum. Henüz nefes almadan yine telefon tekrar çalmaya başladı. Bugün, tam 3 saat boyunca saçma sapan şeyler için beni odasında çağırmaya başladı.

Yok bunu yap, şunu getir neymiş efendim kahve getir de götür, Sanki ofise başka kimse yokmuş gibi, Sanki bu şirkete ben tek çalışıyorum gibi saçma sapan işler yapıp duruyorum resmen. Hayır yani, ben onun asistanı falan değildim ki. Sadece bir stajyerdim. Ama o, sanki bunu umursamıyor gibi her saçma sapan işler yaptırıp duruyor.

Telefonu açıp kulağıma koydu."buyrun baran bey," dedim. Baranın sesi her zamanki gibi sakindi ama bu kez biraz daha yumuşaktı."Bana içecek bir şeyler getir."dedi.

Derin bir nefes alıp kendimi tutarak,"Ama baran bey,ben sizin asistanınız değilim. Sadece stajyerim__"dedim ama sözümü keserek konuşmaya başladı."Gece... Haydi güzelim,"deyip telefonu kapattı.

Elimde kalan tek şey, kapanmış bir telefon sesi ve kafamda yankilanan o tek kelimeydi. Şaşkınlıkla telefona baktım. Güzelim mi dedi o?... Bu adam kesinlike normal biri değildi.

Ayağa kalktığımda şirketlerin bana bakıp güldüğünü fark ettim. Haklılardı aslında... Bende olsam bende kendime gülerdim; şu koltuğa Bir oturamadım gitti.3 saattten fazla ayakta duruyordum.

İçeceklerin olduğu köşeye geldiğimde ne götüreceğimi seçmeye çalışıyordum ki, yandan bir ses geldi; "sen yeni stajyersin, değil mi?" Yanımdaki adama dönüp hafif gülümsemeye başladım."evet," dedim ve adam elini uzattı"merhaba ben emre"dedim bende elini uzattım "merhaba bende gece"dedim emre o esnada "memnun oldum"dedi bende "memnun oldum" dedim. Sonra yine aynı şekilde telefonum çalmaya başladı yine aynı şekilde baran bey arıyor. O esnada emre bey"yine baran bey mi arıyor dedi" bende "evet o arıyor malesef"dedim "o zaman kolay gelsin iyi çalışmalar dilerim sana"dedi bende o esnada "teşekkürler sana iyi çalışmalar" dedikten sonra emre bey gitti.

Bende bir tane içecek içip ayrıldım. Baran Bey'in odasının önüne gelip kapıyı çaldım, ama içeriden ses gelmedi. Birkaç saniye bekledim, sonra tekrar çaldım. Yine hiç bir ses yoktu.

Tereddütle kapıyı araladım, içeriye adım attım. Oda boştu. Baran bey yoktu. Masanın yanına yürüdüm, elimdeki içeceği yavaşça masanın üzerine bıraktım. Ve odadan çıktım. Ve odadan cikar cikmaz eve doğru gitmeye toparlandım.

Eve geldiğimde babamın olmadığını fark edince derin bir nefes aldım, içimi hafif bir rahatlama kapladı. Odama çıkıp eşyalarımı bıraktım, ardından mutfağa geçip hızlıca atıştırdım.

Yemeğimi bitirdikten sonra evi toparlmaya başladım. Etrafı derleyip toparlarken zamanın nasıl geçtiğini fark etmemiştim.

Birden kapı çaldı o an kalbim sıkıştı, içimi korku kapladı. Ürkek bir şekilde arkamı döndüğümde babamla göz göze geldim. Baygın bakışlarla bana bakıyordu. Yüzündeki ifade tanıdıktı; yine içmişti. Bu, artık alıştığım ama asla kabulenemedigim bir durumdu.

Bana kısa bir bakış attıktan sonra hiçbir şey demeden yanımdan geçip odasına doğru gitti. Derin bir nefes alarak rahatladım ondan sonra bende o esnada odama doğru çıktım. Üzerimdeki gerginliği yatağa bırakır gibi kendimi yatağa doğru attım ve kısa sonrasından uykuya daldım.

Uyandığımda sabah saat 9'du. Panikle yerimden fırladım; işe geç kalmıştım. Hızlıca banyoya girip işimi hallettim, sonra üstüme birşeyler geçirip çantamı ve telefonumu aldım. Koşar adımlarla hızla evden çıktım l.

Taksiye binip şirkete geldiğimde hızla parasını ödeyip içeri girdim. Kimse yokluğumu fark etmez diye düşündüm, ki bence haklıydım. Hızlı adımlarla masama ilerledim, çantamı usulca masaya koyup koltuğa oturdum. Tahmin ettiğim gibi, kimse yokluğumu fark etmemişti.

Bilgisayara bir kaç şey bakarken masanın üzerindeki iş telefonu çaldı. Ekrana baktığımda arayan yine tahmin ettiğim gibi baran beydi. Derin bir iç çektim ve telefonu açıp kulağıma götürdüm. "Buyrun baran bey," dedim.

"Bu saate kadar neredeydiniz acaba. Gece hanım?" Dedi soğuk ama alaycı bir tonla.

"Şey... Ben uyuya kalmışım, o yüzden geç kaldım. Yoksa asla geç kalmam gibi bir huyum yüktür. Bugünlük... Sadece... Yani..." Dedim. Tek nefes konuşmuş ve bir anda saçmalamıştı. Şimdiden utanmıştım bile.

Karşıdan gelen hafif bir gülüş sesiyle irkildim l. Baran bey gülüyordu.

"Tamam, gece. Yarım saat sonra bir toplantı var. Senin de katılmanı istiyorum. İşlere daha hızlı adapte olursun böylece," dedi.

Başım o görmese de hızla salladım."tamam baran bey," dedim. Telefon kapanınca derin bir nefes aldım. Bu adamın ne yapıp yapmayacağını belli olmuyordu.

Bölüm sonu

2 yorum