Tak diye kapının sert bi şekilde açıldığı an herkes yerinde sıçradı. Bütün silahlar kapıya döndü bir an. 3 koruma Giray ve güvenin önünde durup onları korumak için etten set kurdular kendilerince. Duha’nın bir elinde silah diğer elinde el bombası vardı. Yüzündeki sinir bütün bedenini ele geçirmişti. Gözleri kıpkırmızı çehresi kasılmış, nefesi soluksuz Giray’a bakıyordu. Bir kaşını kaldırıp “sağ alamazsam” dedi. Elindeki bombayı gösterip “kimseyi sağ bırakmam” dedi. Giray’a dönüp baktığımda gözlerindeki ölüm korkusunu gördüm. Canı demek ki bu kadar tatlı mıydı diye içimden geçirdim. Giray o bir anlık ölüm korkusunu gizleyip çenesini dikleştirip “Sahibinle ölmek mi istiyorsun” dedi. Karanın zincirleri çektirip “sikerim lan seni” dedi. Duha kendinden ödün vermeden “deneyelim mi” dedi. Duha’yı ilk defa böyle görüyordum. O hep gülen yüzü bugün bambaşkaydı sanki. Güvene baktığımda onun bana baktığını gördüm. Bu durumda bile hala adamın derdini benmiydim gerçekten. İnanılır gibi değildi. Giray sıkkın bir şekilde nefesini verdi. Demek ki Duha’nın bunu yapacağından şüphe etmiyordu. Giray geri yerine otururken hemen kalkıp karanın yanına gittim. Duha’nın yardım etmesiyle karanı ayağa kaldırdık. Karanın kolunun altına girince yüzlerimiz çok yakın olmuştu. Gözlerimiz birbirine iyi misin der gibi soruyorduk sanki. İkimizde başımızı salladık. Hala içimde bir korku vardı. Böyle çıkıp gitmemize izin verdiklerine şaşıyordum. Karan kendini dikleştirip “bu iş burda bitmedi amına koyduğum” dedi. Bundan sonra ne olacaktı bilmiyorum ama Karanın gözlerindeki kan ve vahşeti gördüm. ….. Dışarı çıktığımızda bir Ordu adam vardı. Hayretle hepsine baktım. Beni Giray’a götüren koruma bile içlerindeydi. Bu kadar çok adamı olduğuna inanamadım. Evde sadece en fazla 50 tanesini görmüştüm. Sanki burda 200 e yakın kişi vardı. Demek Giray ın kolay pes etmesinin sebebi buydu. Dışarı da böyle bir manzara olduğunu biliyordu. …. Arabalar önümüze geldi. Tam içeri girecekken Karana döndüm. Birşey söyleyecektim ama beni susturup “Sonra” diye beni geçiştirdi. Kızmış mıydı bilmiyorum ama beni böyle susturması canımı sıkmıştı. Ben sadece onu düşünmüştüm. Yoksa hala o gece yüzünden mi bana kızgındı. Konuşunca anlayacaktık. Arabaya binmeden önce Giray ve Güven’in arabası yanımızdan geçti gitti. Karan bir el işareti yapıp bütün adamların arabaya binmesini sağladı. Hala ona bakarken gözleriyle arabayı işaret etti bin der gibi. Ayağımı büyük arabaya attığım an bir el silah sesi duyuldu. Sırtımdaki acının tarifi yoktu. Bir inilti ağzımdan koptu öne doğru savrulunca Karan bir kolunu uzatıp düşmemi sağladı. Onun kucağına doğru düştüm. Karan beni eğdirip gür bir sesle “Kamer “ diye bağırışı kulaklarımı doldurdu ardından “keskin nişancı” diye kükredi. Bütün adamların ne zaman önümüze geçtiğini anlamamıştım. Karan beni kucağına alıp arabaya bindirdi. Bilincim gidiyordu sanki. Etrafımda bir uğultu vardı. Sonrası karanlık…..
Bölüm 21
….
