Odaya geçtiğimde hala huzursuzluğum devam ediyordu. Neden bu kadar rahatsız olmuştum ki.
Yatağın üzerine oturup bağdaç kurarak oturdum. Ayaklarımın sızısını hissettim. Çarşafa baktığım da hafif kan lekelerini gördüm. Off layarak banyoya doğru ilerledim. İlk yardım çantası var mı diye bakındım. Evet vardı....
Elime aldığım çantayla tekrardan yatağın üzerine oturdum. Tentürdiyot döktüğüm pamuğu ayaklarımda gezindirdim.
Ayaklarım yanmaya başlamıştı ve çok acıyordu. Üfleyerek ayaklarımın yanmasını geçirmeye çalıştım. Bir süre yaptığım eyleme devam ettim. Elime aldığım sargı beziyle ayaklarımı sardım.
Ellerimle çıkarttığım eşyaları geri çantaya yerleştirdim ve komidinin üzerine koydum. Ayaklarımı uzattım belimi yatağın bel kısmına yasladım ama hala huzursuzdum. Acaba pansuman mı yapıyorlardı hala.
"Aman canım banane" dedim kendi kendime.
Niye bu kadar takıldım ben bu olaya anlamadım ki. Sanırım Sena ya güvenmediğim içindi. Çünkü o beni bugün bozguna uğratmıştı.
Evet evet bu yüzdendi. Sena yüzündendi. Karanla bir alakası yoktu... Düşüncelerle düz duvara bakarken kapım tıklandı. Yerimde dikleştim. "Buyrun" dedim.
Kapı açılınca giren kişiye baktım. Karan'dı. Niye geldi ki şimdi bu.
Önce bana sonra ayaklarimdaki sargılara göz gezdirdi. Kapıyı kapatıp yatağın ucuna oturdu. Birbirmize bakarken ilk sessizliği o bozdu.
"daha iyi misin" diye bir soru yöneltti.
"evet" diyerek başımı salladım.
"Konuşalım" dedi. Sinirimi bozuyordu. Böyle tek tek konuşması...
Onaylama anlamında "konuşalım" dedim bende.
"Burda kalman lazım" dedi.
"neden" dedim.
Suratıma uzun uzun baktı. Yüzünde anlamadığım bir tanı vardi. Sanki onu daha önce görmüş gibiydim. Gözleri çehresi konuşması....
"öyle olması gerek uzatma" dedi.
Sinirlendim. Bu nasıl bir şeydi ya... Ama gidecek yerim de yoktu. Bu dünya çok zordu. Burda kalırsam bana kötülük yapamazlardı. Zaten Karanın da kötülüğü dokunmamıştı.
Ama o Sena'ya bir daha güvenmemeliydim.
Onun gibi bende ona kısa cevap olarak "Tamam" dedim.
Bir anda gözleri ışıldadı sanki.
"kaçmak yok" dedi ikaz edercesine.
"yok" dedim.
Gülümsedi. Ve bunu ikinci kez görüyordum. Çok güzeldi.
Aynı şekilde bende gülümsememle karşılık verdim.
Ayağa kalktı gidecekken "Karan" dedim.
Omzunun üzerinden bana baktı cevap vermedi söyleyeceğim cümle mi bekliyordu..
"Sen kimsin" dedim. İçimdeki dürtü onu merak etmişti. Ve öğrenmek istiyordum.
"Karan Zaimoğlu" dedi.
Kaşlarımı çattım sanki bilmiyordum ben adını soyadını dalga geçiyordu resmen benle.
O da yüzümün ifadesini görünce dudakları Kıvrıldı.
"neyi merak ediyorsun" dedi.
"bilmem seni merak ettim sadece yani nasıl söyleyeyim beni satın almandaki amaç farklı diye düşündüm. Ama" diyip başımı eğdim. Utanmıştım....
"Sen bana kötülük yapmadın, öldürmedin de " dedim ve yüzüne baktım.
Sesli bir şekilde nefesini verip tekrar kalktığı yere oturdu.
"Sen ora için benim için de çok masum ve temizsin kamer" dedi.
Şaşkınlığım kat be kat artmıştı. Yanlış mı duymuştum. Kulaklarım neler işitti daha demin" benim içinde çok masum ve temizsin " demişti bana.
Hiç birşey diyemedim. Ne denirdi ki bu cümleye...
Ama bu gece konuşmak istiyordum onunla nedensiz sadece sohbet etmek, kendimi tanıtmak hatta bana sır olan o iri çocuğu anlatmak istiyordum. Yine çenem düşecekti sanırım.. Karan yatağın ucundaydı. Bende ayaklarımı çektim ve bağdaç kurdum. Karan yaptığım hareketlere bakıyordu.. bende saçlarımı düzelttim..
"Eee anlatsana Karam Zaimoğlu" dedim..
Karam Zaimoğlu nu üzerine basa basa söylemiştim. Kafasını eğip hafif dudaklarının Kıvrıldığını gördüm.
"Neyi Kamer Polat" dedi.
Omuzlarımı indirdim kaldırdım bilmiyorum der gibi.
Sonra tekrar döndüm ona "Ne bileyim hayatını, aileni, varsa kız arkadaşını" derken sonraki lafım fısıltı ile çıkmıştı.
Göğüs kafası inip kalktı. Derin bir nefes aldı.
"aile yok, kız arkadaş yok" dedi.
Ama diğer sorumu yanıtsiz bırakmıştı.
Tekrardan kafamı eğip "Hayatını" dedim.
"Geç oldu Kamer dinlemelisin" dedi.
Sanırım bu konuda konuşmak istemiyordu.
Bende heyecenla başka soru yönelttim.
"Yelda hanım ve Sena hanım kaç yıldır burdalar" Dedim.
Şuan Karan kaçmak istiyordu sanırım sıkıntılı bir ses verip " Yelda 15, Sena 4." Dedi.
Soruma cevap vermesi hoşuma gitti gülümsedim. Ben gülümserken Karan da bana bakıyordu. Uzun bir yolculuk gibi birbirimize daldık.
Uzun zamandır tanıyor gibiydi sanki.
Deha gibi sanki bana güven veriyordu. Hareketleri tavrı bana hiç düşmanca değildi. Acaba iki yakın arkadaş olur muyduk.
O zaman beni niye satın aldı ki. Belki de acıdımı o dünyadan olmadığımı düşündü. Böyle iyi mafyalar var mıydı ? Yoksa Karan mı sadece böyleydi bilmiyordum ama ileride bunu net bir şekilde gorecektim eminim.
Gözlerimi ilk ben çektim gözlerinden yakışıklı suratına baktıkça bakasım geliyordu. Kendime gelmelisin Kamer. İki yakın arkadaşlıktan öteye gitmezdi....
......
"ben kendimi tanıtayım mı? " Diyip güldüm.
Artık kasları çatılı değildi. Konu kendi olmayınca yüzü düzleşti.
"Ben Kamer işte başka hayatım olmadı annem vefat etti. Babamla yaşıyordum" dedim. Baba diyince kafamı eğdim gözlerim doldu. Bunu görünce Karan yatağın ucundan hafif ilerleyerek yan tarafıma oturdu. Elleriyle çenemi tutup kaldırdı. Dolmuş olan gözlerimden bir yaş aktı. Baş parmağıyla göz yaşımı sildi "Geçti artık burdasın kimse sana zarar vermez" dedi. İnanmalımıydm bilmiyorum ama güven veriyordu bana. Yüzüm yüz hizasina geldi Nefesi cok yakındı hafif bir içki kokusu geliyordu ama rahatsiz etmiyordu beni zaten babamdan alışıktm. Yakınlığımıza baktım hayatımda ilk defa bir erkek bana bu kadar yakın olması beni dumura uğrattı. Yerimde kıpırdandm Karan bunu farkedince geri çekildi. Ayağa kalkıp
" iyi geceler" diyip çıktı... Cevabımı dahi beklememisti. Şimdi ne yaşamıştım ben, bu kalbim neden hızlı atmaya başlamıştı. Elimi göğüsümün üzerine koydum, kalbim delice atıyordu nefesimde hızlanmıstı. Karan dan etkilenmiş miydim.
-Hayır hayır bu olamazdı. Tanımadığım bir adamdan etkilenemezdimmm....
