İyi okumalar
Önceki bölüm mükemmeldi ya
____________
Felixten~
Saat gece iki gibiydi.
Ben yatağımın yanında duran lambalardan birini açınca gözüme çarpan bir ben vardı Hyunjin'de.
Telefonumu alarak galeriye girdim ve kilitli klasördeki tek fotoğrafı açtım.
Ben vardım ve yanımdada siyah saçlı bir çocuk.
O fotoğraftaki diğer çocuk gözlerini kapatmıştı bu yüzden gözünün altında duran ben çok belli oluyordu.
F:"Hayır... B-bu gerçek olamaz hayır..."
Hyunjin ise bu sözlerime uyanmıştı. Kısık gözleriyle tek elini saçlarımın içine saldırıp okşamaya başlamıştı.
H:"Noldu güzelim?"
Dolu gözlerimi telefondan ayırıp ona baktım.
Gözlerimi dolu görünce endişelenmişti ve gözlerini iyice açmıştı.
Bana doğru dönerek yüzümü iki elinin arasına aldı.
H:"Güzelim benim noldu?"
Sessiz bi şekilde konuşmaya başladım.
F:"Hyunjin sen çok küçükken... Seoul şehir hastanesinin yakınlarındaki bi evde oturuyordun değilmi?"
Hyunjin şaşırmıştı,ben ise üzerinden 20 yıl geçmiş olayın etkisindeydim,şoktaydım.
H:"Evet güzelim ama s-sen nerden biliyors-"
F:"Hatta yan komşun ilk gerçek arkadaşın olmuştu herkes senden kaçmıştı çünkü..."
Hyunjin aklına birşeyler getirmeye çabalıyordu sanki.
Elimdeki telefonu ona uzatarak fotoğrafa bakmasını sağladım.
Bi süre fotoğrafı inceledi Hyunjin.
Benim gözlerimden yaşlar boşalırken o bana dönmüş başımı kendi göğsüne yaslayıp saçlarımı okşamaya başlamıştı.
Artık kendimi tutamayıp dudaklarımdan hıçkırıkların boşalmasına izin verdim.
F:"H-hyunjin b-bu gerçek o-olamaz değilmi? Çün-kü o çocuk bana söz vermişti o zaman ve o s-sözüni tutmadan g-git-ti"
Cevap bile vermedi. Nasıl yapabiliriyordu? Bunun gerçek olmamasını umarak bi kez daha kaldırdım yüzümü ve gözünün altındaki bene birkez daha baktım.
Bişeyler fısıldadı sonra Hyunjin.
H:"Yongbok..."
Korece adımı duyduktan sonra kollarımı doladım beline.
Sonra o da yaptı aynısını ama ben onun yaptıklarını hatırlayıp getiren çekildim sınırlı bi ifadeyle ve omzuna vurdum.
F:"Hiç ayrılmayacağız demiştik! Söz vermiştik Hyunjin! Ama sen o sözü... tutmadın. O gün seni bulamayınca ne kadar altüst oldum haberin varmı?"
Benim gözlerim sakinleşmişken onunkiler dolu doluydu.
H:"Özür dilerim Yongbok... O gün sana 'Git' dediğimde taşıncağımızı öğrenirsen çok daha üzülürsün sanmıştım. Seni incitmek istemedim Felix"
Gözlerinden yaşlar dökülmeye başladığında içim paramparça oldu.
Giydiği beyaz pijamasının vurduğum omuz kısmında hafif bi kırmızılık oluşmaya başladı.
O ise aldırmadan bana bakıyordu.
H:"Özür dilerim Yongbok..."
F:"Hyunjin omzun!"
Sonunda omzuna baktı ve bana döndü gülümseyerek.
H:"Sorun değil güzelim. Yara vardı orda zaten. Ama sinirini,üzüntünü istediğin gibi çıkarabilirsin benden. Haklısın çünkü "
Gözümden tekrar yaşlar dökülmeye başlamıştı ama bu sefer söylediklerinden dolayıydı.
F:"Hyunjin g-gel omzunu şey yapalım... Kanıyor hala Hyunjin "
Başını onaylar anlamda salladı Hyunjin ve beraber odadan çıktık.
...
*Kapı Çalar*
F:"Hyunjin kapıyı açarmısın?"
J:"Tamam bebeğim "
Brownie hamuru karıştıran benim yanıma geldi ve dudaklarını yanağıma bastırarak kapıya yöneldi.
Kapıyı açtığı gibi içeri dolan ayak sesleriyle doldu kulağım.
M:"Bitti umarım işiniz"
H:"Sus Minho"
JisungJisung küçük bi kahkaha attığında onlara döndüm.
Gülümseyerek Minho'ya bakıyordu.
J:"Kızılım bırak şunları sanki biz onlardan farklıyız"
Göz devirerek koltuğa geçti Minho.
Jisung ise beklemediğim bi anda boynuma atladı.
J:"Ay brownie mi yapıyosun?"
F:"Evet Ji. İstersen cheesecake yapıyım"
J:"Yok canım hem brownie ayrı bi güzel özlemişim senin elinden yemeyi"
Gülümseyerek ona döndüğümde burnuma minik bir buse kondurdu.
Hyunjin'e baktığımda Jisung'a göz devirmişti. Kıskanmışa benziyordu.
Bende bitmiş olan brownie hamurunu daha önce alıpta hiç kullanmadığım bir kalıba boşalttım ve fırına gönderdim.
Elimi yıkayarak Hyunjin'in yanına oturdum ve başımı omzuna ysaladım.
Oda kolunu omzuma atarak beni kendine biraz daha çekti.
H:"Yorgun musun?"
Başımı hayır anlamında salladım.
F:"Birazcık"
H:"Çık yukarı inlen istersen güzelim"
F:"Gerek yok o kadar yorgun değilim zaten"
Başını bana doğru çevirdi bende onda döndüm.
H:"Sen bana sinirlimisin hala?"
F:"Hayır"
H:"Özür dilerim güzelim"
F:"Hyunjin..."
Kollarımı onun beline doladım ve alnımı göğsüne yasladım.
F:" Sana sinirli değilim. Ailen... Onlara sinirliyim. Bana yalan söyleyen ilk kişi annen di"
Elini saçlarımın arasına daldırdı.
F:" Yirmi yıl Hyunjin..."
H:"Biliyorum Felix özür dilerim. Ama hep neyi hatırladım biliyormusun?"
Başımı kaldırıp gözlerine baktım.
H:"Gülüşünü,çillerini,iyi yüreğini... Hep bunlardı aklımda kalanlar. Hiç unutmadım seni"
Gözlerim dolmuştu.
H:"Unutamadım Felix. Bi süre sonra artık unutmaya çalıştım ama yine unutamadım. Hiç bir şey seni unutmama izin vermiyordu..."
Hyunjin elini yanağıma yaslayarak gözümden düşen yaşı sildi.
H:"Ağlama güzelim"
Burnumu çekerek başımı aşağı eğdim ve elimin tersiyle gözümdeki yaşları sildim.
F:"Ağlamıyorum ki "
H:"Ya. Öyle mi?"
Başımı onaylar anlamda sallarken gülümsedim ve ona baktım.
Kollarımı boynuna doladım ve kendime çekerek başımı omzuna yasladım.
F:"Seni seviyorum Hyunjin "
H:"Bende sen-"
Bi anda duraksayınca ne olduğunu merak ettim ve yüzüne baktım.
Bakışlarıyla bi yeri işaret ettiğinde o tarafa döndüm.
Jisung ve Minho oturmuş, gözlerini kocaman açarak bize bakıyolardı.
Bunu fark edince bende gözlerimi sonuna kadar açtım.
J:"Ohaa"
M:"Siz hayatınız boyunca ne yaşadınız ya?"
J:"Küçükken beraberken,bi anda Hyunjin seni bırakıp gidiyo. Yirmi yıl sonra tesadüfen karşılaşıyorsunuz ve ilk başta birbirinizi tanımıyorsunuz. Sonra bişiler oluyo tanıyorsunuz birbirinizi? Ne ilginç hikaye arkadaş"
Kısa bi süre birbirimize baktıktan sonra Hyunjin'in kucağında olduğumu fark ettim ve hızla inerek yanına oturdum.
F:"Oldu bitti işte ya"
Yanaklarımın kızardığını hissedebiliyordum.
Jisung ayaklanarak önüme geldi ve elimden tutarak sinsi bi bakış atarak benide ayaklandırdı ve merdivenlere sürükledi.
J:"Seninle yapacağımız çok şey var güzelliiiik"
...
J:"Hayvan herif! Bide uzaktan izlemiş seni hee?"
F:"Jisung! Olmuş işte. Yapıcak bişey yok"
📱Gelen Çağrı... Bilinmeyen Numara...
Çalan telefonumu elime aldım. Yazıları okuduğumda kaşlarımı çattım
F:" Bune şimdi?"
Telefonu açtım ve hoparlöre bağladım.
F:"Alo?"
"İyi günler Lee Felix ile mi görüşüyorum?"
F:"Evet buyrun?"
"Ben SangBong Byun. Sizi JYP Entertainment tarafından arıyorum"
Bunu duyan biz hızla birbirimize baktık.
"Üç gün sonra sizi şirketimiz de görmek istiyoruz arkadaşınız Han Jisung ile beraber"
F:"Tabi ki "
"İyi günler"
F:"Sağolun sizedee "
📱Çağrı Sonlandırıldı...
İkimizde kocaman gülümseyerek yataktan inip odadan çıktık ve merdivenlere yöneldik hızla.
Yazardan~
Adım sesleri kulaklarında yankılanan iki büyük beden merdivenlere baktılar.
Hyunjin su içmek için mutfağa doğru ilerliyodu.
Felix'in ayağı takıldı ve dengesini kaybettiği sırada önlerinden geçiyordu Hyunjin
Felix'e doğru yönelerek hızla tuttu onu.
Sonra kaldırdu hemen ve tepkisine bakmak için yüzüne baktı.
H:"İyimisin güzelim?"
Felix'in gözleri doluydu.
Onun korktuğunu anlayan Hyunjin kendine çekerek sarıldı hemen
H:" Güzelim benim "
F:"Teşekkür ederim Hyunjin "
O da kollarını büyüğünün beline sardı.
Korkudan gözlerini kocaman açmış Jisung hızla arkadaşına doğru yürüdü.
J:"Felix! Özür dilerim tutamadım"
Felix başını büyüğünün göğsünden ayırmadan cevap verdi.
F:"Sorun değil Ji"
Hyunjin kaşlarını hafif çatarak Felix'i kendinden uzaklaştırdı ve yüzüne baktı.
H:"Merdivenlerden neden koşarak iniyordunuz siz?"
Felix hiç bir şey olmamiş gibi gülümsedi tekrar ve heyecanla Hyunjin'e baktı.
F:"Üç gün sonra şirkete gidiyoruz Ji ile beraber"
Büyük beden küçüğünün bu habere çok heyecanlanmış olduğunu bildiği için o da heyecanını arttırmak için geri gülümsedi.
H:"Çok sevindim güzelim"
Ve o günü heyecanlarıyla tamamlayarak büyük günü beklediler.
...
_____________
Bölüm güzeldi.
Gece yaşanan olay çok dokundu.
Nys sizi sebiorum bebişlerim🤍