İçeriğe geç

Mafya Oyunu

Bölüm 9 · 9 dk okuma

Mafya Oyunu

Bölüm 9

Boş yolla birkaç dakika bakışmıştım . Anca harekete geçmek aklıma gelmişti . Ordan ayrılınca markete gittim . Birkaç aburcubur alıp ordan da eve geçtim . Aklım çok karışıktı napmam gerektiği hakkında hiçbir fikrim yoktu . En iyisi biraz oyalanıp aklımı dağıtmaktı .

Salona geçip televizyonu açtım . Aldığım aburcuburlardan birini açıp yemeye başladım . Birkaç dakika boyunca kanal değiştirip durdum . Ama dikkatimi çeken hiçbirşey yoktu televizyonda . Bende televizyonu kapatıp telefonumu elime aldım .

Instagram'a girmemle bir arkadaş isteği geldiğini gördüm . Kimin attığına bakmak için üstüne tıkladığımda , profil fotoğrafında Arda'nın resmini görmem bir oldu . Fotoğrafta vücudu düz dururken , yan tarafa doğru bakıyordu . Düz ama sert bir bakışı vardı . Arkasında güzel bir deniz ve orman karışık bir manzara vardı . Açıkçası profil fotoğrafı çok güzeldi . O kadar yakışıklı duruyordu ki donakalmıştım . Bi insan nasıl bu kadar yakışıklı olabilirdi anlayamıyordum .

Bi anda gözlerim fal taşı gibi açıldı . Ben onu yakışıklı mı buluyordum . O bir katildi , kimseye acıması olmayan bir katil . Saçmalıyordum . Kafamı iki yana doğru sallayıp bu düşüncelerden kurtulmaya çalıştım . Telefonuma yeniden bakınca isteği kabul edip , etmemek arasında kaldım . Acaba isteğini reddedip engel atsam sabah Ayaz'a yaptıklarını bana da yapar mıydı ?

En sonunda isteğini kabul etmeye karar verdim . Arkadaşlık isteğini kabul ettikten sonra uygulamadan çıktım . Hemen bir sinema filmi bulup mutfağa gittim . Bugün nedense korku izleyesim vardı . Alacakaranlık açtım aslında onu daha önce birkaç kere daha izlemiştim ama çok hoşuma gidiyordu . O yüzden tekrar izleme kararı almıştım . Dolaptan tencereyi alıp ocağa koydum . Bir yandan mısır patlatıyor bir yandan da filmi izliyordum . Mısırımı da patlatıp ufak bir leğene koydum ve odama gittim . Masama oturdum ve filmime iyice odaklandım . Yoksa Adra'nın düşüncelerini kafamdan başka türlü atamazdım .

Film bittikten sonra leğeni mutfağa götürüp bulaşık makinesine koydum . Sonra odama geri döndüm ve odamı toplamaya başladım . Kafamda hayla Arda vardı . Aklımdan çıkaramıyordum onu . Ona bir yandan sinir oluyordum , bir yandan da ondan korkuyordum . Acaba çok mu tepki veriyordum ona karşı ? Belki onunla ilgilenmezsem unuturdu beni ? Bu düşünceyle avuç içimi anlıma yapıştırdım . Gene saçma salak düşenceler kuruyordum beynimde .

Odamı toplamayı bitirince telefonumu elime aldım . Saat yedi buçuk olmuştu . Acaba Arda ile buluşmayı reddetsem , bana çok kızar mıydı ? Onun yanında hatta yakınında bile olmak istemiyordum . Onun yanında kendimi huzursuz hissediyordum . En mantıklı şey şu anda onun teklifini geri çevirmekti . Ama evimden alıcağını söylemişti . Off , daha başıma neler gelecekti acaba ? Telefonum çalmaya başlayınca düşüncelerimden sıyrıldım ve ekrana baktım . Arayan numara kayıtlı değildi . Arda olduğunu tahmin etmek de o kadar zor değildi aslında . Telefonu açtım ve kulağıma götürdüm .

" Hazır mısın ? " Arda'nın sorduğu soruyla onun çoktan hazır olduğunu anlamıştım . Onunla buluşmak istemiyordum . Sabah Ayaz'a yaptıklarını bana yapmayacağı ne malumdu .

" Hayır , değilim " Onunla gitmek istemiyordum . Neden ilk başlarda onunla samimi olduğumu bile bilmiyorum . Neden yapmıştım ? Nerden gelmişti böyle bir samimiyet birden ?

" Tamam o zaman , hazırlan bekliyorum . " Sessizce ofladım .

" Gelmek istemiyorum "

" Tamam o zaman " Kabul etmesi beni şaşırtmıştı . Telefonun öteki ucundan adım sesleri geliyordu . Gidiyordu anlaşılan . Ama en azından evdeydim değil mi ? " Kaç numara da oturuyorsun ? "

" Neden ? " Niye böyle bir soru sormuştu ki durduk yere şimdi ?

" Sana geliyorum , kapıyı aç " Şok . Şu anda yaşadığım şeyin ismi şoktu . Eve mi geliyordu ? Olmaz ! Gelemezdi . Çünkü annem evdeydi . Ne kadar şu anda uyuyor olsa da , nasıl iyi duyan biri olduğunu çok iyi biliyordum . Tanımadığı bir sesi duysun , anında kalkıp buraya gelirdi . Hele ki bu kişinin birde erkek olduğunu görsün kesinlikle o gittiten sonra brni sorguya çekerdi . Ve ben bu sorguda olmak istemiyordum . Annem bazı zamanlar hiç sorgulamazdı , bazı zamanlar ise sormadığı soru kalmazdı . Ama Arda'yı bizim evde gördüğü an soruları hazırlamaya başlayacaktı . O gittiği anda da an itibariyle anında sormaya başlayacaktı .

" Olmaz ! " Adım seslerinin durdu .

" Neden olmaz ? " Neden inat ediyordu ki bu kadar gelmek için .

" Bekle - " dedim . Derin bir nefes alıp verdim . Onun gelemesine izin veremezdim . " Ben hazırlanıp geliyorum " Telefonun diğer ucundan zafer kazanmış gibi hafif bir ' hıh ' sesi geldi .

" Bekliyorum " Telefonu kapadım .

Odama gittim ve dolabımın önüne geçtim . Ne giycektim şimdik ben . Biraz düşündükten sonra en sonunda karar vermiştim . Omuzları açık ve eteği hafif dizlerim üstünde biten siyah elbisemi giydim . Hemen makyaj masamın önüne geçtim , onun için süslendiğimi düşünmesini istemediğimden hafif bir makyaj yapmaya karar verdim . Hızlı rimel ve rujumu sürdükten sonra sıra eyeliner'a gelmişti . Lütfen bu sefer tekte düzgün yapaydım şunu . Dua'larım tutmuş olavak ki . Tekte düzgün çekmiştim . Masamın üstünden siyah kol çantamı alıp için biraz para ve telofonumu koyup hemen kapının önünde gittim .

Hemen topuklu ayakkabılarımıda giyip dışarı çıktım . Asansörün çağırıp gelmesini beklerken üstüme baktım . Asansör gelince hemen binip sıfır'a bastım . Asansör aşağıya doğru inerken karşımda ki uzun aynadan kendime baktım . İyi duruyordum , saçımı da hemen elimle düzelttim . Asansörün kapısı açılınca hemen koşarak dışarı çıktım .

Binanın kapısından çıkıp dışarı baktım . Arda ordaydı , arabasının kaputuna yaslanmış kollarını da göğüsünün önünde bağlamış , kafası hafif yere eğik ve gözleri kapalı bir şekilde beni bekliyordu . Kapının kapanma sesini duyunca kafasını kaldırıp bana baktı . Yüzünde hafif bir gülümseme peydah oldu . Kaput'dan kalkıp yavaşça bana doğru gelmeye başladı . Dört basamaklı merdiveni inme gereği duymadan aşağıya atladım . Tam yere bastığım anda ayaklarım birbirine dolandı . Tam yere düşüyordum ki Arda bir elini belime doladı bir eliylede kolumu tuttu . Düşçeğimden korktuğum için derin nefesler alıyordum .

Beni hemen doğruluttu ama kolumu bırakmadı . Ben bi kokunda ki eline birde Arda'nın yüzüne bakıyordum . Arda bana bakarak sırıttı ve yavaşça kokumu bıraktı . " Teşekkür ederim " dedim .

" Rica ederim " dedi ve arabasına doğru gitmeye başladı . Bende peşinden usul usul gidiyordum . Ön yolcu koltuğunun kapısı açıp binmemi bekledi . Önce Arda'nın yüzüne baktım sonra da yavaşça arabaya bindim . Kapımı kapatıp arabanın etrafını dolanmaya başladı . Acaba binmesem daha mı iyiydi benim için ? Ya başıma birşey gelirse ya bana zarar verirse . Bana zarar vermeyeceğini söylemişti ama napıyım elimde olmadan korkuyordum . Ya onu istemeden sinirlendirirsem ve Ayaz'a yaptığı gibi bana da silah çekerse , onu durduracak kimse de olmaz ölür giderim .

Kendi kapısı açtığında düşüncelerimden sıyrılıp ona baktım . Yerine oturup bana baktı . " Gitmek istediğin bir yer var mı ? " diye sorduğun da önüme bakıp düşündüm . Sonra tekrardan Arda'nın yüzüne baktım .

" Yok " hiçbir cevap vermeden önüne dönüp arabayı çalıştırdı . Benim aklım da bir yer yoktu ama belli ki onun aklında bir yer vardı . E ne diye o zaman bana sormuştu gitmek istediğin bir yer var mı diye ? Var deseydim ne diyecekti ? Acaba nereye gidiyorduk ?

Arda telefonunu eline aldı ve biryerler girdi . Sonra kafasını kaldırıp yola baktı . Yolda telefona bakması çok tehlikeydi ama Allahtan ki otoyoldaydık da fazla kalabalık değildi yol . Sonra tekrardan telefonuna çevirdi kafasını . Birşeyler yazmaya çalışıyordu klavyesinin tık tık seslerinden anlıyordum . Sonra öteki elinide direksiyondan çekti ve iki eliyle yazmaya başladı . Korkuyla ona doğru atıldım ve hangi akla hizmetse direksiyonu tuttum . Arda bana tek kaşını kaldırarak baktı sonra sırıtmaya başladı ve ekrana bakıp yazmaya devam etti .

Ben korkuyla direksiyonu tutarken o hiç umursamadan yazıyordu . Kısa bür süre sonra direksiyonun hakimiyetini kaybettim ve araba sola doğru gitmeye başladı . O anda Arda hemen tek elini elimin üzerine koydu ve direksiyonu düzeltti ve araba yeniden düz bir çizgide gitmeye başladı . Elini elimin üzerinden çekmedi ve öylece tek eliyle telefonu kullanmaya devam etti . Normalde birkaç saniye ama bana göre dakikalarca elinde uğraştığı o telefonu sonun da kapatıp torpidoya koydu . Bende rahatlayarak koltuğuma yaslanıp yolu izlemeye başladım .

" Anlaşılan hoşuna gitti direksiyonu tutmak " Arda güler gibi bir sesle bunu söyleyince elimin hala onun elinin altında olduğunu farkettim . Hemen elimi hızlıca çektim ama nafileydi , elini elimin üzerinden çekmiyordu . Kafasını çevirip yüzüme baktı . Ben ne kadar çok ölmek istemiyorsam o bizi bu arabanın içinde ölüme götürmeye o kadar meraklıydı . " Korkunca çok tatlı oluyorsun "

Tatlı mı ? Korkmuş durmadığıma emindik değil mi ? " Ben tatlı değilim " önce hafifçe kıkırdadı dikkatlice yüzüne baktım dudağını ısırıyordu tekrar ufak bir kıkırtı daha çıktı dudaklarından sonra daha fazla dayanamayıp gülmeye başladı , sanki çok komik birşey söylemişim gibi . " Niye gülüyorsun ya ? " Gülmekten gözünden yaş gelmişti .

Tek eliyle gözyaşlarını sildi . " Sen , güzel , değilsin , öyle mi ? " kelimeleri tane tane söyledikten sonra tekrardan gülme krizine girdi . Sanki ne demiştim bu kadar komik hayla anlayamıyordum ?

" Sorun olmazsa tam olarak neden güldüğünü öğrenebilir miyim ? " Aferim bana şimdide mafya'ya hesap soruyordum , hadi sonum hayır olsun .

Derin bie nefes alıp verdi ve sonun da sakinleşti . " Şu yol bitsin söz veriyorum söyleyeceğim , eğer şimdi söylemeye kalkarsam ben kafamı sana çeviririm yola bakmam ve sende kalp krizi geçirirsin " dedi ve kafasını bana çevirip hızlıca yüzümü inceledikten sonra geri önüne döndü .

" Beni düşündüğün için teşekkür ederim " dedim minnettar bir yüzle . Bana kısa bir bakış attıktan sonra direksiyonu sola kırdı .

" Rica ederim ne demek , her zaman " Bu çocuk cidden kafayı yemişti . Bide her zaman , ben o kadar uzun zaman kaldırabileceğimi düşünmüyordum açıkçası . Yolun geri kalanın da ikimiz de konuşmadık . Büyük bir kapı açıldı ve araba içeri girdi ve içerinin çok büyük olduğunu gördüm . Arabayı garaja parketti ve arabanın anahtarını çıkarıp cebine koydu . Kemerini çıkarıp bana döndü , bense onu izliyordum .

" Eda bunu benden belki ilk ve son defa duyucaksın , belki de birkaç kere daha ama beni iyi dinle . " durdu ve yüzümü inceledi . Kafamı evet anlamın da salladım , yüzüne tatlı bir gülümseme yayıldı . Sonra derin bir nefes aldı ve konuşmaya devam etti . " Eda ... Gerçekten melek gibisin , ister inan ister inanma bu sana kalmış ama gerçekten çok güzelsin , bunun için kendine haksızlık etme , tamam mı ? ... Şunu asla unutma sen çok güzelsin bebeğim " dedi .

Kalbim durmuştu Arda'dan böyle güzel sözler bekleniyordum . Hem ayrıca bana bebeğim mi demişti ? Nefes almayı kesmiştim resmen , cümleleri karşısında mest olmuştum .

Yavaşça bana doğru yaklaştı ve ben daha nefes bile alamıyorken o beni kalpten götürmeye yemin etmiş gibi yanağımı öptü . Sanki zarar görecekmişim gibi nazikçe öptü yanağımı ve yavaşça kafasını çekip yüzüme baktı . Hafif bir kıkırtı döküldü dudaklarından . Sonra arabanın kapısını açtı ve arabadan indi . Ben de daha nolduğunu bile anlayamadan öylece olduğum yerde oturuyordum .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.