Gene bir okul günü . Gene bir ızdırap günü . Okula gittim erkenden . Biraz orda yatıp uyurum diye düşünmüştüm ve bir saat erken gitmiştim okula . Sınıfın kapısını açtım ve içeri doğru bir adım attım . İçeri girip sırama doğru dönmemle Emir'in sol kolunu sağa doğru sarması sağ kolunu kolunu ikiye katlamış elinde bir kitap vardı . Kitap okuyordu . Şaşırdım . Nasılda böyle tatlı durabiliyordu . Kitap okurken bu kadar tatlı durulmazdı . İmkansızdı . Bu onun için bile fazla tatlı bir görüntüydü .
" Kapıda dikilmeye devam edicek misin ? " Gözlerini kitaptan çekip bana bakarak söylemişti bu cümleyi . Hemen hareketlenip yanına geldim . Sırama otururken ona bakmamaya çalışıyordum . Ama sadece çalışıyordum . Sırama oturunca göz ucuyla ona baktım . Beni izliyordu . Başımı ona çevirdim .
" Ne ? "
" Ne demek ne ? "
" Neden böyle bakıyorsun bana ? " Hafifçe gülümsedi .
" Neden bakamaz mıyım ? Yasak mı ? "
" Yasak ! " Yanlışlıkla sesimi biraz fazla yükseltmiştim . Ah , Eda . O senin askerlik arkadaşınmıda çocukla böyle konuşuyorsun . Evden sabah yürek yiyip geldiğimide bilmiyordum . İyi oldu öğrendiğim .
" Biliyor musun ? " Neden bana böyle bir soru sormuştu ? Neyi bilmem gerekiyordu ?
" Neyi biliyor muyum ? " Elindeki kitabın içine ayracını koydu . Kitabı masaya bırakıp hafifçe bana doğru eğildi . Çenemi tuttu . Hafifçe kaldırdı ve yüzündeki gülümseme biraz daha arttı .
" Sert kızları severim . Ama dikkat et genede sesini fazla yükseltme . Anlaştık mı ? " Elini yavaşça çenemden çekti ve bana bakmaya devam etti . Cevap bekliyordu .
" Yükseltirsem nolur " Evet anlaşıldı . Benim canım dayak istiyordu . Ya niye inatla deşiyordum ki ? Sanki tamam desem konu kapankıycaktı . Bir gün bu inadım yüzünden başıma birşey gelecekte hadi hayırlısı . Yüzünde ki gülümseme sertleşti . Hayla gülümsüyordu ama o kadar soğuk bakıyordu ki tırsmadım değil .
" İnan bana o zaman nolucağını bilmrk bilr istemessin " Yavaşça yutkundu . Gözleriyle boş olan sınıfı gösterdi . " Bugün niye bu kadar erken geldin "
" Erken gelip uyuycaktım derse kadar aslında . Senin burda olacağını düşünmemiştim . Bu kadar erken geldiğim için hep tek oluyordum " Telefonunun ekranı yandı . Dayanamayıp baktım . Mesaj gelmişti . Derin bir nefes verdi . Telefonunu masadan alıp baktı ve birşeyler yazmaya başladı .
" İyi , artık tek başına değilsin sabahları . Bende erkenciyimdir " Buna sevinsem mi , üzülsem mi bilemedim . Sonra başını kaldırıp sorar bir şekilde bana baktı . " Birkaç arkadaşımda bu okulda " Bunu bana niye söylüyordu ki şimdik . Onların da burda olduğunu bilmem onun zararına olmaz mıydı ? " Buraya gelmek istiyorlar . İzin verirsen onlara sınıfın şubesini söyleyebilir miyim ? " Bana mı soruyordu cidden ? Yok yok hayal görüyordum . Bekle bir dakika bundan hayal değil kabus olur .
" Neden bana sordun ki ? " Dikkatlice yüzümü incelemeye başladı .
" Sana soruyorum çünkü bir katil bana yeter daha fazlasını tanımak istemiyorum dersen çağırmıycam " Sertçe yutkundum .
" Gelebilirler " Gelmeye gelsinlerde . İnşallah bana birşey yapmazlar . Arda yüzüme şüpheyle baktı .
" Emin misin ? Sanki pek istekli değil gibisin gelmelerine "
" Eminim " Hayır istemiyorum gelemsinler . Kesin arkadaşlarıda geliyor ki beni öldüreler . Çok şey biliyorum .
Emir telefonuna yeniden bakıp birşeyler yamazmaya başlayınca kafamı hafifçe kaldırdım ve telefonuna baktım . Ne yazdığını çok merak ediyordum . Kafasını kaldırıp bana baktığı gibi yerime sindim . Hafifçe güldü ve telefonunu elime verdi .
" Merak etme seni öldürmek gibi bir derdim yok . Bakta için rahatlasın " Bu çocuk cidden benim aklımı okuyordu . Acaba sesli mi söylemiştim ? Ama genede telefona bakmakta fayda vardı . Başımı telefona çevirdim ve mesajları okumaya başladım . Emir'de dikkatle beni izliyordu . Sonra devamını okumak için hiç yukarı kaydırmaya gerek duymadım . Onun yerine grup bilgilerine girdim ve aşağıya kaydırdım . Bana donumuyordu , izin veriyordu ve bende telefonuna bakıyordum . Ekranı görmemle gözlerim fal taşı gibi açıldı . Keşke açmaz olaydım . Grupta tam 28 kişi vardı . Ben bitmiştim . Ordu gibi gelicekti arkadaşları . Sert birşekilde ve seslice yutkundum .
" Merak etme o grupta ki kişilerin birkaçı kuzenim " Ha , yani kuzeni de vardı . " Ve bazılarıda silah arkadaşlarım . Ve hayır , hepsi değil dört tanesi gelicek . Yani korkmana gerek yok . Etrafını sarıp kızılderili dansı yapmıycaz " Bunu demesiyle boşlukta bulunup bir anda gülmeye başladım . Oda birkaç saniye sonra benimle gülmeye başladı . En sonunda susabildiğimde tek kolunla karnımı sarıyordum . Gülmekten ölüyordum az kalsın . Arda'nın da benden pek bir farkı yoktu . Arkasına yaslanmış tavana bakıyordu .Telefonunu ona uzattım .
" Teşekkür ederim " Kafasını yavaşça bana doğru çevirdi anlamaz gözlerle telefonu aldı elimden .
" Ne için teşekkür ediyorsun ? "
" Ben rahatlayım diye telefonu gösterdiğin için "
" Rica ederim " Elimi tuttu . " Ve birşey daha . Pek rahatladığını düşünmüyorum . Gruptaki kişi sayısını görünce rengin beyazladı . Dikkat ediyimde 90 kişilik bir gruba yazmiyim senin yanında " Şok . Yaşadığım şeyin adı şok . Donakaldım . O ise güldü ve susup yüzümü inceledi . " Şaka yaptım merak etme o kadar kişi yok . Ama yüzünün nasıl değiştiğini görmen lazımdı .
Ben tama ağzımı açmış birşey diyecekken sınıf kapısı büyük bir gümbürtüyle açıldı . Kapıyı her kim tekmeyeleyerek açtıysa kapı duvarı çarpıp hafifçe öne gelmişti . Ben korkunun verdiği anlık verfleksle Arda'nın koluna yapışmıştım .
İçeri önden biri girdi kapıyı tekmeleyerek açan oydu belliki . Kısa kahverengi saçları vardı ve gözleride kahverengiydi . Siyah giyinmişti . Arkasından biri daha girdi ve kapıya tekme atan kişinin yanına geçip konuşmaya başladı . O diğerine göre daha uzun boyluydu . Onunda kahverengi saçları vardı ve mavi gözlüydü . Oda simsiyah giyinmişti . İçeri iki kişi daha girdi biri diğerinin beline çıkmıştı . Alttaki Kahverengi saçlı ve kahverengi gözlüydü siyah bir gömlek ve beyaz bir pantalon giymişti . Üstteki ise sarı saçlı ve kahverengi gözlüydü .
Şu üst üste olan ikili yanımıza önce geldiler ve benim yanımda durdular ve arkadaşı sırtından yere atladı . Diğer ikiside Arda'nın yanına geçmişti . Arkadaşının sırtından inen çocuk biraz güldükten sonra konuşmaya başladı .
" Ahmet kapıyı nasıl tekmelediysen artık kız korkudan Arda'yla bütünleşecek resmen " O yeniden gülmeye başlarken ben Arda'ya baktım . Sırıtarak bana bakıyordu . Elime baktığımda kolunu nerdeyse morartacak derecede sıktığımı farkettim . Hemen ellerimi çekip ondan biraz uzaklaştım . Diğer üçü de gülmeye başlarken ben yere bakıyordum kesin kıpkırmızı olmuştum .
" Tamam susuyun . Komik değil . Onu korkuttunuz " Hepsi sustu . Doğruyu söylemek gerekirse Arda'nın beni koruması hoşuma gitti . Kafamı kaldırdım ona gülümsiyerek baktım . Daha demin arkadaşının üstünde olan çocuk elinimi tuttu . Hafif bir öpücük kondurdu elime .
" Benim ismim Ayaz . Sizinle tanıştığıma memnun oldum ' prenses ' . Peki siz " Elimi yavaşça elinden çektim .
" Bende Eda . Memnun oldum " Sonra Ayaz'ı taşıyan çocuk elini uzattı .
" Bende Görkem " Yavaşça elini sıktım .
" Bende Eda . Memnun oldum " Sonra Ardanın yanında ki kapıdan ikinci giren çocuk elini uzattı . Elimi Görkem'den çekip onunkini tutup sıktım .
" Bende Semih . Tanıştığıma mutlu oldum "
" Eda , bende mutlu oldum " Bu sefer elini kapıyı trkmeleyen çocuk uzattı . Elimi bu seferde Semih'den çekip ona uzattım . Elini tuttum .
" Benim ismim de Ahmet . Kapıyı tekmeleyince çok korkuttuysam özür dilerim " Yüzünde gerçekten de mahçup bir ifade vardı .
" Sorun değil . Bende Eda memnun oldum " Elimi elinden çektim ve hepsinin yüzlerine baktım . Sonra dördü de sırayı arkaya çekip önümüze gelecekleri şekilde sıraya oturdular .
" Eee abi , anlat bakalım noldu ? " Görkem'in sorduğu soru üzerine birşeyler olduğunu anlamak zor değildi . Merakla Arda'ya baktım .
" Asıl size sormalı . Neden gelmekte bu kadar ısrar ettiniz ? " Sonrada diğer dörtlüye baktım .
" Sen dün yanımıza gelince anlattığın kızı gerçekten görmek istedik " Bir dakika anlattığı kız mı ? Kimi anlatmıştı ki acaba ?
" Ve sizde inadımız inat diyip geldiniz olmaz dedikçe " Arda'nın sözleri üzerine aslında pek istekli olmadığı belliydi .
" Ya nolcak abi " Sonra bana baktı Ayaz " Hem bu sayede yengeyle tanışmış olduk . Fena mı oldu ? " Sinirlenmiştim bir kere o kadar yaşlı değildim ki . Ne yengesi . Birkaç saniye sonra anladım yenge demesinin amacını . Şimdik daha çok küplere binmiştim .
" Yenge senin teyzendir ! " ona çıkıştığımı görünce şaşırdı . O hariç hepsi güldü .
" Tamam kızma prenses . Ama seni sevdim haberin olsun . Seninle iyi kanka olunur " Arda Ayaz'ın ayağına tekmr attı . " Yani istersen prenses "
" Tabi ki isterim . Ama benle uğraşma " Arda'ya baktığımda bana bakarak gülümsediğini gördüm . Ama neden böyle mutluydu . Ona baktıktan iki , üç saniye sonra başını çevirdi .
" Abi ama harbi güzel kız seçmişsin . Umarım senin dediğin gibi olur ve oda seni sever . Hayallerin gerçek olsa ne güzel olur ya . Amca olurdum . Hem düşünsenize Arda'nın kucağında ufak bir çocu- " Görkem Ayaz'ı çimcikledi . Ayaz'da sustu . Ama ben olayın şokundaydım . Yani Arda'nın onlara anlattığı kız ben miydim ? Benden mi hoşlanıyordu ? Beni mi sevmişti ? Aşık olacak kişi olarak beni mi seçmişti ? Ayaz amca olurum gibi birşeyler dedi . Yani benden olan bir çocuk mu hayal etmişti ? Bu hayallerini de onlara mı anlatmıştı ? Benimle gelecek hayalleri mi kurmuştu ?
Arda ayağa kalktı ve Ayaz'ı yakasından tuttu . Sıradan indirdi ve yere attı onu . Cebinden bir silah çıkardı ve Arda'ya doğrulttu . Çığlık attım . Ama atabildiğim kadar güçlü attım . Hemen bacaklarımı kendime çektim . Ellerimle hızlıca kulaklarımı kapadım . Başımı bacaklarımın üstüne koydum ve gözlerimi sıkıca kapattım . Hemde çok sıkı . Korkudan tir tir titriyordum .
Çocuklar konuşuyorlardı . Arda'ya durmasını diyorlardı büyük ihtimalle . Ama duymuyordum . O kadar korkmuştum ki , hiçbirşey duyamıyordum . O kadar korkuyordum ki ağlamaya başladım . Sonra biri kollarımı tuttu kendimi daha çok sıktım . Her kim tutuyorsa kollarımı tüy hafifliğinde narince tutuyordu . Sanki dokunsa kıracaktım . Kendimi sıkmayı bıraktım . Ellerimi yavaşça çekti . Yanıma oturdu ve hiç beklemediğim birşey oldu .
Bana sarıldı . Kafasını boynuma gömdü . Sonra da kulağıma fısıldadı . " Özür dilerim Eda . Bu kadar korkucağın aklıma gelmemişti . Yoksa yapmazdım cidden . Affet beni lütfen " Arda öyle yumuşakça söylemişti ki bu sözleri . Gerçekten pişmandı . Sözünde ki pişmanlığı anlamak zor değildi . Kafamı kaldırdım ve yüzüne baktım . Yüzüne baktığımda yüzünde korku vardı . Benim için mi korkmuştu ? Cidden mi ?
" Affettim " Tatlı bir şekilde gülümsedi .
" Cidden mi ? " O kadar masum duruyordu ki şu anda . Kimse onun bir mafya olduğuna inanmazdı .
" Cidden " Saçlarına elimi daldırdım ve karıştırdım . Hayatında dokunduğum en yumuşak saçlara sahipti . Sonra Ayaz yanımıza geldi .
" Özür dilerim Arda " Sonra bana baktı " Ve senden de özür dilerim Eda . Affedin beni lütfen . Hem merak etme . Arda benim kardeşim gibidir bana zarar vermez . Ben biraz çok konuştum oda sinirlendi sadece . Bunu çok yapardık zamanında ama bana asla zarar vermedi . Korkulcak birşey yok yani . Arada bir olur bizim aramızda böyle . Benim yüzümden korktuysan özür dilerim " Üzgündü . Oda üzülmüştü .
" Affettim seni de " Ayaz gülümsedi . Sonra da ayak sesleri geldi . Biri geliyordu . Ahmet hemen yerden silahı alıp beline koydu . Hızlıca üstünü düzeltti . Sınıfa Fatih Hoca girdi . Dikkatlice hepimizi süzdü . Kaşları çatıktı . Büyük ihtimalle çığlığımı duyup gelmişti .
" O çığlığı kim attı ? " Fatih Hoca'nın sesi endişeli çıkıyordu . Korkmuştu belli ki .
" Özür dileriz hocam . Arda'yla Eda erken gelmiş birşeyler konuşuyorlardı . Bizde güm diye sesli bir şekilde girince Eda korkup çığlık attı " Semih'in söyledikleri üzerine Ahmet Hoca derin bir nefes verdi .
" Ödümü patlattınız çocuklar . Bir dahakine arkadaşlarınızı korkutmadan girin sınıfa . Ayrıca sizi bu okulda ilk defa görüyorum . Yenisiniz sanırım " Fatih Hoca nasihat vermekte iyiydi .
" Evet hocam yeniyiz bu sınıfa daha bu sabah kayıt yaptık . Arkadaşımıza süpriz olsun diye ona söylemedik " Fatih Hoca bize gülümsedi ve iyi dersler diyip sınıftan çıktı . Görkem Arda'yla abana döndü .
" Hadi gidelim . Çok sıkıcı burası dışarısı daha güzel . Bu sıkıcı binada daha fazla durmam " Arda yanımdan kalktı . Dördü de kapıya yöneldiler . Sonra Ayaz durdu ve bana döndü .
" Hadi prenses kalk . Gidiyoruz " Diğer üçüde durup bana döndüler .
" Okuldan mı gidicez ? " Sorum üzerine Ayaz ofladı .
" Evet o yüzden hadi kalk "
" Ama bu okuldan kaçmak olur " Bu sefer elini kafasına vurdu .
" Amacımızda bu prenses . Hadi gidiyoruz "
" Annem çok kızar . Ben gelemem görüşürüz " Önüme döndüm . Ama onların gidişini izlemek istediğim için onlara bakıyordum . Arda bana doğru geldi ellerimi tuttu .
" Hadi kalk . Gel gidiyoruz . Seni burda bir başına bırakamam " Beni ayağa kaldırmak için çekti .
" A-Ama ben alışığı- "
" Şşş , hayır dedim kalkcan ve bizimle gelcen . Hem ben sana artık sabahları yanlız değilsin bende seninleyim demedim mi ? Kalk hadi gidiyoz " Beni tutup kaldırmaya çalıştığında yüzümü buruşturdum . " Hadi dedim kalk " Beni çekip kaldırdı . Daha fazla itiraz etmeden sakince kalktım . Arda çantamı koluna taktı . Önden yürümeye başladı . Bende peşine takıldım .