Sabah lanet alarmımın sesiyle uyandım . Elimi komidine uzatıp saati susturdum . Yatakta doğrup gözlerimi ovuşturuyordum ki birden dün geceki olay aklıma geldi . Hemen ellerimi gözlerimden çekip etrafa baktım . Bedenime dokundum . Yaşıyordum . Yani gece gelip beni öldürmemişti . Yoksa yaşadıklarım benim hayal dünyam mıydı ? Yada kabus muydu ?
Yataktan kalktım hemen elimi yüzümü yıkayıp aşağı indim . Kahvaltı masasına oturur oturmaz annemin soru sormak için patlayan bakışlarını yakaladım . Ama sesimi çıkartmadım . Hemen babamda aramıza katıldı . Yemek boyunca hiçbirimiz konuşmamıştık . Tam yemeğimi yiyip kalkıyordum ki annem beklediğim gibi daha fazla dayanamayıp sorusunu sordu .
" Dün gece nerdeydin Eda ? Seni bekledim ama bir türlü gelmedin "
" Arkadaşlarımla konsere gitti anne merak edilcek birşey yoktu . Konser geç bitti "
" Peki neden bana konsere gitçeğinizi söylemedin ? " Annem aklında ki tüm soruları sorucaktı belli ki . Ama buna zamanım yoktu okula geç kalmak istemiyordum bu yüzden tek seferde en azından aklındakilerin birkaçının cevabını bulabileceği bir cevap verdim .
" Benimde haberim yoktu . Kafeye gittiğim de Esra süpriz olarak söyledi . Hemen aceleynen oradan çıkıp konser alanına gittik . Konser birkaç dakika sonra başladı . Konser bittikten sonra da hemen koşarak eve geldim zaten merak etme anne " Annem söylediklerimle biraz rahatlamış olacak ki gergin yüzü yerini güler bir yüze bırakmıştı .
" Peki öyle olsun ama bir dahakine bana haber verilecek hanım efendi "
" Tamam anne merak etme söylerim . Ben okula gidiyorum . Görüşürüz "
" Görüşürüz kızım "
" Görüşürüz prensesim " Hem anneme hem babama hızlıca el salladım . Evden çıktım binanın dış kapısına doğru giderken dün geceki katilin orda olmaması için dua ediyordum . Etraf temizdi . Hemen binadan çıktım ve koşmaya başladım . Toplam beş dakikalık ama bana yarım saat gibi gelen bir koşuşturmacanın sonunda okula vardım .
Sınıfa girip sırama çantamı koydum ve yayılarak oturdum . Sınıfta birtek ben ve en arkada oturan Atahan tek başımıza oturuyorduk . Diğer herkez iki kişi şeklinde oturuyordu . Buda benim şansımdı işte .
Hoca gelene kadat müzik dinlemeye karar verdim . Kulaklığımı çantamdan çıkarıp kulağıma taktım ve rastgele bir müzik açıp arkama yaslandım . Birkaç dakika sonra hoca derse girdi telefonumu ve kulaklığımı hızlıca çantaya koydum . Hoca derse başladı . Dersin ortalarına doğru kapı çaldı .
" Girin " ... Hoca'nın cevabıyla birlikte kapı açıldı . İçeriye müdür yardımcımız Fatih hoca girdi . Biz merakla Fatih Hoca'ya bakerken o gayet neşeli bir şekilde bize selam verdi . Bizde aynı sıcaklıkla ona selam verdiğimizde hızlıca konuya girdi .
" Evet çocuklar bilin bakalım noldu " Fatih Hoca'nın sorusuyla herkes birbirine baktı . Tekrar Fatih Hoca'ya baktığımızda Esra söze atladı .
" Yoksa piyangoyu mu kazandınız Hocam "
" Hayır Esra'cın bilemedin " Fatih Hoca'nın sesinde garip bir tını vardı .
" Noldu o zaman Hocam " Sonunda esra lafı her zaman uzattığı gibi yapmaktan vazgeçip doğru soruyu sormuştu . Heralde gökten kurşun yağacaktı .
" Hepiniz disipline gidiyorsunuz " Fatih Hoca'nın söylediğiyle herkes birbirine bakaya ve şaşkın sesler çıkarmaya başladı buna bende dahildim . Birden Fatih Hoca gülünce dikkatler ona kaydı . " Merak etmeyin çocuklar şaka yaptım . Hiç kimse disipline falan gitmiyor " Hepimiz derin bir oh çektik .
" Peki o zaman noldu Hocam ? "
" Sınıfa yeni bir arkadaşınız geldi " Fatih hoca kapıya baktı . Eliyle gel işareti yaptı . " Gelelebilirsin " Herkesin dikkat kapıya ve kapıdan girecek kişeye odaklammıştı .
Kapıdan içeriye bir oğlan girdi ve Fatih Hoca'nın yanında durdu .
" Evet çocuklar bu yeni arkadaşınız . Kendini tanıtabilirsin " Sınıfı gözleriyle dikkatlice süzdükten sonra bana döndü gözleri . Beni görünce gülümsedi . Neden gülümsediğine bir anlam veremedim . Fatih Hoca konuşmaya başlayınca yeniden ona baktı .
" Merabalar . Benim adım Arda . İnşallah iyi geçiniriz "
" Memnun olduk Arda'cım . Eda'nın yanına geçebilirsin " Fatih Hoca eliyle beni işaret etti . İsminin Arda olduğunu öğrendiğim çocuk hızlıca yanıma gelip oturdu . Ona bakıyordum . O sırada o da bana baktı . Elini gözümün önünde salladı gözlerimi kırpıştırdım , tepki verdiğimi görünce gülümsedi .
Birden gözlerim fal taşı gibi açıldı . Bunu dün gece de yaşamıştım . O katil bana aşağıdan bakıp aynı hareketleri yapmıştı . Dikkatlice ona baktım . Saç rengi aynıydı . El sallama stili aynıydı . Gülüşü bile aynıydı . Bu oydu . Dün gece ki katil .
Yüzümdeki şaşkınlık giderek korkuya dönüşüyordu . Bunu farketmiş olacak ki . Kaşlarını çatarak sorar bir yüzle yüzüme baktı . " İyi misin ? " Sesi bile aynıydı . Sadece yumuşak çıkmıştı o kadar .
" İ-İyim "
Tek kaşını havaya kaldırdı " Emin misin ? "
" Eminim "
" Pekiii . Birşey olursa söyleyebilirsin "
" Söylerim " Hemen önüme döndüm . Bana biraz daha baktıktan sonra oda önüne döndü .
Dersi cidden dinliyor gibiydi . Bazı sorulara cevap bile veriyordu . Ama benim aklım çok karışıktı derse katılcak durumda değildim . Başımı önüme çevirdim ve düşüncelere daldım .
İşte şimdik bitmiştim ! Kesin beni öldürmeye gelmişti ! Belki daha da kötüsü yakalayıp işkence etmeye !
Ben düşüncelerime dalmışken zil çaldı . Derin bir nefes verdim . Öğle arası zili tam bir kurtarıcıydı sesiydi . Arda dirseğini masaya koydu kolunu dik bir konuma getirdi ve başını eline koydu . Bana bakıyordu . " Biraz konuşmak ister misin " Bir dakika kurtarıcı sesi mi dedim ? Özür dilerim düzeltiyorum . Ölüm sesiydi .
" N-Ne konuşacağız " Sesim o kadar çok pürüzlü çıkmıştı ki kesin dün gece ki katil olduğunu çözdüğümü anlamıştı .
Ayağa kalktı ve kapının oraya gidip bana döndü . Elini gel anlamında salladı . Ben hareket etmeyince kaşlarını çatarak bir daha gel yaptı . Korkarak kalktım ve peşine düştüm .