Arda beni bir yere götürüyordu . Bende itiraz etmeden peşinden gidiyordum . Aslın da pekte peşinden isteyerek gittim söylenemezdi . Daha çok bana birşey yapmasından yada zarar vermesinden korktuğum için peşinden gidiyordum .
Arda deponun duvarında asılı olan duvar halısını itti ve önümüzü açtı ve benide peşinden sürükliyerek içeri girdi . Hemen önümüz de bir kapı vardı , ben Arda'nın ordan geçmesini beklerken Arda kenarda duran ufak , tek kişilik merdiveni terih etti .
Peşinden bende merdivenlerden çıktım . Her basamağa basışımda basamaklar gıcırdıyordu . Acaba kaç senelikti ? Belki de miras falandır .
Ben bunları düşüp dalmışken kafamı çarptım ve hemen kafamı kaldırı çarptığım şeye baktım . Acaba gene bu sakarlıkla kafamı nereye vurmuştum ? Kafamı vurduğum yerin bir duvar değil de Arda'nın sırtı olduğunu farkettim .
Arda kafasını çevirip omzunun üstünden bana baktı . Ona mahçup bir gülümseme gönderdiğimde ifadesizce önünde ki kapıya baktı .
Ah tam bir odun . İnsan bir gülümser .
Kapıyı açtı ve elimi bırakıp kapıdan aşağıya atladı . Ben nolduğuna anlam veremezken bana döndü ve gözlerimin içine yine o ifadesiz yüzüyle baktı .
"Atla hadi " kafamı tamam anlamında sallayıp aşağıya atladım . Arkamdan bir ses duyunca Arda'nın kapıyı kapattığını düşündüm , arkamı dönüp baktığımda neden atladığımızı anladım .
Arda bi kapıyı kapatmamıştı , duvar da bir tablo asılıydı . Büyük ihtimalle gizli kapı gibi birşeydi . Daha neler görücem bu evde acaba ?