Son müşterilerinde gitmesi ile kendimi en yakın koltuğa attım. Babamın yanında çalışıp ona yardım ediyordum. Babamın küçük bir mekanı vardı ve geçimimizi buradan sağlıyordu. Mekanda kırmızı ve siyah renkler yoğun bulunuyordu. Mekanın samimi bir havası vardı. Buraya gelen insanlarda arkadaş veya aile oldukları için ortam baya samimiydi yani.
Kapının açılmasıyla gelen çan sesini duymamla bakışlarımı kapıya çevirdim. Kapıda gördüğüm kişiyle yüzümde bir sırıtma oluştu. Siyah bir kaban giymiş önünü açık bırakmıştı. Kırmızı bir kazak ve siyah bir pantolon ile kombinini tamamlamıştı. 'Hangi mekâna gidiyorsan git, o mekana uyum sağlamalısın' derdi. Bu sebeple kırmızı ve siyah yoğunluklu giyinmişti. Kafasında siyah bere ile çok şık olmuştu.
"Hoşgeldin, Nil" dedim yüzümdeki sırıtmayı silmeyerek. Nil, benim en yakın arkadaşımdı ve onunla tanışma hikayemiz tamamen sıkılmam ve numara sallamam ile olmuştu. Birçok numara sallamıştım ama tutmamıştı. Bende son kez bir numara daha sallanmıştım ve karşıma Nil çıkmıştı. Üstelik üniversite için benim olduğum şehri tercih vermişti. Artık aramızda hiçbir engel kalmamıştı. Buradaydı, yanımdaydı ve biz çok iyi arkadaştık.
"Hoşbuldum, Leyla! Yurtta canım sıkıldı, bende sana geldim." dedi.
Biliyordum ki buraya gelmesi için tek sebep bu değildi.
"Yani babamın keklerini yemek için değil. E o zaman babama demeyeyim kek hazırlasın. Dışarı çıkalım." dedim sinsi bir gülüş ile.
"Yok, hayır yiyelim yani baban o kadar emek vermiş, değil mi? Yazık olmasın."
"Yok canım, babamla ben evde yeriz. Hiç merak etme, ne kadar ince düşüncelisin."
Ben Nil ile uğraşmaya devam ederken babamın sesi duyuldu.
"Leyla, bak yersin kafana ayakkabı, bırak Nil kızımı, uğraşma."
Bir hışımla babama döndüm.
"Sen kimin babasısın ya!"
Nil boğazını temizledi.
"Şey... Osman amca, Leyla ben size birşey soracaktım... Şey... Yani...Ay bu nasıl söylenir ya. Ne söyleyecektim ben? Vallahi uğraşamam. Direkt söylüyorum. 2 gün evinizde kalabilir miyim? Yarıyıl tatili geliyor biliyorsunuz, uçak biletimi aldım. Ama yurt çok sıkıcı."
Benle babamdan aynı anda "Tabi ki. Sorman hata." cümleleri çıktı.
Sanırım bu iki gün çok eğlenceli olacaktı.
####
"Çok sıkılıyorum, Leyla."
"Üffff Leyla."
"Eeh be üstüme üstüme geliyorlar."
"Çok sıkıcııııı"
"Leyla, kız kız hadi birşey yapalım."
"Sıkıcı, sıkıcı, sı-kı-cı, sıkıcı."
"Ya bir sus be! Ben sıkılmıyor muyum? Allah'ın cezası. Bir fikir bul, ne yapayım."
Patlama noktasına gelmiştim artık. Dün evde ne yapılabilirse yapmıştık. Nil yarın gidecekti.
"Buldum! Hadi numara sallayalım. Belki arkadaş gurubumuza 3. bir kişi gelir."
"Aynen, sonra sert kayaya toslayalım, karakolluk olalım. Çok eğlenceli."
"Nolur, nolur, nolur..."
/15 dk sonra/
"Nolur, nolur, nolur..."
"TAMAM!"
Ya sabır, ya sabır...
Numara sallamaya başladık. O salladı ben yazdım, o salladı ben yazdım. Ama kullanılmayan numaralara denk gelmiştik. En sonunda 7. seferde bir numaraya denk geldik. Herhangi bir profil fotoğrafı yoktu. Direkt mesaj yazdım.
SİZ: Naber, ahpab?
SİZ:Hayat nasıl gidiyor?
SİZ: Umarım iyisindir.
0544*: Kimsiniz?
SİZ:Sadece meraklı biri.
0544*:?
SİZ: Soru soracağım da.
SİZ: Sorayım mı?
0544*: Kimsin lan sen? Bak bulur seni öldürürüm, kemiklerini dahi bulamazlar!
SİZ: Ulan hödük! Ne kaba şeysin sen be! Soru soracağım dedim. Hayta!
0544*: Seni bulur bu her hakaretin için ayrı bir ceza uygularım! Acılı bir şekilde ölürsün. Yalvartma kendini bana. Sonra ayaklarıma kapanıp af dilersin. O zaman görürüz bu küfürlerini.
SİZ: Öyle mi?! Bulsana lan beni, yalvartsana!İnşallah, inşallah yanlış otobüse biner yanlış yere gidersin. Kırık sülahinin kulpu!
SİZ: Kimsin sen ya! Beni bulup yalvartacaksın. Ha ha, hiç güleceğim yoktu.Kimsin sen? Neyin nesisin?
0544*:Mafyayım. Bu yeterli mi küçük hanım?