İçeriğe geç

Mafya aşkım

Bölüm 3 · 3 dk okuma

Mafya aşkım

Bölüm 3

Sen, O adamsın

Dün gece...

Her yerde son ses müzik çalarken ben sessiz bir yer bulmaya çalışıyordum. Deniz bana tutunmuştu ve her an kusabilirdi.

Beraber sonunda evden uzak orta sesli bir yere geçtiğimiz de başımın ne kadar ağrıdığını fark ettim. Deniz'i kenara oturtup telefonumu almak için elimi cebime attım. Ama bir dakika, telefonum yoktu? Ama yanıma almıştım, emindim. Deniz'in ceplerine baktığımda onda da olmadığını fark ettim.

Hay si*** Deniz'i bir ara tutabilmek için telefonumu bir masanın üzerine bırakmıştım!

Deniz'e geleceğimi dikkat etmesini falan söyleyip koşar adımlar ile parti alanına tekrar gittim. Büyük mafyalar ve Sıradan insanların olduğu bir partiydi. Benim rolüm ise sözde yardım etmek evi süslemek falandı işte. Eve tekrar giyip insanların arasından masaya ulaşmaya çalıştım.

Masaya ulaştığımda telefonum yoktu! Ama buradaydı. Emindiö net olarak buyara bırakmıştım. Etrafa biraz baktıktan sonra gördüğüm manzara ile donakaldım. Kan bir yandan beynime sıçrıyordu.

Telefonum karşıdaki mafyanın masasında duruyordu! Ve daha kötüsü mafyanın elinde fotoğrafım vardı!

Şuan ne yapacağım hakkında en ufak bir fikrim bile yoktu. Hızlı adımlar ile bir kaç adım atıp masanın önünde durdum. Masanın başındaki adamlar bana bakarken elimi kolumu koyacak yer bulamamıştım.

Ortada ki adam dönüp bana baktığında hiç bir şey demeden fotoğrafı kaldırıp yüzümle gelecek şekilde tuttu.

Fotoğraftakinin ben olduğunu anlamış olacakki yerinden kalktı ve telefonu eline aldı.

"Merhabalar güzel hanım. İsminizi öğrenebilir miyim acaba ?" Adam elini belime doğru atarken ben bir adım geriledim.

"Ben gerçekten rahatsızlık vermek istemedim. Sadece telefonumu almak istiyorum. Rica etsem telefonumu verir misiniz?" Benim konuşmam ile ona pas vermemiş olmama şaşırmış olacak.

"Tabiki telefonu vereceğim. Bu arada hayır rahatsızlık vermedin, hatta sizin gibi güzel net hanfendinin masamızda oturmasını fazlalıkla isteriz." Bu adam salaktı galiba. Anlamıyordu.

"Siz beni galiba yanlış anladınız. Kapıda arkadaşım bekliyor ve çok acil arama yapmam gerek. Rica etsem telefonumu verir misiniz?" Ben susunca o dudaklarına güzel bir gülümseme yerleştirdi. Normalde olsa sabaha kadat bu adamla otururdum ama şuan dışarıda Deniz bekliyordu...

"Arkadaşınız ismi neydi acaba?" Sabrım sınanmaya başlamıştı.

"Deniz. Arkadaşımın ismi Deniz." Ben sıkkınlık içinde konuşurken adam arkasındakilere dönüo bir şeyler dedi.

"Arkadaşınız Deniz Baysal. Çok yakın bir tanıdığım onunla görüşmek çok isterim ama öncesinde lütfen teklifimi kabul edin ve masama buyrun." O eliyle masasını işaret ederken ben sinir küpüne dönmüştüm.

"Arkadaşım senin anlama sorunun mu var? Hayır diyorum. İstemiyorum diyorum! Telefonu mu ver siktir olup gidicem hadi!" Ben sinirle bağırırken sesimi sadece onun duyacağını biliyordum.

"Neyse telefon numaran bende var zaten. İyi akşamlar. Canım." Ne demek lan bu?

"Beyfendi siz şaka mısınız ne demek telefon numaram var sizde ya? " Ben telefonumu elinden alınca tam sinirle gidecekken elimden biri tutup beni çevirmesi bir oldu. Ben ne olduğunu anlamadan karşımdaki adamın dudaklarının dudaklarıma değemesi ile şoka girdim.

Anında onu itip tokat atmamla beraber 8 tane adamın bana doğru gelmesi bir oldu .

Lan beni öpen adam yine üstüne adam gelen benim!

"Durun." Adam tek kelimesi ile parazitleri uzaklaştırırken ben ne yapacağımı bilemiyordum.

Adam kolumu tutmaya devam ederken, kolum şimdiden acımaya başlamıştı.

"Bana bak benim kim olduğumu bilmiyor olabilirsin, o yüzden seni affediyorum. Ama unutma yarın bu yaptığın için pişman olacaksın." Dedi ve benimde orada gitmem bir oldu.

Bugün...

"Sen, o adamsın."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.