İçeriğe geç

Mafya aşkım

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Mafya aşkım

Bölüm 1

Dün akşam

"Asel, ne zaman sana erken uyanmayı öğretebileceğim ?" Işıl'ın bıkmış ve sinirli ses tonu ile kalkmak zorunda kaldım .

"Işıl, kes sesini. Uyumak istiyorum !" Gözümü açacak halim bile yoktu ve bu kız benden sabahın köründe uyanmamı istiyordu!

"Asel, kimse sana gece sabahlara kadar iç demedi.

Boş konuşma ve uyan. Hemen şuan kahvaltı için Melisa'lar gelecek." Melisa mı ? Melisa'lar mı ?

Melisa oldum olası nefret ettiğim kuzenimdi. Aşırı yapmacık ve itici hareketleri ile kendinden nefret edilecek bir insan.

"Sebep ne? Niye sabah sabah buyara geliyor? Ve ayrıca Melisa'lar kim?" Ardı ardına sıraladığım sorular onu bıktırmış olacak ki iç çekerek derin bir nefes aldı.

"Melisa, Göktuğ, Deniz ve Murat. Hemen kalk o yüzden. Sabah kahvaltısı için bişeyler söyledim."

Cidden sabah sabah kimse ile uğraşmak istemesem de zorunda olduğum için kalktım ve söylene söylene banyoya gittim.

Temel ihtiyaçlarımı halledip kıyafetlerimi giydim.

Bir kaç tane kişiye mesaj atıp mutfağa gittiğim zaman Işıl acayip güzel bir sofra kurmuştur.

"Ay ay sabah sabah ne güzel bir sofra bu " Ben ağzıma birkaç tane zeytin atarken Işıl yememem için bana vururken bir yandan da gülüyordu.

⛓️⛓️⛓️

"Asel, geldiler kapıyı aç ." Işıl'ın bağırması ile kapıyı açtım.

"Hoşgeldiniz." Her ne kadar Melisa'yı sevmesemde

Göktuğ, Deniz ve Murat'ı seviyordum.

"Hoşbulduk aynen canım" diye göz devirerek içeri geçen melisayı aldırış etmeden diğerleri ile güzelce selamlaştım.

"Işıl hanım çok güzel olmuşsunuz ." Deniz'in sevgi dolu sözcükleri Işıl'ı bir hayli mutlu etmişti .

Deniz tam olarak bana benziyordu. Saçları, gözleri, vücut tipi hatta sevdiğim şeylere kadar.

Yemek yiyip sohbet ettikten sonra dışarı çıkmaya karar verdik.

Herkes zaten hazır olduğu için şık bir restorana gitmeye karar vermiştik .

Herkes kendi arabası ile giderken büyük ısrarlarım sonucu ben motorla yola çıkmıştım .

Üstümde çok açık olmayan bir dar bir tulum olduğu için motora binmek benim için sıkıntı olmayacaktı .

Tam giderken telefonumun çalma sesi ile yavaşladım .

Arayan Murat'tı .

Efendim .

Nerdesin ?

Işıkların ordayım .

Tamam, çok hızlı sürme.

Tamam kapat .

Tamam.

Telefonumu yerine koyup gaz vermeye devam ettim.

Tam restorana giden sokağa girecekken bir ses duymam bir oldu.

Bu silah sesiydi.

Çok yakından gelen bir silah sesi.

Yanıma bir araba yaklaştı ve arabanın arka camı açıldı.

"Sağ çek." Ne ? Bana emir veriyordu! Hemde tanımadığım biri!

"Emrin olur paşam." Dememle dahada hızlandım.

Sokağın önünden geçip gitmemle tam geçerken Murat'ı görmem bir oldu. Oda beni gördü ve oraya gitmeyip başka bir yere gittiğimi anlaması ile arabaya bindiğini gördüm.

Ve hala o araba benim peşimdeydi! Ne yapmıştım ki? Polis falan mıydı acaba?

Araba biraz daha ileri gelib önümü kesmeye çalışsada başarısız olmuştu tabiki.

Ben son sürat ilerlerken telefonum çalıyordu.

Ve tabiki arayan Murat'tı . Aman ne güzel birde Murat'la uğraşıyım!

Ne var ‽

Nereye gidiyorsun Asel ?

Bilmiyorum.

Ne bilmiyorum kızım . Nereye işte kızım ? Ayrıca o hızını düşür biraz.

Murat şuan seninle uğraşamam kapat telefonu!

Bir dakika, o peşinden gelen araba neyin nesi?

Murat bilmiyorum dedim işte!

Kızım en baştan söylesene.

Diyip telefonu kapatması bir olmuştu Murat'ın.

Araba hala gelmeye devam ettiği için bir yere girip saklanmak aklıma geldi.

Bir kaç metre ötede inşaatına yeni başlanılan bir bina vardı .

Son hızla oraya doğru ilerledim ve bir anda başka bir sokağa geçip aynı hızla binanın olduğu sokağa girdim. Binanın içine girip bodrum kata motoru taşıdım.

30 dakika kadar burda durdum. Ses falan gelmiyordu. Telefonum defalarca çalmasına rağmen hiç birine bakmadım.

Tam mpotorumu bıraktığım yere doğru giderken bir ses geldi. Emindim , bu insan sesiydi . Ama beni nasıl bulmuşlardı?

"Abi ben alt kata bakıyorum." Hassiktir. Cidden bulmuşlardı.

Peki ama bunlar kimdi?

Niye benim peşimdelerde? Hatırla Asel hatırla. Dün gece kesinlikle bir şey olmuştu.

Ben bunları düşünürken etrafımdaki sesler benim için bulanıklaşmıştı. Ayak sesleri , insan sesleri hep birer bunaltıdan başka bir şey değildi. Tam motorun yanına gidip bıçak alacakken Arkamda hissettiğim sıcaklık ile durakaldım.

"Şs sessiz ol yada istiyorsan olma seni şuan kimse duyamaz ." Arkamdan konuşan adam oldukça kendinden emindi . Tabiki emin olurdu boynuma bıçak koymuştu!

"Kimsin sen ?" Sesimde korku veya germişlik yoktu.

Merak vardı .

"Beni hatırlamaman beni üzdü ama doğru dün gece çok içtin. Aslında kısaca bir dost diyelim" Nasıl ya,

dün gece ne olmuş olabilir ki ?

"Şimdi sakince gidicez ve sen kaçmaya çalışmayacaksın . Eğer kaçmaya çalışırsan olacaklardan ben sorumlu değilim tıpkı senin dün akşamdan sorumlu olmadığın gibi ..."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.