..Günümüz...
Tüm gece gözüme uyku girmedi sürekli kuracağımızı düşündüm. Hiç bir şey bulamadım hatta bi ara ülkeyi terk etmeyi bile düşündüm ama ne o kadar para vardı ne de orda bulamayacaklarının garantisi bu yüzden kısa sürede bu düşünceden sıyrıldım.
Sabaha karşı biraz uyumuşum uyandığımda başımın çok ağrıdığını hissettim elimi direk başıma götürdüm ve uvuşturdum tam karşında duran aynadan kendimi gördüm. Göz altlarım mosmor olmuştu bu gün hafta sonu bu yüzden ise gitmiycez gidip kahvaltı için ela yı kaldırdım.
Mutfakta kahvaltı için hiçbir şey kalmamıştı bende hemen bi çırpı köşe basindaki bakkala gidip eksikleri aldım tam eve dönerken bu mahallede görünmesi zor acayip lüks bi araba gördüm tam köşeden dönerken yanımda durdu ve arka cam açıldı içeride bir adam beni baştan aşağı süzdü. Bu yüz sanki bi yerden tanıdıkdı ama kim olduğunu bi türlü çıkaramıyordum. Üzerimdeki şaşkınlığı atıp "buyrun birine mi bakmıştınız?" Diye sordum adam kapıyı açtı ve arabanın 4 kapısı birden açıldı içinden simsiyah giymiş ağzında siyah maske ve gözünde gunes gözlüğü olan sanki kendini gizliyomus gibi olan 4 adam indi. Hiç bir şey anlamadan sadece geri geri gitmeye başladım adamlardan bir tanesi beni yakaladı ve ağzımı kapattı, çırpındım fakat fayda etmedi. Beni zorla arabaya bindirmeye çalışıyordu bir anda elini ısırmamla "AĞH aptal napıyorsun" diyerek elini çekti ve başka bir adam beni tuttu
"Bırakın beni,kimsiniz? Ne istiyorsunuz benden?" Diyerek çırpınmaya devam ettim en son adam beni daha güçlü bir şekilde arabaya itti arkamdaki adamın kasığına bi tekme savurdum ve eğilip beni bırakmasıyla hemen kacmaay çalıştım fakat aşağı sokaktan iki kişi önümü kesti ve beni bu sefer o taraftaki arabaya bindirmeye çalıştılar. Bunlar kimdi? Çok tanıdık geliyor birisi ama bir türlü çıkaramıyorum sesi bile tanıdık geliyordu. Bunlar her kimse çok kalabalıklardı en sonunda iki kişi beni arabaya oturttular ve yanlarıma oturup ellerimi tuttular "Bırakın beni, ne yapıyorsunuz, kimsiniz ve benden ne istiyorsunuz?" Diye bağırdım.
Sol tarafımdaki "biz bir şey istemiyoruz patron istiyor" dedi ve sırıtmaya başladı sağımdaki de sırıtıyordu "kim lan sizin o patronunuz, dağda mı yaşıyor böyle adam kaçırıyor?'' Dedim önde oturan adam "susturun artık şunu ne cok konuştu" dedi sağımdaki adam ağzımı bağladı.
Korkuyor muydum? Aslında evet hatta korku bedenimi sarmıştı bile. Dik durmak için büyük çaba sarf ediyordum fakat bunların yanında dik durmalıydım ve korkumu gizlemeliydim. Fakat birisine sarılsam ağlıycak gibiydim. Titriyordum fakat arabada olduğumuz için bu fark edilmiyordu.
.....7 saat yoldan sonra.....
Geldiğimiz yollara baktım köy gibi bir yerdi. Citten patronları dağda mi yaşıyordu? Tam bu düşünce içerisindeyken kocaman bir yere geldik. Duvarları çok yüksekti kocaman bir kapıdan geçtik ve acayip büyük bir yere geldik kocaman bi villa- hayır büsbüyük bir köşk bile denebilirdi etrafinda da iki katlı 10 15 tane villa vardı. Market, bakkal, pavyon, eğlence merkezi, kapalı bir havuz bile vardı. Burası resmen saklı şehir gibi bir şeydi. Patronları burda mi yaşıyordu yani? Peki ya beni niye buraya getirdiler?
Arabadan indik ve ağzımı açtılar "şimdi istediğin kadar bağırabilirsin çünkü burası bizim mekanımız" dedi. Bi arkamızdaki arabadan iş o çok tanıdık gelen adam indi gözlüğünü ve maskesini çıkarttı ve gördüğüm yüz ile kaskatı olduğum yerde kalakaldım. Bu hapisaneye Keremi ziyarete gelen adamdı keremin kuzeni...
Ne yani beni kerem mi kaçırmıştı? Işte şimdi bitmiştim ben korkudan tüm vücudumun titrediğini hissettim yüzüm bembeyaz olmustuadeta kanım çekilmişti. Ayakta durmakta dahi zorlanıyordum. Gözümden akan 3-4 damla yaşı sildim ve fatih denen adama doğru bir iki adım atıp titreyen bir sesle "kerem..." dedim fakat devamını getiremeden gözümden bir damla daha yaş aktı, bu sefer silmedim "Sen keremin kuzenisin" dedim parmağımı adama doğru uzatarak çünkü bunun gerçekliğine ben bile inanamıyordum şu an.
"Evet" dedi adam gülümseyen ve enerjik bir sesle " ta kendisiyim. Bu kadar ünlü mü oldum ya hemen tanıdın beni" ardında eğildi ve hafif kisti sesini " yoksa sende gizli hayranım felan mısın?" Dedi göz kırparak.
"Benden ne istiyorsunuz" dedim dişlerimi sıkarak çünkü çok sinir olmuştum bu ukala haline. Ne yani herkesin korktuğu o mafya bu muydu?
"Hadi gidelim Kerem seni bekliyor."
Dedi ve yürümeye başladı adamlar benide peşinden götürdü.
Koca köşkün kapısı açıldı ve kocaman bir salona girdik içerden bir ses geldi
"Geldiniz demek."
......
Selamlar bölümü nasıl buldunuz ben çok beğendim ve soyleyebilecek hiçbirşey bulamıyorum o yüzden bu bölümün yorumları sizde
Begendiyseniz yıldıza basmayı unutmayın yeni bölümde görüşmek üzere :)