Keyifli okumalar dilerim oylarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum ♡
----
Berra, Emir'in odadan çıkmasının ardından derin bir nefes aldı. Onun nazikliği, içinde bir parça umut kıvılcımı yakmıştı. Yine de içindeki karmaşa ve korkular henüz tamamen dinmiş değildi. Gözlerini kapatıp biraz uyumaya çalıştı, ama uyku onu kolayca bulmadı.
Ertesi sabah, güneşin ilk ışıkları odayı doldurduğunda, Berra yataktan doğruldu. Hafif bir baş ağrısı hissediyordu, ama en azından geceyi güvende geçirmişti. Yavaşça yerinden kalkıp yüzünü yıkadı ve saçlarını düzeltmeye çalıştı. Daha fazla vakit kaybetmeden aşağı indi.
Lobide Emir, bir masada oturmuş bir şeyler yazıyordu. Berra'nın ayak seslerini duyunca başını kaldırdı ve hafifçe gülümsedi. "Günaydın," dedi sıcak bir sesle.
"Günaydın," diye mırıldandı Berra. "Dün gece için tekrar teşekkür ederim. Eğer olmasaydın... Ne yapacağımı bilmiyordum."
Emir, omuz silkti. "Herkes biraz yardımı hak eder. Özellikle de senin gibi biri."
Berra, utanarak yere baktı. Sessiz bir anın ardından Emir, düşünceli bir şekilde sordu: "Peki, ne yapmayı planlıyorsun? Yani, buradan sonra nereye gideceksin?"
Berra, dudaklarını ısırdı. "Hiçbir fikrim yok," dedi dürüstçe. "Aslında, bir bar işi için buraya gelmiştim ama... Şimdi nereye gideceğim bilmiyorum."
Emir'in kaşları hafifçe kalktı. "Bir bar işi, ha?" dedi, sesi biraz ilgisini belli eder gibiydi. "Tesadüf bu ya... Ben de bir barda çalışıyorum. Daha doğrusu, aslında buradaki iş benim değil. Arkadaşım hasta olduğu için yerine baktım."
Berra şaşkınlıkla ona baktı. "Ciddi misin? Sen de mi bardasın?"
Emir gülümsedi. "Evet, garsonluk yapıyorum. Barın arkasında da işlerim oluyor. Eğer istersen, seni patronla tanıştırabilirim. Belki işe ihtiyacı vardır. Zor bir iş ama dürüst bir iş."
Berra, bu teklife inanamayarak gözlerini kırptı. "Gerçekten mi? Bunu yapar mısın?"
Emir, başını salladı. "Tabii ki. Ama bir şartım var."
Berra, ürkerek ona baktı. "Ne şartı?"
Emir, hafifçe güldü. "Kendine biraz güvenmen ve pes etmemeyi öğrenmen. Bu hayatta kolay pes edersen, seni ezen çok olur. Ama senin gibi birinin bu dünyada bir yeri var. Sadece kendini kanıtlaman gerekiyor."
Berra'nın gözleri doldu, ama bu sefer mutluluktan. Başını salladı. "Tamam. Elimden geleni yapacağım."
Emir, ayağa kalktı ve ceketini aldı. "Hadi, seni bara götüreyim. Patronla konuşuruz. Eğer kabul ederse, bu senin için bir başlangıç olabilir."
Berra, onun peşinden yürümeye başladı. İçinde karışık duygular vardı; korku, heyecan ve belki de ilk defa bir parça umut. Hayat, bu sabah ona yeni bir şans sunmuş gibiydi ve bu şansı değerlendirmeye kararlıydı.
---
İkili, kısa bir yürüyüşün ardından küçük ama hareketli bir bara ulaştı. İçeri girdiklerinde, Emir tanıdık bir şekilde personel odasına doğru ilerledi. "Bekle burada," dedi Berra'ya. "Patronu çağırayım."
Berra, gergin bir şekilde ayakta beklerken, elleri farkında olmadan birbirine dolanıyordu. İçeriden gelen yüksek müzik ve insanların kahkahaları, bir an için ona ürkütücü geldi. Ancak birkaç dakika sonra Emir, yanında orta yaşlı, sert görünümlü bir adamla geri döndü.
"Bu Berra," dedi Emir adama. "İşe ihtiyacı var. Ne dersin, denemek ister misin?"
Adam, Berra'yı baştan aşağı süzdü. "Daha önce bar ortamında çalıştın mı?" diye sordu.
Berra, utangaç bir şekilde başını iki yana salladı. "Hayır, ama hızlı öğrenirim. Lütfen bana bir şans verin."
Adam bir süre düşündü, ardından sert ifadesi hafifçe yumuşadı. "Peki," dedi. "Bu gece gel ve başla. Eğer işi becerirsen, seni burada tutarım. Ama burası kolay bir yer değil, anladın mı?"
Berra, heyecanla başını salladı. "Anladım. Çok teşekkür ederim!"
Emir, ona gülümseyerek hafifçe dirseğiyle dokundu. "Ne dedim? Bu başlangıç olabilir," dedi.
Berra, içindeki minnetle onun gözlerinin içine baktı. Hayat zor bir yoldu, ama şimdi bu yolda yalnız olmadığını hissediyordu.
----
Berra, heyecanla barda ilk gününe hazırlanırken Emir yanına gelip barın arkasında bir şeyler düzenlemeye başladı. Adamın yüzünde her zamanki rahat ve samimi gülümsemesi vardı. Berra, onun rahatlığını görünce biraz daha sakinleşti.
"Emir, patron gerçekten çok sert birine benziyor," dedi Berra hafifçe gülerek. "İlk başta kabul etmeyecek gibi görünüyordu."
Emir, ona göz ucuyla bakarak güldü. "Ah, Tarık mı? Sert görünür ama aslında kötü biri değildir. Biraz disiplini sever, hepsi bu."
Berra, kaşlarını kaldırarak sordu: "Yani Tarık gerçek patron değil mi? Başka birisi mi var?"
Emir, tezgaha yaslanarak omuz silkti. "Evet, Tarık burada sadece yönetici. Buranın asıl sahibi Asır Demir Karahan. Ama onu burada görmek neredeyse imkansız. Çok nadir uğrar."
Berra’nın merakı iyice artmıştı. "Asır Demir Karahan mı? İsmi oldukça... güçlü ve ciddi geliyor."
Emir, alaycı bir şekilde gülümseyerek başını salladı. "Öyledir de. Karahan ailesi büyük bir şirketler zincirine sahip. Bu bar da onların işlerinden sadece biri. Ama Asır genelde daha büyük işlerle uğraşır. Burayı fazla önemsemez gibi görünüyor. Yine de bir şekilde bu yer ayakta kalıyor."
Berra, şaşkınlıkla sordu: "Peki, neden böyle bir yeri açmış? Yani, büyük bir iş adamı neden bir bara sahip olsun ki?"
Emir, biraz düşündü ve ciddi bir tonla yanıt verdi: "Bilmem, belki eğlence, belki başka bir şey. Asır’ı anlamak kolay değil. Onu birkaç kez gördüm. Soğuk, ciddi ve mesafeli bir adam. Ama aynı zamanda insanı ürküten bir havası var. Sanki sadece bir bakışıyla insanı çözebilecekmiş gibi."
Berra, bir an hayalinde bu gizemli adamı canlandırmaya çalıştı. Soğuk ve mesafeli bir adam... Bu, onun hakkında bir şeyler öğrenme isteğini daha da artırmıştı.
"Yani, onu burada görme ihtimalimiz düşük mü?" diye sordu, merakını gizlemeye çalışarak.
Emir, başını salladı. "Evet, oldukça düşük. Genelde Tarık her şeyi idare eder. Ama şunu bil, eğer Asır buraya gelirse, işler değişir. Herkes diken üstünde olur. Onun kuralları kesindir ve bir hata yapmaya kalkışırsan gözünün yaşına bakmaz."
Berra, bu sözlerle irkildi. "Bu kadar korkutucu mu gerçekten?"
Emir hafifçe gülerek başını salladı. "Belki biraz abartıyor olabilirim ama evet, ciddiye alınacak biri. Neyse, şimdilik bunları düşünme. İlk günün için endişelenme. Sana her konuda yardımcı olacağım."
Berra, ona minnettar bir bakış attı. Emir, onun buraya adapte olmasını kolaylaştırmıştı. Ama Asır Demir Karahan’ın adını bir kez duyduktan sonra, içindeki merak dinmek bilmiyordu. Acaba onu gerçekten bir gün burada görebilecek miydi?
Bilinmeyen bu patron, Berra'nın hayatına ne gibi değişiklikler getirecekti? Belki de bu, tamamen farklı bir başlangıcın habercisiydi.
Nasılsınız?
Bölüm hakkında düşüncelerinizi alayım?
Görüşmek üzere ❤️