Bir zamanlar uçsuz bucaksızdı
Yine hal-i nisyan mı
Anlamsızdı
Belki de anlam bulması bir karmaşaydı
Belki de, belki de ne yapardı
Belirsizlikle öleceğini bilmesi onu haklı
Onu haklı mı çıkarırdı
Çıktığı yüzyıldı
Bizim ne aile ne da hakka vardı
Haklarımız yenilirken sarılırdı
Geçmeliydi ölüm o dağın, o taşın ve yarın yanından ve bağrından
Baharlar gelirken neler olurdu bize ve hastaneden
Hastalar ıslah edilemezdi ve edilmemek üzere beklerken
Sabah ezanında kalkıp giderim her gün zulmet çekmeye ve ben iken
Acısına acısı ama ben buradayken yok cezası ve üstüne vurmadan
Soluk ışıklarla ben yürürken zulmet yolunda ailem giderdi iş ucuna
Sefiller romanını okudun mu
Ne saçmadır bir armağan
Geldim şimdi yüce ızdıraba
Zulmetin senin zulmet olsa ne elde eder benim yanımda
Yaralar
Azarlar
Ve kanarlar
Mutlu gibi görünen aileler
Ve de işten eve gelen harabeler
Zulmet yolundayım hala ve de daha
Kafamı karıştırır bir tabanca
İstemsiz
İsteksiz
Niteliksiz
Sekssist
Zulmet yolunda bir iki ufak sekssist
Onlar neden bu kadar isteksiz ve istemsiz üstüne onlar zulmete göre neden niteliksiz
Akşam ezanı okunuyor
Benim iş yolu bana gülümsüyor
Gece işleri hep kirli oluyor ve bir sekssist görünüyor
Sikik düzende zulmet yolu beni azarladı
